reklam

Konu Kapalı
Bulunan 1 den 9 - Toplam 9
Ağaç Şeklinde Aç10Beğeni
  • 4 gönderen RedobeR
  • 3 gönderen RedobeR
  • 2 gönderen melamy
  • 1 gönderen medicaldoctor

Tıp Mezunları Neden ÖYP Yazıyor?

ÖYP Bölümlere Göre Bilgi ve Puan Paylaşımı Forumunda Tıp Mezunları Neden ÖYP Yazıyor? Konusunu İncelemektesiniz

Forumda, Tıp mezunlarının ÖYP tercih etmesi konusunda sıkça "neden?" sorusunu gördüğüm için uzunca bir açıklama ...


  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    12

    Tıp Mezunları Neden ÖYP Yazıyor?

    Forumda, Tıp mezunlarının ÖYP tercih etmesi konusunda sıkça "neden?" sorusunu gördüğüm için uzunca bir açıklama yapmak istedim.

    Öncelikle tercih sebebimin anlaşılması için pratisyenlik dönemimi anlatayım. Acil hekimi olarak 1 buçuk yıla yakın görev yaptım. büyükşehirlerden birinin büyük bir ilçesinde (yaklaşık 50bin nüfusu olan) 3-4 günde bir 24 saatlik acil nöbeti tuttum. aldığım maaş ortalama 4 bin TL, yaz aylarında (haziran, temmuz, ağustos) ise 6 bin TL'ydi. (diğer aylarda 3700 civarı olunca ortalama 4000'e geliyor) her nöbet baktığım ortalama hasta sayısı 250-300 arasındaydı. haftasonu ve tatillerde bu sayının 500 (beş yüz!!!) olduğunu görmüşlüğüm vardır. görev yaptığım sürede baktığım toplam hasta sayısı 32700 (otuz iki bin yedi yüz!) bu 1 yılda 21bin hasta eder. ben 3-4 günde bir nöbet tuttuğuma göre bunun 3.5 katını alırsak 73500 hasta yıllık acil muayene sayısı. yani ilçedeki herkes nerdeyse 2 kez acile gelmiş!! ilçedeki her bir insanın 1 yılda 2 kez HAYATINI TEHDİT EDECEK bir durum oluşmuş demek oluyor bu. peki bu gerçekten böyle mi? tabi ki değil, acil servise gelen hastaların yalnızca %10'u gerçekten acil, %20'si ise gerçekten acil olabilecek bir şikayetle gelir.

    tıp fakültesinden mezun olanların %80'i nerdeyse acil servise atanır, %10 ambulans %7-8 civarı Toplum sağlığı merkezlerine, ancak %2-3 aile hekimliğine direkt atanır. (yani çoğunluğu temsil eden bir doktordum). sanıldığı gibi mezun olur olmaz 9bin TL bütçeli, bunun 6-7'si eline kalan aile hekimi doktorlar çok sayıda değildir.

    Acil serviste 300 hasta demek nasıl bir çalışmadır, nasıl bir strestir, bir nöbete girmeden anlaşılamaz; ama yardımcı olmaya çalışayım: muayene sonucu beyin kanamasından şüphelendiğiniz hastayı sevk etmeye çalışırken merkezi hastanelerle telefonla görüşürsünüz, almamak için ellerinden geleni yaparlar. bu sırada kapıdan sedyeyle "ölüyorum yavrııııııım" diyen bir teyze sokarlar. bu teyzenin durumunun ne olduğunu anlamaya çalışırken 112 arar ve trafik kazası olduğunu 3 kişiyi size getirdiklerini bildirir. sırada hasta vardır; ancak gelecek trafik kazaları için yer ayarlamaya çalışırsınız. bu sırada merkezi hastanedeki doktor "şu tetkikleri iste, sizde tomografi yok mu?" diye tekrar arar. tomografi olmadığını söylersiniz, sinirle suratınıza kapatır. bu arada teyzemizin aslında eşiyle tartıştığı için sinirli olduğunu anlarsınız. biraz sakinleşsin ve vakit kazanayım diye teyzeyi teselli ettikten sonra bir yatağa vitallerini hemşireye kontrol ettirirsiniz. o anda trafik kazaları sırayla kapıdan girmeye başlar, muayene yaparken acil olmadığı halde "bedava" zannederek acile gelen poliklinik hastaları "sabahtan beridir bekliyorum, burası ne biçim 'acil' ulan" diye kapıyı yumruklar. birazdan küfür mü dayak mı yiyeceğim endişesiyle trafik kazalarını muayeneye devam ederken kalbi durmuş bir hasta gelir. bu hastayı resüsitasyon odasına alırsınız hem resüsitasyon için direktif verirsiniz hem kalp masajının doğru yapılıp yapılmadığını kontrol edersiniz hem de yan odaya arada geçip trafik kazalarının kırık/iç kanama/travma geçirip geçirmediğini kontrol edersiniz. "ulan benim işim bu, devlet memur olarak buraya beni bunun için koymuş" derken sağa sola koşturan sizi bir "öylesine gelmiş" hasta yakalar ve "dişim ağrıyo, bi tane sprey sıkıp ağrı kesici yazacaksın bekletiyosun beni" der. hastaya "şu anda KALBİ ATMAYAN bir hasta var içerde, sen sıra bekleyeceksin" dersin; sana ve ailenin bilimum üyelerine küfür ederek yerine oturur. en çok da bu adamlar sinir bozar.

    yarım saat sonra kalbi atmaya başladıysa o hastanın mutlulukla yerine geçersin, trafik kazalarını ciddiyet sırasına dizersin. bu arada beyin kanamasının sevki için ambulans gelmiştir ve ambulans görevlileri senden hastanın durumu hakkında yazılı bilgi beklerler. bunu yazar teslim edersin. o sırada sevk ihtiyacı olan trafik kazalarını veya gözlemde tutacaklarını 112'ye bildirirsin, kırık çıkık varsa yerine oturtmaya çalışırsın. sargıdır, alçıdır yaparsın. hemşire gelir teyzenin durumunu söyler. teyzenin ilaçlarını yazar verirsin; teyze serum taksaydınız der; lanet olsun deyip ne istiyosa verirsin. bu iyi ihtimal.

    kötü ihtimal. kalbi duran hasta geri dönmez. ölüm haberi verip (ki hayattaki en zor şeylerden biridir) odaya dönersin. ölüm saati ve bilgileri gireceğini söylersin, ama sıradaki hastalar bunu dinlemez ve şöyle derler: -bu kulaklar bu cümlenin kurulabildiğini duydu- "ölen öldü sağ olanlara bakın!!" içinden mesleğine ve her tür insana küfrederek, aklında hala ölen hastanın yüzü varken bu lafı diyen boğaz ağrılı hastaya antibiyotik kullanmasının gereksiz olduğunu anlatmaya çalışırsın...

    birkaç saat sonra acil boşalır (özellikle yemek saatlerinde, çünkü halkımız karnı aç olarak acile gitmez, çünkü çoğu acil hastası sadece boğazına bi baktırmak için veya çocuğunun unutkanlığını çözdürmek için acile gelir) o sırada gelen hastalar, sizi suratsız bulur ve hemen muayene odasının yanındaki şikayet kutusuna "doktor bize hiç gülmedi" yazıp imzasız şekilde atar. yönetim de ertesi gün size döner... kimse yarım saat önce kaybettiğiniz hastanın size yaşattığı duyguyu veya kurtardığınız hastanın mutluluğunu yaşatmaz (doktor muayene sırasında gülüyordu, bizi ciddiye almadı diye şikayet edildiğim bile oldu).

    gece olur, muayene odasının yanındaki odada sedyede gözlerinizi kapatmışsınızdır. kapı açılır. sabah antibiyotik yazıp 1 hafta kullanacaksın dediğiniz hasta geri gelir. bu çocuk iyileşmedi der ve 1 haftayı tekrar anlatırsın. 10 dk sonra biri gelir ve burda doktor yok mu diye bağırır. halbuki yan odadan gelmeniz 1dk bile sürmemiştir....

    3 ay sonra öğrenirsiniz ki bilmem ne tarihinde bir hasta gelmiş, sizi "cüzdanını çalmak!!!"la suçlamış ve savcıya şikayet etmiştir. hastayı hatırlamazsınız, ne cüzdanı ne çalması yahu acildeki doktor ne yapsın kimin cüzdanını demeden savcı sizi ifadeye çağırır. ifade verirken başınız önünüzde "cüzdan çalmam mümkün mü benim savcı bey" dersiniz. "şikayet böyle" der ve geçer. adam yerine konmazsınız çünkü bizim ülkede pratisyen doktor adamdan sayılmaz.

    bunlar dışında, torpilli hastalar gelir. şikayetleri yoktur ama büyük birinin yakınlarıdır. siz o sırada hakkaten ihtiyacı ihtiyacı olan bir garibanı sevk etmeye çalışırken bir telefonla "bu hasta sevk edilecek, sevk et" der bilmem neyin başındaki adam. çok şükür çalıştığım sürede böyle şeylere müsaade etmedim ama müsaade edenleri gördüm. gerçekten sevke ihtiyacı olan hastanın bekletilip, torpilli birinin sevk edilmesini defalarca gördüm.

    bütün bunları atlatıp nöbet sonrası evinize dönersiniz ve nöbet ertesi olarak 10-15 saat uyursunuz. kendinize gelemez, bir gün daha ölü gibi dolanırsınız. ertesi günkü nöbette bir hasta yakını, yanınızda çalışan görevli veya hastanenin güvenlik görevlisi size "hocam ne güzel 3 günde bir çalışıyosun" der. adama dalmak istersiniz....

    neyse... cidden çok uzatmışım. dolmuşum sanırım... Nitekim, nefes almayan bir halde mosmor gelen ve hayatını kurtardığım, soluk almaya başlayan, hastanın ileri hayati desteğe gitmesi için telefonla sevk yapmaya çalıştığım (saat gecenin 4'ü) sırada hastanın yakını benim o saatte bir arkadaşımla muhabbet ettiğimi zannetmiş (!) ve "noluyo doktur" bile denilmeden dayak yemiş olmam nedeniyle istifa ettim. ÖYP ile tercih yaptım ve yerleştim...

    bu ve bunun gibi sebepler biraraya gelir ve doktorluk yapmak istemediğinizi fark edersiniz. doktorluk nerde yapılmıyor/ kolay yapılıyor? klinik olarak: cildiye, fizik tedavi, radyoloji, göz gibi bölümler. Temelde ise hiçbir bölümde yapılmıyor, hasta dahi yok. bu sebeple temele veya TUSla bu klinik bölümlerine yönelmek istersiniz. bu klinik bölümler TUS'ta ilk 100-150 kişiden girilir. çünkü bütün doktorlar "doktorluktan kaçmak" istiyor. TUS'tan en yüksek puanları alanlar "doktorluk sayılmayan" bu klinik alanlara yönelirken en düşük puanlar hayati önemi olan ve halk tarafından çok önemli görülen Kadın doğum, genel cerrahi, beyin cerrahisi, kalp damar cerrahisi gibi bölümlere girer. DİKKAT: TUS eğer bir "doktorluk kalitesi" ölçeği ise (ki bence değil) en yüksek puanlar kolay bölümlere, en düşük puanlar cerrahi(!!) gibi zor bölümlere girmektedir. tuhaf değil mi?

    bu sebeple bir doktor olarak TUS ile temel bilim kazanamayınca ÖYP ile temel bir bilim seçtim. çok mutluyum. hem bilim insanı olmak, araştırma yapmak, tedavi bulmak için uğraşmak mutluluk verici; hem de hasta yok, şikayet yok, torpilli insanlarla uğraşmak yok, kalbi durmuş halde gelen 42 hastadan 26'sını kaybetmiş olup herbirinin ismini ezberlemek yok... evet, kalbi duran 42 hastadan 18'i geri döndü, bu mutluluk da yok kabul... ama diğer faktörleri hesaba katınca o mutluluk da yaşanılamayınca, hiç gerek yok doktorluk yapmaya.

    ÖYP ile temel bilime yerleşmek bir doktorun hayatında yapabileceği en iyi şey. bilim yapıyorsunuz, uygulanan o tedavilerin kaşifi olmaya çalışıyorsunuz. bu da mesleki tatmin olarak insana yeter.

    Özetle: hayatımda verdiğim en doğru karar ÖYP ile temel bir tıp bilimine girmektir. Tıp mezunlarının ÖYP arayışında olmaları da bu yüzdendir.
    Son düzenleyen RedobeR, 13-01-2015 saat 20:09.
    erryyy, kader-06, melamy ve 1 diğerleri bunu beğendiler..

  2. #2
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    11-2013
    Mesaj
    103
    ve güzin abla koşarak uzaklaşır

  3. 13-01-2015, 17:37

    Misafir

    Sebep
    Arkadaşlar lütfen daha dikkatli konuşalım

  4. #3
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    12
    Çok ilginç, gerçekten... hak gasp etmek? bu düpedüz hakaret. sözlerinizdeki ve üslubunuzdaki hakareti görmezden gelip, düştüğünüz seviyeyi ben yükseltmeye çalışacağım.

    burada tıp mezunlarının neden öyp düşündüğünü, istediğini yazdım. kimsenin yerine "biz geçmeliyiz" demedim. forum genelinde olan "doktorlar neden ÖYP yazar ki?" sorusuna cevap vermeye çalıştım.

    temel tıp bilimlerinde bir kimya, bir biyoloji, bir genetik mezunu ne kadar hak sahibiyse biz de o kadar hak sahibiyiz. kimsenin bölümünden dolayı bir yerlere alınmamasına destek vermiş de değilim.

    bizim yüzümüzden bilim yapamadığınızı belirtmişsiniz. neden acaba? daha yenilerde girmiş bulunduğum alanda şimdiden universitemin dergisinde yayınlanan makalem ve uluslararası poster-bildirim var.

    "bilim yapmak" istediğini söyleyen birinin bu üslubu ne kadar da acınası. bu üsluba cevap vermek gereksizdi aslında; ancak soylediklerim hakkında açıklama yapmak istedim yanlış anlamalara mahal vermemek için...

    adaletsizliği sağlık bakanlığı ile konuşun demişsiniz, konuşmadığımızi nereden çıkardınız? durumumla ilgili attığım mailler yeterli delil olacaktır. fakat ciddiye alınmadığımızı belirttim zaten yazıda.

    tekrar belirtmekte fayda var: kesinlikle fen fakültesi mezunlarının hakları olan yerlere girmesine %100 destek veriyorum. ÖYP bir merkezi yerleştirme ve ben girdiğimde halen tıp dışı arkadaşlar girebiliyordu. şimdi kaldırılmış olması üzücü bir durum. umarım düzelir ve herkes hak ettiği ölçüde istediği yere girer.

    üslubunuzdan dolayı sizi kınıyorum; ancak haksızlığa uğramanıza veriyorum bunu. dilerim haksızlığınız en kısa zamanda giderilir. siz de puanınız nisbetinde istediğiniz yere girersiniz. kolay gelsin.
    kader-06, melamy ve beanpole bunu beğendiler.

  5. #4
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    07-2014
    Nerden
    kütahya
    Mesaj
    161
    Alıntı Akademik Forum Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    İçinde bulunduğunuz adaletsizliği ve çalışma koşullarını Fen Fakültesi mezunlarının haklarını gasp ederek mi gidermeye çalışıyorsunuz? Fen Fakültesi mezunlarının ne suçu var? Nöbetten şikayetçiyseniz gidin sağlık bakanlığıyla oturup konuşun. Yaptığınız haksızlığın farkına varın. Yok kazandığınız parayı beğenmezsini yok bilmem ne. Bu ülkede paragöz insanlar yüzünden bilim yapamıyoruz. Tıpçılar biraz haddinizi bilin.

    Yaşadığınız sıkıntıları ya hastalardan çıkartırsınız ya hemşirelerinizden. Bıktık artık sizden.
    Kardeş afedersinde hangi kafadasın sen? Tıp mezunu birisinin tıp fakültesine öyp ile girmesi fen fakültesi mezunlarının hakkını gasp etmek mi? Nazmi hocam alkollüleri almasak buraya. Kardeş bence yanlışın büyük bence hakkı yenen burda fen mezunlarından ziyade beden eğitimi öğretmenleri ve birazda ilahiyat belki. Zira anatomisi en iyi olanlar bedenciler ve tıp insanın imanını artırır cinsinden bakarsak ilahiyat mezunları bu konuda en çok hakkı yenenler. Ciddiyim saçmalayan çok gördümde bu nasıl bişey tam çözemedim. Valla çok açıkla yapardım azcık bi ihtimal olsa yani yorardım kendmide hiç gerek yok cidden tıp fakültesine sen girceksen ben girmiyim kardeş buyur senin olsun.
    erryyy ve kader-06 bunu beğendiler.

  6. 13-01-2015, 18:38

    Misafir


  7. #5
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    12-2011
    Mesaj
    41
    Alıntı RedobeR Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    ...

    burada tıp mezunlarının neden öyp düşündüğünü, istediğini yazdım. kimsenin yerine "biz geçmeliyiz" demedim. forum genelinde olan "doktorlar neden ÖYP yazar ki?" sorusuna cevap vermeye çalıştım.

    temel tıp bilimlerinde bir kimya, bir biyoloji, bir genetik mezunu ne kadar hak sahibiyse biz de o kadar hak sahibiyiz. kimsenin bölümünden dolayı bir yerlere alınmamasına destek vermiş de değilim.
    sağduyulu cevabınız için teşekkürler hocam. şu forumda ne zaman sağlık bilimleri enstitüsü kadrolarının konusu geçse, şu densizlikle

    Yok kazandığınız parayı beğenmezsini yok bilmem ne. Bu ülkede paragöz insanlar yüzünden bilim yapamıyoruz. Tıpçılar biraz haddinizi bilin.
    şu bilimden anlamazlık

    Tıp doktorları sizin hakkiniza mi giriyor siz mi tıp bilimine yanci olmaya çalışıyorsunuz dusunun bunu. Tıpdan fizyolojiden insandan ne anlar ya bir kimyaci biyolojici tabiki tipcilar girecek. Olmasi gereken de bu. Zaten halihazirda boyle oldu. Hak yerini buldu. Ilerde bu bolumlerde hep doktorlar olcak. Siz temizleneceksiniz buradan.
    arasında gidip geliyor konu.

    tıp mezunları ilgili bölümlerin hepsinde araştırmacı olabilir tabii ki, aynı şekilde biyoistatistik, biyofizik, biyokimya, tıbbi biyoloji/genetik de istatistik, fizik, kimya, biyoloji bölümlerinden eşleşenlerin mezunlarının araştırma yapabileceği alanlar.
    biyoloji eğitimi genel ve tıbbi uygulama ağırlıklı olmadığı için ilgisiz geliyor sanırım hekim arkadaşlara, fakat benzer şekilde tıp eğitimi de genel ve hücre biyolojisi/moleküler biyoloji ağırlıklı değil. zaten lisans/lisansüstü eğitimin mantığı budur, ilgili fakat genel bir lisans eğitimi alınır, ardından lisans üstüyle uzmanlaşılır ve araştırmacı olunur.

  8. #6
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    3.706
    Arkadaşlar konuşurken bireyleri ve bölümleri aşağılayıcı söylemlerden uzak durmaya özen gösterin lütfen.
    Özel mesaj Yolu İle Soruları Cevaplandıramıyoruz, Foruma Sorarsanız Daha Hızlı Bilgi Edinebilirsiniz

    Güncel Akademik Kadro İlanları

  9. 13-01-2015, 20:39

    Misafir


  10. 13-01-2015, 21:17

    Yeni Üye


  11. #7
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    12-2014
    Mesaj
    33
    kimse kimsenin elinden kazanılmış hakkını almıyor, kimsenin kadrosunu da gasp etmiyor. bu atamalarda tıp mezunlarına %10'da eklenmedi bir çok yerde iddia ettiğiniz gibi.. kadrolara da alım kriterlerine de yeri geldiğinde arz ederimlerle saygılarımla diye yazışmalarda bulunduğunuz yök karar veriyor. akademisyen etiğinden uzaktan yakından ilgisi olmayan kimselere lafım; terbiyesizlikleriniz sadece sizi küçültüyor.

  12. #8
    kara.
    Misafir
    adam müthiş saçmalamış

  13. #9
    Baş Editör
    Üyelik Tarihi
    07-2011
    Mesaj
    3.706
    Konuşulabilecek iyi bir konunun hakarete uzanan laflarla kirletilmesi oldukça kötü. Akademisyen olan veya olacak, eğitim seviyesinin en az lisans seviyesinde olduğu kişilerin bu kadar çirkin bir üslup kullanması gerçekten üzücü.

    Konunun artık kavgaya dönmesi ve uyarılmasına rağmen hakaretlerin sürdürülüp düzgün bir tartışma yapılmaması nedeniyle başlığı kilitliyorum.
    Özel mesaj Yolu İle Soruları Cevaplandıramıyoruz, Foruma Sorarsanız Daha Hızlı Bilgi Edinebilirsiniz

    Güncel Akademik Kadro İlanları





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. Cevap: 11
    Son Mesaj: 01-08-2015, 22:57
  2. Cevap: 1
    Son Mesaj: 14-12-2014, 02:48
  3. ÖYP Atanma Belgelerinde Neler Yazıyor?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan noworever
    Cevap: 3
    Son Mesaj: 02-09-2014, 11:40
  4. İlanda Anabilim Dalı Yazıyor Olması
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan murat1001
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 18-07-2014, 14:34
  5. diplomamda 07/07/2008 tarihinde lisans diploması verilmiştir yazıyor bu benim mezuniyet tarihimmi?
    YDS - Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı forum içinde, yazan baklava
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 26-02-2013, 23:49

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git