Akademik Personel | 21 Kasım 2018, Çarşamba

Makale Değerlendirme Süreci

Makale Değerlendirme Süreci
       

Makalelerin değerlendirilme süreçleri dergiden dergiye küçük farklılıklar içerebilmektedir. Fakat genel hatları ile tüm dergilerde aynı sürecin uygulandığı söylenebilir. Bu süreç ortalama 6-9 ay süren fakat aksaklıklar olduğunda kimi zaman 2 yıla kadar uzayabilen sistematik bir süreçtir.  Bu sürecin aktörleri makale yazarı, editör ve hakemlerdir. Editörler dergideki en yetkili kişilerdir. Kimi dergilerde tek bir editör varken kimilerinde bir editörler kurulu ve onların başında da editörler kurulu başkanı bulunmaktadır. Hakemler, çoğu zaman gönüllülük esasına dayanarak değerlendirme işlemini yapan ve çoğu üniversitede öğretim üyesi olarak çalışan kişilerdir.  Bu kişiler işlerinden arta kalan zamanlarda dergiden kendilerine gelen makaleleri değerlendirmektedir. Bu temel bilgilerden sonra şimdi isterseniz süreci inceleyelim.

1-Yayının Editöre Ulaşması: Bir yayını sisteme yüklediğimizde yayın ilk olarak derginin editörüne  (ya da baş editörüne) ulaşır. Bu durumda 3 ihtimal söz konusudur.

Yayının doğrudan reddedilmesi: Eğer bir dergiye yayınınızı yolladıysanız ve yayınınız 24 saat içinde reddedildiyse yayınınızı editör reddetmiş demektir. Bunun birkaç sebebi olabilir fakat en çok rastlanan sebep editörün gönderilen makalenin dergi kapsamında yayınlanacak kalitede olmamasına karar vermesi ya da derginin spesifik konu alanından başka bir alana ait olduğuna karar vermesidir. Bir diğer sebep ise editörler ilk iş olarak yayının özgünlüğünü iThenticate isimli programla taradıkları için yayında az veya çok intihal tespit etmiş olmalarıdır. Eğer intihal azsa editör size bir “kınama yazısı” gönderebilir eğer intihal fazlaysa editör dilerse hukuki yollara bile başvurabilir.

Yayının editör tarafından doğrudan kabul edilmesi: Bu ihtimal yok denecek kadar azdır. Bazen o kadar kaliteli, o kadar özgün yayınlar olur ki editör okuyunca küçük dilini yutar. Hakemlere falan göndermeye gerek duymadan incelemesini kendi yapar ve yayını doğrudan kabul eder. Fakat uygulamada çok fazla rastlanan bir şey değildir. Genellikle editörler kaliteli yayınları dahi hakemlere göndermeyi tercih eder.

Yayının hakemlere gönderilmesi: Editör yayını dergide yayınlanacak düzeyde ilginç ve kaliteli bulurlarsa ve iThenticate programından elde ettiği intihal raporunda da bir sorun yoksa yayını hakemlere gönderir. Hakemler o alanın uzmanları olan kişilerdir. Bir yayın genellikle 2 ya da 3 hakeme gönderilir ve dergi politikalarına göre değişse de hakemlere değerlendirme yapmaları için 1-2 ay süre verilir. (Fakat çoğu zaman hakemler değerlendirmeyi bu süreler içinde yapmayarak süreci geciktirirler.) Bu süreci 2. aşama olarak düşünebilirsiniz. Eğer yayınınız kısa zamanda reddedilmemiş ise bilin ki 2. aşamaya geçtiniz.

2-Yayının Hakemlere Ulaşması: Bir yayın hakemlere ulaştığında 4 durum söz konusudur.

Hakemler aracılığıyla doğrudan kabul: Hakemlerin verdiği ortak rapora göre yayın doğrudan kabul edilir.

Hakemler aracılığıyla doğrudan ret: Editör çalışmayı göz ucuyla incelediğinde kısmen ilginç bulup hakemlere göndermiştir fakat hakemlerin yaptığı derinlemesine inceleme sonucu hakemler çalışmada pek çok yapısal ve mantıksal hataya rastlamışlardır. açık konuşmak gerekirse çalışmanın elle tutulur çok bir yanı yoktur. Bu durumda gerçekleşir. (eğer çalışmanıza en az 2-3 ay sonra ret cevabı gelmişse çalışmanızı hakemler reddetmiştir. Elbette hakem reddetme yetkisine sahip olmayabilir ama onun verdiği raporla editör reddetmiştir, sebebi hakemin raporudur.)

Minör revizyon: Yaptığınız çalışma dergide yayınlanacak kalitededir ama içinde çok çok küçük bazı hatalar yapısal aksaklıklar vardır. Minör revizyon cevabıyla amaçlanan yazara o küçük değişiklikleri kısa zamanda yaptırmak ve yayını kabul etmektir.

Majör revizyon: Bir yayının majör revizyon almasıyla reddedilmesi arasında çok büyük bir fark yoktur aslında. majör revizyon demek “çalışmanın neredeyse baştan aşağı düzeltilmesi gerekiyor” demektir. O zaman neden reddedilmiyor da bu veriliyor diyeceksiniz. Bunun da pek çok nedeni olabilir. Birincisi, bazen ismiyle marka olmuş duayen bilim insanları da saçma sapan yayınlar hazırlayabilirler. Editör ve hakemler o adamın yayınını reddetmek istemezler çünkü ondaki potansiyeli bilirler. Bu yüzden öyle yayınlara majör revizyon verebilirler. Bir diğer sebep de her ne kadar yayın baştan aşağı kötü olsa da yayının barındırdığı nitelik ve amaçları umut vadediyor olabilir. Böyle durumda majör revizyon ile verilmek istenen cevap “konun güzel, ilginç ve önemli bir bakış açın var, yaptıkların başarısız şeyler ama bu konudan çok başarılı ve özgün şeyler çıkabilir.” cevabıdır.

Yayın değerlendirme süreci temel olarak yukarıdaki gibidir. Bu süreç etki faktörü yüksek dergilerde 2 yıla kadar uzayabilmekte hatta daha fazla bile olabilmektedir. Süreci tıkayan en önemli unsursa bahsedildiği gibi hakemlerin geciktirmesidir. Hakemler, bahsettiğimiz gibi bu işi çoğu zaman gönüllülük esasına göre yapan kişilerdir ve eş zamanlı olarak pek çoğu üniversitede hocalık yapmaktadır. Bu yüzden makale ile ilgilenip makaleyi inceleyecek zamanı bulamayabilmektedir. Fakat prensipli bir hakem bütün işlerine rağmen bu işe de zaman ayırabilmeyi ve değerlendirme sürecini önceden belirtilen sürede tamamlamayı kendine ilke edinmelidir.

Yayınınızın hangi hakemlere gittiğini bilemezsiniz. Hakemler ise kimin yayınını okuduğunu bilmezler. Bu objektif değerlendirmenin bir gereği olarak kaliteli dergilerin neredeyse tamamında uygulanan bir politikadır. Tüm süreç dergi editörü aracılığıyla gerçekleşmektedir ve hem hakemleri hem de yazarı bilen tek kişi dergi editörü ve eğer varsa onun yetkilendirdiği dergi çalışanlarıdır.

       

BENZER HABERLER