Türkbilim Dergisi nde Yayımlanmıştır.
Mobbing, Duygusal Taciz/ Yıldırma diye tanımlanan bir terimdir. Kelime olarak “Mobbing” sözcüğü ise çevresini kuşatma, topluca saldırma, rahatsız etme ya da sıkıntı verme anlamında kullanılmaktadır 1980‘ li yılların başında İsveç’ li bilim adamı Heinz Leymann bu sözcük ile iş yerlerindeki benzer davranışları isimlendirmiştir. Kavram olarak kişinin işyerinde dışlandığı ve ruh sağlığının bozulmasına sebebiyet verecek seviyede kötü muameleye maruz bırakıldığı olumsuz davranış yaklaşımı ve sonucu olarak kabul edilmektedir. Mobbing bir kişiden diğer bir kişiye ya da gruba olabileceği gibi Nadiren de olsa bir gruptan bir kişiye ya da başka bir gruba karşı da gerçekleşebilmektedir. Mobbing, İşyerinde gerçekleşen, Bir veya daha fazla kişi tarafından, bir veya daha fazla kişiye, Sistemli bir şekilde,Düşmanca ve ahlakdışı bir yaklaşımla,Süreklilik gösteren bir sıklıkla, Çok çeşitli sebepleri olabilen,Kişiyi sindirme maksadı ile, Kişinin özgüvenine uygulanan psikolojik ve
hatta fiziksel saldırgan davranışları ifade etmektedir. Psikolojik taciz, kişiye yöneltilen sürekli (sistemik / sistematik) ve olumsuz söz, fiil ya da benzeri diğer türden tutumlarla yaratılan yıldırıcı etkilerle kişinin, kendisini yalnız, yetersiz, kişilik zaafı bulunan bir birey, toplulukta sevilmeyen, yer edinemeyen bir kişi gibi duygu ve düşünceler içerisine itilmesidir.

(İş Yerinde Psikolojik Taciz/Mobbing’ le Mücadele Sempozyumu Bildirgesinden, 8 Ocak 2011. TOBB ETÜ Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Adli Bilimciler Derneği )

10 Şubat 1984 tarihli “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi”nin 1. Maddesi “İşkence terimi, bir şahsa veya bir üçüncü şahsa, bu şahsın veya üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla, bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayırım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatıyla uygulanan fiziki veya manevî ağır acı veya ızdırap veren bir fiil anlamına gelir” der. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere işkence oluşturan eylem “fiziki veya manevî ağır acı veya ızdırap
verme” lidir. İşkence ile insanlık dışı ve aşağılayıcı kavramları birbirinden ayıran sadece acının yoğunluk ya da derecesidir. İşkence . Türk Ceza Kanunu 94 . maddesi ise - (1) bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur…. Demektedir.

Eziyet : TCK 96- (1) bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur…

Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere işkence
1-Fiziki veya manevî ağır acı veya ızdırap veren bir eylem olmalıdır
2-Kamu görevlisi tarafından işlenebilir.
Bu tanımlar ve düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere açılça görülmektedir ki; Kamuda gerçekleşen mobbing olayları açıkça işkence yada eziyet/aşağılayıcı muameledir. Bu eylemlerin hukuki karşılığının bulunmadığının söylenmesi gerçeği yansıtmamaktadır.

Prof.Dr.Hamit Hancı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp A.D Öğretim Üyesi- Mobbingle Mücadle Derneği 2. Başkanı