Bir deha başka bir dehayla karşılaşıyor

Peki Edison ve Tesla nasıl tanıştı? Tesla, 1884’te Amerika’ya geldi. Edison o dönemlerde tüm New York’a doğrudan akım sağlayan bir sistemi oluşturmuştu. Ancak doğrudan akımın büyük sorunları vardı. Sık sık yangın çıkartması bu sorunlardan biriydi. Uzun mesafelere elektriği iletmek çok zordu ve bunun için çok kalın(insan kolu kadar) bakır teller gerektiriyordu. Elektrik şokuna maruz kalan atların çektiği arabalar ordan oraya kontrolsüz biçimde ilerliyorlardı. Edison’un tüm işi doğrudan akım üzerine kurulmuştu ve alternatif akım hakkında söylenen sözlere hiç tahammülü yoktu. Tesla ve Edison arasındaki rekabet aslında AC/DC (Alternatif akım/Doğrudan akım) arasındaki rekabetle paralel düşünülebilir.

Tesla bir sabah elindeki bavuluyla Edison’un elektrik fabrikasına geldi. Cebinde Edison’un Avrupa’daki iş arkadaşlarından biri olan Charles Batchelor’un referans mektubu vardı. Mektupta şöyle deniyordu: “Sevgili Edison, hayatımda iki büyük deha tanıyorum. Biri sensin. Diğeri de bu genç adam. Ona güvenebilirsin”. Edison, arkadaşının tavsiyesini dinledi ve Tesla’ya 1 ay içinde doğrudan akım jeneratörünü daha verimli kılarsa 50.000 dolar ödeyeceğine dair söz verdi. Tesla bunu 2 haftada başardı ve ödemesini almak için Edison’un yanına gittiğinde beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. “Bay Tesla, sanırım biz Amerikalılar’ın mizahi anlayışını pek bilmiyorsunuz. Size bu parayı ödemeyeceğim”. Sonra gülmeye başladı. Bu emeğine karşılık ona 150 dolar teklif etti. Bu Tesla’nın canını sıkmıştı. Orayı hemen terk etti ve işi bıraktı. Sonraki 1 yıl hayatındaki en sıkıntılı yıllardan biriydi. Edison’un yer altı iletim kabloları için kazı çalışmalarında işçilik yapıyordu ve çok ağır çalıştırılıyordu. Sonra bir yatırımcının maddi desteğiyle kendi laboratuvarını kurmayı başardı ve yıllardır hayalini kurduğu ilk prototip alternatif akım motorunu gerçek kıldı. Bugün kullandığımız alternatif güç üretim ve elektrik iletiminin temelini oluşturdu. Tesla sonraki 5 yıl içinde 22 ABD patenti alacak ve bu dünyanın en değerli patentleri ona büyük bir zenginlik ve şöhret getirecekti. Tesla’nın laboratuvarını ziyaret eden Pittsburgh sanayicisi George Westinghouse ondaki potansiyeli fark etti ve ona alternatif akımla ilgili tüm patentlerine karşılık derhal 1 milyon dolar ödemeyi ve Tesla’nın herhangi bir icadı ile üretilecek her bir beygir gücü için de 2,50 dolarlık pay teklif etti. Tesla bu olağanüstü teklifi bundan sonraki icatlarına finansman yaratmak amacıyla kabul etti.

Basında çıkan alternatif akımla ilgili haberler, Edison’un canını çok sıkıyordu. Kendi yanına bir hiç olarak gelen bu genç mucidin bu kadar ünlü olması rahatsız ediciydi. O zamana kadar harika çocuk Edison’du. Fakat artık herkes Tesla ve onun dehasını konuşuyordu. Edison medyadaki gücünü kullanarak, Tesla- Westinghouse işbirliğine ve alternatif akıma karşı bir karalama kampanyası başlattı. Ve tarihte “akımlar savaşı” olarak bilinecek dönemi başlatmış oldu. Edison, alternatif akım kullanımının derhal yasaklanmasını istedi. Edison’un adamları halka açık gösterilerde hayvanları alternatif akımla öldürerek halka korku vermeye başladılar. Tesla karşılık vermesi gerektiğini biliyordu. 1893 yılında düzenlenen Chicago Elektrik Fuarında, alternatif akımla ilgili bir gösteri sırasında izleyicilerin şaşkın bakışları arasında platformun üzerine çıktı ve akımın vücudundan geçmesine izin verdi, böylece alternatif akımın güvenli olduğunu kanıtlamış oldu. Bu kısa gösteri çok büyük sükse yarattı ve halkın alternatif akımı benimsemesine yardım etti.

Rekabette yeni boyut: Niagara

Fakat Tesla’nın asıl büyük başarısı Niagara Şelalelerinden elektrik elde etmesi olacaktı. İhaleye en baştan beri Edison’un elektrik şirketi talipti fakat kazanan Tesla olacaktı. Edison’un tüm engelleme çabalarına karşın proje alternatif akımla hayata geçti. 1896 yılında şelale sularının dövdüğü türbinler 5000 beygir gücündeki motorları çalıştırıyordu ve bu enerji transformatörlerin yardımıyla 22.000 Volta ulaşıyordu. Elektrik çağı başlamıştı. Amerika kıtasını buharlı lokomotiften ve raylardan sonra en çok değiştiren yeniliklerden biri oldu. Amerika’nın en ucra köşelerine bile elektriğin iletilmesini sağladı. Doğrudan akım ve Alternatif Akım rekabeti sona erdi. Kazanan belliydi. Edison yenilmişti ve işleri iyice durgunlaşmıştı. Bu andan sonra artık alternatif akım, şehirleri geliştirecek ve yepyeni bir medeniyeti aydınlatacaktı. Bugün evlerimizde kullandığımız elektrik de temelde Tesla patentlerine dayanan sistemler sayesinde bize ulaştırılmaktadır.

Tesla aldığı sayısız patente ve değeri bugün parasal normlarla ölçülemeyecek değerdeki icatlarına karşın finansal açıdan son derece sıkıntılı dönemler geçirdi. Kişisel menfaatlerini hep geri planda tuttuğundan tüm yatırımlarını icatlarına yatırmıştı. Ayrıca gençlik yıllarında sahip olduğu New York sosyetesindeki çoğu arkadaşını sonraları kaybetti. Çalışmak tüm zamanını alıyordu ve sosyalleşmeye vakti yoktu. Yaşlılık dönemlerini inzivada ve sessizlik içinde geçirmeyi tercih etti. Dışarı çıktığı nadir zamanlarda da parklara gidip güvercinleri besliyor ve yaralı olanlarını tedavi ediyordu. Belki de güvercinleri, insanlardan daha samimi buluyordu. Edison’la hiç görüşmedi hatta Nobel Fizik ödülünü onunla birlikte paylaştığı yıl törene gitmedi ve ödülü kabul etmedi.

Milyar dolarlık şirketlerin oluşması Tesla’nın fikirleri sayesindedir. Her zaman bir sonraki hayalini gerçekleştirmek için çılgınca çabalayan Tesla buluşlarından kişisel menfaat elde etmeyi hiç düşünmemiş; başka insanlar onun fikirleriyle milyon dolarlar kazanırken o beş parasız kalmıştır. Elektrik şirketinde Westinghouse’ın yaptığı çılgınca harcamalar yüzünden şirketin geleceği tehlikeye girince insanların doğrudan akıma mahrum kalmamaları için şirketten beygir gücü karşılığında aldığı paydan vazgeçmiş ve kontratı yırtmıştır. Bugün Tesla’nın yırttığı o kontrat milyarlarca dolar değerindedir. Tesla, Edison’un aksine asla iyi bir iş adamı olmamıştır. Çünkü doğada var olan ve insanların faydalanabileceği bir şeyi parayla satmak ona doğru gelmemiştir. Yaşamı boyunca savaşları sona erdirmek ve dünyadaki tüm insanlara bedava enerji sağlayabilmek gibi hayallerine ömrünün sonuna kadar bağlı kalmıştır. Ve hep bunun için çalışmıştır.

Nikola Tesla, ölünce hatırlanan o değerli insanlardandı. Öldüğü gün New York Belediye Başkanı Fiorella LaGuardia, Tesla için radyoda yayınladığı ve onun ölümünü ilan eden mesajında şöyle diyecekti: “Bugün Dünyamızdan Tesla’nın icatlarını çıkartırsak endüstrinin çarkları dönmeyi bırakacak, elektrik trenlerimiz ve arabalarımız duracaktır. Kasabalarımız karanlığa gömülecek; değirmenlerimiz ve fabrikalarımız işlerliğini kaybedecektir. Fakat Tesla ölmedi. Tesla’nın gerçek ve önemli yanı, uygarlığımızın, günlük hayatımızın büyük başarılarında yaşıyor”.

İnsanlığa katkı sağlamak, medeniyeti geliştirmek bizlerin pek alışık olmadığı kavramlar. Fakat Tesla gibi büyük bilim insanları bu amaçlar doğrultusunda kendi yaşamlarından fedakarlıklar yaparak kapkaranlık bir dünyayı aydınlıkla tanıştırdılar. Siyah bulutlar ve gök gürültüleri eşliğinde doğan bir bebek, 84 yıl sonra bu dünyadan tüm bilim otoritelerince “master of lightning/ şimşeklerin efendisi” yakıştırmasını hak ederek ayrılacaktı. Yapılan tüm haksızlıklara karşın dünyayı değiştirdiği yadsınamaz bir gerçek. Belki Tesla’nın yaşamından çıkarmamız gereken yegane ders, eğer şansınız varsa dünyayı daha yaşanılır kılmak için bir adım atın. Haksızlıklara boyun eğmeyin. Karanlığı aydınlatmak sizin elinizde.


Haksızlığa Uğramış Bir Deha: Nikola Tesla | Fizikist - Bilim Teknoloji