Akademik Personel | 22 Eylül 2018, Cumartesi

Marmara Üniversitesi’nde FETÖ’den 15 Tutuklama

Marmara Üniversitesi’nde FETÖ’den 15 Tutuklama
       

Marmara Üniversitesi’nde FETÖ yapılanmasından 15 kişinin 15’er yıl hapis istemi mahkemece kabul edildi.

FETÖ(Fethullahçı Terör Örgütü)’nün Marmara Üniversitesi’nde olan akademik yapılanmasına ait soruşturmanın sonucu, aralarında akademisyenlerin de olduğu tutuklulardan on beş sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan her birine on beşer yıl hapis istemi mahkeme tarafından kabul edilmiştir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcısı olan Mehmet Şenay Baygın’ın FETÖ’nün akademik yapılanması hakkında yürütülen soruşturmada, örgütün Marmara Üniversitesi yapılanmaya ait iddianameyi mahkemenin inceleyerek hapis isteminin kabulüyle sonuçlanmıştır.

Söz konusu iddianamede Marmara Üniversitesi Rektörlüğünün, FETÖ’nün on beş temmuz darbe girişimi ardından devam ettirilen çalışmalar ışığında, örgüte bağlılığı, desteği veya irtibatı olduğuna dair şüphe oluşturan personellerin listesi hazırlanarak Başsavcılığa gönderildiği ve şüpheliler hakkında silahlı terör örgütüne üye olmakla suçlanarak soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı.

FETÖ/PDY’nin silahlı terör örgütünün amacına ulaşabilmek için üniversitelerde çok ciddi şekilde örgütlendiğini vurgulayan iddianame ile Türkiye’deki on yedi üniversitenin örgüt tarafından kurulup faaliyet gösterdiği, bu üniversitelerin de darbe girişimi ardından KHK ( Kanun Hükmünde Kararname) dahilinde kapatıldığı anımsatıldı.

FETÖ 11 Yılda 8.500 Akademisyen Geliştirdi

İddianamede üniversite sonrası eğitim alabilmek için hukuk dışı yolları kullanarak akademik kadrolaya kendi üyelerini yerleştirebilmek için ALES sorularını örgüte ait üyelere verildiği söylendi.

Yüksek lisans, doktora veALES soruları çalınarak üniversitelerde 2002- 2013 yıllarında 8.500 akademisyen yetiştirildiği aktarıldı.  ÖSYM’nin verilerine göre 2005 ALES’e 226.000 adayın girdiğini, adayların %0,1’in soruları tam ya da iki eksikle bitirdiğini, tam yapanların sayısı yüzken 2009’da 200 kat arttığı kayda geçmiştir.

Örgüt hakimiyetinde olan taşradaki üniversitelere yerleştirilen yandaşlarını daha sonra büyük üniversitelere geçişini sağladıkları söylendi.

Üniversitelerdeki rektörlük seçimlerinde de örgüte yakın olan adayın desteklenmesi sağlanmıştır. Üniversiteleri eğitim, araştırma yerleri olarak değil eleman kazanılan, ekonomik getiri sağlayan yerler olarak görülmüştür.

10’u İhraç Edildi 5’i Açığa Alındı

İddianamede sanıkların ByLock, Bank Asya hesap hareketleri ve örgüt emriyle Dijitürk’ten ayrılmaları delil olarak sunuldu.

İddianamede, şüpheli olan araştırma görevlileri Yavuz Selim Söylemez, Emir Şahin, İbrahim Çam, Abdullah Sayın, Abdullah Başer, Ahmet Bostan, Ahmet Berk Kurtuluş, Doç. Dr. Ali Delice, Doç. Dr. Aşkın Şeker, Beyza Gürcü, Yardımcı Doçent Dokto. Gerçek Şahin Yücel, Doçent Doktor Hakan Kaptan, İbrahim Gür, okutman İbrahim Selçuk Ardıç ve Doçent Doktor Yusuf Kılınç’ın  ByLock kullandığı ifade edildi.

Sanıkların onu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edildiği, beşinin de açığa alındığı söylenen iddianamede, sanıkların elektronik aletlerinin incelenmeye devam edildiğini, inceleme bitince delil olarak sunulacağı söylendi.

İddianamede sanıkların ByLock kullanmaları, Bank Asya’dan yeni hesap açıldığı ya da mevcut hesaplara para yatırmaları, örgüt emriyle Dijitürk üyeliklerini sonlandırdığı ve diğer delillerle FETÖ üyesi olduklarına ait yeterli delillerin olduğunu ve yedi buçuk yıldan on beş yıla kadar hapisleri istendi.

AA

 

       

BENZER HABERLER