Vergi borcu olan 5 milyon araç sahibi için harekete geçildi.

Otomobil satışlarında yaşanan rekor, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV ) tahsilatına yansımadı. Yıl sonuna kadar toplam 7.4 milyar liralık MTV tahsilatı elde etmeyi planlayan Maliye, ilk taksit ödemesinin yüzde 33’lerde kalması üzerine, MTV borçlusu araç sahiplerini yakın takibe aldı.

Star'da yer alan habere göre 2012 yılı sonu itibariyle 4 milyon düzeyinde bulunan MTV borcunu ödemeyen mükellef sayısı, ocak ayı sonu taksidini ödemeyen mükelleflerle birlikte 5 milyona ulaştı.

Maliye Bakanlığı , MTV hedeflerini tutturmak için geçen yıl olduğu gibi borçlu araç sahiplerini yakın takibe aldı. Bu ay kira geliri elde eden mükelleflere mektup gönderen Maliye, nisandan itibaren de MTV’sini ve trafik cezasını ödemeyen mükellefleri mektup ve SMS yoluyla uyaracak.

Tüm uyarılara rağmen borcunu ödememekte direnen mükelleflere ise haciz işlemleri yapılacak.

Emniyet Genel Müdürlüğü ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ortak yürütülen projeye göre, internet aracılığı ile araçlara ipotek konulabilecek. Ayrıca, MTV borçları yüksek tutarlara ulaşan mükelleflerin hesaplarına e-haciz getirilmesi gündeme gelecek.(Star)

Araçlarda vergileme sistemi değişiyor

Maliye Bakanı’nın gündeme getirdiği düzenleme neler getirecek kimleri etkileyecek bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bakan Mehmet Şimşek’in açıklamasıyla da teyit edilen çalışma ile emisyon salınım vergisi adıyla bir vergi getirilmesi düşünülüyor.

Amaç yüksek teknolojiyi teşvik etmek ve çevreye salınan zehirli gazları kontrol altına almak. Böylece hem çevreye duyarlılık anlamında olumlu bir adım atılmış olacak hem de piyasadaki eski araçların yenileriyle değiştirilmesi sağlanacak. Bu, otomotiv sektörünün hareketlenmesi, araç alımında ödenen vergilerin artması, hatta geniş açıdan bakılacak olursa sosyal olarak da belki de ölümlü kazaların azalması anlamına geliyor.

Mevcut sistemde MTV aracın silindir hacmine göre ve yaşına göre alınıyor. ÖTV’si ise, ilk tescil anında silindir hacmine göre hesaplanıyor. Bu ÖTV’nin de dahil olduğu tutar üzerinden KDV hesaplandıktan sonra aracın vergilendirilmiş fiyatına ulaşılıyor. Yeni sistemle ilgili olarak yaptığım araştırmada bu fikrin uzun zamandır görüşüldüğünü öğrendim. Gerekçe de Avrupa Birliği uygulamaları ve onun müktesebatı. Ama şu anda somut olarak bu konu üzerinde yürütülen bir proje olmadığı, bunun belki de Sayın Bakan’ın geleceğe yönelik perspektifi olduğu ifade ediliyor. Vergilemede silindir hacmi yerine, araçların kilometrede salmış oldukları karbondioksit miktarının esas alınması sektörden vergi alınması gerekliliğini değiştirmeyecek. Sadece vergilendirmede bir anahtar değişmiş olacak. Bazı yorumlara göre; yeni düzenlemede, vergilerin indirilmesini bırakın artırılması ihtimali bile var.

Getirilmesi düşünülen yeni sistemde mevcut uygulamanın aksine, eski model araç sahipleri yeni araç sahiplerine göre daha fazla vergi ödeyecek. Eski araçlarda motorun hacmi ne kadar düşük olursa olsun, çevreye bırakılan gaz miktarı, yeni teknoloji bir araca göre daha fazla olacaktır. Bu da emisyona göre daha fazla vergi ödenmesi anlamına geliyor.

Aslında halihazırda, yeni sistemin ipuçları bulunuyor. İpuçlarından biri elektrikli araçlarla ilgili. Bu tip araçların piyasaya girebilmesi için teşvikler yapılıyor. Örneğin yüzde 40 oranında ÖTV’ye tabi motor hacmine sahip bir aracın muadili olan ve ona yakın güç üreten elektrikle çalışan bir aracın ÖTV’si zaten şu anda yüzde 3. Yani aynı büyüklükte aynı güçte bir araç elektrikle çalışıyorsa bunun oranı yüzde 40 değil yüzde 3. Şu anki sistemde yüzde 80 ÖTV’ye tabi olması gereken bir araç, elektrikli olduğunda yüzde 7 oranında ÖTV alınıyor. Mevcut sistemde aslında karbondioksit salınımını azaltıcı teşvikler var.

Vergi, kasko değerine göre alınmalı

Bu noktada şunu da eklemek gerekir. Aslında Türkiye’de araçlardan alınan ÖTV, KDV ve MTV gerçekten çok yüksek. Amerika’da MTV daha çok kasko bedeli üzerinden alınıyor. Türkiye’de ise MTV yedi kat daha fazla alınıyor. Bizde de verginin kasko değeri üzerinden alınması gerekir. Çünkü bir aracın değeri en doğru ve güncel şekilde kasko değeri uygulaması ile bulunabilir. Türkiye’de araçlar üzerinden alınan vergi insanların teknolojiden yararlanmasını engelleyecek düzeye gelmiş durumda. Çağın ihtiyaçlarından birisi olan bu nimetin bu kadar pahalı olmaması gerekir. Ayrıca daha önce de bahsettiğim üzere çok çocuklu aileler için üretilen araçlara da bir teşvik getirilmesi gerekir.

Ben şahsen yeni dönemde emisyon salınım vergisi adıyla yeni bir vergi getirilmesi yerine, vergileme ölçülerinde değişikliğe gidileceğini düşünüyorum. Benzer sistemler AB ülkelerinin birçoğunda halihazırda uygulanıyor. Ancak bugünden yarına köklü bir değişime gidilmesi zor gözüküyor. Mevcut araç stokuna bakılması, hazır alınan gelirlere bakılıp sistem değişikliği halinde bütçenin ne yönde etkileneceği de hesaplanmalı.

Ayrıca yeni araçlarda fabrika çıkışında ortalama ne kadarlık bir emisyon salınımı olduğu belli, fabrika değerleri var. Günlük hayatta uygulamada bunun değişiklik gösterdiğini hepimiz biliyoruz. Geçmiş yıllarda alınan, uzun süre bakımı yapılmayan araçlar var. Bu değerlendirme fabrika değerlerine göre mi yapılacak yoksa kullanım aşamasında emisyonu ölçülerek mi yapılacak? Her yıl değerlendirme yapılması mı gerekecek? Bütün bu soruların izale edilmesi gerekir. Belki kullanılan araçlar ve fabrikalarda üretilmiş olup stoklarda yer alan araçlar yeni düzenleme kapsamına alınmayarak kademeli bir geçiş sağlanabilir. Yani düzenleme bu şekilde çıkarsa bundan sonra sıfır araç alanları ilgilendiren bir kriter olacak. Tekrar belirtmeliyim ki, Bakanlıkta bu konuda somut bir çalışma yok, çok kolay olacağını da düşünmüyorum.

Otomobillerle ilgili vergiler çok yüksek; insanların hayatlarını kolaylaştırması gereken bir enstrüman çok maliyetli bir unsura dönüşüyor. Bize göre daha az gelişmiş ülkelerdeki araç portföyünün bizden çok daha iyi seviyede olması da yüksek vergilerin etkisi. Teknolojiden vatandaşlarımızın da yararlanması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de şu da var; nüfus kalabalık, coğrafya büyük; adalet, savunma derken bütçenin gelire ihtiyacı var, bunların da karşılanması gerekiyor. Belki ilerleyen zamanlarda ekonomik istikrar, vergi gelirlerinin artması, kayıt dışının önlenmesi ile beraber hükümetin de buralarda indirime gitmesi gerekiyor.

Yusuf Keleş - Zaman

Çevre vergisini aracını çok kullananlar ödesin

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde çevrenin korunmasını esas alan yeni sisteme geçmeye hazırlanan Maliye, örnek olarak Almanya’yı inceliyor.

ak bu ülkede akaryakıtı çok tüketenden daha çok vergi alınması isteniyor...

Maliye Bakanlığı’nın halen silindir hacmi ve yaşı esas alan Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) yerine çevreye duyarlı yeni sistem getirmeye yönelik çalışmasında, örnek olarak Almanya’yı inceliyor. Ancak bu ülkede yeni sisteme itirazlar da var.

MTV ÖTV’ye eklensin

Almanya’nın en aktif sivil toplum kuruluşlarından biri olan Vergi Mükellefleri Birliği, karbondioksit (CO2) salınımına göre hesaplanan vergi sisteminin çevre duyarlılığı ile ilgisi olmadığını, çevrenin korunabilmesi için MTV’nin tamamen kaldırılıp, akaryakıt üzerindeki ÖTV’ye ilave edilmesi gerektiğini açıkladı. Birlik, bu sayede aracını çok kullanıp fazla akaryakıt tüketenlerin daha fazla çevre vergisi ödemiş olacağına işaret etti.

Göz boyama amaçlı

Alman hükümetini çevre dostu görünerek göz boyamakla suçlayan birlik, karbondioksit salınımını esas alan yeni vergileme sisteminin yakıt tüketimi ile bağlantısı olmadığını savunurken, şu tespit ve önerilerde bulundu:

Kirleten öder prensibi

"Akaryakıt tüketimine uygun gerçek vergilendirme talep ediyoruz. Akaryakıt bedeline oldukça düşük tutarda akaryakıt tüketim vergisinin ilavesiyle MTV tamamen kaldırılmalıdır. Kim tasarruflu bir sürüş ile daha az akaryakıt tüketir veya aracını hiç kullanmazsa bunun sonucunda çevreyi daha az kirletecektir. Çok kullanan ise daha fazla çevre kirliliğine sebep olacaktır. MTV’nin kaldırılması, verginin tarh, tahakkuk, tahsiline ilişkin işlemlerin basitleştirilmesine ve masrafların azaltılmasına da katkı sağlayacaktır."

İşte Almanya örneği

Türkiye’nin incelemeye aldığı Almanya’da eski araçlara muafiyet tanınırken yakıt türüne göre iki ayrı MTV uygulanıyor. Dizel yakıtlı araçlardan benzinli araçlara oranla iki hatta üç katını bulan tutarlarda MTV alınıyor. Örneğin en düşük karbondioksit salınımına sahip benzinli araçlardan alınan MTV 108 eurodan başlarken dizel araçlarda bu vergi 247 eurodan başlıyor. 2000 model 1600 cc benzinli otomobil için 117 euro olan MTV, dizel yakıtlı aynı araç için 437 euroya çıkıyor.

Uydudan vergi yağacak

Çevreye daha duyarlı bir vergi sistemini hayata geçirmenin yolunu arayan Avrupa ülkeleri, karbondioksit salınımı sisteminin de ötesine geçerek, araçların uydudan takip yoluyla, yapılan kilometreye göre MTV tahsil edilmesini öngören yeni bir sistem üzerinde çalışıyor.

Kaynak: BUGÜN