reklam

+ Konuyu Cevapla
Bulunan 1 den 10 - Toplam 10
Ağaç Şeklinde Aç22Beğeni
  • 4 gönderen Ink Bottle
  • 3 gönderen qpuro
  • 3 gönderen korozifortam
  • 1 gönderen pepsiadam
  • 3 gönderen finduilas
  • 6 gönderen horozigo
  • 1 gönderen Akademik Forum
  • 1 gönderen finduilas

30 YAŞINDA BİR AKADEMİSYENİN YAŞADIKLARI ve ÖYP

ÖYP Hakkındaki Sorularınız Forumunda 30 YAŞINDA BİR AKADEMİSYENİN YAŞADIKLARI ve ÖYP Konusunu İncelemektesiniz

1999 da kuran kursu eğitimini tamamlayıp orta okula kayıt olmak istedim. durumlar karışık (1998 olayları) ...


  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2016
    Mesaj
    1

    30 YAŞINDA BİR AKADEMİSYENİN YAŞADIKLARI ve ÖYP

    1999 da kuran kursu eğitimini tamamlayıp orta okula kayıt olmak istedim. durumlar karışık (1998 olayları) orta okula kayıt yapmadılar
    açık orta okul okuma şartlarını da değiştirdiler. yapılanların tümü kuran kursunda okumamdan kaynaklıdır. açık orta okula kayıt yaptırıp sanayide çıraklık yapmaya başladık
    3 yıl Kuran Kursu ve 3.5 yıl çıraklıktan sonra açık orta okul bitti tekrar liseye kayıt olmak istedim. aynı mantıkla liseye kayıt olmamam için ellerinden geleni yaptılar ama 19 yaşıma 2 ay kala liseye kayıt olabildim. ilk okuldan 7 yıl sonra tekrar okul masasına oturmak orta okul geçmişi olmayan biri için tahmin edilemez zorluktur ayrıca sıra arkadaşınla 4-5 yıl yaş farkının olması cabası.
    2006 da lise bitti üniversiteye girdim. ekonomik durumdan dolayı KPSS ye girip memleketimde hizmetli olarak bir kaç ay çalıştım istifa edip tekrar üniversiteye döndüm.
    2010 da üniversite bitti yine KPSS ye girdim hesapladığım puanla gelen puan arasında 5-6 puan fark olduğunu gördüm sıralamama baktığımda lise düzeyindeki 3000 binlerde lisans düzeyi çok gerilerde idi ve bi sürü full yapan çıkınca o gün bu işe kopya bulaştığını anladık 2 yılda bir yapılan bir sınav olduğu için atama sırası gelir ümidiyle bekledik benim bir iki puan üstümdekiler atandı bize sıra gelmedi. 2012 ye kadar da işsiz kaldık.
    2012 başında evlendim aynı günlerde doğuda ÖYP kadrosuna yerleşerek istanbula 35 le yüksek lisansa geldim.
    İstanbuldaki üniversite araştırma görevlisi alımına çıktı ben de başvuru yaptım ilk nota göre eleme yapıldı en yüksek 4 öğrenciye bilim sınavı yapıldı
    bende bilim sınavına girdim aynı zamanda 9 aydır o üniversitenin ÖYP li araştırma görevlisiyim bilim sınavından 85 puanlık soru yaptığıma eminken
    33 gibi bir not aldım. 34 alsaydım ben kadroya yerleşecektim ama toplam yüz üzerinden 0.1 puanla kadroyu kaçırdım ÖYP li olarak yola devam ettim.
    9 aydır hizmet etmişim yazın yıllık izin almışlar (sekreter hanım)ben bir ay sekreterlik görevini yapmışım bölümün yazışmalarını yapmışım. ama iş kadroya gelince bilim ortadan kalkıyor liyakat ortadan kalkıyor. enayilik yapmışın işte!
    Yükseği bitirip tekrar doğuya döndüm. Bize söz verilen bilimsel ortamı hazırlayacak rektör görevi bırakmış yeni gelen rektör var olan mühendislik fakültesini kirası yüksek diye bırakmış şehir içinde bir apartman kiralamış her kata bir fakülte açmış tabi bizim fakülte artık 5 masadan 50 metre kare ibaret mühendislik odası olmuş dekanı görevden almış kendisini vekalet vermiş. Daha önceki rektörün bize verdiği laptopları bile 8 aylık görevim müddedince bana vermedi diğer arkadaşlara bir ay yalvarma sonucunda veriyormuş
    biz resmi olarak laptop talep ettik olumsuz olunca istanbuldan hanımın laptopunu istedik yeni gelen rektör mühendislik altyapısı yerine ilahiyat alt yapısını güçlendirme işine çoktan girmişti fiilen görev yaptığım 8 ay boyunca gördüm ön görülerimde haklı çıktım. tabi ÖYP li olarak doktoraya yerleştim rektör bey tüm asistanların 39. madde görevlendirmelerini kaldırmış 35. madde görevlendirmesi çıkınca yolluyacakmış yani yarım dönem boyunca derse gidilmeyecek aldığınız tüm derslerden kalacaksınız sonra yazışma bitecek gideceksiniz. Rektör bey yıllık iznimden yapmam gereken tüm işlemleri kendisine bağlamış ama ne işim çıksa görüşme talep etsem görüşmemiş istifa ettiğim son güne kadar da görüşmedi. YÖKSİS üzerinden tekrar ÖYP ile başka bir üniversiteye yerleştirildim bu üniversite kadromu doğudaki üniversiteden istedi üniversite muvafakata kabul etmedi tabi YÖK e yazdım 3.5 aylık zorunlu hizmetimin devredilmesini istedim YÖK yaptığı işlemi tanımadı beni bir üniversiteye ÖYP li olarak yerleştirdi ama ÖYP den ÖYP ye muvafakatla geçmeniz uygun değil dedi. o güne kadar 3 yıl boyunca aldığım maşların bir yıllık kısmını(25500 tl) kredi çekerek ödeyip geçişi yaptım.
    istifama bir aya kala doudaki üniversitede kadrosu olup istanbuldaki üniversitede birlikte asistanlık yaptığımız bayan arkadaşın eşi vana atanmış. bu atanma dan dolayı istanbulda
    doktora yapan bayan arkadaşın kadrosu ilk önce doğudaki üniversiteye iade edilmiş sonra doğudaki üniversiteden vana eşinin yanına 39.madde ile görevlendirme yapılmış. aile biliktelikleri bozulmamış ama istanbuldaki doktorası önemli değil vandaki 2. danışmanla doktora devam edermiş.

  2. #2
    Editör
    Üyelik Tarihi
    10-2014
    Mesaj
    588
    Bence bunların temel sebebi atanacağınız yeri iyice araştırmadan seçmek. Ben tercih sürecinde planladığım okulların her birinden en az birkaç hoca ve birkaç asistanla konuştum. Daha önce 2. sıraya yazmayı planladığım okulu bu görüşmelerim sonucunda tercih listemden çıkardım ve şu anda atandığım okuldan çok memnunum.

    Fakat bakıyorum arkadaşlarıma olaya bilgisayar oyunu gibi yaklaşıyorlar. "Ya aman hele bir atanayım doğu da olsa fark etmez, 6 yıl buradayım zaten görevlendirmeyle, o zamana da ne ola ne bite, bir şekilde kalırım burada" diye düşünüyorlar ama öyle olmuyor işte. Bir anda bir yönetmelik çıkıyor, hiç planınızda olmayan bir şey oluyor, rektör değişiyor dekan öyle istiyor falan bakıyorsunuz cuma akşamı Moda İskelesi'nde white mocha içerken pazartesi günü kendinizi binlerce km uzakta bir fakültenin bir odasında bulabiliyorsunuz. Maalesef bunlar olabiliyor ve bir kadro tercih ediyorsanız bunlara hazırlıklı olmanız gerekiyor.

    Sizde de biraz o düşünceyi gördüm yanılıyor da olabilirim tabii fakat halen bir kadrodayken İstanbul'da görevlendirildiğiniz okulun kadrosuna başvurmanız aslında atandığınız yere gitmek istemediğinizi gösteriyor. Keşke iyice düşünüp ona göre tercih yapsaydınız.

    Yazıyı takip etmekte zorlandım sonlara doğru, çok detay vardı şu an kim nerede, siz hangi okuldasınız anlamadım ama umuyorum ki sorunlarınız kısa zamanda hallolur, eşinizle birlikte başarılı ve mutlu bir ömür diliyorum.

    İyi çalışmalar...
    Son düzenleyen Ink Bottle, 19-08-2016 saat 12:45. Sebep: imla
    kelebenkk, eem22, korozifortam ve 1 diğerleri bunu beğendiler..
    Research Assistant, PhD Candidate (2019)
    Chapter Author @ Springer Publishing Co.

  3. #3
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    973
    " Kuran kursuna gittiğim için okula kaydım yapılmadı " cümlesinden sonrasını okumadım.
    Son düzenleyen qpuro, 19-08-2016 saat 15:38.
    pepsiadam, korozifortam ve superEGO_ bunu beğendiler.

  4. #4
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    04-2015
    Mesaj
    486
    Okul gibi hizmet veren ya da okula gitmeyi engelleyen Kur'an kursu mu vardı zamanında?
    Neden okula kaydı yapılmasın Kur'an kursuna giden birinin anlamadım ancak Ink Bottle hocamla aynı fikirdeyim. Zaten istemediğiniz bir okula ÖYP ile atanıp okulu değiştirmeye çalışmanız devleti, YÖK'ü, üniversiteleri hafife almak ve hatta küçümsemekten başka bir şey değil benim nezdimde. Madem memnun olmayacaksınız o üniversiteden yazmayın tercihlerinize, çok zor değil yani. Hadi yazdınız ve görevlendirme aldınız, bu sırada da senet imzaladınız "Eğitimim bittikten sonra geri döneceğim" diyerek, sonrasında imzaladığınız senetin karşılığı sizden istendiği için şikayet etmenizin anlamı nedir? Zaten geri dönmezseniz ödemek üzere imzaladınız o senedi.
    Örnek verdiğiniz kişinin durumu nedir bilmiyorum ama sadece sistemi eleştirmek adına örnek verdiğinizden de eminim.
    Kısacası, sistemde açık bulamadığınız için sistemi suçluyorsunuz ancak keşke biraz da kendinizi eleştirseniz, neyi yanlış yaptığınızı bulurdunuz böylece.
    kelebenkk, pepsiadam ve finduilas bunu beğendiler.
    Good films make your life better!

  5. #5
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    07-2012
    Mesaj
    121
    30 yaşında Yüksek Lisans mezunu ve geçmişinde bir aylık sekreterlik görevinde (!) Bölüm yazışması yapmış bir akademisyenden, yazım kurallarına daha çok dikkat edilen bir yazı beklerdim açıkçası. Kendi adıma söylüyorum. 30 yaş bir tecrübe ibaresi olarak başlıkta yer alıyorsa, mesajınız o tecrübeyi hiç ama hiç yansıtmıyor..

    Yazının ana fikri nedir mesela? Ne anlamalıyız yaşadıklarınızdan? Kuran kursu detayından neden haberdar olmalıyız?

    ÖYP'den uzak mı durulmalı? Yoksa Ink_Bottle hocamın dediği gibi tercih yapmadan önce iyi bir araştırma yapıp, yazılacak kurumlar ona göre mi seçilmeli?

    Anlayabildiğim kadarıyla;

    Halihazırda 35. madde ile İstanbul'daki bir üniversitede ÖYP Araştırma Görevlisi olarak çalışıyorsunuz. Bölümünüzde bir kadro ihtiyacı doğmuş ve ilan açılmış. Kadro ihtiyacı zaten siz orada olmanıza rağmen var ama siz o ihtiyacı karşılayamıyorsunuz demek ki. Ekibe bir kişiyi daha ekleme şansı doğmuşken neden sizi alarak gelen kadroyu yaksınlar? Siz zaten Yüksek Lisansınız süresince oradasınız.

    Laptop vermemiş, oda sağlanmamış, kiralar yüksek diye başka yere taşınılmış vs. bunlar herkesin, hepimizin yaşadığı sıkıntılar. Akademisyenlikte yaşanabilecek en büyük sorunlar bunlar mı? Sabah 8-akşam 5 mesai doldurulan ve her ayın 14'ünü 15'ine bağlayan gecenin 12'sinde banka hesabınıza son maaş zamlarıyla birlikte 4000 küsür liranın yatırıldığı, yarını garanti bir meslek midir akademisyenlik sadece?

    ÖYP tercihi yaparken o Üniversite/Bölüm ile ilgili hiç araştırma yapmamış, internet sitelerine dahi girmemiş ama yeter ki daha fazla işsiz kalmayayım diye tercih yapmış, atandıktan sonraki ilk iş gününde sudan çıkmış balığa dönen o kadar çok meslektaşımız var ki. Odada lavabo yok diye sızlanıyor mesela. Mezun olduğu okulda varmış çünkü.

    Zorunlu hizmet denilen bir olay var. Küçük üniversite hayrına size kucak açmıyor. Kurum için kendinizi en iyi şekilde yetiştirin ve geri dönüp bu kurumu geliştirmeye yardımcı olun diye büyük üniversitelere gönül rahatlığıyla yollanıyorsunuz. Dışarıda geçirdiğiniz süre kadar olan bu zorunlu hizmeti, kadrosunu işgal ettiğiniz doğudaki üniversitenize borçlusunuz. Bu borcun bir miktarını (hatta mümkünse tamamını) başka bir yerde tamamlayayım dendiğinde YÖK doğrudan reddediyor. Yoksa büyük bir çoğunluk kapağı nereye denk getirebilirse atıp, gözünü büyük üniversitelere çevirecektir. Nerede kaldı o zaman ÖYP'nin mantığı?

    Son olarak da, eşi Van'a atandı diye kadrosu geldiği yere iade edilen ve oradan 39. madde ile eşinin yanına giden arkadaşımız eş durumdan faydalanmak için doktorasını bitirmeden harekete geçme hatası yapmış olmasın??
    Son düzenleyen pepsiadam, 19-08-2016 saat 16:39.
    finduilas bunu beğendi.

  6. #6
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    1.182
    Tum yazilanlara aynen katiliyorum. Yazim zaten bir kere hic uygun degil, 30 yillik tecrubeden sonra bu kadar kotu bir yazi hic yakismamis. Yazinin ortalarina dogru koptum zaten, ne anlatilmak istendigini anlamadim hic.

    Diger konuda da once KPSS denemissiniz olmamis, sonra OYP ile atanmissiniz, demek ki siz de memurluk olmadi, bari akademisyen olayim demissiniz. Akademisyenligi bu kadar ayaklar altina alan bir dusunce yapisina sahipken nasil isler istedigim gibi gitmedi diye yakinabiliyorsunuz, anlamak imkansiz.
    pepsiadam, korozifortam ve The Korhan bunu beğendiler.
    ~~ 2013 YLSY Bursiyeri

    Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi ~~

  7. #7
    Akademik Forum
    Misafir
    Alıntı Ink Bottle Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bence bunların temel sebebi atanacağınız yeri iyice araştırmadan seçmek. Ben tercih sürecinde planladığım okulların her birinden en az birkaç hoca ve birkaç asistanla konuştum. Daha önce 2. sıraya yazmayı planladığım okulu bu görüşmelerim sonucunda tercih listemden çıkardım ve şu anda atandığım okuldan çok memnunum.

    Fakat bakıyorum arkadaşlarıma olaya bilgisayar oyunu gibi yaklaşıyorlar. "Ya aman hele bir atanayım doğu da olsa fark etmez, 6 yıl buradayım zaten görevlendirmeyle, o zamana da ne ola ne bite, bir şekilde kalırım burada" diye düşünüyorlar ama öyle olmuyor işte. Bir anda bir yönetmelik çıkıyor, hiç planınızda olmayan bir şey oluyor, rektör değişiyor dekan öyle istiyor falan bakıyorsunuz cuma akşamı Moda İskelesi'nde white mocha içerken pazartesi günü kendinizi binlerce km uzakta bir fakültenin bir odasında bulabiliyorsunuz. Maalesef bunlar olabiliyor ve bir kadro tercih ediyorsanız bunlara hazırlıklı olmanız gerekiyor.

    Sizde de biraz o düşünceyi gördüm yanılıyor da olabilirim tabii fakat halen bir kadrodayken İstanbul'da görevlendirildiğiniz okulun kadrosuna başvurmanız aslında atandığınız yere gitmek istemediğinizi gösteriyor. Keşke iyice düşünüp ona göre tercih yapsaydınız.

    Yazıyı takip etmekte zorlandım sonlara doğru, çok detay vardı şu an kim nerede, siz hangi okuldasınız anlamadım ama umuyorum ki sorunlarınız kısa zamanda hallolur, eşinizle birlikte başarılı ve mutlu bir ömür diliyorum.

    İyi çalışmalar...
    Çok Sağolasın arkadaş.
    Hata bizde
    daha iyi üniversite daha iyiye, doğruya, ulaşma çabası bilime ilgi, bilgiye erişme...
    gibi arzularımızın olması yanlış bu ülkede.
    ideal olan kpss gibi atandığınız üniversitede emekli olana dek memurluk yapmak mı?
    ÖYP gibi bir sitemi akademisyenlerin yadırgamaması akademik memurluğun başlangıcı olabilir.

    Hocam şunu demek istemiştim,
    eski rektör bina kiralamış müh. fak. kurmuş aldığı araştırma görevlilerine lab. kurabilmek için hangi cihazlar gerekli nelerin olması lazım gibi çalışmalar yaparak bir altyapı oluşturma yolunda ciddi adımlar attı. o rektörün yerine gelen rektör bırakın lab. kurma hevesinimühendislik fakültesi olarak 50-70 kadar akademik personeli olan bir üniversiteye 5 masa ile 50 metre kare bir oda tahsis etti. Müh. sekreteri hocam evinizde çalışma yapabiliyorsanız yapın okula gelmenize gerek yok diyor. Size lab. sağlamayan 6 akademisyeni alacak odası olmayan üniversitede benim de mucize yaratmamı beklemeyin.
    her şey adım adım iyiye gider ama benim 8 ayda gördüğüm adım adım kötüye evrilmek.

  8. #8
    Araştırma Görevlisi
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    655
    "şehir içinde bir apartman kiralamış her kata bir fakülte açmış" bu ibareden,okulun Hakkari Üniversitesi olduğunu varsayıyorum. Öyle değilse bile şunu belirteyim, bu yılın başında Hakkari'ye bilim sınavına gittim ve şehri dolaşırken; ki tek bir caddeden oluşuyor, tek beklentim temel ihtiyaçların karşılanabilmesi ve bir kitapçı dükkanı olmasıydı. Fakülte binaları yok, şehir içinde dersane kiralamışlar ama oradaki insanlar bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kendi kendime, ben de varım; ben de bir şeyler yapacağım diye konuşurken, sınavın iptal edildiğini, kadronun sıkıntılı olduğunu öğrendim. Hakkari diyorum, giderim. Yaşarım, severim. Ne olursa olsun değil, akademisyenlik olsun; neresi olursa olsun.

    Kendimden örnek vermemin sebebi ego mastürbasyonu değil, sizin beğenmediğiniz bir yere başkalarının seve seve gidebileceğini göstermek. Akademisyenlik idealdir hocam. Nasıl ki anneliği anne olamayan kadınlara sormak gerekiyorsa, akademisyenliği de akademisyen olmak gibi bir ideali olup, atanmayı bekleyenlere sorun. Siz maalesef akademisyen olamamışsınız. Başarılar.

    Not: Virgül kullanmayı çok seviyorum. Evet.

    edit: Olayın kuran kursu ile uzaktan yakından alakası da yok, bitsin artık şu mağdur edebiyatı.
    …biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz…

  9. #9
    Akademik Forum
    Misafir
    Bu nasıl bir üslup, nasıl bir metin yazımıdır anlamadım. Giriş-gelişme-sonuçtan hiç birisi yok. Keşke akademisyen olmaktan vazgeçseniz.
    finduilas bunu beğendi.

  10. #10
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    1.182
    Alıntı horozigo Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    "şehir içinde bir apartman kiralamış her kata bir fakülte açmış" bu ibareden,okulun Hakkari Üniversitesi olduğunu varsayıyorum. Öyle değilse bile şunu belirteyim, bu yılın başında Hakkari'ye bilim sınavına gittim ve şehri dolaşırken; ki tek bir caddeden oluşuyor, tek beklentim temel ihtiyaçların karşılanabilmesi ve bir kitapçı dükkanı olmasıydı. Fakülte binaları yok, şehir içinde dersane kiralamışlar ama oradaki insanlar bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kendi kendime, ben de varım; ben de bir şeyler yapacağım diye konuşurken, sınavın iptal edildiğini, kadronun sıkıntılı olduğunu öğrendim. Hakkari diyorum, giderim. Yaşarım, severim. Ne olursa olsun değil, akademisyenlik olsun; neresi olursa olsun.

    Kendimden örnek vermemin sebebi ego mastürbasyonu değil, sizin beğenmediğiniz bir yere başkalarının seve seve gidebileceğini göstermek. Akademisyenlik idealdir hocam. Nasıl ki anneliği anne olamayan kadınlara sormak gerekiyorsa, akademisyenliği de akademisyen olmak gibi bir ideali olup, atanmayı bekleyenlere sorun. Siz maalesef akademisyen olamamışsınız. Başarılar.

    Not: Virgül kullanmayı çok seviyorum. Evet.

    edit: Olayın kuran kursu ile uzaktan yakından alakası da yok, bitsin artık şu mağdur edebiyatı.
    Hay agzina saglik hocam.
    horozigo bunu beğendi.
    ~~ 2013 YLSY Bursiyeri

    Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi ~~





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git