Yok hocam size niye gölge etmeyin diyeyim. Fikrinize karşılık olan durumu da açıkladım. Şuanki kişiler de doğaya saygılı olduklarını söylüyorlardı diye belirttim.

Bugün geçim derdi çekiyoruz evet ama yarın böyle devam ederse nefes alma derdi çekeceğiz. Bitkiler sadece gölgesinde oturmak için değil aslında yaşam kaynağımız. İstanbul'daki 3. köprü yüzünden de yüzlerce ağaç yok edilecek. Kendi ciğerlerini gitgide yokeden bir ülke haline geldik.

Birşeyin yasal olması doğru olduğu anlamına da gelmiyor. Hem mahkemeler öyle uzuyor ki yürütmeyi durdurma kararı çıksa bile ancak inşaatın ortalarında çıkar. Böyle davalar yüzünden köşede çürüyen onlarca beton yığını gördüm. Hem bir işe yaramayıp hem de var olan bir güzelliğin yok edilmesiyle sonuçlanan onlarca olay. Örneğin 2B yasası olarak da bildiğimiz ''Orman vasfını yitirmiş arazilerin imara açılması'' nın ardında nedense (!) Antalya, Bodrum gibi yerlerde denize karşı enfes manzaraları olan ormanlar yanmaya başladı. Yandıktan sonra da orman vasfını yitirdikleri için imara açılıp güzel villalar, oteller yapıldı. Yasal doğru ama kılıfına uydurulmuş bir üçkağıtçılık.

İstanbul'a hiç gitmedim ama tek bir ağacın bile önemini çok iyi bilirim.