reklam

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 2 12 SonSon
Bulunan 1 den 10 - Toplam 13

Neden akademisyenlik?

YLSY - 2012 Yurtdışına Lisansüstü Öğrenim Bursu Forumunda Neden akademisyenlik? Konusunu İncelemektesiniz

Gerek ÖYP olsun, gerek YLSY olsun akademisyen olmak için meşakkatli yollara giriyor birçok kişi. Acaba ...


  1. #1
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    130

    Neden akademisyenlik?

    Gerek ÖYP olsun, gerek YLSY olsun akademisyen olmak için meşakkatli yollara giriyor birçok kişi. Acaba sizi bu yola sürükleyen ne oldu?
    Bilimsel araştırma merakı mı, devlet memuru olma güvencesi mi, prestijli bir iş sahibi olmak mı?

    Lisans mezunu bir mühendisi ele alalım ve özel şirketin birinde klasik bir başlangıç yaptığını düşünelim. Aynı dönemde mezun olup ÖYP ile veya kendi imkanlarıyla araştırma görevlisi olan biriyle karşılaştıralım. Normal şartlarda 6-7 yılda yüksek lisans ve doktorasını tamamlamış duruma gelen birinin maddi geliri 1800-2000 civarında olacaktır. 6 yıllık tecrübesiyle özel sektörü tercih eden kişinin maddi geliri 2000 liranın epey üstüne çıkacağı muhakkak. Doktorasını tamamlayana kadar bir araştırma görevlisi böyle bir maaşa neden katlanır? Bilime verilen değer, yeni mezun polis ile Yrd. Doç. olan birinin aynı maaşı almasıyla gözler önünde.

    Tabiki herşey para değil. Özel sektörün monotonluğundan hoşnut olmayan, akademik araştırmalardan keyif alan ve başarılarından haz duyan insanlar vardır ancak maddi gelirin önemi de yadsınamaz.

    Olaya bu açıdan baktığımda anadoludaki bir üniversitede öğretim görevlisi olmanın artılarını kestiremiyorum. YLSY ile Kayseri'ye kurulacak olan Abdullah Gül Üniversitesi'ne yerleştirildim ve gitmek istiyorum ancak olayı da geniş çaplı olarak irdelediğimde herşey akademisyen olup olmamaknoktasında kilitleniyor.

    Sizi bu kariyeri tercih etmeye iten sebepleri paylaşırsanız memnun olurum.

  2. #2
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    37
    Sedat LAÇİNER
    slaciner@gmail.com
    Bilimsel intihar
    16 Ekim 2011 Pazar
    Akademisyenlik uzun ve meşakkatli bir yoldur. 4 yıllık üniversite diploması pek çoklarını mühendis, mimar veya müfettiş yaparken, bilim insanı olmayı aklına koyanın yolu daha yeni başlamaktadır. Sıra arkadaşları dolgun maaşlarla iş dünyasına girerken, aday-akademisyen yeni bir öğrenciliğe, yani yüksek lisansa (master) yelken açar. Bunun için kazanması gereken bazı sınavları vardır: Dil sınavı, ALES’i ve mülakatı. Eğer hepsini geçmeyi başarır, uygun bir de kontenjan bulabilirse yeniden öğrenci olabilir. Master bizde en az 2 yıl sürüyor. Hocaların kaprisi, üniversite bürokrasisi, özel hayattaki engeller dikkate alındığında pek çok öğrenci doktora eğitimine lisans diplomasını aldıktan en az 3 yıl sonra başlayabiliyor.

    Doktora ise bizde ortalama 5 yıl sürüyor. Bazı öğretim üyeleri 7 yıldan önce alınan doktoraya doktora demiyor, ama neyse biz doktorayı ortalama 5 yıl sayalım. Böylece bir akademisyen adayının üniversiteye adım atmasıyla ‘doktor’ (dr.) unvanını isminin başına eklemesi arasında ortalama 10-12 yıl geçiyor. İlk-orta-lise eğitimini de eklediğinizde bu kişinin ‘dr.’ oluncaya kadar yaklaşık 24 yılı sıralarda dirsek çürütmekle geçiyor. Üstelik üniversitelerde araştırma görevlisi olarak işe başlayamayanlar ana-baba desteğiyle ya da geceleri çalışıp, gündüzleri okuyarak bu açığı kapatmaya çalışıyorlar.

    Büyük, çok büyük bir fedakârlıktan bahsediyoruz burada. Üstelik fedakârlık sadece zaman ve paradan değil. İnsanlar hayatlarının en güzel yıllarını eğitim ve bilim için harcıyorlar. Bu arada sağlıkları ve çoğu kez gözardı edilse de fiziksel güzellikleri de feda edilenler arasına katılabiliyor. Evlilikler erteleniyor, hatta çocuk yapma yaşları 35-40 yaşlarına sarkabiliyor. Hatta bilim uğruna evliliklerini ve çocuk yapmayı erteleyenler bu imkânı bir daha asla bulamayabiliyorlar.

    ***

    Sözün özü, bilim insanlığı para için veya şan-şöhret için yapılacak bir iş değil. Eğer sevmiyorsanız, buna katlanmak mümkün değil... Bundan dolayıdır ki pek çok akademisyen adayı severek ve isteyerek bu zorluklara göğüs geriyor. Ne var ki tüm bu fedakârlıkları sadece bireylerin omuzlarına yüklemek de bir devlet için hem haksızlık, hem de ölümcül bir hatadır. Çünkü bilim de, yüksek eğitim de bir milletin büyümesi ve güçlenmesi için hayatidir. Bu nedenle ileri devletler bilim insanlarının omuzlarındaki yükü hafifletmeye çalışırlar. Çünkü bilirler ki bilim de, bilim adamı da iltifat gördüğü, takdir edildiği yerde durur. Hatta bu ülkeler ödüller ile diğer ülkelerin seçkin beyinlerini de ülkelerine çekmenin yollarını ararlar. Bizde ise onlarca yıldır derinleşen sorunlar bir türlü düzelemiyor, büyüyen Türkiye ile uyumsuz bir tablo ısrarla bilim hayatımızdaki yerini koruyor. Şöyle ki:

    Ülkemizde üniversite eğitiminin üzerine 8-10 yıl eğitim yapıp zorlukla ‘yrd.doç.’ unvanını alabilen öğretim üyeleri mezun ettikleri sıradan öğrencilerinin bile aldıkları maaşların altında bir ücrete mahkumlar. Kıdemsiz doçentler bile 1 yıllık hâkimlerden, yüzbaşılardan veya stajyer kaymakamlardan daha az bir maaş alıyorlar. Sıradan bir bankada göreve başlayan memure hanım 1 ay önce kendisini mezun eden hocasına borç verebilecek bir maaşa sahip olabiliyor. Master veya doktora yapan araştırma görevlilerinin durumu ise çok daha vahim.

    ***

    Elbette bilim insanının ağzı açlıktan kokmuyor. Bilimden-eğitimden alınamayan paralar diğer işlerle, ya da haftada 30-40 saati bulan ek derslerle kapatılmaya çalışılıyor. Hukukçuların neredeyse tamamı dışarıya iş yapıyor. Kısacası bilim yapması gereken kişiler yüksek lise öğretmenlerine dönüyorlar. Ya da üniversite unvanları piyasada tutunabilmek için etkili birer etikete dönüşebiliyor. En kötüsü ise mevcut maaş rejimi sonucunda en iyileri üniversiteye çekebilmek her geçen gün zorlaşıyor.

  3. #3
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    130
    Durum tespiti güzel. Yazı da yerinde olmuş. Ancak benim merak ettiğim şey kitlelerin değil, bireysel olarak sizin tercihinizin sebebi nedir?

  4. #4
    shockhan
    Misafir
    Riyakar cevapları bir kenara bırakırsak Türkiye'nin gerçeği olan 'Puanı nereyi tutarsa onu okuyan' bir milletin idealist bir şekilde akademisyen olmak istediğini kesinlikle düşünmüyorum(Genelleme dışında münferit olan arkadaşlardan ziyade)...
    Sadece Akademisyen olmak için değil iş ve garanti maaş için Özel yerlere-Kpss'ye-Ylsy'ye-Normal Kadrolara(cari usül ile) ve tabi ki yeni öğrendiimiz Öyp programına seçenek olarak değil hangisi olurasa diye başvuruyoalar ve başvuruyoruz... Yani genel olarak kısaca söyliyim Cevap:İŞ için...
    Ayrıca 'kendi adına konuş'gibi forumlarda bazı arkadaşlara cevap veriliyor.. zaten herkez kendi adına konuşuyor...

  5. #5
    Yasaklı Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2011
    Mesaj
    147
    Alıntı shockhan Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Riyakar cevapları bir kenara bırakırsak Türkiye'nin gerçeği olan 'Puanı nereyi tutarsa onu okuyan' bir milletin idealist bir şekilde akademisyen olmak istediğini kesinlikle düşünmüyorum(Genelleme dışında münferit olan arkadaşlardan ziyade)...
    Sadece Akademisyen olmak için değil iş ve garanti maaş için Özel yerlere-Kpss'ye-Ylsy'ye-Normal Kadrolara(cari usül ile) ve tabi ki yeni öğrendiimiz Öyp programına seçenek olarak değil hangisi olurasa diye başvuruyoalar ve başvuruyoruz... Yani genel olarak kısaca söyliyim Cevap:İŞ için...
    Ayrıca 'kendi adına konuş'gibi forumlarda bazı arkadaşlara cevap veriliyor.. zaten herkez kendi adına konuşuyor...
    Kesinlikle katılıyorum Türkiye gerçeği bu malesef...

  6. #6
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    322
    ben lisede kimya okudum (meslek lisesi kimya bölümü), ünv kimya, yüksek lisans kimya, doktora kimya

    -o kimyasalların kokusu size ağır gelebilir ama biz kimyacılara kim olduğumuzu hatırlatır, o beyaz önlüğü giyip laboratuara girip araştırma yapmanın tadını başka ne verebilirki, çalışmasının meyvesini almak, makale yazmak, isminizin bilimsel bir belgede yer alması ve dahası...

    -öğrenci yetiştirmek demeyeceğim çünkü öğretmenlerimiz de yapıyor onu çünkü.
    Sakarya Üniversitesi

  7. #7
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    37
    Faruk öncelikle hayırlı olsun. Benim akademisyenlik yolculuğum üniversite birinci sınıfta bir hocamdan etkilenmem ile başladı. Şu an da arş. gör. olarak yoluma devam ediyorum. Hatta akademisyen maaşının ne kadar olduğunu kadro aldıktan sonra öğrendim. Bu arada ylsy den ben de kabul almıştım. Lakin ailevi durumlar nedeniyle gidemedim.

    Akademisyenliği yeni birşeyler ortaya koyabilme ve bu vesile ile ülkeye katkı sağlama amacıyla tercih ettim. Lakin Türkiye'de yapılan çalışmaların yeniliği konusunda çok iyimser değilim. Büyük bir çoğunluğu birbirini taklid etmekle geçiyor. Ve henüz arzu ettiğim çalışmalara girebilmiş değilim. Bazı arkadaşlar aksi yönde görüş bildireceklerdir. Onlara da saygı duyuyorum.

    Lakin yurtdışında iyi bir üniversiteden kabul alırsan sana sağlanan imkanlarla iyi çalışmalar yapabilme ihtimalin yükselecektir. Tabii yurtdışından döndükten sonra aynı ortamı bulamama ihtimalini gözden kaçırmamak lazım. Bazı hocalarımız bu durumdan muzdaripler.

    İdealist olanlar için yol uzun ve meşakkatli bir yol. Sabır gerektiriyor. Ama ben üç beş makale yazarım, maaşımı alırım gerisi de beni ilgilendirmez zihniyetinde meslektaşlarımız da var tabii...

  8. #8
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    09-2011
    Mesaj
    6
    İlkokuldan itibaren şimdiye kadar olan 19 yıllık öğrencilik yaşamım süresince bilgilenme, araştırma, öğrenme merakım ve edindiğim bilgileri insanlarla paylaşmayı sevmemden dolayı,
    Klasik memur anlayışı işe git-gel-git-gel.. monoton yaşam biçiminden hoşlanmadığım için,
    Kendi alanım olan öğretmen yetiştirmenin çok önemli, kıymetli, anlamlı ve ülkemiz için yegane derman kaynağı olduğunu düşündüğüm için,
    Ve en önemlisi de sadece araştırma yapıp, yayınlayıp, kongrelere giden bir akademisyen olma anlayışından ziyade 'İLİM' & 'İRFAN' sahibi olmanın ne kadar önemli ve değerli olduğunun farkında olduğumdan dolayı lisans öğrenimime başlangıçta akademisyen olmayı kafama koymuştum zaten Beş yıllık lisans yaşamımda çift anadal yapıp iki bölüm bitirdim, ikisininden de derece ile mezun oldum.. Bu arada lisanstaki teorik bilgiler ve kısmi uygulamalardan ziyade işin mutfak kısmını da merak ettiğim için ve bunun akademik yaşantıma zenginlik katacağından dolayı iki yıl boyunca (bitirdiğim iki bölümü de birer yıl deneyimleyerek) özel sektörde çalıştım, bu süreçte yüksek lisansıma başladım ve araştırma görevli olarak akademik yaşantıma adım atmış bulunuyorum...
    Sevmeden, istemeden, sonuçlarının farkında olmadan, hiç bir meslek yapılmaz; yapılsa da zulüm olur yapan kişiye. Hele akademisyenlik hiiiiççç yapılmaz diye düşünüyorum.

  9. #9
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    638
    misal ben üniversite sınavına 2006 da girdim sistem yeni değilmişti ilk kobaylar bizlerdikhedef hukuktu neden hukuktu biraz idealizm vardı hani adaleti sağlıcam savcı olcam grürsünüz pis suçlular havası ve tabi otorite,güç maddi refah(bilmiyorum savcı ne kadar maaş alır ama işçi çocuğu olan şahsım için iyi para olduğu muhakkaktı)neyse sınavda heyecan yaptım türkçeyi batırdım mat 2 de bir soru bile çözemedim.sınava kadar zaten aklımda hukuk olmazsa edebiyat okur öğretmen olurum vardı.aslında tarihi daha çok severdim ama eşit ağırlıkçı olduğum için tarih yazamazdım edebiyatsa ortak alandı.neyse sonuçlar açıklandı mat 2 yi komple sallamıştım 6 d 24 yanlış çıktı yani 0 nethaliyle edebiyat yazdım istanbulda bir üni yi kazandım

    başta sırf iş sahibi olurum diyordum edebiyatı pek sevmezdim daha doğrusu bilmezdim lisedeki hocamız soğutmak için elinden geleni yaptı sağ olsun.neyse niyetim bitirip öğretmen olmak çünkü konuşmayı muhabbeti insanlara bir şeyler öğretmeyi yardım etmeyi seviyorum.ve öyle masa başında saatleerce oturacak biri de değilim. bu yüzden öğretmenlk yaparım dedim.sonra üniversitede okurken yavaş yavaş ısındım edebiyata eski şiirle uğraşmaya başladım şiirdeki zeka,nükte,bulmacalar,gizli anlamlar estetik zerafet ve tabi ki aşkı gördükçe içten içe keşke hep bunlarla haşir neşir olsam demeye başladım en nihayetinde İskender Pala'dan ders alıyordum.bunun da tek yolu akademisyen olmak gibi geliyordu ki öyle olduğuna karar verdim.dersanede zaten edebiyat falan öğretilmiyor lisede de müfredat belli kafana göre şiir dersi yapamazsın e haliyle tek yol akademisyen olmak kalıyor.

    şiir ile uğraşmak için akademisyen olmak şart değil tabi ama başka işlerle uğraşırken ne kadar vakit bulup şiire zaman ayırabilirsiniz ki?bunların yanında maddi sebepler de var tabi araştırma görevlisi falan değil ama bir doçent,öğretmene göre daha iyi para kazanıyordur bu gibi şeyler de insanın gözüne artılar olarak geliyor.tabi sırf para için sevmediği meslekle uğraşılır mı bilemem üç gün değil 5 gün değil bir ömür yapacağın bir şey bu ben katlanamam.
    kısacası hayatta kalmak için çalışmaya,mutlu olmak için desevdiğim işte çalışmam gerekiyor o yüzden akademisyen olmak istiyorum.
    yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim

  10. #10
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    218
    ben öğrenmenin aşığıyım... akademisyenlikten başka bir yol bulamadım öğrenmeye devam edecek! hem yaşamımı sürdürmek hem de öğrenmeyi sürdürmek için araştırma görevlisi oldum... 4 sene uğraştım kadro için ama oldu çok şükür... her öğrendiğim şeyden sonra hiç bir şey bilmediğimin farkına varıyorum... o yüzden daha da öğrenmeliyim diyorum... o yüzden akademisyenlik!





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. Akademisyenlik mi Öğretmenlik mi?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan Fırat
    Cevap: 31
    Son Mesaj: 29-08-2015, 22:28
  2. Cevap: 11
    Son Mesaj: 01-08-2015, 22:57
  3. Akademisyenlik İçin Yaş Sınırı Var mı?
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan hashikio
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 02-07-2012, 00:57
  4. özel üniversitede akademisyenlik?
    Yüksek Lisans Eğitimi forum içinde, yazan ttt
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 29-07-2011, 01:45
  5. Akademisyenlik...
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan bosluk
    Cevap: 9
    Son Mesaj: 18-04-2011, 13:51

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git