reklam

+ Konuyu Cevapla
Bulunan 1 den 1 - Toplam 1

İngilizce için Basit Dialoglar...

Speaking Forumunda İngilizce için Basit Dialoglar... Konusunu İncelemektesiniz

SeLamLaşmaLar Hi = Selam Hello = Merhaba Howdy = Merhaba Hey = Hey Yo = ...


  1. #1
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    09-2010
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    465

    İngilizce için Basit Dialoglar...

    SeLamLaşmaLar

    Hi = Selam
    Hello = Merhaba
    Howdy = Merhaba
    Hey = Hey
    Yo = Selam

    Hatır Sorma

    How Are you? = NasılSın?
    How's it going?= Nasıl Gidiyor?
    How is everything?= Ne var ne yok?
    How've you been?= Ne alemdesin?
    What's up?=Ne oluyor?
    What's new?= Ne haber?
    What have you been up to?= Neler yapıyorsun?
    How you been?=Vaziyetler Nasıl?
    How's tricks?=Vaziyetler Nasıl?

    Günün Belirli Vakitlerinde Selamlar

    Good Morning= Günaydın
    Morning= Günaydın
    How are you this bright morning?=Bu sabah nasılsın?
    Good Afternoon= Tünaydın
    Good evening?= iyi Akşamlar
    Evening = iyi Akşamlar

    Uzun Zaman Görülmeyen Birinin Selamlama

    I haven't seen you in years = Yıllardır seni görmüyorum
    Long time no see=Uzun zamandır görüşemiyoruz
    I Haven't seen you in an age = Coktandır seni görmüyorum
    I Haven't Seen you in a month of Sundays= Uzun zamandir seni göremiyorum

    Biriyle Karşılaşınca şaşkınlık Belirtme

    What a surprise to meet you here=Seni burada görmek ne süpriz
    Fancy Meeting you here = Seni burda görecegime dünyada inanmazdım
    Imagine meeting you here= Seni burda görmek hayalimden gecmezdi
    What are you doing in this neck of the woods?=Senin bu semtte ne işin var?
    What have you been up to?= Ne haltlar karıştırıyorsun
    Shouldn't you be in Scholl?=Okulda olman gerekmezmi?
    Shouldn't you be in work?= işte olman gerekmezmi?
    You been keeping cool?= iyi misin?


    Birini Selamladıktan sonra
    -After you have greeted someone

    We Seem to keep running into each other=Galiba çok sık karşılaşıyoruz
    Haven't we met before?=dAha önce tanışmamış mıydık?
    We have to stop meeting like this= Bu şekilde buluşmaktan vazgecmeliyiz
    Didn't we meet at that party last week?=Geçen hafta partide tanışmamış mıydık?
    I'm sorry;I've forgetten you name= Özür dilerim.İsminizi unuttum
    I've been meaning to call you= Seni aramayı düşünüyordum

    Sağlık ve Mutluluğunu belirtme- Expressing your state of health and happiness

    Fine=iyiyim
    I'm Cool=canavar gibiyim
    Keeping cool=bomba gibiyim
    Fine and dandy= turp gibiyim
    Great=cok iyiyim
    Couldn't be better=bundan daha iyi olamam
    Happy as a clam=Çok mutluyum
    Okay=Fena degil
    I have nothing to complain about=Allaha Şükür bir yaramazlık yok


    Nasıl Olduğunu Söyleme
    -Olumlu-Telling how you have been doing positive

    Keeping busy= Meşgulum
    Keeping myself busy= Ugraşiyoruz işte
    Keeping out of trouble=Bir sıkıntım yok
    Been up to no good=Bir yaramazlık yok
    Been keeping my nose clean=Derdim tasam yok

    Nasıl Oldugunu Söyleme-Nötr
    Getting by= Geçinip gidiyoruz
    Fair to middling= Orta şeker
    So-So= Şöyle böyle
    Plugging along=Uğraşıyoruz
    Could be worse=bunada şükür
    (Just)Muddling through=Sürünüyoruz
    Same as always= Hep Aynı
    Same as usual=Her zamanki gibi

    Nasıl Oldugunu Söyleme Olumsuz
    Not Good= iyi değilim
    Not too good=Pek iyi degilim
    None too good= hic iyi degilim
    Kind of crummmy=Keyifsiz gibiyim
    I've been under the weather=rahatsızım

    Meşgül Olduğunu Belirtme

    I'm busy=Meşgülüm
    I'm swamped=işim başımdan aşkın
    I don't have time to tnihk = kafamı kaşıcak vaktim yok
    I don't have time to breathe= Nefes alıcak vaktim yok


    Bir Arkadaşı Bir şey icmeye davet etme
    - Inviting A friend for a drink or coffe

    Do you have time for coffee?=Kahve İçmek için vaktin var mı?
    How about a cup of coffe?=Bir Fincan kahveye Ne dersin?
    Let's go get coffe.Do you have any time?=Gidip Kahve içilim.Vaktin var mı?
    Let's go for a beer=Hadi bira içelim
    Let's go for a drink=Hadi bir şeyler içelim.

    Tanıştırmalar=INTRODUCTIONS

    I'd Like you to meet my friend Turkp0wer=Arkadaşım Turkp0wer ile tanışmanı istiyorum
    This is my friend Turkp0wer=Bu Arkadaşım Turkp0wer
    Turkp0wer have you met semih=Turkp0wer, Semih ile tanıştın mı?
    Turkp0wer do you know semih?=Turkp0wer Semih'i tanıyor musun?
    Do you two know each other?=Siz ikiniz birbirinizi tanıyor musunuz?
    Have you met?=Tanıştınız mı?
    Have you two been introduced?=Sizi tanıştırdılar mı?
    Turkp0wer,Semih is the guy I was telling you abount=Turp0wer,Semih sana sözünü ettiğim kişi
    You two have a lot in common=İkinizin çok ortak yanları var

    Birisiyle Tanıştırılınca

    Nice to meet you=Tanıştıgımıza Sevindim
    How nice to meet you=Sizinle tanışmak ne kadar sevindirici
    What a pleasure to meet you=Sizinle tanışmak büyük zevk
    I'm happy to meet you=Tanıştıgımıza Memnun oldum
    Charmed = Memnun oldum

    Birisiyle Tanıştırıldıktan Sonra

    I've heard so much about you=Sizin hakkınızda cok şey duydum
    So we finally meet face-to-face=Demek en sonunda yüz yüze tanıştık

    Seyahat

    =>Uçak

    Do I have to change planes? =Aktarma yapmam gerekecek mi?
    Is it direct? =Direk uçuş mu?
    How many items of carry-on luggage are permitted? =Yanıma ne kadar el bagajı alabilirim?
    How much luggage can I carry on? =Ne kadar bagaj alabilirim?
    Is there a layover? =İki sefer arasında bekleme var mı?
    How long is the layover? =Bekleme süresi ne kadar?
    There is a one-hour layover in Ankara =Ankara'da aktarma bir saat sürecek
    When does the next flight leave? =Bir sonraki uçuş ne zaman?
    What's the departure time? =Hareket saati ne zaman?
    When does the plane get here? =Uçak buraya ne zaman varır?
    What's the arrvial time? =Varış ne zaman?
    When will I make my connection? =Ne zaman aktarma yapacağım?
    I have to cancel my flight =Uçuşumu iptal etmek zorundayım
    I lost my luggage =Bagajımı kaybettim
    My luggage is missing =Bagajım kayıp
    The flight has been delayed =Uçuş iptal edildi
    The flight has been moved to gate M2 =Uçuş M2 kapısına yönlendirildi
    The flight is overbooked =Uçakta koltuk sayısından fazla yolcu var
    May I see your boarding pass? =Biniş kartınızı görebilir miyim?

    =>Gümrük

    Are you bringing anything into the country with you? =anınızda ülkeye birşey sokuyor musunuz?
    How much currency are you bringing into the country? =ülkeye ne kadar para getiriyorsunuz?
    Do you have anything to declare? =Gümrüğe tabi birşeyiniz var mı?
    May I see your passport? =Pasaportunuzu görebilir miyim?
    Do you have your visa? =Vizeniz var mı?
    Please place your suitcases on the table =Lütfen çantalarınızı masanın üstüne koyun
    We should examine your purse =Cüzdanınızı incelememiz gerekiyor
    What's the nature of your trip? =Seyahatinizin içeriği nedir?
    What's the purpose of your visit?=Ziyaretinizin amacı nedir?
    How long do you plan on staying? =Ne kadar kalmayı planlıyorsunuz?

    =>Demiryolu

    Is it direct?=Direk mi?
    Is there a layover?=Mola var mı?
    Is there a dining car?=Yemekli vagon var mı?
    Is the train on time? =Tren zamanında hareket edecek mi?
    What's the arrival time? =Varış ne zaman?
    Are there seats available? =Boş yer var mı?
    Stand clear of the doors =Kapılardan uzak durun!
    Please move away from the doors =Lütfen kapıların yanından uzaklaşın
    Please have your tickets ready for the conductor =Lütfen kondüktör gelmeden biletlerinizi hazırlayın
    Is this seat occupied? =Bu koltuk boş mu acaba?
    Can you crack the window, please? =Camı aralayabilir misiniz lütfen?
    How many stops are there before we reach the end of the line? =Son durağa kaç durak kaldı?
    When is the next stop? =Bir sonraki durak ne zaman?

    =>TAKSİ

    Where to? =Nereye?
    Where to, buddy? =Nereye abi?
    Where to, lady? =Nereye bayan?
    I am not on duty =Şu an çalışmıyorum?
    Mind if I smoke? =Sigara içmemin bir sakıncası var mı?
    It's rush hour. I can't go to the airport now. =Şu an trafik çok kötü. Havaalanına gidemem
    To the airport and please be quick! =Havaalanına gidiyoruz, lütfen çok acele edin!
    The train station and make it quick! =Tren istasyonuna çek ve acele et!
    Slow down! =Yavaşla!
    There is no need to hurry =Acele etmemize gerek yok
    Please drive safely =Lütfen aracı emniyetli bir şekilde sür
    Is smoking allowed? =Sigara içiliyor mu?
    I'm allergic to smoke =Sigaraya karşı alerjim var
    Do you have change for twenty? =Yirmi dolar bozuğun var mı?
    Keep the change! =Üstü kalsın
    I want a receipt =Fiş istiyorum
    Watch out! =Dikkat et!
    Look out! =Dikkatli ol!
    We've missed the exit =Çıkışı kaçırdık
    We're lost =Kaybolduk

    BeyazLık Üzerine

    It was white as snow=Kar gibi beyazdı
    Her Skin was white as alabaster=Teni kar gibi beyazdı
    You're as pale as a ghost=Hortlak Görmüş gibi betin benzin atmış

    Siyahlık Üzerine

    It's pitch black=Sİmsiyah
    It's black as night=Simsiyah
    It's black as coal=Kömür gibi

    Bir Şey Bozulunca

    It's out of order(service,kilter,whack)=bozuk
    It's dead=bozuk
    It died on me = Beni görünce bozuldu
    It's in the shop=Tamirde
    It up and died=bozuldu

    Bir Şey Kırılınca

    It's Broke=Kırıldı
    It doesn't work=Çalışmıyor
    It's on the fritz(blink)=bozuk
    This thing is really screwed up=Bu şey işe yaramaz

    Sabır Taşınca

    Now what?=Daha ne olsun?
    That's the last straw=Yeter Artık
    I've had it=Yetti
    That's the straw broke the camel's back=bu bardağı taşıran son damla

    Yemek Hakkında Sorma

    When do we eat?= Ne zaman yiyoruz?
    What's to eat?= Yemek olarak ne var?
    What's for supper?= Yemekte ne var?
    What are we having?= Ne yiyoruz?

    =>Yemeği Bildirme

    Dinner's almost ready=Yemek hazır sayılır
    It's almost done= Yemek neredeyse hazır
    Time to eat=Yemek vakti
    Soup's on= Yemek hazır

    =>Mutfakta Çocuğa Söylenen Sözler

    Don't sit on the counter=Tezgahta oturma
    Watch out;it's hot=Dikkat et,Sıcak
    Would you set the table?=Sofrayı Kurar mısın?
    Go tell your father supper's ready=Git babana söyle yemek hazır
    Call the family to dinner=Herkezi Yemeğe çağır

    =>Çocuklara Sofra adabı öğretme

    Don't put your elbows on the table=Dirseklerini masaya koyma
    Don't talk with your mounth full=Ağzın doluyken Konuşma
    Wipe your mounth=Ağzını Sil
    Put your napkin on you lap=Peçetini kucağına koy

    =>Bulaşık Yıkama

    Please put your dishes in the sink=Tabaklarınızı lavaboya koyun
    It's your turn to do the dishes=Bulaşık yıkama sırası sende
    I'II wash and you dry=Ben yıkıyayım sen de kurularsın

    =>Sofradan Erken Kalkmak İçin ricada bulunma

    May I please leave the table?=Ben Kalkabilir miyim?
    I'II have to excuse myself=Sizden Müsade isteyeceğim.

    =>Çocuklara Yemeğini bitirmeyi Emretme

    Finish your dinner=Yemeğini bitir
    You Have to clean up your plate=Tabağını temizlemen lazım
    If you don't eat your dinner,you won't get any dessert=Yemeğini yemezsen tatlı yiyemezzsin
    There are starving children in Africa=Afrikada acLıktan ölen cocuklar va

    KazaLarda Olay Yerinde Yardım İsteme

    Is there a doctor here?=Burada doktor var mı?
    Can you help stop the bleeding?=Kanamayı durdurmaya yardım eder misiniz?
    Does anyone know CPR?=CPR'yi(Yeniden canlandırmayı)bilen var mı?
    Do you know to apply a tourniquet?=Turnike uygulamayı biliyor musunuz?
    Call 112=112'yi arayın
    Call the police=Polisi arayın
    Call An ambulance=Ambulansı arayın
    Get the paramedics=Sıhhıyeci çağırın
    Get Some help=Yardım isteyin
    Get a doctor quick=Çabuk doktor çağırın

    KonakLama

    I need a room please? =Bir oda rica edecektim?
    I need a room with a single bed. =Tek yataklı bir oda istiyorum.
    I need a room with a double bed. =Çift kişilik bir oda istiyorum.
    Do you have any singles? =Tek kişilik odanız var mı?
    Do you have any vacancies? =Boş yeriniz var mı?
    A double, please? =Çift kişilik bir oda lütfen?
    A room with a bath, please. =Banyolu bir oda lütfen
    Can I reserve a room? =Bir oda ayırabilir miyim?
    Can I book a room? =Bir oda ayırabilir miyim?
    I have a reservation. =Rezervasyon yaptırmıştım.
    Double occupancy, please. =İki kişilik bir oda lütfen.
    I need a room with two single beds. =İki ayrı yataklı bir oda istiyorum.
    I need a room with a double bed. =İki kişilik yataklı bir oda istiyorum.
    We will need a crib for the baby. =Bebek için bir karyola istiyoruz.
    Would you like a room with a view of the swimming pool? =Yüzme havuzu manzaralı bir oda istermiydiniz?
    Would you prefer a non-smoking room? =Sigara içilmeyen bir oda ister miydiniz?
    I'd like a room at the front. =Ön tarafa bakan bir oda istiyorum.
    I'd like a room at the rear. =Arka tarafta bir oda istiyorum.
    I'd like a room with a view of the sea. =Deniz manzaralı bir oda istiyorum.
    I'd like a room for the week. =Haftalık bir oda istiyorum.
    I'd like a wake-up call, please. =Uyandırma servisi istiyorum.
    Where is the ice-machine? =Buz makinesi nerede?
    Do you have a pool? =Havuzunuz var mı?
    What are the rates? =Ücretler nasıl?
    Is there a restaurant? =Lokanta var mı?
    Are pets allowed? =Evcil hayvanlar kabul ediliyor mu?
    When's the check-out? =Odayı ne zaman boşaltırsınız?
    Son düzenleyen Fırat, 21-11-2010 saat 13:13.
    My wound neither bleeds, nor heals..The gone forgets, the one behind always hurts...I can't escape, your smell is everywhere..

    Rafet El Roman - Senden Sonra





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. AÖF İngilizce Ögretmenligi için Yüksek Lisans Şansı
    Yüksek Lisans Eğitimi forum içinde, yazan SKapanci
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 07-08-2012, 22:58
  2. ÖYP101: En temel-basit sorularla, tavsiyelerinizi rica ediyorum
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan emreyz
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 06-02-2012, 23:25
  3. PİRİ REİS ÜNİVERSİTESİ İngilizce Öğretmenliği Lisans Diploması veya diğer İngilizce Lisans Programlarını bitirenler için İngilizce Öğretmenlik Sertifikası
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 22-08-2011, 15:20
  4. PİRİ REİS ÜNİVERSİTESİ Lisans Diploması veya diğer İngilizce Lisans Programlarını bitirenler için İngilizce Öğretmenlik Sertifikası
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 22-08-2011, 15:18
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 30-06-2011, 10:24

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git