YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, Kanal 7'de yayımlanan Başkent Kulisi programında Mehmet Acet'in sorularını yanıtladı.

Bizim Oxford statüsünde üniversitemiz olur mu?

- Aslında bizim de Oxford, Harvard gibi üniversitelerle yarışabilecek üniversitelerimiz var. Ancak belirlenen bazı uluslararası kriterleri gerçekleştirmek mümkün değil. Mesela Nobel ödüllü öğretim görevliniz olmadığı müddetçe belirli bir düzeyde değerlendirilmiyorsunuz.

- Üniversitelerin, bu ülkenin iktisadi, kültürel meseleleri sorun yapmaları ve bu konularda çalışmaları yapmaları artık en büyük beklentimiz.

- Üniversite şu anda, araştırmalar düzeyinde, toplumun gerisinde kalmıştır, doğrudur.

- Bu ülkede insanların o kadar çok yazdıkları makaleler nedeniyle hayatlarıyla oynandı ki, bu geri kalmışlığa da hak vermemek elde değil. Artık fişlemeler falan sona erdiğine göre, çok daha büyük bir ilerleme bekliyoruz.

- Şu anda dünyada 4 milyona yakın uluslararası öğrenci var. Türkiye'de ise 26 bin öğrenci var. Bunların yarısı da devlet bursu ile gelenlerdir. Türkiye'deki eğitimi uluslararasılaştırma konusunda bu tablo elbette bize yakışmıyor. Özellikle uluslararasılaştırma konusundaki çalışmalar bizim programımızda.

Rektör seçimleri

- Rektör seçimleri konusunda, kişisel görüşüm mevcut eleştirilere katılmak yönünde. Siyasi parti seçimleri gibi kampanyalar oluyor, mobbingler oluyor.

- Rektörler şöyle seçilebilir: Yine üniversitenin öğretim üyelerinin olduğu, ama dışarıdan da başkalarının olduğu bir kurul olabilir. Bu kurula adaylar hedeflerini anlatabilir.

- Şu anda üniversitenin boyutları da değişti. 30 yıl önceki üniversiteler yok artık. Bu yeni üniversiteleri yönetebilmek için bir adayın projelerini çok iyi anlatabilmesi lazım.

- Yeni kurulan üniversitelerde, seçim çok trajikomik sonuçlara neden olabiliyor. Ama köklü, kurumsallaşmış üniversitelerimiz seçimden vazgeçilmemesini savunuyor.

Öğrencilerin hakları ne olacak?

- Fakülte kurulları, senato da dahil olmak üzere, öğrencilerin her yerde temsilcileri olacak. Sadece şu anda öğrenciler bu kurullarda görüşülen konularda oy kullanma hakkına sahip olacak mı, olmayacak mı, onu tartışıyoruz. Bizim için oy kullanmalarının bir sakıncası yok. Ancak hukukçu arkadaşlarımız bize bu kararların mahkemeye götürülmesi sonucu öğrencilerin de etkilenebileceğini söylüyor. Öğrencilerimizin sırtına bu yükü yükleyelim mi, yüklemeyelim mi, onu görüşüyoruz şu an.

- Türkiye Öğrenci Konseyi oluşacak. Bu, her bir üniversitedeki öğrenci konseylerinin bir üst kurulu olacak.

Üniversitede meslek edinme

- Meslek yüksekokulları ve iki yıllık önlisans bölümlerinin 28 Şubat döneminde içi boşaltıldı. Şimdi bir düzeltme yaşanıyor.

- Hatta meslek yüksekokullarının üniversitelerden çıkarıp tamamen sanayi ile bütünleşmesi de tartışılıyor.

- Küresel dünyada rekabet edebilmek için, mümkün olduğu kadar nitelikli insan yetiştirmemiz lazım.

- Bir insan hayatında birkaç kez meslek değiştirebilir. Bize düşen, bu sistemi yaratabilmek.

- Nitelikli insan gücü, farklı alanlara kolayca yönelebilir.

- Her mesleğe bunu yapamasak da, posta dağıtıcılarımız da en nitelikli olmalı.

Öğrenci protestoları

- Şiddet içermediği müddetçe, yapılan her protestoya ben seviniyorum. Çünkü öğrenci arkadaşlarımın hakkıdır.

- Gönül ister ki, birlikte konuşalım tartışalım. Ancak toplantıyı sabote etmedikçe, biraz tatsız olmasına rağmen, ayağa kalkıp tepki gösteren öğrencilere de, neden olmasın diyorum.

- Bu yasalarla yapılabilecek bir şey değil. Bu bir zihniyet, bir kültür meselesi. Bu konuda büyük bir mesafe katettiğimizi düşünüyorum. Hatta son Cuma günü yapılan yürüyüşten memnun oldum. Gayet kavgasız, medeni bir şekilde gerçekleştirildi. Tabii bu öğrencilerin hakkıdır.

- Katılımcılık mekanizmaları içerisinde, öğrencilerin söz söyleme hakkı vardır.

- Bana göre yumurta atımı şiddet içerir.

- Gerek benim katıldığım programlara, gerek televizyonda izlediklerimde, polisin şiddetini gördükçe benim içim burkuluyor, inanın. Ama bizim o olaylardan haberimiz olmuyor. Bizim olaylardan sonra haberimiz oluyor.

- Bizim dönemizde Klasik Türk Musikisi grubu kurmak bile yasaktı.

- Şiddet içermedikçe, öğrenci eylemlerini destekliyorum. Savunulan şeyler insan haklarına karşı olmadıkça, etiğe karşı olmadıkça, protesto hakkı meşrudur.

Kaynak: Memurlar.Net

- - - Güncellendi - - -

Öncelikle Biatla değil, Liyakatla alımların yapılması gerekir. Dekanın veya Rektörün ya da siyasi erkin akrabası ya da yandaşı diyerek kadro dağıtanların önüne set çekilmeli. Bilimsellikten uzak Lise Zihniyetinde memurların oluşturduğu kurumlar olmaktan çıkmalı Üniversitelerimiz. Ayrıca YÖK kendi içindeki Daire Başkanları ve Şube Müdürlerini de revize etmeli. Deneyimliler akil olarak kalmalı ama günümüz şartlarına uygun genç, dinamik bir yapı ile Unıv.ler üstü bir yapılanma olmalı. ÜAK ve Personel Daire mutlaka elden geçirilmeli. Aksayan yerler derhal düzeltilmeli. Yoksa nobel ödüllü 20 Hocayı da getirseniz, sistemde kaybolur gider. Osmanlı'nın son döneminden kalma hastalıklarda kurtulmalıyız. Ayrıca Hukuk Müşavirlikleri yeniden yapılandırılmalı. Mevzuatı mükemmel bilen ve alınacak her kararda fikri sorulacak bir yapı kurulmalı. Bu yapı hem YÖK te hem de Üniv. lerde çok iyi işlemeli. Usulen dava açılarak sonuç alınsın demek, Yürütme Kurulunun yapabileceği en kötü hamle olur. Yeni yasa ve mevzuatlara YORUM yaparak değil, kesin çözüm getirilerek Senato Kararı almalı Unıv. ler. Herkesin, hepimizin şapkasını önüne koyması şart. Yoksa ayın 15'i maaşı alayımi seçim dönemi de Aday Adayı olayım yeter diyen Akademisyenler yetişir...