Akademik Personel | 17 Kasım 2018, Cumartesi

Ceyhun İrgil’den Son ÖYP Kararıyla İlgili Açıklama

29 Kasım 2017
Ceyhun İrgil’den Son ÖYP Kararıyla İlgili Açıklama
       

Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil sosyal medya hesabından son ÖYP kararıyla ilgili açıklama yaptı. İrgil’in yaptığı değerlendirme şu şekilde:

 

ÖYP KARARI REKTÖRLERİN VİCDAN VE İNSANLIK SINAVIDIR

 

ÖYP bu ülkede sorun değil. ÖYP’yi sorun haline getiren üniversite yönetimleri sorun.

 

Birebir sohbet edildiğinde, söyleşi yapıldığında, konferans konuşmacısı iken adalet, kul hakkı konusunda mangalda kül bırakmayan, kendilerinin nasıl zorluklarla profesör olduklarını anlatan rektörler “tarihi bir karar” aşamasındalar.
Bir ay sonra ÖYP’liler için sağlanan kadrolar yanacak. Yani bu kadrolar heba olacak ama en önemlisi bu kadroların sahibi genç akademisyenlerde heba olacak. Üstelik kazanılmış hakları gasp edilerek.

 

ÖYP’li akademisyenler emek ve alın teri ile onca sınavın içinden kendi bilek güçleri ile atanmış, hiçbir torpil, kayırma ve akrabalık ilişkisi kullanmadan, sadece kendilerinin, anne ve babalarının, ailelerinin katkısı ile anaların ak sütü gibi helal bu kadroları kazandılar.

 

Toplumun ve konuyu bilmeyenlerin haberi yok ama eğer rektörler bir ay içinde hakkaniyetli bir karar almazlarsa, “Sezar’ın hakkını Sezar’a” vermezlerse, kul hakkı yiyip, empati yapmayıp, egolarına yenik düşerlerse ve KHK ile yapılmış bir yanlışlığı –yapanların bile fark ettiği bir süreçte- çıkan yanlış kararın fırsatçılığı ile bu genç akademisyenleri kendi kadrolarına (üstelik kullanmazlarsa kimseye yar olmayacak) iade etmezlerse Türkiye binlerce genç akademisyeni kaybedecek. En azından küskün, ülkesine kırgın binlerce genç akademisyenimiz olacak.

Bu gençleri heba eden rektörler de “kendinden menkul” olmayan akademik itibarları ile hamaset yapmaya devam edecekler. Bu iktidar ve güçlü günlerde belki herkes susacak ama bu haksızlığı yapan rektörler asla unutulmayacak.

Ömürlerinin sonuna kadar egolarının kurbanı, vicdan yoksunu, kul hakkı yiyen kişiler olarak anılacaklar. Belki bu 3-4 yıl rektörlüğün keyfi ve “ye kürküm ye” şaşası ile güzel günler geçirecekler ama ya emekli olana kadar odalarında ve emekli olup bir yere saklanana kadar her an karşılarına çıkabilecek ve çıkacak hakkı yenmiş bir genç akademisyenin kabusunu yaşayacaklar.

 

Bu günler yazılacak, tarih olacak, edebiyat olacak, öykü olacak, roman olacak ve her biri, her yaşanan anlatılacak ve maalesef nesilden nesile bu yaptıkları aktarılacak. Çocukları ve torunları göğsünü gere gere, gururla “benim babam, benim dedem rektördü” diyemeyecek. İşte bu bir ay içinde rektörlerin vereceği kararın önemi ve insani, vicdani yönü bu…

 

Dilerim 15 Temmuz hainliğinin ortaya çıkardığı OHAL’in karmaşa ortamı ile oluşan bir yanlışlık olduğu iktidar ve muhalefet tarafından kabul edilen ÖYP kararı, bakanların ve milletvekillerinin de hemfikir olduğu nadir haksızlıklardan biridir.

Nitekim birçok rektör, YÖK’ün de önlerini açması ve ÖYP kararını yumuşatması sonrası bu mağduriyeti ortadan kaldıran olumlu kararlar aldılar. Vicdani, insani ve hakkaniyetleri bu kararları için kendilerini kutluyorum. Aslında sadece hakkı teslim etmediler, yüzlerce binlerce akademisyen evlat sahibi oldular. Bir “insan kazanmanın” maddi karşılığı yok ama manevi karşılığı sonsuz. ÖYP mağduriyetini gideren rektörler hiçbir şey yapmasalar bile gönülleri kazandılar. En azından vicdanlı empatik, sorunların çözümü için elini taşın altına sokabilecek yürekleri olduğunu gösterdiler.

 

Bugün itibariyle, 60 civarına üniversite ÖYP’lileri kadrolarına geçirerek haklarını iade ederken, bazı üniversiteler doktora süresi bitiminde işine son vereceğiz diyor.

 

Üniversitelerde, on yılı aşkın doktorasını bitiremeyen pek çok başka araştırma görevlisi varken, bir sürü okutman görev yaparken, 60 civarında üniversite ÖYP’lilerin kadro haklarını iade ederken bazı üniversitelerin sadece rektörünün “hayır” demesiyle ÖYP’lilerin işine son verilecek olması büyük haksızlıktır. Kul hakkı yemektir.

 

Bu haksızlığın ve mağduriyetin giderilmesi için ÖYP’lilerin ya kendi üniversitesinde ya da doktora yaptığı üniversitede kadrosuna iade edilmelidirler.

 

Son karar aşamasındaki rektörler ÖYP konusu hakkaniyet, vicdan ve insani olarak ve kendilerini veya çocuklarını bu genç akademisyenlerin yerine koyarak empati yaparak bir kez daha düşünmeli ve hayatları boyunca taşımakta zorluk çekecekleri vebal altına girmemelidirler. Zira kul hakkı vebali taşınacak bir yük değildir.

 

Dr. Ceyhun İRGİL – Bursa Mv.

 

KAYNAK

       

BENZER HABERLER