reklam

Bulunan 1 den 2 - Toplam 2
Ağaç Şeklinde Aç5Beğeni
  • 2 gönderen aDNA
  • 3 gönderen sidneh

Türk Dünyasında Nevruz Bayramı

Sohbet/Muhabbet Konuları Forumunda Türk Dünyasında Nevruz Bayramı Konusunu İncelemektesiniz

Türk Dünyasında Nevruz Bayramı Nevruz¸yeni gün anlamına gelir…Bütün Türk âleminde; sözcük bakımından aşağı, yukarı aynı ...


  1. #1
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376

    Türk Dünyasında Nevruz Bayramı

    Türk Dünyasında Nevruz Bayramı



    Nevruz¸yeni gün anlamına gelir…Bütün Türk âleminde; sözcük bakımından aşağı, yukarı aynı şekilde telâffuz edilmektedir.

    Türk Dünyasında ezelden beri her yıl 21 Martta kutlanan geleneksel bir Türk bayramıdır Nevruz..
    Nevruz bayramına “Ergenekon Bayramı” da denilmektedir.

    Bilindiği gibi; tarih boyunca; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan, Afganistan, Gürcistan ve İran gibi uluslarda coşku ile kutlanır bu bayram…
    Kıştan sonra; toprağın uyanışı, canlanışı nedeniyle olacak ki; “ Nevruz “ aynı zamanda bir yılbaşı olarak kabul edilmiştir,Türk âleminde tarih boyunca...

    Azerbaycan’da Nevruz bir millî bayram niteliğindedir.. Hazırlıklar daha bu bayram gelmeden günlerce önce başlar ve bayram büyük bir sevinçle karşılanıp, kutlanır...

    Geçmişte de Azeri Şairler, nevruz konusunda çok güzel eserler vermişlerdir.
    En eskilerden Şahismail Hataî Nevruzu şöyle dile getirmiştir:
    Kışgetdi, yine bahar geldi,
    Gül bitti ve lalezar geldi.
    Kuşlar hamısıfigane düştü,
    Aşk odu yine bu cane düştü...
    Azerbaycan Şairi Genceli de Nevruz Gencelide Nevruz için;
    “Nevruz Bayramıdır, ilkbahar gelir
    Kışın el-ayağı yığışır demek
    Fakat ele bil ki ona ar gelir
    Yaza teslim olup geri çekilmek?..”
    Demiştir.
    Büyük Azeri Şair Şehriyar; “Heydar Babaya Selâm”adındaki şiir kitabında; nevruzu anarken,
    “kar çiçeği”nden bahseder:
    “Bayram yeli çardahları yıhanda
    Novruz gülü gar çiçeği çıhanda
    Ağ bulutlar köyneklerin sıhanda
    Bizden de bir yad eyleyen sağ olsun
    Dertlerimiz goy dikelsin dağ olsun”. Demiştir.

    Herkes bu bayram öncesi evini süslemeğe başlar; büyük bir heves ve itina ile...Ve böylece toplum Nevruz bayramını büyük özlem ve sevinçle bekler... Özellikle bütün kadın ve kızlar özlemle beklenen bayram için büyük çaba ve emek sarf ederlerdi.
    Şehriyar kadınların, kız ve gelinlerin nevruzda evlerini süsleyip, bayram sevinciyle dolu hazırlık yapmalarını şöyle tasvir eder:
    “Bayram olup kızıl palçık ezerler
    "Nakış vurup otagları bezerler
    Tahçalara düzmeleri düzerler
    Kız-gelinin fındıkçası, kınası
    Heveslener anası-kaynanası”

    Nevruz hazırlıkların en önemlisi “semeni göğertmek”tir... Semeni, Nevruz bayramı gelmeden
    ikihafta kadar önce buğday tanelerinin hafifçe ıslatılmak suretiyle yeşertilmesidir.

    Bayram gününde semeni iyice göğermiş ve uç kısımları yeşillenmiş olur. Bu göğermiş buğday
    tabağı orta kısmından bir kırmızı kurdela ile bağlanır. Böylece semenide hayatın canlılığını temsil eden üç renk -sarı, yeşil, kırmızı- bir araya getirilmiş olur.

    Semeninin sembolik mânâsı uyanış,dirilme ve bereket demektir. Bu semeniden yapılan “semeni tatlısı”nın da kutsal ve hastalıklara şifa olduğuna inanılır.

    Nevruzdan önceki günlerde; yer, yer büyükçe ateşler yakılır ve etrafında toplanılır, sırayla bu ateşin üstünden atlanırdı.

    İnanca göre ateşin üstünden atlarken “Ağırlığım-uğurluğum bu ateşin üstüne” demek gerek...
    Ateşin üzerinden atlayan kişi böyle demekle hastalık ve musibetlerden kurtulacaktır.
    Nevruz bayramından önce kutlanan merasimlerden biri de “çerşenbeler”dir.Bunların en önemlisi Nevruz’a en yakın olan “âhir çerşenbe”dir.
    Yine özellikle o günlerde yetişmiş genç kızlar yapılan eğlencelerde niyet tutar ve; “Atıl-matıl
    çerşenbe/Bahtım açıl çerşenbe” diyerek maniler okurlar.
    Şehriyar da halk arasındaki bu âhir“çerşenbe”yi “Heydarbabaya Selâm” adındaki kitabında
    şöyle dile getirmiştir:
    “Bakiçinin sözü sovu, kağızı
    İneklerin bulaması, ağızı
    Çerşenbenin girdekânı, mövizi
    Gızlar deyer,“Atıl-matıl çerşenbe
    Ayna tekin bahtım açıl çerşenbe.”
    Ayrıca Nevruz’da çocuklar “Baca, baca payı” adıyla, komşuları dolaşır ve onlardan nevruz
    hediyeleri toplardı.
    Eskiden Azerbaycan ve Türkiye’de -özellikle kırsal kesimlerde- evler tek katlı ve çatıları toprak
    damlıidi. Bu evlerde damın ortasında, aydınlatma ve havalandırma için genişçe bacalar vardı.
    Nevruzda bu bacalardan şal sallayıp hediye almak geleneği de vardı. Evdekiler şalın sahibini
    tahmin ederek uygun hediyeler bağlarlardı.
    Şehriyar bu geleneği de şu mısralarla dile getirir.:
    “Bayram idi gece kuşu okurdu
    Adaklı kız bey çorabın dokurdu
    Herkes şalın bir bacadan sokurdu
    Ay ne gözel gaydadır şal sallamak
    Bey şalına bayramlığın bağlamak”
    “Şal istedim, men de evde ağladım
    Bir şal alıp tez belime bağladım
    Gulamgil’e gaçdım şalı salladım
    Fatma Hala mene çorap bağladı
    Han Nene’mi yada salıp ağladı.”
    Nevruzdasoğan kabuğu ya da başka boyalarla renklendirilmiş yumurtalar tokuşturulur
    ve yumurtası kırılan o yumurtayı karşısındaki vermek zorunda kalırdı.
    Bu geleneği de Şehriyar şu mısralarla anlatır;
    “Yumurtanı göyçek güllü boyardık
    Çakıştırıp sınanları soyardık
    Oynamaktan birce meger doyardık!
    "Eli mene yaşıl aşık vererdi
    Irza mene novruz gülü dererdi.

    "Nevruz; geçmişte ve bu gün bütün Azeri Şairlerin şiirlerinde mümtaz yerini almış
    bulunmaktadır. O kadar çok örnek var ki; bunları burada sırlamak mümkün değil,
    ancak bunlardan“ Çırpınardın Karadeniz Bakıp Türk’ün Bayrağına “ şiirinin de yazarı
    olan Azerbaycan milli şairi Ahmet Cevat’ın "Novruz"şiirini sunmak isterim :

    “Novruz çığıp tahtına,
    Güller tüşüp bahtına,
    Köse geler gabağa,
    Nazar salar tabağa!..
    Garı nene gelerek,
    Deyir kışı öldürek..
    Gedip yazıgetirek
    Yaza çığdı oğlağım,-
    Gış gözüne parmağım.
    Garının gelir sözü,
    Geçinin çoğhoşuna
    Devre vurup novruzun,
    dolanırlar başına “

    Nevruz bayramlarında yalnız bolluk, şenlik ve şölenlerden söz etmek yanlış olur. O
    bayram içinde fakir, fukarayı ve onların durumlarını da düşünüp, dile getirmek
    gerek... Bu konuda menşeini ve yerini hatırlayamadığım, fakat hafızamda yer bırakan bir dörtlükle sözlerimi tamamlayayım:
    “Bayram geldi, heç bilmirem neceliyim;
    Bizim evde dolu çuval da yoğdu!..
    El batıpdıkişmişe, noğula gende;
    Bizim evde heç ağde zoğal da yoğdu!.."
    Abbas GÖKÇE K. Meclis ve Danıştay E. Üyesi
    sakura ve Cashmere bunu beğendiler.

  2. #2
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    12-2011
    Mesaj
    5.055
    Türk dünyasının, Türk'ün bayramdır aslında ama bize hep başkalarının bayramı olarak gösterilmiştir yıllarca. Kültürel mirasımıza sahip çıkmazsak, başkaları alıp götürür işte böyle, biz de bakarız arkasından, "Bu aslında bizim." diyerek.
    sakura, aDNA ve Cashmere bunu beğendiler.





Benzer Konular

  1. Cevap: 0
    Son Mesaj: 06-04-2012, 17:57
  2. Cevap: 0
    Son Mesaj: 23-11-2011, 16:13
  3. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Türk Dili ve Edebiyatı, Türkçe Öğretm., Türk Dili Eğ. veya Türk Halk Bilimi alanında yüksek lisans
    Süresi Dolmuş Akademik Personel İlanları forum içinde, yazan nonova
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 16-08-2011, 18:20
  4. Cevap: 0
    Son Mesaj: 22-12-2010, 23:07
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj: 17-12-2010, 10:21

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git