Fransız yüksek lisans öğrencisi Celine (Julie Delpy) ile Amerikalı Jesse (Ethan Hawke), Budapeşte - Viyana treninde bir çiftin kavgası ile tesadüfen tanışırlar. Jesse, Celine'e, ertesi gün uçağa bineceğini ancak parası olmadığından sabaha kadar Viyana caddelerinde dolaşacağını söyler ve Celine'in kendisine eşlik etmesini ister. Viyana'da trenden inerler ve 14 saat boyunca hayatlarını derinden etkileyecek bir beraberliğe adım atarlar. Sabaha kadar süren eğlenceli ve romantik dakikaların yanı sıra, yaşlarının getirdiği zorluklardan, yaşadıkları sorunlara kadar birçok konuda duygu ve düşüncelerini paylaşırlar.



9 sene önce Jesse ile Fransız Celine, Budapeşte'den Viyana'ya giden bir trende tanışan iki gençti. Beraber Viyana sokaklarında geçirdikleri saatler, belki de hayatlarının en güzel saatleriydi. Birbirlerine aşık olmuşlar ancak bir daha görüşememişlerdi. Dokuz yıl sonra yeni kitabının tanıtımı için Fransa'ya gelen Jesse, burada Celine ile karşılaşır. Jesse'nin uçağı kalkacağından yine az vakti vardır. Jesse ve Celine bu sefer birkaç saati Paris manzarası içinde dolaşarak ve hiç fırsatını bulamadıkları şeylerden konuşarak ve yakınlaşarak geçireceklerdir. Hala birbirlerine aşık olsalarda Jesse artık evlidir ve bir oğlu vardır.



Paris'teki ikinci buluşmanın ardından Jesse ve Celine bir kez daha vedalaşıp kendi yollarına devam eder. İlk buluşmanın ardından geçen uzun yılların ardından tekrar, bu kez Yunanistan'da karşılaştığımız ikili, bu süreçte bir yığın değişim yaşamış, çeşitli sürprizlerin yaşanacağı bir hayata doğru yelken açmıştır. Tüm sorunlara ve değişikliklere rağmen, değişmeyen tek şey ise birbirlerine duydukları naif aşktır. Yunanistan'da geçirdikleri bir tatil günü, geçmişlerini muhakeme edip ilişkilerini masaya yatırdıkları içten bir sohbete tanık olacaktır.

Kaynak: Vikipedia - Beyazperde

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kardeşimin Gün Batmadan'ın CDsini görmesi, arkasını okuyup ilginç bulması, alıp gelmesi ve izlememizle oldu benimbu seri ile tanışmam. Gün Batmadan o kadar ilgimizi çekti ki, film biter bitmez internete dalıp filmi araştırdım. Aslında bir devam filmi olduğunu, öncesinde Gün Doğmadan diye bir film olduğunu öğrenince onu da indirip izledik direkt.

Gün Doğmadan'ı ben daha çok sevdim Gün Batmadan'a göre. İlk film olmasından dolayı mı bilmiyorum, daha naif, daha yumuşak, daha güzel ilerleyen ve izleten bir film olmuş. Tartıştıkları konular da hem onların birbirini hem de bizim onları tanımamız açısından çok bilgilendiriciydi. İkinci filmde de öyleydi ama tartışma hep bir konu çevresinde döndü, bir yerden sonra can sıkmaya başlamıştı. Ama ikinci filmin sonu favorim, onu da belirtmeden geçemeyeceğim.

Geceyarısından Önce'yi daha izleyemedim, merakla bekliyorum onu da.