reklam

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 2 12 SonSon
Bulunan 1 den 10 - Toplam 16

35. Madde Belirsizliği-haksızlığı

ÖYP Hakkında Genel Bilgiler Forumunda 35. Madde Belirsizliği-haksızlığı Konusunu İncelemektesiniz

Merhaba arkadaşlar, benim kafamı kurcalayan bir konu var onu sizlerle paylaşmak istedim. Bölümüm bu yaz ...


  1. #1
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    10-2012
    Mesaj
    22

    Angry 35. Madde Belirsizliği-haksızlığı

    Merhaba arkadaşlar, benim kafamı kurcalayan bir konu var onu sizlerle paylaşmak istedim. Bölümüm bu yaz hem batıda hem de doğuda olmak üzere birden fazla kadro açtı ve bende bu kadrolardan Batı'da yer alan bir üniversiteyi tercih ederek yerleştim. Fakat tercih aşamasında hem ikilemde kaldığım bir konu vardı, Bingöl Üniversitesinde bölümüm kadro açmıştı ve bu kadroya başvurursam yüksek lisansımın bulunduğu Ankara'da uzun yıllar eğitimimi alabileceğimdi. Fakat ben bunu tercih etmedim, zorunlu hizmet yükümlülüğü, senet yükümlülüğü almak istemeyerek Batıda yer alan fakat pek de büyük olmayan x üniversitesini tercih ettim. Şimdi ise pişman gibiyim, neden derseniz oda internet üzerinden okuduğum yazılar. Y kişisi doğu bölgesinde yer alan küçük bir üniversite de kadro kazanıyor, daha sonra büyük bir üniversiteye geliyor yüksek lisans ve doktora eğitimini alıyor, fakat sonra mahkemeye basvurarak zorunlu hizmetini senedini ortadan kaldırdığını söylüyor.
    O zaman benim günahım nedir? Kendi bölümüm acısından Türkiye'de ilk sırada yer alan üniversitemdeki yüksek lisansımı, çevremi ailemi bırakarak başka bir şehre başka bir üniversiteye geliyorum. Ama y kişisi başka bir üniversiteye geri döneceğini belirterek verdiği senedi bir şekilde iptal ettirip başka bir üniversiteye yar.doç kadrosuna atanıyor. Burada adalet nerededir? Bir kaç kez daha 35. madde senet yükümlülüğü iptal kararı görürsem, bende ilk atamalarda yüksek lisans ve doktora programı olmayan ve eğitim için kendi şehrime gönderecek bir Üniversiteye basvuru yapacağım ve daha sonra dönmemek için bütün süre uzatımlarını, dava yolunu kullanmayı düşünüyorum!

  2. #2
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    5.063
    Alıntı excess Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Merhaba arkadaşlar, benim kafamı kurcalayan bir konu var onu sizlerle paylaşmak istedim. Bölümüm bu yaz hem batıda hem de doğuda olmak üzere birden fazla kadro açtı ve bende bu kadrolardan Batı'da yer alan bir üniversiteyi tercih ederek yerleştim. Fakat tercih aşamasında hem ikilemde kaldığım bir konu vardı, Bingöl Üniversitesinde bölümüm kadro açmıştı ve bu kadroya başvurursam yüksek lisansımın bulunduğu Ankara'da uzun yıllar eğitimimi alabileceğimdi. Fakat ben bunu tercih etmedim, zorunlu hizmet yükümlülüğü, senet yükümlülüğü almak istemeyerek Batıda yer alan fakat pek de büyük olmayan x üniversitesini tercih ettim. Şimdi ise pişman gibiyim, neden derseniz oda internet üzerinden okuduğum yazılar. Y kişisi doğu bölgesinde yer alan küçük bir üniversite de kadro kazanıyor, daha sonra büyük bir üniversiteye geliyor yüksek lisans ve doktora eğitimini alıyor, fakat sonra mahkemeye basvurarak zorunlu hizmetini senedini ortadan kaldırdığını söylüyor.
    O zaman benim günahım nedir? Kendi bölümüm acısından Türkiye'de ilk sırada yer alan üniversitemdeki yüksek lisansımı, çevremi ailemi bırakarak başka bir şehre başka bir üniversiteye geliyorum. Ama y kişisi başka bir üniversiteye geri döneceğini belirterek verdiği senedi bir şekilde iptal ettirip başka bir üniversiteye yar.doç kadrosuna atanıyor. Burada adalet nerededir? Bir kaç kez daha 35. madde senet yükümlülüğü iptal kararı görürsem, bende ilk atamalarda yüksek lisans ve doktora programı olmayan ve eğitim için kendi şehrime gönderecek bir Üniversiteye basvuru yapacağım ve daha sonra dönmemek için bütün süre uzatımlarını, dava yolunu kullanmayı düşünüyorum!
    Senet yapanlar için adalet nerededir? Senet yapmak ve o süreci yaşamak emin ol ki hiç kolay değil. Doğu dediğin yerlerde daha çok mobbinge maruz kalıp görevlendirme alamayıp benim gibi bir dönem kaybedip kayıtlı olduğun yüksek lisansları kaybedebiliyorsun. Yasada açık açık yurtiçinde verdiğin eğitim karşılığı zorunlu hizmet olmaz diye açık açık yazıyor.

    Ayrıca senet yapan insanlar alnının teri ile çalışıp parasını kazanıyor. Bu konuda senedin hiçbir geçerliliği yok. Birşey vermiyorlar ki ne geri istesinler.

    Kendinizi düşünmek yerine orta noktada buluşmak daha mantıklı. Senet yapanların da bir suçu günahı yok. Onlar da kendi haklarını arıyorlar.
    eczak ve esperanto bunu beğendiler.

  3. #3
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    10-2012
    Mesaj
    17
    pratikte zorunlu hizmeti reddeden ve seneti iptal ettiren birisi var mı?
    anladığım kadarıyla bunlar sadece duyumdan ibaret.

  4. #4
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    5.063
    Alıntı esperanto Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    pratikte zorunlu hizmeti reddeden ve seneti iptal ettiren birisi var mı?
    anladığım kadarıyla bunlar sadece duyumdan ibaret.
    Duyum değil tamamen gerçek. Yahooda 35. madde grubu var, mahkeme kararlarını bulabilirsiniz ordan.
    Son zamanlarda kazanılan bir sürü dava da var.
    esperanto bunu beğendi.

  5. #5
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    10-2012
    Mesaj
    22
    Alıntı Mr December Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Senet yapanlar için adalet nerededir? Senet yapmak ve o süreci yaşamak emin ol ki hiç kolay değil. Doğu dediğin yerlerde daha çok mobbinge maruz kalıp görevlendirme alamayıp benim gibi bir dönem kaybedip kayıtlı olduğun yüksek lisansları kaybedebiliyorsun. Yasada açık açık yurtiçinde verdiğin eğitim karşılığı zorunlu hizmet olmaz diye açık açık yazıyor.

    Ayrıca senet yapan insanlar alnının teri ile çalışıp parasını kazanıyor. Bu konuda senedin hiçbir geçerliliği yok. Birşey vermiyorlar ki ne geri istesinler.

    Kendinizi düşünmek yerine orta noktada buluşmak daha mantıklı. Senet yapanların da bir suçu günahı yok. Onlar da kendi haklarını arıyorlar.
    Kendimizi düşünmek ile alakalı birşey değil arkadasım. Sizleri de anlıyorum. Belki birçok kişi elinden gelse görevlendirme falan almak istemez, kendi üniversitesinde eğitimine başlamak ister. Ama bu süreci kendi çıkarları içinde kullananlar var. Örneğin Ankaradaki bölümümde 35. madde ile gelip, altı yedi yıldır doktora yapan ar.gör var. ve süreci uzatmasının tek sebebi mahkemesının devam ediyor olması. Peki soruyorum bunun neresi normal, siz başka bir üniversite kadrosu adına yüksek lisans ve doktora yapıyorsunuz daha sonra ben orayı istemiyorum diyerek, davalar açıyorsunuz. Bunun neresi adil? Elbette extrem durumlar farklıdır, o ara evlenmiş olabilirsiniz, eşiniz bulunduğunuz şehirden ayrılamıyordur vs vs. bunlara sözüm yok, ama bakıyorum bu dava işi son dönemde moda haline geldi. Benim sözüm senetlerin olup olmamasına değil. Bende birçok duyum alıyorum,işte senediniz olduğu için mobbing uygulamaları, her denileni yapmak zorundaymıssınız gibi tutumlar, bunlara inan bende sizin kadar karsıyım. Bu tip problemlerin akademisyenleri psikolojik bunalımlara kadar götürebileceğinide biliyorum Ama kabullenemediğim nokta bu üniversiteleri kullanarak kadro kazananlar ve daha sonra gecerli bir sebebi bile olmadan ben oraya dönmem bana baska kadro verin diye tutturanlar

  6. #6
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    126
    Excess dediklerinize kısmen katılmakla birlikte senetlerdeki en büyük haksızlık meblağın büyüklüğü idi. Başarısızlık eğitimin doğasında olduğu halde başarısız olanların 200-300 milyar senet ödemek zorunda kalmaları veya mobinge veya haksızlıklara maruz kalan biri başka üniversite kadrosuna geçmek niyetiyle değil sadece istifa edip kurtulmak istediğinde bile bu yüksek rakamları ödemek zorunda kalması o kadar büyük bir haksızlık ki. Ayrıca kimileri dava ile kimileri de 5 senede bir çıkarımış aflar ile bu beladan kurtulurken bazıları ise bu paraları binbir güçlükle ödemek zorunda kaldı. Hem kendi hem de yakınları üzüldüler. Biraz araştırıldığında intihar edenler bile olmuş. Yani rakam bu kadar büyük olmasa mesela 300 milyar yerine 10 milyar olsa hem insanlar özellikle seçim zamanlarında milletvekillerinden af çıkması için uğraşmaz hem de pek çok haksızlık giderilmiş olur. Sonuçta bütün kadrolar YOK un elinde. Gelişmiş olan üniversitelere kadroyu da YOK vermiyor mu? Hizmetle yükümlü kişi gelişmiş olan üniversitede kadro bulamazsa tıpış tıpış üniversitesine dönecek. Daha bi de 300 milyarlık senetlere ne gerek var? 3- 5 kişi kadro buluyorsa sırf onlar yüzünden başarısız olanları ve haksızlıklar yüzünden istifa etmek isteyenleri cezalandırmak niye?

  7. #7
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    10-2012
    Mesaj
    22
    Alıntı ahmet murat Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Excess dediklerinize kısmen katılmakla birlikte senetlerdeki en büyük haksızlık meblağın büyüklüğü idi. Başarısızlık eğitimin doğasında olduğu halde başarısız olanların 200-300 milyar senet ödemek zorunda kalmaları veya mobinge veya haksızlıklara maruz kalan biri başka üniversite kadrosuna geçmek niyetiyle değil sadece istifa edip kurtulmak istediğinde bile bu yüksek rakamları ödemek zorunda kalması o kadar büyük bir haksızlık ki. Ayrıca kimileri dava ile kimileri de 5 senede bir çıkarımış aflar ile bu beladan kurtulurken bazıları ise bu paraları binbir güçlükle ödemek zorunda kaldı. Hem kendi hem de yakınları üzüldüler. Biraz araştırıldığında intihar edenler bile olmuş. Yani rakam bu kadar büyük olmasa mesela 300 milyar yerine 10 milyar olsa hem insanlar özellikle seçim zamanlarında milletvekillerinden af çıkması için uğraşmaz hem de pek çok haksızlık giderilmiş olur. Sonuçta bütün kadrolar YOK un elinde. Gelişmiş olan üniversitelere kadroyu da YOK vermiyor mu? Hizmetle yükümlü kişi gelişmiş olan üniversitede kadro bulamazsa tıpış tıpış üniversitesine dönecek. Daha bi de 300 milyarlık senetlere ne gerek var? 3- 5 kişi kadro buluyorsa sırf onlar yüzünden başarısız olanları ve haksızlıklar yüzünden istifa etmek isteyenleri cezalandırmak niye?
    Ahmet bende senin gibi düşünüyorum. Meblağ oldukça yüksek. Artı akademisyenlik mesleği mutlaka başarılı olunabileceğinin garantisi verilen bir meslek değil. İnsanların günleri bile birbirini tutmazken, yıllar bazında hayatları inişli çıkışlı olabiliyor. Örneğin atandığınız ilk yılı çok verimli çalışırken, ikinci yılında bir yakınınızı kaybedebilirsiniz, psikolojik buhranlara girebilirsiniz böyle bir olayda da kimse sizden başarı garantisi isteyemez, istememelidir. İnsanlara bu psikolojik baskı uygulanmamalıdır, bende bunda hem fikirim. Fakat kendimden örnek verecek olursam, puanım yüksek lisans ve doktora eğitimi olmayan ve beni bu eğitim için kendi üniversiteme yollamak zorunda olacak bütün üniversitelere yetiyordu. Ben ise bunu tercih etmedim, senet yükümlülüğü almamak için eğitimimi yarıda bıraktım km'lerce uzakta başka bir şehire yerleştim. Fakat diğer bir arkadaş, başka bir üniversiteden doktora eğitimi için Ankara'daki bölümüme geldi. Şimdi ise ısrarla kimsenin ona dönmesi iiçin baskı uygulayamayacağını, imzalamış olduğu senedin bir geçerliliği olmadığını, eğitimi bittiğinde başka bir üniversiteye başvurabileceğini söylüyor. O zaman ben kendime haksızlık yapıldığını düşünuyorum, eğer böyle bir durum varsa bende bu senedi imzalar yıllarca eğitimimi uzatır, dava dava gezer başka ünilerde kadro arardım. Haksızmıyım? Benim senet yükümlülüğü altına girmek istemememin sebebi özgür olabilmekti. Herhangi bir kadro fırsatı olduğunda rahat rahat başvurabilirim diye düşündüm. Fakat görüyorum ki zorunlu hizmeti olan arkadaşlarda aynı şekilde davranabiliyorlar. Keşke bende küçük bir üniversiteyi bir basamak olarak kullansaydım diye düşünmeme kim engel olabilir o zaman?

  8. #8
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    126
    Evet fakat bunu başarabilen kaçta kaç? Yani kaç görevlendirilen gelişmiş üniversitelerde kadro bulabiliyor ki. Pire yüzünden yorgan yakmamak lazım gibi geliyor bana. Yani bunu başarabilen ne kadar? Kaç kişi görevlendirilmiş ve kaç dava açılmış bunların oranı nasıl? Üstelik bunun önüne de gene YOK geçmeli. Yani gelişmiş üniversiteye fazla kadro vermemek YOK un elinde olmalı. O zaman kadro alamayan biri nasıl dava açsın ki? Hem gelişmiş üniversitelerin kendi asistanı varken görevlendirilmiş asistana kadro verme ihitmali yok demiyorum ama düşüktür bence.

  9. #9
    Lisansüstü
    Üyelik Tarihi
    10-2012
    Mesaj
    22
    Alıntı ahmet murat Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Evet fakat bunu başarabilen kaçta kaç? Yani kaç görevlendirilen gelişmiş üniversitelerde kadro bulabiliyor ki. Pire yüzünden yorgan yakmamak lazım gibi geliyor bana. Yani bunu başarabilen ne kadar? Kaç kişi görevlendirilmiş ve kaç dava açılmış bunların oranı nasıl? Üstelik bunun önüne de gene YOK geçmeli. Yani gelişmiş üniversiteye fazla kadro vermemek YOK un elinde olmalı. O zaman kadro alamayan biri nasıl dava açsın ki? Hem gelişmiş üniversitelerin kendi asistanı varken görevlendirilmiş asistana kadro verme ihitmali yok demiyorum ama düşüktür bence.
    Hocam aslında ihtimal hiç düşük değil. Sonuçta bu insanlarda yıllarca büyük üniversitelerdeki hocalarla beraber çalışıyorlar ve en azından kendi bölümümden gözlemlediklerim kadarıyla diğer araştırma görevlilerinden daha fazla efor sarfediyorlar, buna benim diyecek birşeyim yok. Belkide aralarında büyük üniversitelerdeki kadroları daha fazla hakedenleri bile olabilir. Ama giriş aşamasında bir haksızlık oluyor bence. İşin kurnazlığına kaçılıyor. 1 ay önce Van Yüzüncü Yıl üniversitesinde zorunlu hizmeti olan bir araştırma görevlisi, Ankara Üniversitesindeki doktorasının bitiminin ardından Van'a değil Çankırı Üniversitesine döndü. Aldığım duyumlara göre de Van üniversitesindeki bölüm bu olaya oldukça tepkili. Diğer aldığım bir duyum ise Van Üniversitesinde yeni alınan bir araştırma görevlisi, yüksek lisans ve doktora eğitimi olmadığı için, tek yüksek l. ve doktora eğitimininde İStanbulda olduğu için 35. madde ile görevlendirme istediğini beyan etmiş, verilen cevap cok manidar, görevlendirme vermiyoruz, İstanbul a geliş gidiş yapmanız gerekmektedir. Belkide bu görevlendirmenin verilmemesinin sebebi kadrosu Van'da iken dava dava gezerek başka bir üniversiteye kapak atan akademik personelin tutumu, bunu bilemeyiz.

    - - - Güncellendi - - -

    Aynı zamanda nasılsa senedi var diye arş gör üzerine yüklenen hocaları da sonuna kadar kınıyorum. Hatta genç insanların çalışma hayatlarını özgürlüklerini mahveden bu insan bozmalarının en kısa sürede Türk akademik sisteminden birer birer ayıklanmasını diliyorum. Bu konuda diğer arkadaşlarımla hem fikirim, kimse bu senetler dolayısıyla kimseye mobbing uygulayamaz. Bu insanlık dışıdır.

  10. #10
    Asistan
    Üyelik Tarihi
    11-2012
    Mesaj
    126
    Ben gene de oranın az olduğunu düşünüyorum fakat göze çarpıyor. Aynı durum öğretmenler veya doktorlar için de geçerlidir zannedersem. Bu tür az olan haksızlıklar malesef göze çarpıyor. ha gelişmiş olan üniversitede kadro yoktur. İhtiyaç vardır. Düşük ihitmal olsa da mecburi hizmetle görevli asistan o gelişmiş üniversiteye girmiştir. Bu durumda ayıplanması gereken o asistan değil bence YÖK veya gelişmiş üniversitedir. Çünkü gelişmiş üniversite için kadroyu önceden ayarlayabilmeli. gelişmiş üniversitenin eksiğini nasıl kapatabileceğini YOK ayarayabilmeli. Hem gelişmiş üniversitenin kendi araştırma görevlileri hiç kadrolarını kaptırır mı? Cıngar çıkar valla. Ama şu anki durumda ben gene de rakamın 10 da biri geçmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü o derece fazla kadro olduğu düşüncesinde değilim. Sonuçta her yıl zannedersem bin kişi görevlendiriliyor.
    Alıntı excess Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hocam aslında ihtimal hiç düşük değil. Sonuçta bu insanlarda yıllarca büyük üniversitelerdeki hocalarla beraber çalışıyorlar ve en azından kendi bölümümden gözlemlediklerim kadarıyla diğer araştırma görevlilerinden daha fazla efor sarfediyorlar, buna benim diyecek birşeyim yok. Belkide aralarında büyük üniversitelerdeki kadroları daha fazla hakedenleri bile olabilir. Ama giriş aşamasında bir haksızlık oluyor bence. İşin kurnazlığına kaçılıyor. 1 ay önce Van Yüzüncü Yıl üniversitesinde zorunlu hizmeti olan bir araştırma görevlisi, Ankara Üniversitesindeki doktorasının bitiminin ardından Van'a değil Çankırı Üniversitesine döndü. Aldığım duyumlara göre de Van üniversitesindeki bölüm bu olaya oldukça tepkili. Diğer aldığım bir duyum ise Van Üniversitesinde yeni alınan bir araştırma görevlisi, yüksek lisans ve doktora eğitimi olmadığı için, tek yüksek l. ve doktora eğitimininde İStanbulda olduğu için 35. madde ile görevlendirme istediğini beyan etmiş, verilen cevap cok manidar, görevlendirme vermiyoruz, İstanbul a geliş gidiş yapmanız gerekmektedir. Belkide bu görevlendirmenin verilmemesinin sebebi kadrosu Van'da iken dava dava gezerek başka bir üniversiteye kapak atan akademik personelin tutumu, bunu bilemeyiz.
    - - - Güncellendi - - -

    Bir de yeni yasa taslağındaki düzenlemelere göz atmanızı öneririm. Taslak yasalaşırsa mahkeme yolu kapanıyor. Tek yol olarak 2006 ve 2011 de çıkmış af kanunları gibi bir af kanunu çıkması kalıyor. tabi onun çıkma ihitmali de azaldı. Çünkü o af kanunlarının çıkmasına özellikle öğrenci afları öncülük ediyordu. Şimdi atılma kaldırıldığı için af kanunu çıkma ihtimali de düşmüş oldu. Fakat Taslakta zannedersem tazminat önemli bir oranda azalıyor. Bu durumda sorunun boyutu da küçülmüş olacaktır. Ama maalesef hala taslakta tazminatların nasıl hesaplandığı konusunda tam bir bilgiye ulaşamadım.





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. ÖYP Yüksek Lisansta 39. Madde ve 35. Madde Farkı
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan bukala
    Cevap: 121
    Son Mesaj: 20-10-2016, 02:23
  2. ÖYP 35. Madde ve 39. Madde Dilekçe Örnekleri
    ÖYP Yönetmelikleri forum içinde, yazan Nazmi
    Cevap: 311
    Son Mesaj: 24-04-2016, 10:20
  3. ÖYP Puanı Geçerlik Süresi Belirsizliği
    ÖYP Puanı forum içinde, yazan msttrk
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 01-10-2015, 12:09
  4. Madde 35'te senet yapılması gerektiğini söyleyen madde nerede?
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan Mr December
    Cevap: 25
    Son Mesaj: 22-08-2014, 12:01
  5. Madde 6 – (1)
    ÖYP Hakkında Genel Bilgiler forum içinde, yazan xerxer
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 21-06-2011, 20:31

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git