GündemSlayt Haber

Akademisyene Zam Torba Kanun İle Birlikte Geliyor!

Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Kamu-Sen, KESK ve Memur-Sen başkanlarıyla bir araya geldi. Önemli konular üzerinde uzlaşma sağlandı. Bu konuların yürürlüğe girebilmesi için ‘Torba Yasa Tasarısı’ hazırlanacak ve en kısa sürede Meclis’e sunulacak.

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya’ya sendika olarak hazırladıkları ‘Öğretim Elemanlarının Mali Hakları’ başlıklı raporu sunan Gündoğdu, “Üniversitelerde görev yapan profesörlere verilen maaş 4 bin 702 TL’den 2014 yılı ocak ayı itibariyle 5 bin 431 TL’ye çıkarılmasını talep ediyoruz. Doçentlerimize verilen 3 bin 369 Tl olan maaşlarının ocak 2014 itibariyle 4 bin 98 liraya, yardımcı doçent maaşlarının da 2 bin 701 liradan 3 bin 430 TL’ye ve son olarak araştırma görevlilerinin maaşlarının da 2 bin 203 liradan 2 bin 932 liraya yükseltilmesini istiyoruz. Bu rakamlar verildiğinde rekabet eden bir akademisyen ailesine kavuşacağız.” diye konuşulmuştu ve Çalışma Bakanı Faruk Çelik, Kamu-Sen, KESK ve Memur-Sen başkanlarıyla bir araya geldi. Önemli konular üzerinde uzlaşma sağlandı. Bu konuların yürürlüğe girebilmesi için ‘Torba Yasa Tasarısı’ hazırlanacak ve en kısa sürede Meclis’e sunulacak.

TASARIDA YER ALACAK 10 MADDE

-Memura fazla çalışma ücreti ödenecek

-2005’ten sonra işe başlayan memura 1 dereceartış verilecek

-Emeklilik tazminatında 30 yıl sınırı kaldırılacak

-Sicil affı çıkarılacak

-23 bin 4-C’liye kadro verilecek

-Akademisyenlerin maaşı iyileştirilecek

-Sınavlarda görev alan memurlara ücret ödenecek

-Personel servisleri tekrar konacak

-Doğuda görev yapan memura teşvik ödenecek

-Meslek öğretmenine ilave eğitim tazminatı verilecek

blank Forumda Akademik Zam

Kaynak: Anadolu Ajansı

İlgili Makaleler

66 Yorum

  1. 28 yıllık devlet memuruyum. Üniversitede okutman olarak çalışıyorum. Ne yazık ki aldığım maaşla geçinemiyorum. Enteresan bir durumu buradan aktarmak istiyorum. 2 yıllık okul bitiren yüksek okul sekreteri memur benden 560.00 tl yüksek maaş alıyor. Ayrıca bizle alay ediyor. Dün mezun ettiğim. bugün göreve başlayan bir hemşire, lise mezunu bir polis, uzman çavuş bizden çok maaş alıyor. Ya bu işte bir gariplik var, ya da ben garibim… Fazla söze gerek var mı? Herkese selam.

  2. Paralel yapı yüzünde zam mam yok, ne Başbakanın, ne YÖK’ün ne de Mehmet Şimşek’in suçu yok, bütün suç paralel devlet…. Kahrol sen paralel devlet….

  3. sayın YÖK başkanının özverili ve samimi çalışmalarını, gayretlerini takdirle karşılıyorum. bununla birlikte, akademisyenlerin “özlük haklarının iyileştirilmesi”, “maaşlarının düzeltilmesi”, “yök kanunu” gibi konularda bir arpa boyu yol alınamamıştır. bu durumda geriye bir tek konu hakkında kamuoyunu aydınlatacak bir basın toplantısı yapıp veyahutta hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olan ulasal bir kanalda çıkıp öz bir şekilde sorunları sıralayıp istifa etmek kalmıştır. bu şerefli ve onurlu bir davranıştır. bu yapılan “zulmün” kabul edilmemesidir. bu, YÖK bünyesinde bireysel olarak gösterilebilecek en büyük tepkidir. bu, yapılması gereken davranıştır. bugün bir öğretim üyesi olarak yayın evlerinden akademik kopya dilenir hale gelmiş bir camianın başkanının üzerine alması gereken bir sorumluluktur. yazıklar olsun akademisyenleri bu hale düşürenlere, yazıklar olsun üniversiteleri bu hale düşürenlere, yazıklar olsun bilime, eğitime darbe vuranlara. bir akademisyen 10 yıl öncesinde çok daha fazla maaş aldığı memurlardan en az 500-1500 TL arasında daha az maaş alır duruma getirilmiş ve gelir kaybına uğratılmışsa bunun sorumluları ülkenin bilimsel geri kalmışlığının da sorumluları durumundadırlar. sayın yök başkanı birilerinden “istifa et” serzenişini beklemeden derhal istifa etmelidir, tepkisini ortaya koymalıdır. aksi halde bu camianın düşürüldüğü durumu gündeme taşımak ve dikkatleri çekmek mümkün olmayacaktır.

  4. Eğitim ve Bilim….. Gelişmemiş toplumlarda benim tabirimle bu iki kelimenin 3 harfi genellikle değişime uğrar:
    “Eğilim ve Filim” olur. Bilimde eğilim olur mu demeyin? Önem verilmezse ve yasal güvenceler yasal güvensizliklere dönüşürse herşeye eğilir bilim.
    Aslında çözüm çok basit: Teşvik edici bir kaç yenilik: Bunlardan birincisi emeğin karşlığıdır.
    Diğeri de kariyerde teşvik uygulamaları olabilir. Örneğin Doçent olmak için birilerini ikna etmeniz değil, bilimsel çalışmaların kriteri sağlaması yeterli olabilir. Konuyu dağıtmadan, sonuç olarak, bu torba yasa tekklifi yasalaşsa da geç kalmış olacak gibi. Gerçekleşmesi halinde bile rakamların psikolojik etkisinden öteye geçemeyecek görünüyor. Yani geç kalınırsa refaha katkı sağlayacağı tartışılır.

  5. Yazık ve ayıp ya yani bi meslek bukadar itibarsızlaştırılır mı? bu insanlar bukadar değersizleştirilir mi ey sayın maliye bakanı iki ay önce az maaş alıyorlar diyen sen değilmiydin şuan bu cümleleri yazdığıma okadar utanıyorumki dilenci durumuna düşürdünüz. geçen Ay iki tane kiti cebimden aldım doktora tezi için 600 tl allah aşkına 550 tl ev kirası o da evden sayılırsa elektirik su vs yani artık diyecek bişey bulamıyorum ve sadece utanıyorum hemde sizin yerinize ey sevgili maliye bakanı

  6. Hükümet akademisyenlerle ne güzel dalga geçiyor değil mi sayın hükümet sempatizanı arkadaşlar…

  7. Bir efsanenin daha çöküşü. İyileştirme filan yok. Ümitler başka bahara.

  8. memlekette yıllardır zam yerine hava alan tek kamu kesimi biziz sanırım.Ek dersi olanlarda sorun yok okutman uzman ne yapsın

    1. Ekdersi olanlar demişşiniz ek ders alanlar bedava dan mı alıyor. Bunu bu şekilde gündeme getirirseniz ek dersin bişey olduğunu sanacak millet. 6 ay alıyon 6 ay almıyon, oda bayram seyran bi anlamı olmuyor. Bir yere gelirini beyan edeceğinde ek dersi kesin olmadığı için kabul etmiyorlar.

  9. Zam, Maliye’ye takılmış. Yiyemeyecekleri lokmayı neden ağızlarına alırlar anlaşılır değil.

    1. Okutmanim. Kac gundur arkadaslarin alay konusu oldum. “Bunu bize yedirmezler, zaten torba kanunda bu yonde en ufak bir ibare yok” diyorum; o kadar inanmak istemisler ki maaslarin artacagina, “ben su tanidigimdan duydum, ben bu tanidigimdan duydum, forumda yaziyor, gazetede okudum vs.”.. cok uzuluyorum cunku cok heveslendiler dolayisiyla cok uzulecekler.. Keske ben yanilsam, bir omur dalga gecseler de boyle buyuk bir hayal kirikligina ugramasalar..

  10. arkadaşlar ben bir üniversiteye öğretim görevlisi olarak başlıycam acaba ne kadar maaş alırı teşekurler 🙂

    1. saadet hanım eğer hala atanmayıp bu mezasımı okuma fırsatın olduysa ki inşallah olmuştur sakın atanma. bende öğrt görevlisiyim borç harç içinde yüzüyorum. doğu güydoğuya atanırsan 2500 batıda 2000 maaş alırsın. git. sonarda yok torba ysa yok ççuval yasa bekler durursun umutlanır durusun

  11. Umarım, bahsi gecen iyileştirme, tüm akademik kadroyu kapsayacak şekilde bir an evvel çıkar. Akademisyenler, yıllardır bu iyileştirmeyi bekliyor. Umarım yine hayal kırıklığı yaşanmaz. Bekleyelim görelim.

  12. Yorumları yeni okudum ve maalesef gülmeden edemiyorum.Ben bir devlet üniversitesinde okutmanım ve ar.gö. meslektaşlarımın ne sıkıntılara katlandığını da az çok görebiliyorum(en basitinden her türlü sınavın fix gözetmenleridirler) Bu ve benzeri sebeplerle haklarını yiyemem ama öğretim görevlisi ne yapar ki, ders verir ofiste zaman öldürür mantığı da pek doğru değil. Her türlü çeviriler- ki bunlar yoğunlukla terminolojik ağır tekstlerden oluşur- hazırlık yoklama raporu,kontrolü vesair ve türlü türlü angarya bizi bulur.Burada birbirine çatması gerekmeyen zümreler bence argö ve okutman.Asıl düzeltilmesi gereken zihniyet eğitimin gördüğü önem.Mevzubahis artış gelse bile geç kalmış bir lütuf olacaktır.Ayrıca okutmanların durumunun muallak vaziyeti hiç hoş değil.

  13. herzaman ki gibi olmaz inşallah hükümetin dediğiyle masadan kalkılıcaksa eğer bi daha insanları umutladırmazsınız

  14. Akademik personele bu maaş az bile arkadaşlar. Ben anlamıyorum bir konu hakkında yorum bile yapamayan devletin uzmanına 4500 tl maaş ver, hayatının her anında bir makale yada bildiri hazırlamaktan geri kalmayan akademik personele hele ki üniversitelerin yükünü çeken arş gör. lere 3000 tl bile verememek gerçekten ayıppppp! Akademik personel bu ülkede gelişmişliği ifade eder. Demek ki gelişememiş bir ülkeyiz, topluyorum çıkarıyorum sonuç aynı 🙂 😀

    1. Öğretim görevlileri 657’nin 4/A’sina (devlet memuru demek) SGK’nin ise 5510-4/C’sine (emekli sandığı demek) tabidirler.

  15. Yani burada yazılanlar çok komik olmuş böyle bir başlık altında. Araştırma görev. ve Öğr. Gör. birbirlerine girmiş şimdiden. Bizlerden gerçekten birşey olmaz herkez birbirini desteklemek yerine laf atar duruma gelmiş. İyi ki bizler okumuşuz!

    1. Cevabınız bir akademisyene yakışır değil. Ben haberdeki bir satırı bilmediğimden genele soru sordum. Burası ciddi bir site, herkes bilmediği soruları sorabilir. Sorduğum bir sorunun alay konusu olması çok üzücü.

      1. Hocam o size cevap olarak yazılmamış bir önceki yorum sayfalarında tartışmalar vardı ona istinaden söylenmiş sizinle hiç bir ilgisi yoktur yanlış anlaşılma olmuş 🙂

  16. Anlamadım ben öyp asistanlarının zammı neymiş? bi de bu doğru neresi? malatya doğu olarak görünmüyor. yuh artık diyorum.

  17. arkadaşlar, 323bin 4Cliye kadro verilecek maddesi.
    50d lilere kadro verilme ihtimali mi görüşülecek.

  18. karşı devrim amacına ulaşmış gibi görünüyor maalesef. çetinsaya da maalesef bunlara ayak uydurmak zorunda kaldı.

  19. sayın editor, sizlere destek olmak amacıyla ve de sesinizi duyarmak için gösterdiğim çabayı görmediğiniz gibi bana sayfanızdan yapılan hakaret içeren yazıları da yayınlamaktan geri kalmadığınızı üzülerek görüyorum.bir öğretim üyesi olarak tuzum kuru deyip bir kenara çekilmediğim (çünkü ben de ankara da uzunca bir süre arş. gör. yaptım ve sıkıntıları yakından biliyorum) için olacak sanırım arkadaşların saldırısına uğradım. mevzuatı bana öğretmeye çalışan arkadaşlara sadece gülüyorum. bana “ukala” diyen arkadaşın belli ki bir sıkıntısı var. bunlar hocalarının altında ezilen insanların tepkileri. bu arkadaş hocasına gitsinde ukala desin bakalım soluğu nerede alıyor. yarın siz de öğretim üyesi olacaksınız. siz olaya tek açıdan bakarken ben her ikisini de yaşamış birisi olarak bunları yazıyorum. akademikpersonel sitesinin bu gaflete düşmemesi gerekirdi.bu son yazımdır. size başarılar diliyorum.

    1. Sayın hocam öncelikle uyarınız için teşekkür ederiz, sehven gözümüzden kaçmış bir mesaj olduğunu farkettik. Bundan dolayı sizlerden özür dileriz, mesaj kaldırılmıştır bundan sonra daha dikkatli olunacaktır, saygılarımızla. Akademikpersonel.org yönetimi.

  20. Birde ne acıdır yükseköğretim kurumunda çalışıp mevzuattan bi habersiniz… Öğretim Üyesi dışındaki personeller, Arş. Gör. Okutman ve uzmandır. Arş. Gör. Lisansüstü yapmak zorunda değildir ölene kadar (veya işten kovulana kadar) öyle kalabilir. Ancak istihdam amacı öğretim üyeliğine terfisidir. Bu nedenle 50 d kadrosunda birsürü kişi doktora Sonrası ilişik kesilmiştir. Özetle ne öğretim görevlisi ne Ars. Gör nede uzman birbirinden üstün değildir. Ogretim üyesi dışındaki kadrolar olarak alımlarda ilan edilmektedir. Biraz mevzuat okuyun mevzuat…. :))

    1. Aynı şaşkınlıktayım. Hem bu işi yapıp hem de uzman- öğretim görevlisi- araştırma görevlisinin benzer grupta ele alındığını ( hepsinin işlevi farklıdır) bilmiyorsanız, üzgünüm, hak etmiyorsunuz zam falan.

  21. Akademik personele Tübitak tarafından yapacağı düzgün çalışma ve iyi bir dergide yer alması halinde 100lerce 1000lerce tl teşvik veriliyor. Bu yapılacak zam akademik personelin statüsünü bilimsel, ancak görevini öğretmen gibi görmesi ve utanç verici bilimselligimizin en basit gostergesi olacaktır. Bilim yapana para verin bilimcilik yapan öğretmenlere değil

          1. A sınıfı en kaliteli dergide yayın yaparsanız 5000 tl destek veriliyor tübitak tarafından (yaptım oradan biliyorum). Bu tüm yazarlara verilen ücret. Dünyanın en iyi araştırmacıları için bile her yıl böyle dergilerde 1 makale yayınlayabilmek başarıdır. Yayınlarda ortalama 3 yazar olduğunu varsayalım ve harika bir araştırmacı olarak her yıl A sınıfı en kaliteli dergide (impact factorü 3 veya üzeri) yayın yaptığınızı düşünelim. Yılda 1666 tl eder. Yani ayda 138TL. Buradan çıkan bir başka sonuç da ukalalık konusunda elimize kimsenin su dökemeyeceğidir.

          2. çok başarılı bir akademisyen olursanız da bu 138 tl yi bozdurur bozdurur harcarsınız..

  22. öncelikle tüm akademik kadroların, ünvanların bir hiyerarşisi ve görev tanımı olduğunu hatırlatmakla başlayalım. arş. gör. ile öğretim gör. ya da okutman kadrolarının kıyaslanması bu bakımdan çok yanlış. bizde herkes her işi yapar mantığı vardır ve de aranır. bunun yanında aynı kurumda çalışan bir memur tutar kendini bölüm başkanı Prof. le kıyaslar oradan kendine maaş belirleme gayretine girişir. açıkça ifade etmek gerekirse, bir öğr. gör., uzman ya da okutman üniversitelerde temel derslerin ve bölümlerin temel yükünü çekmek amacıyla görevlidirler. bu kadrodaki öğretim elemanlarının lisansüstü eğitim yapmaları yasal değildi(r). bu kadroların işi eğitim-öğretim faaliyetleridir. zaten üniversiteler de iki tür faaliyet yürütülür. birisi eğitim-öğretim diğeri ise araştıma ve akademik çalışmalardır. son dönemde ülkemizde de üniversiteler YÖK tarafından bu şekilde ikiye ayrıldı. araştırma görevliliği kadrosu ise adından da anlaşılabileceği üzere araştırma, bilimsel çalışmalar yürütme ve kısaca akademik çalışmalar yapmak üzere görevlendirilmiş bilim insanlarını öğretim üyeliğine hazırlama kadrosudur. kısaca, okutman-öğr. gör.,uzman kadroları eğitim-öğretim kadrosu iken arş. gör. akademik çalışma, araştırma ve bilimsel projelerde çalışma yapma kadrosudur. fakat türkiyede bu kadrolar gerçek amacından o kadar uzaklaşmış ki bu kadrolardaki personel bile ne amaçla, hangi kapsamda, hangi nitelikte bir görev icra ettiğinin farkında değil. o yüzden maaş konusunu, biz de üniversitede öğretim elemanıyız biz de şu kadrodakiler kadar maaş almalıyız. onlar ne iş yapıyorlar, biz de aynı işi yapıyoruz düşüncesine kapılarak yorumlamanız hata olur. bunların hepsi aynı olsaydı birisinin ismi araştırma görevlisi, öbürü öğretim görevlisi bir diğeri de okutman, uzman vs. olmazdı. bu kadroların hepsi birbirinden farklı amaçla ve farklı görevle donatılmışlardır. amacınız araştırma yapmak, bilim insanı olmaksa, akademisyenliğe arş. görevliliğinden başlamalı ve öğretim üyesi yetiştirme programından mezun olmalısınız. çünkü bu amaçla tasarlanan kadro arş. gör. kadrosudur. öbürleri tabiri caizse korsan taksi usulü, el altından lisansüstü yaparken bir taraftan da onlarca derse girip hepsini eline yüzüne bulaştırmak ve bi şekilde de öğretim üyeliğine geçiş yapmaktır. bunların farkında olmalıyız. o yüzden en azından bir öğretim elemanına yakışır bilinçle ve seviyeyle bu tartışmayı sürdürmekte fayda var.

    1. tam yazınızı okuyodum öğr. gör. ve uz. lisanüstü eğitim yapmaları yasal değildir yazmışsınız! eğitim özgürlüğü anlayışı içinde bunu yazanın diğer bütün yazdıkları boştur. böyle bir yasak hangi akla mantığa sığar isterse anaokul öğretmenide lisanüstü yapar çöpçüde yasa bunu yasaklamak yerine desteklemeli

    2. Sayın hocam,

      Güzel başlamışsınız, konuyu güzel özetlemişsiniz, ancak kötü bitirmişsiniz. Bir öğretim elemanına yakışır biçimde tartışalım demişsiniz ancak diğer arkadaşlardan farklı bir davranış biçimi sergileyememişsiniz malesef. Bir öğretim görevlisi olarak diğer arkadaşların yazdıklarını da sizin yazdıklarınızı da üzüntüyle okuyorum. Öncelikle, öğretim görevlilerinin lisansüstü eğitim almasının “yasal olmadığını” yazmışsınız. Hangi kanunda, hangi yönetmelikte böyle bir madde var? Olamaz! Çünkü anayasaya aykırıdır. “Öğretim görevlileri lisansüstü eğitim yapmak zorunda değildir” derseniz (-ki zannediyorum bunu kastettiniz), bunu anlarım. “bu kadroların işi eğitim-öğretim faaliyetleridir.” demişsiniz. Doğru, ancak gelecekte öğretim üyesi olarak derslere girip akademik eğitim verecek bir araştırma görevlisi olarak kendini alanıyla ilgili geliştirmemiş, güncel bilgi donanımına sahip olmayan bir eğiticinin öğrencilere faydalı olamayacağını da takdir edersiniz sanırım. Bu bağlamda öğretim görevlilerinin de lisansüstü eğitim almaları, akademik gelişmeleri takip etmeleri ve akademik çalışmalar yapmaları mesleki bir zorunluluktur bence. Kaldı ki her iki yılda bir sözleşmelerinin yenilenmesi esnasında bağlı bulunduğu kurum tarafından “bu süre zarfında hangi akademik faaliyetlerde bulunulduğuna dair bilgi” verilmesi istenmekte ve bu bilgiler doğrultusunda ilgili üst makamın onayıyla sözleşmeleri yenilenmektedir ve kanuna göre bir öğretim görevlisinin verdiği dersleri verecek bir öğretim üyesi bulunduğunda sözleşmesinin yenilenmemesi gibi bir durumla karşı karşıya kalabilirler.
      Size şunu sormak istiyorum: Akademisyen olmak isteyip de araştırma görevlisi kadrosu bulamayıp, öğretim görevliliği kadrosundan mesleğe adım atmış olsaydınız da aynı şekilde düşünebilir miydiniz?
      2547 sayılı YÖK kanununda araştırma görevlileri, uzmanlar gibi “Öğretim Yardımcıları” sınıfına girmektedir. Akademik camia içerisindeki her sınıfın görevleri, sözkonusu kanunla belirlenmiştir, ancak tamamı “Öğretim Elemanı” olarak nitelendirilmiştir. Dolayısıyla hepimiz aynı çatı altında bize verilen görevleri yapmakla yükümlüyüz. Birimizin bir diğerinden farkı yoktur, amaç bellidir, hedef aynıdır. Araştırma görevlileri olarak sizlerin yükü hepimizden fazladır belki, işin devamlılığı anlamında kadro sıkıntınız da bizden fazladır, ama öğretim üyeliğine geçiş için akademik anlamda bizlerden avantajlı olduğunuzu da hatırlatmak isterim.

      Konuyla alakalı söylenecek çok söz var, lakin lafın kısası “bir öğretim elemanına yakışır biçimde” birbirimize saygı duymayı bilmeliyiz. Bu başlık altında söylenecek tek şey, umarım hepimiz hakettiğimiz ücreti alabiliriz.”
      Selam ve saygılarımla Sayın hocam!

    3. Sayın Hocam,
      Bir öğretim görevlisi olarak sizin yazdıklarınızın hepsine katılıyorum. 15 yıl çeşitli kurumlarda çalışan ve Satış Müdürlüğüne kadar yükselmiş ve bu deneyimini okulda işletme dersleri vererek sürdürmek isteyen biri olarak hak veriyorum. Ben işletme dersi vermek için alındım. Ancak, Bazı öğretim üyeleri sizin bu vasfınızı ve deneyiminizi görmez ve adam yerine konulmaz iseniz, ya da bir rektörün dediği gibi Astsubay iseniz, o zaman bu adamların mücadelesine de hak vereceksiniz, kınamayacaksınız.

    4. Tüm öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanları üniversiteye farklı amaçlar ve görevler için alındığı doğrudur. Bu konuda kimsenin itirazı olamaz. Arş. Gör., Uzman, Öğretim Gör, Okutman, Bölümlerin ihtiyaçlarına göre dağıtılırlar. Ama yazınızdan anlayamadığım, akademik çalışma yapmanın öğretim elemanlarından sadece Arş. Gör. lerinin tekeline vermiş olmanız. Tüm öğretim elemanlarının üniversitede belirli bir görevleri vardır (bu laboratuvar ve sınavlarda, cihazların sorumluluğu konusunda ya da ders verme konsunda olabilir, ünvalarınıda bu durum etkiler). Akademik çalışmaların sabah 8 akşam 5 arasında yapılamayacağını hepimiz biliriz, bu dönem bölümün işlerini halletmek için anca yeter. Bu nedenle akademik çalışmalar öz veriyle, gece yarılarına kadar hatta hafta sonlarıda dahil olmak üzere çalışarak gerçekleştirilir. Benim gözümde bu öz veriyi gösterebilen herkez akademik olarak ilerlemek için gereklilikleri yerine getirmiş demektir. Yrd. Doç kadrolarına yapılan atamalarda kişnin akademik puanı değerlendirir (geçmişteki ünvanı değil). Bu durumda kim iyiyse o kişi kadroyu alınacaktır. Arş. Gör. dışındaki öğretim elemanlarının doktora yapmasını engelleme çabası, sanırım tüm hocalarımızın Arş Gör. kadrosundan gelmesidir. Ancak zamanlar öğretim görevlisi, uzman veya okutman arkadaşlarda Yrd. Doç, Doç ve Prof olduğunda bu zincir kırılacak ve kimsenin eğitim alma ve akademik faliyetlerde bulunma isteğinin engellenemeyeceği anlaşılmış olacaktır.

  23. Personel servisi geri gelecek denmiş. Üniversitelerde servis yok bu madde öğretim elemanlarının servis hakkı olacağı anlamına mı geliyor ?

  24. Öğr. Gör. Okutman, Uzman.. Akademik kadrodan sayılmazlar benim bildiğim.. öğretim kadrosundadırlar. ve doktora vs. yapma yükümlülükleri yoktur. ağır geliyorsa yapmayın. yapıyorsanız burda yakınmayın. ekstradan girdiğiniz dersin ücreti yatıyor. Ar. gör. lere laf atmaya gerek yok. herhangi bir fakültede argörler bi kazan kaldırsa okul kitlenir. üstelik bu adamların doktora savunmalarında 4-5 senedir yatmışsın sen koçum tarzında alaya alındıklarına çok şahit oldum. kendi danışman hocalarından hem de.

    1. sen hangi kafada okuma yapıyorsun genç .eksik biliyorsun ve bunun üzerine de gelip şov yapma .6- 12 ay arası atanmış ergen arçgör muhabbeti bu.üniversitelerde ter dökmüş okutman ,öğr gör,okt lara sataşmaktan vazgeç.ama sataşmak istersen okula geçtiğinde yap bunu da cevabını misliyle al.klavyede konuşarak olmaz bu işler..

    2. sen önce aç da yök yasasını oku akademik kadro nedir, öğretim elemanı kimdir unvanlar nedir? cahilce yorum yapma burada.

  25. Arş. Gör. ne iş yapar diyen arkadaş, akademik camianın gerçeklerini anlamaktan bir habersin. Tabi tuzun kuru öğretim görevlisi olarak; kendinin patronusun, kimsenin nazını kaprisini çekmezsin, girdiğin dersin ücretini alırsın, bunları yaparken de istersen akademik kariyer yaparsın. Oysa ki araştırma görevlileri senin yaptığın tüm bu işleri yaparken bir de üstüne çile çekerler. Kaldı ki bir iyileştirme istiyorsak bunu hepimiz adına istemeliyiz. Bu bilinçle hareket etmeliyiz. Kendi içimizde birlik olamazsak olmaz bu işler.

  26. Bu ar.gör. lerin da yasal olmayan kapsamlarda çalışıp çalışıp sesini çıkarmaması ama zamma gelince de öğr.gör. doç. la yarışması güzel ha. Öte yanda bıraksan tüm akademik kadro birbirine girecekmiş demek kimse mi birbirini beğenmez?

  27. Arkadaşın biri Arş.Gör ne iş yapıyor demiş.sana şu kadar diyeceğim DAVULUN SESİ UZAKTAN HOŞ GELİR. Bölümün ne kadar işi varsa Arş.Gör.lerin elinden geçiyor.Adamların nefes alacak vakti olmuyor bazen.Hocalarının özel işleri ise cabası.Üst kıdemli hocaları ki bunlara Öğretim Görevlileri de dahil ders ücreti ile maaşlarını biraz daha yukarılara çıkarıyorlar.ben de bir Akademisyenim.İşin içinde olan bir kişiyim.haybeden konuşmuyorum yani.yorum yazarken biraz daha düşünerek yazarsanız iyi olur.

  28. Öğretim elemanlarını hiç anan yok. Üniversitede sas eğitim yükünü çeken öğretim elemanları (öğr. Gör., okutman). Hem de bir yandan kariyer yapmaya çalışarak derslere giriyorlar. Arş. Gör.’nin yaptığı iş nedir ki maaşı 2900 tl olacakmış. Yazık yaw.

    1. Araştırma görevlisinin ne iş yaptığını bile araştırma görevlisinin araştırmasını bekliyosun galiba. Öğretim görevlisi zaten ek ders ücreti falan derken araştırma görevlisinden fazla alır. Ben yine de yazayım. Bilgisyar mühendisliğinde araştırma görevlisi olarak ders ve sınav programı kordinatörlüğü, öğrenci danışmanlığı, öğrenci tezlerinin incelenmesi, öğretim görevlisinin verdiği dersler de dahil laboratuvar dersleri, ödevlerin okunması… Bilmem anlatabildim mi?

    2. ayıp kardeşim bu yaptığın yorum. sen ne hakla araştırma görevlililerine iş yapmaz diyosun. bide meslektaş olacaksın. meslektaşlarının sıkıntılarını bilmiyosun daha. çevrende olandan bi habersin maalesef.

    3. Araştırma görevlileri ne iş yapıyor biliyor musun kardeşim_? Anabilim dalı’nın ne kadar angaryası varsa, Öğretim elemanlarının ne kadar özel işi varsa, Fakültenin nerde gereksiz işi varsa Araştırma görevlileri yapıyor. Öğretim elemanları ne yapıyor? Derslerine girip, ders dışı zamanlarını odalarında vakit öldürerek geçiriyorlar. Araştırma görevlileri iş yapmıyor diyenin aklından zoru olduğunu düşünürüm.. (4 yılı kadrosuz, 2 aydır kadrolu Arş.Gör. olarak)

    4. işte senin gibi adamlar anca Türkiyede akademisyen olur. terbiyesizliğin sınırı yok malesef. senin gibi zihniyette olan insanların devletten aldığı 1 lira bile helal değil!

    5. Araştırma görevlisi ne yapar ne yapmaz? : Hoca derse girmek istemez ders anlatır, Uygulama derslerine girer, lisans tez öğrencisinin tezini yapar, bölümün angaryaları hiç bitmez, proje yazar projeyi yapar projeden para almaz adı geçmez, bütün sınav görevleri üstünüzdedir bunun için ayrıca para almazsınız, sınav sorusu hazırlar sınavı yapar üstüne okur notları girersiniz. Ayrıca kendi dersleriniz kendi teziniz olur. Tüm gün okulda yorulmuşsunuzdur yemek yapmamak için dışarda yemek yersiniz adınız mekandan mekana geziyo olur. 8.10 geçe okula gelemezsiniz, 5 de çıkarken izin alıp çıkarsınız. Laboratuvardaki klima bozulsa sen bozdun olur, araziyi sel bassa senin suçun olur. Malzeme eksikse, kongre toplantıya gidilecekse kaynağı sen bulursun hocan gider. Yeri gelir bazı şeyleri cepten karşılarsın kimsenin umrunda olmaz. haftaiçi haftasonu farketmez her an her zaman okula gelebilirsin hazır kıta beklersin. Tatile gidemezsin izinler birikir 2 yıl geçer silinedebilir. Başkasının tezi seninde tezin olabilir ama senin tezin senin tezindir. Hocaya gelen hakemlikler önce senden geçer. Proje gelişme sonuç raporları, ders sunuları, ders notları, makaleler senden çıkar ama geriye dönüp baktığında cv inde koca bir boşluk görürsün. Danışmanın bitanedir ama herkez hocandır yapmazsan fırça yersin yaparsan danışmandan fırça yersin her türlü yersin.

  29. Yine profesör maaşından başlamış ve kat kat arttırmışlar. Profesör zaten yeterince maaş alıyor. Çoğu da derse asistan sokarak bu parayı alıyor. Başlayacaksanız asistandan başlayıp, yukarıya doğru çıkın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu