Mobbing ile Mücadele Derneği Başkanı Hüseyin Gün, Türkiye’de en çok sağlık çalışanlarının mobbinge (psikolojik baskı) karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya ‘yı ziyaret eden Gün, burada gerçekleştirdiği açıklamada, 2004-2006 yılları arasında Kamu Kalite Derneği ile gerçekleştirdikleri araştırma sonuçlarına göre,Türkiye ‘de çalışanların %40′ının mobbingle karşı karşıya kaldığını tespit ettiklerini, yakın dönemde yapılan spesifik araştırmalarda da bu neticenin karşılarına çıktığını ifade etti.
Mobbingi ”psikolojik taciz” olarak tanımladıklarını söyleyen Gün, Türkiye’de en çok sağlık çalışanlarının mobbingle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Mobbing mağduru olmak için farklı bir özelliğe sahip olunması gerekmediğini dile getiren Gün, bir kişinin mobbingle karşı karşıya kalması için işverene bağlı bir iş yerinde görev yapmasının yeterli olduğunu vurguladı.
Mobbingin, bağırıp çağırma veya fiziki müdahale olmadığına dikkati çeken Gün, ”Mobbing daha çok saf eylemlerle, sinsice gerçekleştirilir. Zorba bunu aleni bir şekilde yapmaz. Yasal kapsam içerisinde kalarak yapar. Devamlı disiplin cezası verir, sürekli hakkında tutanak tutar, küçük düşürür. Ancak mağdur olmayan zorbanın kayırdığı kişiler böyle muamelelerle karşı karşıya kalmaz. Kamu Kalite Derneği ile gerçekleştirdiğimiz araştırma neticelerine göre, Türkiye’de istihdam sektöründe çalışan 24 milyon kişiden 9 milyon 600 bininin mobbing ile karşı karşıya olduğunu tespit ettik. Bizden sonra yapılan spesifik araştırmaların hemen hemen tamamında mobbinge maruz kalanların oranı %38-40 olarak tespit edildi” ifadelerini kullandı.
Gün, şu bilgileri paylaştı:
”Derneğimize müracaat edenlerin meslek gruplarına göz attığımızda, mobbinge en çok karşı karşıya kalan meslek grupları arasında %85′lik oranla sağlık çalışanları bulunuyor. Bunları eğitim sektöründe çalışanlar ve üniformalılar ile finans çalışanları takip ediyor. Fakat sadece bunlar değil, herkes mobbingle karşı karşıya kalabiliyor. Mesela, mobbinge maruz kalan müsteşar, albay ve üst düzey yöneticiler de bulunmakta. Bir dönem güçlü ama bir sonraki dönem zayıf düştüğünde akla gelmeyecek yöntemlerle mobbingle karşı karşıya kalınabiliyor.”

-”Hastanelerde mobbing kliniği açılmalı”-

Türk Eczacılar Birliği ‘nden derledikleri verilere göre, Türkiye genelinde 2000 yılında 34 milyon, 2011 yılında 64 milyon anti depresan ilaç tüketildiğini ifade eden Gün, bu ilaçların büyük çoğunluğunu mobbing mağdurlarının tükettiğini iddia etti.
Şeker yer gibi anti depresan tüketildiğini belirten Gün, mobbingle karşı karşıya kalan insanlarda işten atılma korkusu meydana geldiği için bu konuyu çok fazla dillendiremediklerini söyledi.
Belli hastanelerde mobbing kliniği açılması gerektiğine vurgu yapan Gün, ”Çünkü mobbing mağdurunun yaşadığı dramı, bu konuda eğitilmemiş bir psikolog kavrayamıyor. Doğru teşhis verilmediği için doğru tedavi de uygulanamıyor. Yani bu genel geçer, basit olağan olaylar olarak görülmekte. Ama mağdurlar intihar edip insan öldürebiliyor. Cinayet işleyenler de çok cahil insanlar sayılmaz, üst düzey eğitimli insanlar bunu gerçekleştiriyor. Biz artık bunun sıkıntı olmaktan çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk toplumunun şiddetten çok uzak bir toplum olmadığını söyleyen Hüseyin Gün, şu ifadeleri kullandı:
”Çocuğumuzu yetiştirirken de ailemizde de şiddet uyguluyoruz. Bunu iş ortamına da birlikte taşıyoruz. Mobbingi, biz şimdiye kadar kanıksamış, normal bir olay zannetmişiz ama son günlerde yaşanan intiharlar, cinayetler durumun öyle olmadığını farketmemizi sağladı. Hükümet de bu konuyu gündeme getirdi. Çünkü mobbing, bir noktada en ağır insan hakları ihlali sayılır. Mobbing mağdurları, kendilerine tükenmiş, bitmiş, artık insan yerine konulmayan, değer verilemeyen, hiçe sayılan bireyler olarak bakıyorlar ve korkuyorlar. Kendilerini yalnız hissediyorlar, hiçbir yerden destek sağlayamayacakları düşüncesine kapılıyorlar. Aileleriyle çatışma durumuna gelebiliyorlar.”

Kaynak: Sağlık Çalışanları