'Cam Tavan Sendromu’ yani kadınların orta kademe yöneticilikten sonra yükselememesi… Önümüzde görünmez engeller var hala... Fakat kadınlar bu süreçte yalnız değil. Cam tavan yakında kırılacak gibi...

Kadın nasıl yükselir?

Kadınların öncelikle kariyerleriyle ilgili farkındalıklarını arttırmaları gerekiyor. Şirket içindeki konumlarını, buradaki kariyer fırsatlarını, kariyer ile elde edecekleri ile kaybedeceklerini doğru analiz edebilmeleri önem taşıyor. Çok çalışmaktan ziyade katma değeri yüksek projeler üreterek dikkat çekmeleri ve bunu doğru bir şekilde lanse edebilmeleri gerekiyor. Şirket içinde rotasyon imkanı varsa farklı alanlarda deneyim kazanmak da yöneticilik yapmak isteyen kadınların önünü açıyor. İyi bir çevre sahibi olmak, çok kişi tanımaktan ziyade karar vericilerle ilişkileri geliştirmek, eğer eğitim eksiği varsa, bunları tespit edip bunun üzerine gitmek kadınların kariyerini olumlu etkiliyor. Eğitim almak daha yüksek ücretler almalarına katkıda bulunuyor. Mesleki becerilerin gelişmesi de kadınları daha özgüvenli, daha kararlı ve istikrarlı kılıyor.

Kadın yönetimi ile ilgili gerçekler

• Araştırmalara göre yönetim kurullarında daha fazla kadın bulunan şirketler daha başarılı.
• Avrupa Birliği’ndeki ülkelerde kadın istihdam oranı yüzde 56 iken, bu rakam ülkemizde yüzde 24’e düşüyor.
• Türkiye’de hala cinsiyete dayalı iş bölümü ve ataerkil zihniyet hakim.
• Kadınlar ülkemizde erkeklerin altı katı daha fazla günlük ev ve bakım işi üstleniyor.
• Kadın iş gücüne talep düşük.
• Kadınlar istihdam edilse bile elverişsiz koşullarda çalışıyor.
• Kız çocuklarının eğitim düzeyi erkek çocukların çok gerisinde kalıyor.
• Kentli kadın iş gücünün ise eğitim düzeyi daha yüksek. Şehirli kadınların yüzde 55’i lise mezunuyken, bu oran şehirli erkeklerde yüzde 40’larda kalıyor.
• Uygun işlerin olmaması ve kadına evine, ailesine de özen gösterebileceği iş modellerinin sunulmaması kadın istihdamını büyük oranda engelliyor.

Kadınlar ‘yükselirken’ yalnız değil

Bu sorunun farkında olan sivil toplum örgütleri kadınları yalnız bırakmıyor. Mesela Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER)’nin Dünya Bankası teknik desteği, Pricewaterhouse Coopers ve Ernst&Young iş birliği ile yeni bir sertifika programı var: FEM yani Fırsat Eşitliği Modeli. Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Forumu’nun danışmanlığında
sunulan programa 12 özel sektör şirketi (Doğuş Yayın Grubu, Akbank, IBM, Coca Cola, Siemens, Vodafone, Garanti, Hürriyet, Eczacıbaşı, Boyner, Sanofi Aventis ve Novartis) dahil oldu. Bağımsız bir denetleme sürecinden geçen şirketler Fırsat Eşitliği Sertifikası’na hak kazanıyor, yapıları, eylemleri ve istihdam olgularıyla toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kadın güçlenmesine duyarlı olduklarını ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde tescil ettiriyorlar. Dünya Bankası tarafından farklı ülkelerde denenen bu model işe alım, eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerde eşitsizlikleri saptamak ve iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığını sona erdirmeyi amaçlıyor. Bu alanda bir başka çalışma da Praesta Türkiye ve Forbes Türkiye işbirliği ile hayata geçirilen ‘yönetim Kurullarında daha Çok Kadın için Şirketlerarası Mentörlük Programı’. Program için 40 iş lideri bir araya gelmiş, farklı şirketlerden kadın yöneticilere yönetim kurulu koltuklarında oturabilmeleri için mentörlük yapıyor. Bir yıl boyunca ikişer saatlik 10 toplantı ile adaylar yöneticilerle bir araya geliyor ve onların bu alandaki bilgi birikimlerinden faydalanıyorlar. Programın amacı uzun vadede iş dünyasının yüzünü değiştirmeyi hedefliyor.

Kaynak: Mobbingder