GündemSlayt Haber

ÖSYM’nin Akademisyenlere YDS Engeli Son Sürat Devam Ediyor!

ÖSYM’nin sayısal verilerine göre İngilizce Türkiye ortalaması: 31.6, diğer yabancı dillerin ortalama sonucu da pek farklı değil. Yine on binlerce bilim insanın, ailesiyle birlikte maddi manevi çabası, emeği boşa gitti. Peki, bu insanlar kendilerine yetecek akademik düzeyde yabancı dil bilmiyorlar mı acaba?

 

Bana göre büyük çoğunluğu yeterince biliyor, akademik yayınlarını yapıyor, hatta birçok akademisyenin doçentlik dosyası hazır, YDS’den 65 puan almak için patinaj yapıyor, yıllarını heba ediyor, ümitlerini kaybediyor. Hatta birçok doçent adayı arkadaşımız YDS engeli yüzünden depresyon tedavisi görmektedir.

 

Tablo: ÖSYM’nin verdiği İngilizce KPDS ve ÜDS Sağlık Bilimleri, YDS Sonuçlarına İlişkin Sayısal Veriler

 

Yıllar

KPDS Ortalama

ÜDS Ortalama

YDS

2005

ilkbahar

57.58

48.91

sonbahar

55.47

58.94

2006

ilkbahar

53.84

52.01

sonbahar

59.39

55.58

2007

ilkbahar

52.90

58.85

sonbahar

50.79

54.70

2008

ilkbahar

56,24

70,78

sonbahar

57,81

55,88

2009

ilkbahar

54,85

52,37

sonbahar

56,30

49,46

2010

ilkbahar

54,28

48,92

sonbahar

2011

ilkbahar

41.62

48,85

sonbahar

39.48

47.00

2012

ilkbahar

43,62

39.13

sonbahar

37,06

 38,38

2013

YDS

ilkbahar

30,46

sonbahar

36

2014

YDS

ilkbahar

31.6

sonbahar

 

 

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere 2008 ilkbahar ÜDS sağlık ortalaması 70.78 iken, bilinçli bir şekilde soruların zorluk derecesi ve çeldiricileri arttırılarak ve de zaten yeterli gelmeyen sınav süresi 180 dakikadan 150 dakikaya indirilerek YDS aşılması çok zor bir engel haline getirilmiştir. Bu durumdan muzdarip öğretim üyelerinin büyük bir çoğunluğu, arzu edilen asistan eğitimini, öğrenci eğitimini yapamayıp; bilimsel çalışmalarını askıya alıp; hemen hemen bütün enerjilerini YDS’ye çalışmakla geçiriyor.

 

Peki ÖSYM, YDS sınavının şu haliyle, üniversitelerdeki bilime hizmet mi ediyor? Yoksa engel mi oluyor? Bence kesinlikle engel oluyor. Çünkü başarılı bilim insanları YDS çalışmasından vakit bulup da çalışma yapamıyor, makale yazamıyor, hatta Nobel Ödülü kazanacak bir çalışması olan bir bilim insanı dahi, bu çalışmasını hep erteliyor, erteliyor, erteliyor. Ta ki, YDS’den 65 alsın ki çalışmasını yazıya döksün.

 

Basit bir köy ilk okulunda bile öğrencilerin %50 ‘sinden fazlasının başarısı, 10 üzerinden 5’in altına indiğinde İlçe Milli Eğitim Müdürü, ilgili öğretmenden hesap sorar. Problem  ya öğrencilerdedir ya da öğretmendedir. Tıp doktorları, genel olarak mezun oldukları liselerde ve ÖSYM’nin yaptığı üniversitelere yerleştirme sınavlarında, ilk % 1-2’lik dilimlere girdiklerine göre, problem öğrencilerde değil, kesinlikle YDS’nin kendisindedir ve onun uygulama biçimindedir. Ve maalesef  Son üç YDS İngilizce Türkiye ortalaması sırayla, 2013 İlkbahar YDS’si 30, 2013 Sonbahar YDS’si 36 ve son olarak 2014 İlkbahar YDS’si 31.6 çıkmıştır. Bu gurur tablosuyla! Bana göre Türkiye dünyaya rezil olmuştur  ve olmaktadır. Çünkü şekil olarak bir yabancı, bu ülkenin insanlarının zeka seviyelerinin gittikçe aşağı inmekte olduğunu anlamaktadır. Ve maalesef şu ana kadar hiçbir yetkilinin ÖSYM’den, bu bilim insanlarınn mağduriyetinin hesabını veya en azından makul bir açıklamasını sorduğunu basın aracılığıyla da olsa, duymuş değilim.

Konuyla ilgili olarak 2013 İlkbahar YDS sınavından sonra gelen yoğun tepkilerden sonra YÖK ve ÜAK (Üniversitelerarası Kurul), YDS’yi inceletmek üzere komisyon kurdu. Basından edindiğimiz bilgilere göre her iki komisyonun sonucu da sınavın abartılı şekilde zor olduğu ve abartılı şekilde sınav süresinin kısa olduğu yönünde çıktığı; ve bu raporun da YÖK Başkanı sayın Prof.Dr.Gökhan ÇETİNSAYA tarafından ÖSYM Başkanı sayın Prof.Dr.Ali DEMİR’e iletildiğini bilmekteyiz. Ancak tüm bu uğraşlar, sadece sorunu tespit etmekten öteye geçememiş ve çözüm namına zerre kadar bir adım atılmamıştır.

 

Pe ki yüz binlerce insan, YDS engelinden kan ağladığına göre, neden sorun çözülmüyor? Çözülmesi için insanların ne yapması gerekiyor?

 

Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Her akademisyen kendi alanıyla ilgili yabancı dille(İngilizce) yazılmış bilimsel makaleleri okuyup anlayabilmeli ve yapmış olduğu bilimsel yayınlarını İngilizce yazabilmeli. Biz bunu tartışmıyoruz. Tartıştığımız konu, YDS’nin kesinlikle bunu ölçmediğidir.

 

Sorun gerçekten çözülmek isteniyorsa , çözüm aslında son derece basittir:

1-      Herkese aynı tip sorular sorulmamalı, alanlarına göre (YDS sağlık, YDS fen, YDS sosyal) sınavlar yapılmalı. Çünkü bir insanın tüm alanların terminolojisine tamamen vakıf olması imkansızdır. Örneğin hepimiz Türkçe konuştuğumuz halde, hukuk terminolojisini veya Tıp terminolojisini herkes tam olarak anlamaz.

 

2-      KPDS VE ÜDS sınavlarında bile sınav süreleri yetersiz olduğuna göre, çok daha zorlaştırılmış YDS sınav sürelerinin 30 dakika daha azaltılıp 150 dakikaya indirilmesi tam bir faciadır. YDS’nin en az 60 dakika uzatılıp sınav süresinin 210 dakikaya çıkarılması elzemdir.

 

3-      YDS, KPDS VE ÜDS ‘nin yerine geldiğine göre (YDS öncesi yılda 2 KPDS, 2 ÜDS toplam 4 sınav uygulanıyordu) en az yılda 4 defa yapılması gerekir.

 

4-      Sınav sonucu Türkiye ortalaması, şayet yine 50’nin altında kalırsa, sınav sonucu ne olursa olsun, ortalama sonucun 50’ye denkleştirilmesi yani standart sapmaya göre hesaplanması gerekir.

 

5-      Sınav sorularının zorluk derecesinin makul seviyeye indirilmesi.(Örneğin 2008 ÜDS Sağlık ortalaması % 70.78 idi)

ÖSYM yetkileri başta olmak üzere diğer yetkililerin konu üzerinde hassasiyetle durmalarını, başarılı bilim insanlarının ilerlemelerinin, bilinçli olarak zorlaştırılmış dil sınavları ile engellenmemesini önemle rica ediyor ve bekliyoruz.

 

Yazar: Y.Doç.Dr.Mehmet ASOĞLU Harran Üni. Tıp Fak. Psikiyatri A.D.

Kaynak: Medi Magazin

İlgili Makaleler

38 Yorum

  1. Çok iyi bir noktaya değinmişsiniz. YDS den yeterli notu alabilmek için iki ayağımızı bir çoraba koyduk gidiyoruz. Bu ülkede bilimin, teknolojinin, kültür seviyesinin artmasından sıkıntılı olan kişiler var gibi ki sürekli engel teşkil ediyorlar. Yazık ki o insanlarda en tepelerde,,

  2. YDS de herkes ‘in kendi alanında ölçülebilmesi; evet çok mantıklı olur. Her alan kendi içerisinde rekabete girmeli ve en iyiler alınmalı. Peki böylesine bir sınav nasıl olmalı ? yüzlerce bölüm var, sizce bu sınav kaç ayda tamamlanabilir? YDS sadece bir baraj aksi taktirde işe yarayan bir sınav bile değil. YDS ye çalışmak adama makale yazdırmaz. Demem o ki, 65 almak sorun bile değil, Bu ülkenin eğitim seviyesinin yükselmesi için Akademisyen adayları en azından 65’i al kardeşim.

  3. Eskiden sömürgeci ülkeler ülke az gelişsin diye trigonometri cetvelini ezberlettirirlerdi. Şimdi de bize İngilizce ezberlettiriyorlar, bırakın çalışma yapalım arkadaş

  4. yds engel değil akademik personel olmak için mecburiyettir. oturun çalışın kıytırık bir sınavdan bile 50 alamayanların akademisyen olması zaten gereksiz. gözünüzde büyütmeyin o kadar zor değil.

    1. 🙂 Kesinlikle haklısın. Yds iyi bir değerlendirme sınavı sayılmaz ama ondanda 50 alamayan nasıl akademik bilgi takip ediyormuş bilemedim 🙂

  5. bilim insanı olcam diyosan çatır çatır o yds’den 65i almanız lazım arkadaşım. YDS olmuyosa buyrun TOEFL var. doğru düzgün ingilizce bilmeyen insandan akademisyen olmaz OLMAMALI. YDS’den iyi puan alan şakır şakır ing bilir diye bişey de yok ama OSYMnin yamuk yumuk YDS paragraflarını anlayabilmek de nihayetinde bi kabiliyettir öyle düşünün.

    1. Bilim insanı olmanın ölçütünü ingilizce olarak görüyorsunuz. Akademisyenlik hakkında yorum sahibisiniz Türkçe’nin kurallarına uygun yazmıyorsunuz.

      1. Kesinlikle katılıyorum kardeşim.Akademisyenlik için dil sınavı çok önemli fakat üniversiteyi birincilikle bitirip,Yüksek lisansını iyi bir ortalamayla tamamlayan insanlar ne yapsın sıkıntı şu keşke sende dört defa yapılan sınav ikiye indirilmeseydi..

  6. Sinavi yapan OSYM sinavdan memlun degil ve yabanci dil sinav sistemini degistirmek icin ugrasiyor. YOK baskani sinavla ilgili olumsuz aciklamalar yapiyor. Hala YDS yi savunanlar var. Yav mal sahibi maldan memlun degil ve degistirmeye calisiyor daha siz ne mantikla YDS yi savunuyorsunuz. Tam komedi… 🙂

    1. Ösym yds yi değiştirsin ona zaten lafımız yok. Ama değiştirip toefl’a dönüştürdüğü zaman daha çok ağlayacaksınız ve o sınavı sittin sene geçemeyeceksiniz. Umarım değiştirir de üniversitelerdeki köşe yastıkları birer birer tasfiye olur

  7. Düz lise mezunu, üniversitede de hazırlık okumamış biri olarak, yani sıfır ingilizceye sahip biri olarak yalnızca yedi aylık bir çalışma ile son yds’den 75 aldım arkadaşlar. Taktik filan da uygulamadım. Okudum, anladım ve işaretledim. Bence bu kadar kolaycı olmayın ve yds’ye şükredin. Çalışan insanın yapamayacağı bir sınav değil. Nobel alacak insanın yapamayacağı bir sınav ise hiç hiç değil. 🙂

  8. YDS’den iyi puan almış kişiler alamayanlara, alamayanlar da YDS’ye çatıyor gördüğüm kadarıyla. YDS’ye çatanlar, lafım size. Madem çok güzel ingilizce kaynak tarıyorsunuz, okuduğunuz anlıyorsunuz, yazıyorsunuz, şakır şakır konuşuyorsunuz ama YDS’den kötü alıyorsunuz, buyrun TOEFL’a girin. Toefl’ın denkliği hala geçerli, tek seçeneğiniz YDS değil. Ama şunu da belirtmek lazım: gerçekten de YDS gibi kıytırık bir sınavdan 50-60 barajını geçemeyen, Toefl’da dökülür. Ben YDS’deki cümleleri anlayamayan birinin Toefl’da da pek birşey yapabileceğini sanmıyorum. YDS de cevap seçeneklerinde çok çeldirici var o doğru. Fakat 60 barajını geçemeyecek kadar da değil, abartmayın. Bu kadar akademisyenin YDS’yi geçemiyoruz diye ağlamasının nedeni, baştan dil yeterliliği olmayan adamların akademisyen yapılmış olması. He demişler ki dil bilmeden de yaptığımız araştırmalar var ama işte YDS geçip de onları şeyedemiyoruz. Hanımlar Beyler araştırmalarınızı yayınlayın, YDS buna mani değil ki:) Madem yaptınız araştırmanızı, yayınlayın dergilerde burada saçma saçma konuşacağınıza. Ülkemin akademisyeninin haline bak, dil bilmiyorum diye ağlıyor forumlarda. Burada zaman harcayacağınıza, açın 1-2 ingilizce makale okuyun, pratik olsun. Yok ama bedavadan o kadrolara konduğunuzdan yayılmaya alışmışsınız. İsterseniz bütün sınavı kaldıralım, akademisyenlik babadan oğula geçsin.

  9. Hep aynıyız. İngilizce sınavında zamanın önemli olmadığını düşünüyorum. Bir kelimenin anlamının aklınıza gelmesini bekleyemezsiniz. İşlem zorluğu yok. Tek sıkıntı paragraf ve türevlerini okurken genel bir kanı oluşturmak için zaman gerekebilir. 210 dakika abartmak olur 80 soru için. 3 saat idealdir kanımca.

    Ayrıca sınavın değiştirileceği ve düzenlemelerin yapılacağı konuşulurken (online sistem,açık uçlu sorular vs.) bu kadar bağrışılmasını anlamış değilim.

    İnsanların öğrenme ve sınavda başarılı olmaları yaş, cinsiyet gibi durumlara göre değişiklik göstereceği aşikardır.Ancak şöyle de bir gerçek var. YDS sınavının ingilizce becerisini ölçmeyen soru sayısı 10u geçmez. Kalan soruların dilbilgisinden uzak ve tamamen okuduğunu anlama soruları olduğunu düşünmekteyim.
    Eğer akademik çalışma için “yeterli” ingilizce biliyorsanız bu 10 soru dışındaki soruları rahatça çözmelisiniz. Sözüm ingilizce biliyorum ama yds ingilizceyi ölçmüyor diyenlere sınava çalışamıyorum diyenlere zaten söylenecek laf yok. Sınava çalışılamıyor çok insanın önünü tıkıyor diye sınavın kolaylaştırılmasını istemek (önceki yıllar örnek verilerek) saçmalık.
    Bana göre akademisyen bir nevi öğrencidir meslek olarak öğrenmeyi seçendir. Bu insanların şimdi çıkıpta ingilizce dersi çalışamıyorum çok zor bu sınav demesi “ziraat bankasında memur” örneğindeki benzetmedeki insanlarla uyuşmuyor mu?

  10. Yabancı dil sınavından yüksek not alan arkadaşları kutluyorum. Bu başarılarını takdir ediyor ve ilerideki akademik çalışmalarında gerektiği gibi kullacaklarını umuyorum. Ülkemizin sizin gibi parlak ve üstün zekalı akademisyenlere ihtiyacı var. Artık kendinizi bilimsel konularda da gösterme vakti gelmiştir. Yarın çok geç olacaktır. Hemen şimdi sorunları çözme ve yenilik getirme zamanıdır.

  11. 3-5 tane guya kendini ingilizce biliyor zannedenler almis sazi eline konusuyor bos bos. Ingilizce tabiki tum akademisyenlere lazim. Yazar da bunu inkar etmiyor zaten. Kisiye gore degil genele bakin siz. yok 90 almis da 100 almis da. Turkiye ortalamasi 30 civari ve bu rakam dogru yanlisi goturmeyen bi sinavda aliniyorsa, ortalama en fazla 10 soru cozuluyo demektir. Ortalamaya ve rakamlara gore konusun. bos konusup aldiginiz puanlara gore hava atacaginiza. eski sinavlarda 65 alan akademisyen olabiliyor sorun yok. IELTS den gecen sene 4,5 alan da sorun yok o tam akademisyen bugun IELTS den 6-7 alsan bile akademisyon olamiyon o ozaman size gore. Ben de tekrar soyluyorum ve hocama katiliyorum. Sorun ingilizce degil. Son yillarda yapilan bircok degisiklikle insanlari gereksiz yere zor durumda birakmalar. Sorular zorlasti, Sure azaltildi, Sinav sayisi dustu, Alan (fen,sosyal,saglik) olayi kalkti, IELTS denkligi once yukseltildi sonra kaldirildi. Dunyanin kabul ettigi IELTS yi kabul etmeyin sonra gelip ana dili ingilizce olmayan ulkenin yaptigi YDS yi savunun. Biraz hissi degil rakamlara ve olaylara bakarak konusun lutfen. (Not: Bu arada benim klavyemden de anlamissinizdir belki yurt disindayim ve ing problemim yok. Sadece olaylari bildigim icin yaziyorum. sonra bikac kisi cikar bu da ingilizcesi problemli o yuzden yazmis der belli mi olur)

    1. ielts nin ankarada yapılan sınavlarına lafımız yok amenna. ama diğer şehirlerde yapılan sınavlara gözlerimizle şahit olduk. kursa giden herkesi geçirdiler. kurs hocaları da girdi sinava ve diğerlerine kopya verdiler.. çevremde bu şekilde 50-55 almış en az 15 kişi var.

  12. nobele aday olacak adam yds’yi öper. geçeceksiniz bu ayakları. alışmış hazırcılığa bir nesil işte. yata yata doktora kapısına gelmişler. karşılaştıkları en büyük engelde dil olunca sıkıya gelemiyorlar. ielt adlı sınavla ne tür malların dil notu alıp atandığını biliyoruz. sıkan adam oturur çalışır, geçer. öypliyim ve alt yapım olmamasına rağmen 76 ile geçtim bu sınavı. yeter ki çalışmayı göze alın.. hazırcılığa alışınca tabi zor geliyo

  13. yorumları okuyorum da yok şu kadar alamayan akademisyen olmamalı veya yok efendim lu sınavdan şu kadar puan alma kıstas yapılmalı falan. yok yabancı kaynakları nasıl anlayacakmış da yok bilmem ne. Yahu allah aşkına türkiyede yapılan tezlerle yazılan makaleler ortada. şu çok iyi ingilizce bilen arkadaşların madem ki akademisyen olmak için ingilizce çok şart yapmış oldukları çalışmaları niye makale veritabanlarında veyahut tez veri tabanlarında göremiyoruz. Hani ingilizce çok önemliya hani yabancı kaynakalrı okumak çok önemli ya. eee nerdesiniz yayın alanlarında. iyi bi ingilizce öğrenmişsiniz maşallah hepiniz bilim üretmişsiniz allame-i cihan olmuşsunuz. saçma sapan konuşmayın. o kadar aptalca şeyler söyleniyo ki anlamak mümkün değil. neredeyse akademisyen olmayı ingilizce bilmeyle eşitleyecek adamlar. elbette şarttır yabancı dil öğrenmek ama bazıalrı sırf ingilizcem iyi en iyi akademisyen benim havalarıyla ortada dolaşmasın. hele hele öypliler. üniversitede işgal ettiğiniz masalarda sabahtan akşama kadar basen büyütüp duruyorsunuz. yaptığınız başka bişey yok bişeye yaradığınız yok. o ağzınızdan düşürmediğiniz yabancı kaynakları anlama konusunda yazdıklarınız da ortada. bişey ürettiğiniz yok. öyle kasıntı kasıntı yazıp durmayın burada.

    1. Mevzuya düz mantıkla bakınca mesajınızdaki gibi bir kanıya varmak mümkün yalnız çoğu alanda sözü geçen yayınlar malesef ülkemizden çıkmıyor. Bundan dolayı çoğunluğun kullandığı dili ya da dilleri bilmeliyiz ki onlara ayak uydurabilelim ve (inşallah) çalışıp önlerine geçebilelim.

      Başka bir değişle üretken bir akademisyen olabilmek için yabancı dil bilmemiz şart ancak bu her dil bilenin iyi bir akademisyen olacağı anlamına gelmez.

    2. Asagidaki hic bir mesajda iyi ingilizce bilen iyi akademisyendir diye bir sey yazmiyor. Olay gayet mantiki bir sekilde su sekildedir; her iyi ingilizce bilen iyi akademisyen olacak diye bir sey yok. Ama her iyi akademisyenin iyi ingilizce bilmesi gerekir. Daha anlayabileceginiz bir sekilde soyle anlatayim. Her ehliyeti olan araba kullanmak zorunda degildir. Ama araba kullaniyorsan ehliyetin olmak zorunda.

      Eger “akademisyenim” diyen bir insan bu kadar primer seviyede bir mantik baglantisini kuramiyorsa, ben bilime – ilime nasi katki saglayacak gercekten cok merak ediyorum.

      Kendi basarisizligini baskasinin basariz yonlerini one surup ortmeye calisan degil, baskalarinin basarilarini kendine hedef koyup onlara ulasmaya, onu asmaya calisan insanlar basarili olur. OYP’li ister basenini buyutsun, isterse bos bos yatsin. Bu YDS gibi bir sinavdan 65 gibi komik bir puani alamayan insanlarin akademisyenim diye ortada gezmesi trajedisini ortadan kaldiriyor mu? Bence kaldirmiyor. OYP’linin basen buyumesi ayri bir olay, baska bir kisinin YDS’de tikanip kalmasi apayri bir olay. Basarisizliklarimizi laf salatasiyla kamufle etmek yerine onlari basariya cevirsek hem kendimie hem de cevremize bir yararimiz olur en azindan.

  14. Saçmalamayın, ÖYP ile sıfırdan dil eğitimi aldım. 3 sene oldu ağzını açmadım ingilizcenin, son YDS’den 71 kusur aldım. zor sınav değil. geçemeyenleri anlamıyorum. 2 saat zor durdum bir de 210 dk yazmış yok istersen verelim evde çöz gel alala. zaten akademisyenlik yerlerde geziyo, nerde bir çapsız üniversiteleri işgal etmiş, ne doğru dürüst hoca var ne doğru dürüst öğrenci eğitim alabiliyor. bir de indirelim de iyice cacığa dönsün üniversiteler. oturun adam akıllı çalışın. saçma sapan şeyler yazmayın.

  15. 2013 sonbahar yds sınavına girmiş ve öncesinde yapılmış bütün üds sınavlarını çözmüş birisi olarak fikrim şudur; Türkiye’nin kanayan yaralarından birisidir eş-dost-akraba ilişkileriyle akademisyen olmak, bu durumdan ötürü Türk bilimsel çevreleri son derece kısır makaleler çıkartabiliyor ve yine bu durumdan kaynaklanıyor ki ingilizcesi bu tip sınavlarda BİLE yetersiz ancak KADROLU akademisyen bozuntularıyla dolu her taraf. Bazıları diyor ki YDS ingilizce seviyemi ölçmüyor. O zaman size bir haberim var! Bu işi yapmanın tek yolu YDS değil. Gir TOEFL’a al puanını, saydır denkliğini olsun bitsin?

    Akademisyenlik için 80 ve üstü YDS puanı istenilmelidir, veremeyenlerin unvanı geçici süreyle askıya alınmalıdır.

    Meraklısına Not: 2010-ÜDS puanım 91,6. 2013-sonbahar-YDS puanım 95’tir.

  16. Hoca beni güldürdu ama, Yds’yi geçemeyen adam Nobel’e aday olacakmış. Allah senin iyiliğini versin 😀

  17. Arkadaşlar sızlanmakla bu iş olmuyor. Geçenlere aptal muamelisi yapmanın anlamı yok. Yok uydurukmuş yok gaydırıkmış, mızıkçılığın luzumu yok.

    Atanmayıp inşaatta çalışarak para kazanıp kursa giderek 85 alan insan biliyorum. Bir akademisyen bir doktora öğrencisi bir Öyp’li bunu yapamıyorsa akdemisyenim diye ortada gezinmesi ayıptır. 8 yıla ingilizceyi geçip atılan araştırma görevilisi bilyorum. Mazeret, şikayet, zam akademisyenlerin yeni 3’lüsü olmaya başladı, benden söylemesi.

    1. Sınav kolaylaştırsalar bu kez de “kulağından tuttuğunuzu akdemisyen yapıyosunuz, Galite düşiyi” 😀 diye sızlanacaklar, Rule: Haters Gonna Hate! bu kadar.

  18. Yazara bakarsak yardımcı doçent olduğunu görüyoruz. muhtemelen de dili geçemediği içi yrd.doç. Hiç kusura bakmayın yds den en az 70 almayan bir akademisyen ne yabancı makale okuyabilir ne de çeviri yapabilir. (şuanda ing si yüksek olan araştırma görevlileri hocalarının yabancı makalelerini çevirmektedirler). ayrıca alanından anlamıyorlar eğer yabancı makale yazmak istiyorlarsa çevirmene ücretini ödeyip çevirtiyorlar. Ben yazarın kendi açısından haklı olduğunu düşünüyorum sadece o da bu durumun sıkıntısını çektiği için. Ama kimse kusura bakmasın gerekli fedakarlık yapılmadan bu işler de olmuyor. derslere giriyorsunuz para alıyorsunuz bi zahmet iyi kurslara harcayın ve ing öğrenmeye çalışın. Kalkmış 2008 ÜDS sorularından bahsediyorsunuz çok kolay bir sınav ben yds den 80 aldım belki ondan 95 alırım ama ingilizceyi ölçmediğini hepimiz biliyoruz. ben hiçbiyerden gelirim yokkken ingilizceyi hallettim bir sene dükkanda çalışıp para bviriktirip 2 ay kursa gittim onca fedakkarlık yaptımk bu notu almak için. siz de bi zahmet gelirinizin 5/1’ini ingilizceye verin cve de çalışın bu basit savunma mekanizmalarından kurtulun

    1. Size katılmıyorum 70 almamak ingilizceyi bilmemek olmuyor bn hep 60 sınırında kalıyorum ama ilginçtir makalede tarıyorum okuyorum anlıyorum çok güzelde yazıyorum ama sınav sisteminin ksırlığından insanlar bu haldeler….Benim yazma dinleme ve konuşma bilgimi ölçseler…. Amenna….

  19. bir tek bizim ülkede İNGİLİZCE hayran budalılığı var zaten. her bilim adamı kendi alanın ingilizce kavram ve terimlerinin büyük bir çoğunluğunu biliyor tıp biliminin terimlerini bir sosyoloğun bilmesi ne fayda sağlar. Aptal işlerle uğraşmaktan dolayı bu ülkede bilim ilerlemiyor zaten…..

  20. YDS gibi kıytırık bir sınavdan 65 ya da 70 gibi bir puan alamayan bir “akademisyen”, yabancı kaynakları kullanmadan ne kadar verimli olabilir çok merak ediyorum. İngilizce bildiğini sanan çoğu insan kusura bakmasın ama İngilizce’nin “i”‘sinden anlamıyor. “Ben İngilizce biliyorum” demekle İngilizce biliyor olamazsınız, kendinizi kandırmayın. eğer YDS konusunda tereddütleriniz varsa, buyrun TOEFL’a ya da IELTS’e girin o zaman. Dünya’daki tüm prestijli üniversiteler TOEFL / IELTS sonucu olmadan okullarına öğrenci kabul etmezken, Türkiye’de akademisyen olacağım deyip YDS gibi bir sınavdan 65 puan alamayan insanların olması gerçekten içler acısı bir durum.

    1. standartları bırakalım da uluslararsı dil bilim otoriteleri belirlesin. Bu sınavın dil bilgisini ölçtüğüne inanıyorsan akademik hayatınızda başarılar dilerim.

      1. Ben YDS’ye de TOEFL’a da girdim. Uluslararası otoritelerin kabul ettiği sınav TOEFL’dır. Çoktan seçmeli ve sadece yazılı olarak yapılan YDS gibi bir sınavdan 65 puan alamayan bir insan, TOEFL IBT gibi grammer, listening, writing, speaking gibi her kategorinin ayrı ayrı değerlendirdiği bir sınavdan bu puanın yarısını zor alır. Bu sınav değil dil bilgisini, hiç bir şeyi ölçmeyen uyduruk bir sınavdır. Bence akademik personel olacak herkese YDS değil, TOEFL veya IELTS gibi bir sınavdan en az minimum 120 üzerinden 80 puan alma zorunluluğu getirilmelidir.

        Akademisyenliğe gönül veren bir insanın kendini mümkün mertebe geliştirebilmesi için zaten İngilizce bilmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Ama Ziraat Bankası’nda gişe memurluğu kafasında akademik personel olmaya çalışıyorsanız, YDS tabi ki yük gelecektir.

    2. Barış beye katılıyorum. Akademisyenlik mesleğini hakkıyla yapabilecek kişiler mevcut puan barajını aşmakta zorlanmayacaktır. Eğer YDSnin ölçücülüğünden dem vuruyorsanız ölçücü olduğu dünyaca kabul edilen TOEFL/IELTS gibi sınavlarda dil becerinizi kanıtlamanız gerekir. Yüksek maliyet ve sınav merkezi kıtlığını dışında bir sorun teşkil edeceğini sanmıyorum. Uluslarası geçerliliği olan sınavlarda YDS’den çok daha iyi başarı elde edenler dışındakilerin şikayet hakkı olduğunu düşünmüyorum.

  21. üds sağlıkta iken azcık bir çalışmayla 51 almıştım.. şimdi çalış samda 65 alabileceğimi zannetmiyorum.. bir çok insan doktorada yds ye takılıyor.. herkese kendi alanından soru sorulsun..ve sınav süresi uzatılsın.. çünkü şu ana kadar sanki devlet okullarında çok güzel ingilizce eğitimi aldık ya ösym de soruyor işte

  22. Bütün uyarılara, tekliflere, ricalara, ağlamalara, isyan etmelere, küsmelere ve nice durumlara rağmen ÖSYM malesef kimseyi (yetkilileri dahil) dinlemiyor. Fakat ÜAK alacağı bir kararla sınav başarı notlarını düşürebilir ve hatta kaldırabilir veya sınavı kendi bile yapabilir.
    YDS sınavı; yukarıda belirttiğiniz olumsuzluklara ilaveten, sosyal hayatımızda cidden zorluklara neden oluyor. Anne babamızı, akrabalarımızı, komşularımızı, eşimizi ve özellikle çocuklarımızı da malesef bu sınav hazırlıları yüzünden ihmal eder olduk. Sanki başka bir dünyada yaşıyor gibiyiz.
    NOT: Orta öğretimde dilim fransızca idi. Kendi imkanlarımla ingilizce çalışıyorum. Şu anda ÜDS’den 62,5 ve YDS’den 57,5 aldım. İngilizce öğrenmenin gerekliliğini bende biliyorum ama belli bir yaş ve işlerden sonra çalışmak çok zor oluyor. ÖMÜR TÖRPÜSÜNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu