reklam

Sonuçları Görüntülenen Anket: YÖK İntihali Cezasız Bırakmalı mı?

Oy
11. Sizin bu ankete oy verme yetkiniz yok
  • İntihal Önemli Değil Cezasız Kalabilir

    1 9,09%
  • İntihal Çok Önemlidir Cezasız Kalmamalıdır

    8 72,73%
  • Bir Fikrim Yok

    2 18,18%
Bulunan 1 den 9 - Toplam 9
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Nazmi

YÖK'ün İntihali Cezasız Bırakması Sizce Uygun mu?

Genel Güncel Olaylar Forumunda YÖK'ün İntihali Cezasız Bırakması Sizce Uygun mu? Konusunu İncelemektesiniz

MÜ İlahiyat Fakültesi hocası Mazlum Uyar’ın başka birine ait kitabı referans vermeden intihal ettiği fakat ...


  1. #1
    Akademikpersonel.org
    Üyelik Tarihi
    09-2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    17.053

    YÖK'ün İntihali Cezasız Bırakması Sizce Uygun mu?

    MÜ İlahiyat Fakültesi hocası Mazlum Uyar’ın başka birine ait kitabı referans vermeden intihal ettiği fakat YÖK’ün hiçbir işlem yapmadığı öğrenildi. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından Mazlum Uyar’ın başka birine ait kitabı referans vermeden intihal ettiği fakat YÖK’e şikayet edildiği halde hiç bir işlemin yapılmadığı ortaya çıktı.

    Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocası Prof. Dr. Mazlum Uyar ABD George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. A. K. Moussavi’nin “Religious Authority in Shiite Islam” isimli kitabından referans vermeden yaklaşık 100 sayfalık bir bölümü 350 kadar dipnotu ile birlikte satır satır, kelime kelime intihal ederek bir kitap yazdığı öğrenildi. Uyar’ın kitabına da “Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri: İmamiyye Şiasında Usulilik ve Hiyerarşik Yapılanması” başlığını koyduğu belirtildi.

    İlahiyat profesörünün YÖK tarafından da cezalandırılmamasının öyküsü şöyle gelişti. Uyar, kitabı Kaknüs yayınlarından piyasaya sürer. Bu kitapla Üniversiteler arası Kurul’dan Doçentlik unvanı alır ve bu unvanla Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne önce doçent daha sonra profesör olarak atanır. Kitabı çalınan Prof. A. K. Moussavi önceki yıllarda İstanbul’da Fatih Üniversitesi’nde görev yapmıştır. Prof. Moussavi intihali fark eder. Gerek Marmara Üniversitesi’ne gerekse YÖK’e 9 Haziran 2013 tarihinde şikayet dilekçesi yazarak intihali delilleriyle ihbar eder ve gereğinin yapılmasını ister. Aynı zamanda Türkiye’den bir avukat tutarak Mazlum Uyar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre işlem başlatılmasını ve ceza davası açılmasını talep eder. Marmara Üniversitesi, Prof. Moussavi’nin şikayeti üzerine Etik Kurulu’nu harekete geçirir ve jüri kurarak intihali tüm detayıyla belirler ve 9 Ocak 2014 tarihinde YÖK’e yazarak “Mazlum Uyar’ın üniversite öğretim mesleğinden çıkarılmasını talep eder. Marmara Üniversitesi aynı zamanda Üniversitelerarası Kurul’a yazarak Mazlum Uyar’ın bu intihal eserle aldığı doçentlik unvanının iptalini ister.

    Bu arada şu gelişmeler olur. Prof. Moussavi’nin Mazlum Uyar’ı YÖK’e şikayet etmesinden tam 3 ay 3 gün sonra 12 Eylül 2013 tarihinde YÖK genel kurulu toplanarak, eski YÖK genel Kurulu’nun 03.06.2005 tarihinde aldığı 2702 sayılı kararını değiştirir. 2005 tarihli bu YÖK kararına göre intihallerde zaman aşımı yoktur. Ancak mevcut YÖK bu yeni kararla intihalde 2 yıllık zaman aşımı kuralını getirir. Bu yeni kurala göre Mazlum Uyar cezalandırılamayacak, üniversitede hocalık yapmaya devam edecektir. Nitekim 21 YÖK üyesinden oluşan YÖK Disiplin Kurulu 22.05.2014 tarihinde 14 üye ile toplanarak 2014/52 sayılı kararla Mazlum Uyar’ın söz konusu kitabının 100 sayfalık intihal içerdiğinin sabit olduğunu, ancak 2 yıllık zaman aşımı kuralı nedeniyle cezalandırılamayacağını” kararlaştırır. Böylece, İlahiyat Profesörü Mazlum Uyar kendisinin şikayet edilmesinden 3 ay 3 gün sonra yine aynı YÖK Genel Kurulu’nun çıkardığı intihal kararıyla korunmuş olur. Mazlum Uyar’ın George Washington Üniversitesi öğretim üyesinin bir kitabından aşırmasıyla Türkiye’nin uluslararası akademik itibarını zedelediği ortadadır. Ancak bu intihal olayının bir başka boyutu daha vardır. Prof. Moussavi’nin intihal edilen “Religious Authority in Shiite Islam” başlıklı kitabı Malezya İslam Üniversitesi tarafından yayınlanmıştır. Malezya İslam Üniversitesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Ocak 2014’teki Malezya ziyaretinde fahri doktora aldığı üniversitedir. Bu üniversite Marmara Üniversitesi’nin Mevlana Değişim Programı çerçevesinde anlaşma yaptığı bir üniversitedir ve Mazlum Uyar’ın hocalık yaptığı İlahiyat Fakültesi’nden öğrenciler halen Malezya Üniversitesi’nde bir veya iki dönem okumaktadırlar.

    Şimdi üniversite camiasında sorulan soru şu: “350 kadar dipnotla birlikte aşırılan 100 sayfalık bu intihal, yapanın yanına kâr mı kalacaktır? Bu kadar kapsamlı ve bu kadar aleni bir intihal eylemi cezasız mı kalacaktır?” Akademisyenler bu kararla intihalin artık suç olmaktan çıktığını söylüyorlar. YÖK’ün bu konudaki kararı şöyle: “Biz intihali tespit ettik, intihal kesin. Ama biz bir şey yapmıyoruz. Çünkü zaman aşımı diye bir şey var.” Üniversiteden görüş bildiren bir akademisyen bu durumu komik olarak niteliyor. “Bir cerrah profesörün diplomasının sahte olduğu ortaya çıksa, olsun varsın, epey zaman geçmiş, önemli değil, diplomanız sahte olsa da siz ameliyat yapmaya devam edin mi denilecek? Acaba bu YÖK üyeleri böyle bir cerrah profesöre ameliyat olmak isterler mi?”

    Bir başka akademisyen daha önemli bir noktaya işaret ediyor: Bu intihal vakaları cezalandırılmadığı müddetçe, artık Yüksek Lisans öğrencilerinin Doktora öğrencilerinin, Araştırma Görevlilerinin bilimsel kuralları gözeterek özgün tez yazmalarını bekleyemeyiz. Genç akademisyenler “Nasıl olsa bir şey olmuyor, başkasının eserinden aşırarak doçent, Profesör olunabiliyor” diyecekler.

    Dahası, hoca YÖK’ün “intihal helaldir” fetvasıyla derslere girmeye, Yüksek Lisans ve doktora tezi yönetmeye devam ediyor.
    cerhan bunu beğendi.
    Özel mesaj Yolu İle Soruları Cevaplandıramıyoruz, Foruma Sorarsanız Daha Hızlı Bilgi Edinebilirsiniz

  2. #2
    Akademik Forum
    Misafir

    komplo

    Hocanın bolumu ilahiyat olduğu için gayet yerinde bir karar olmuştur. Din eğitiminin yaninda ahlaki egitiminde beşiği olan ilahiyat fakültesinde boyle bir suç tabi ki cezasız kalmalı. Aksi halde insanlarda bu mukaddes egitime yönelik ciddi şüpheler olusur ve ilahiyat fakültelerinin itibari kaybolur. Bu intihali ispatlayan kisilerinde ilahiyat egitimimizi karalamak için komplo kurduklarını düşünüyorum. Dediğim gibi ahlakın beşiği bu kurumlarda ahlak dışı şeyleri ortaya çıkarmak ancak ajanların işidir. İlahiyat fakültelerinin giderek artmasina yönelik bir itibarsizlastirma kampanyasıdir. Bu fakülteler arttıkça dış güçler bundan korkuyor. Yakin bir sürecte tüm bu fakultelerimiz bilim dünyasınin göz bebeği olacaktır. Tüm bunlar ahlaki niteliklerine hayran kaldığımız uzakdoğu ulkelerinin bir komplosu dur. Kendileri gibi üst düzey ahlaklı olup bilimde çığır acmamizi engellemek istemektedirler. Ama biz gencler buna izin vermeyeceğiz.

  3. #3
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    Sakarya
    Mesaj
    205
    Alıntı Akademik Forum Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hocanın bolumu ilahiyat olduğu için gayet yerinde bir karar olmuştur. Din eğitiminin yaninda ahlaki egitiminde beşiği olan ilahiyat fakültesinde boyle bir suç tabi ki cezasız kalmalı. Aksi halde insanlarda bu mukaddes egitime yönelik ciddi şüpheler olusur ve ilahiyat fakültelerinin itibari kaybolur. Bu intihali ispatlayan kisilerinde ilahiyat egitimimizi karalamak için komplo kurduklarını düşünüyorum. Dediğim gibi ahlakın beşiği bu kurumlarda ahlak dışı şeyleri ortaya çıkarmak ancak ajanların işidir. İlahiyat fakültelerinin giderek artmasina yönelik bir itibarsizlastirma kampanyasıdir. Bu fakülteler arttıkça dış güçler bundan korkuyor. Yakin bir sürecte tüm bu fakultelerimiz bilim dünyasınin göz bebeği olacaktır. Tüm bunlar ahlaki niteliklerine hayran kaldığımız uzakdoğu ulkelerinin bir komplosu dur. Kendileri gibi üst düzey ahlaklı olup bilimde çığır acmamizi engellemek istemektedirler. Ama biz gencler buna izin vermeyeceğiz.
    Sanırım dalga geçiyorsunuz yoksa ciddi olarak bunu yazmış olamazsınız. Aksi halde İslam dinine hırsızlığı yakıştırmış olursunuz ki buna da biz müslümanlar izin vermeyiz. Her yol mübah anlayışı peygamberimizin yolu değildir. Hırsızlığı İslam için mübah görme hakkını size Allah vermiyor bunu unutmayın.

  4. #4
    Akademik Forum
    Misafir
    Bu ülkede her türlü hırsızlığı, yolsuzluğu yapanlar maalesef en dindar geçinenler. Herkes dinini, inancını kendi içinde yaşasın. Bunu siyasi malzeme yapanların amacı gayet açık. Ne yazık ki insanlar da sırf dinleri, inançları uğruna bu hırsızlıklara göz yumuyorlar. Bu hırsızlıklara karşı çıkanlara da sanki din elden gidiyormuş gibi temelsiz şekilde saldırıyor ve hırsızları savunuyorlar. Tüm dünyada muhafazakarlar, yaptıklarının üstünü örtecek böyle bir ortam yaratmayı başardı.

    Bu hocaya gelince... İhsan Doğramacı diye Türk ilim hayatının en önemli insanı!!! vardı bir zamanlar, hatırlarsınız. Kendisi Amerikalı doktor Benjamin Spock'un Baby and Child Care kitabını olduğu gibi kopyalamış ve Annenin Kitabı başlığıyla basmıştı. Ama hala kendisi bir kahraman Ben Hacettepe'de okurken, Hacettepe kütüphanesini boşaltıp Bilkent'e kamyonlarla kaçırdığı iddiası da baya revaçtaydı. Neyse bu intihali ortaya çıkaran Prof. Dr. Hasan Yazıcı bizim mahkemelerce tazminata mahkum edildi) Dolayısıyla yeni intihalci hocanın kimlerden örnek aldığı ortadadır. 1980 sonrası yeni/bozuk akademik ortamın ürünleridir bunlar. Hukuk tarafından da sonuna kadar destekleniyorlar. Şimdi bir de 2 yıllık zaman aşımı eklendi E eklenmese de zaten bir şekilde aklıyorlardı.

    Öte yandan öğrencilerin intihalleri var ve hocalar hiçbir şey yapamıyorlar. Örneğin birkaç ay önce bir doktora öğrencisi dipnotları da dahil olmak üzere tamamen aşırma bir ödev verdi benim hocama. Tabii hoca yazının niteliğinden dolayı, bunu o öğrencinin yazamayacağını anladı ve tamamen copy-past olduğunu tespit etti. Doktora öğrencisini üniversitenin etik kuruluna verdi ödevi nereden aşırdığının kanıtlarıyla beraber. O sorada başka bir ders için de tamamen aşırma bir ödev verdiği tespit edildi. O da etik kurula gitti. Fakat etik kuruldan hiçbir sonuç çıkmadı. Sadece o derslerden notu düşürülerek derslerden kalmış sayıldı. İntihali tespit eden hoca kendisine bir daha bölüme gelmemesini söyledi fakat atılma kalktığı için de hiçbir şey yokmuş gibi geldi, derslere girmeye devam etti. Fakat daha sonra hoca tarafından kendisine kimsenin danışmanlığını kabul etmeyeceği vs gibi şeylerle baskı yapıldı ve öğrenci artık gelmiyor. Ama birkaç hoca yaptığı bu şeye hoşgörüyle baktı, olur öyle şeyler diye. Dolayısıyla artık bu iş formel yollarla çözülebilecek bir şey değil.

    Ben şunu söylemek istiyorum: Biz de intihal çok yaygın. Okuduğum çoğu kitapta kaynak gösterilmeden yapılmış binlerce intihal var. Bunu o anlı şanlı entelektüeller de yapıyorlar. Taklitçi bir akademimiz var. Belki buradaki akademisyenler kızacak ama ben merkezi atamalı öyp, usulsuz cari alımlar, üniversitelerin bazı kliklerin elinde bulunması ve bu 2 yıl zaman aşımının desteğiyle, ilerleyen zamanlarda özellikle yabancı dilden çevirilerek yapılan intihallerin daha da artacağını düşünüyorum.

    Hocam ironik yaklaşımımı sözde ahlaklı insanların uzak doğu ahlaki anlayışını yüceltmeyeceğinden anlamanız gerekirdi. Bugün böyle hassas konularda uzak doğuda toplumun sert ahlaki baskıları özür dileme, istifa etme ve hatta ahlaki çita yüksekliği nedeniyle intiharlara yol açıyor. Tabi ki her koşul için intihar istenmeyen bir durum fakat ülkemizde en düşük ahlaki ölçüt özür dilemenin bile yeri yok. Bunun ötesinde ahlaksızlık Türkiye'de daha da yüceltiliyor, kılıflar uyduruluyor. Ve en üst merciler buna ön ayak oluyor. İş bu nedenlerle uzak doğunun neden bilim fırtına merkezi olduğunu ve neden bizim bu anlayış değişmedikçe bilim adına mutlak yerinde sayacağımızı gösteren güzel bir haberdir bu.
    Son düzenleyen Nazmi, 24-06-2014 saat 14:54.

  5. #5
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    06-2011
    Nerden
    Sakarya
    Mesaj
    205
    Alıntı Akademik Foru Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Bu ülkede her türlü hırsızlığı, yolsuzluğu yapanlar maalesef en dindar geçinenler. Herkes dinini, inancını kendi içinde yaşasın. Bunu siyasi malzeme yapanların amacı gayet açık. Ne yazık ki insanlar da sırf dinleri, inançları uğruna bu hırsızlıklara göz yumuyorlar. Bu hırsızlıklara karşı çıkanlara da sanki din elden gidiyormuş gibi temelsiz şekilde saldırıyor ve hırsızları savunuyorlar. Tüm dünyada muhafazakarlar, yaptıklarının üstünü örtecek böyle bir ortam yaratmayı başardı.

    Bu hocaya gelince... İhsan Doğramacı diye Türk ilim hayatının en önemli insanı!!! vardı bir zamanlar, hatırlarsınız. Kendisi Amerikalı doktor Benjamin Spock'un Baby and Child Care kitabını olduğu gibi kopyalamış ve Annenin Kitabı başlığıyla basmıştı. Ama hala kendisi bir kahraman Ben Hacettepe'de okurken, Hacettepe kütüphanesini boşaltıp Bilkent'e kamyonlarla kaçırdığı iddiası da baya revaçtaydı. Neyse bu intihali ortaya çıkaran Prof. Dr. Hasan Yazıcı bizim mahkemelerce tazminata mahkum edildi) Dolayısıyla yeni intihalci hocanın kimlerden örnek aldığı ortadadır. 1980 sonrası yeni/bozuk akademik ortamın ürünleridir bunlar. Hukuk tarafından da sonuna kadar destekleniyorlar. Şimdi bir de 2 yıllık zaman aşımı eklendi E eklenmese de zaten bir şekilde aklıyorlardı.

    Öte yandan öğrencilerin intihalleri var ve hocalar hiçbir şey yapamıyorlar. Örneğin birkaç ay önce bir doktora öğrencisi dipnotları da dahil olmak üzere tamamen aşırma bir ödev verdi benim hocama. Tabii hoca yazının niteliğinden dolayı, bunu o öğrencinin yazamayacağını anladı ve tamamen copy-past olduğunu tespit etti. Doktora öğrencisini üniversitenin etik kuruluna verdi ödevi nereden aşırdığının kanıtlarıyla beraber. O sorada başka bir ders için de tamamen aşırma bir ödev verdiği tespit edildi. O da etik kurula gitti. Fakat etik kuruldan hiçbir sonuç çıkmadı. Sadece o derslerden notu düşürülerek derslerden kalmış sayıldı. İntihali tespit eden hoca kendisine bir daha bölüme gelmemesini söyledi fakat atılma kalktığı için de hiçbir şey yokmuş gibi geldi, derslere girmeye devam etti. Fakat daha sonra hoca tarafından kendisine kimsenin danışmanlığını kabul etmeyeceği vs gibi şeylerle baskı yapıldı ve öğrenci artık gelmiyor. Ama birkaç hoca yaptığı bu şeye hoşgörüyle baktı, olur öyle şeyler diye. Dolayısıyla artık bu iş formel yollarla çözülebilecek bir şey değil.

    Ben şunu söylemek istiyorum: Biz de intihal çok yaygın. Okuduğum çoğu kitapta kaynak gösterilmeden yapılmış binlerce intihal var. Bunu o anlı şanlı entelektüeller de yapıyorlar. Taklitçi bir akademimiz var. Belki buradaki akademisyenler kızacak ama ben merkezi atamalı öyp, usulsuz cari alımlar, üniversitelerin bazı kliklerin elinde bulunması ve bu 2 yıl zaman aşımının desteğiyle, ilerleyen zamanlarda özellikle yabancı dilden çevirilerek yapılan intihallerin daha da artacağını düşünüyorum.

    - - - Güncellendi - - -

    Hocam ironik yaklaşımımı sözde ahlaklı insanların uzak doğu ahlaki anlayışını yüceltmeyeceğinden anlamanız gerekirdi. Bugün böyle hassas konularda uzak doğuda toplumun sert ahlaki baskıları özür dileme, istifa etme ve hatta ahlaki çita yüksekliği nedeniyle intiharlara yol açıyor. Tabi ki her koşul için intihar istenmeyen bir durum fakat ülkemizde en düşük ahlaki ölçüt özür dilemenin bile yeri yok. Bunun ötesinde ahlaksızlık Türkiye'de daha da yüceltiliyor, kılıflar uyduruluyor. Ve en üst merciler buna ön ayak oluyor. İş bu nedenlerle uzak doğunun neden bilim fırtına merkezi olduğunu ve neden bizim bu anlayış değişmedikçe bilim adına mutlak yerinde sayacağımızı gösteren güzel bir haberdir bu.
    Okunca önce ironi yaptınız diye düşündüm, ancak yazdıklarınız son zamanlarda çıkan olaylardaki bazı bahanelere o kadar çok benziyor ki acaba dedim. Söylediklerinizde haklısınız ancak bunu dindar kesim şunu yaptı dinsiz kesim bunu yaptı diye belirtmek yerine yapılan hırsızlığa dikkat çekelim. Zira dindar biri hırsızlık yapıyorsa zaten dindar değildir, iman eksikliği vardır. İnsanların hataları İslam dininden değil, dini düzgün yaşamamalarından, dini anlamamış olmalarından kaynaklanmaktadır. İlahiyatçıda olsa anlamamış İslam ne istiyor, nasıl istiyor farkında değil.
    Son düzenleyen cerhan, 24-06-2014 saat 15:06.

  6. #6
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    1.379
    bir sürü tezde intihal var hangisine ceza verecekseniz. adam kitaptan aynı şekilde paragrafı kopyalamış yazmış geçmiş bunları onaylayan tez jürilerine ceza verilecek ki millet incelesin düzgünce
    Konu hayaller olunca insan bocalayabilir ama başarısız olmanın tek yolu hayallerinden vazgeçmektir.

  7. #7
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    13
    İntihalcilere hak veriyorum: Ciddiyim!!!

    Avrupa bilim adamlarının yalanları bile bilimsel arenada rağbet görürken bizim bilim adamlarının çalışmalarını gözardı ediyorlar.
    Her ülkenin her toplumun bir bilimsel anlayışı birikim var. Herkes Avrupalı Amerikalı gibi düşünmek, yazmak, sonuca varmak zorunda mı?
    Adamların Türk bilimine bakış açısı bozuk, kasıtlı ve küçümseyici.
    Madem bu adam geri kalmış bir ülkenin geri kalmış vatandaşının geri kalmış bilim adamı, topluma daha hızlı bilgi akışı sağlamak adına intihale göz yumulabilir.

    Böööö "haksızlıkkkk" diyecek vatandaşlar geçsin bu işi; Büyük ülkelerin küçük ülkelerin bilimsel çalışmalarına, patent haklarına nasıl tecavüz ettiğini iyi biliriz. En basit örneklerinden birisi Nokia'dır bir zamanlar dünya piyasasının en büyük firmasını Microsoft kötü yönetimle HTC'den fakir bir düzeye indirip patenlerinin ve mal varlıklarının üstüne çöktü. Apple'a cihaz üreten Foxconn'da onlarca işçi aşırı iş yükü nedeniyle intihar etti haberiniz var mı?

    Bu falza dürüst insan ayaklarını geçelim; İstanbul üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu rektörken intahal yaptığı ortaya çıktı kimse bir şey dedi mi? Şimdi dindar mindar mevzularına çekilmiş komikliğin anlamı yok.
    Hürriyet

  8. #8
    Akademik Forum
    Misafir
    Alıntı DevilsNeverCry Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    İntihalcilere hak veriyorum: Ciddiyim!!!

    Avrupa bilim adamlarının yalanları bile bilimsel arenada rağbet görürken bizim bilim adamlarının çalışmalarını gözardı ediyorlar.
    Her ülkenin her toplumun bir bilimsel anlayışı birikim var. Herkes Avrupalı Amerikalı gibi düşünmek, yazmak, sonuca varmak zorunda mı?
    Adamların Türk bilimine bakış açısı bozuk, kasıtlı ve küçümseyici.
    Madem bu adam geri kalmış bir ülkenin geri kalmış vatandaşının geri kalmış bilim adamı, topluma daha hızlı bilgi akışı sağlamak adına intihale göz yumulabilir.

    Böööö "haksızlıkkkk" diyecek vatandaşlar geçsin bu işi; Büyük ülkelerin küçük ülkelerin bilimsel çalışmalarına, patent haklarına nasıl tecavüz ettiğini iyi biliriz. En basit örneklerinden birisi Nokia'dır bir zamanlar dünya piyasasının en büyük firmasını Microsoft kötü yönetimle HTC'den fakir bir düzeye indirip patenlerinin ve mal varlıklarının üstüne çöktü. Apple'a cihaz üreten Foxconn'da onlarca işçi aşırı iş yükü nedeniyle intihar etti haberiniz var mı?

    Bu falza dürüst insan ayaklarını geçelim; İstanbul üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu rektörken intahal yaptığı ortaya çıktı kimse bir şey dedi mi? Şimdi dindar mindar mevzularına çekilmiş komikliğin anlamı yok.
    Hürriyet

    sadece dinciler yapıyor diyen yok zaten. Sizce yazdığım ihsan doğramacı dinci bir figürmüydü. Okuyun, sonra efelenin.

    buarada editör arkadaşlar, ironi yapan ve asyadaki ilim ahlakından bahseden misafirle, intihallerden bahseden misafir ayrı kişiler.

  9. #9
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    06-2014
    Mesaj
    13
    Alıntı Akademik Forum Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    sadece dinciler yapıyor diyen yok zaten. Sizce yazdığım ihsan doğramacı dinci bir figürmüydü. Okuyun, sonra efelenin.

    buarada editör arkadaşlar, ironi yapan ve asyadaki ilim ahlakından bahseden misafirle, intihallerden bahseden misafir ayrı kişiler.
    ilk önce yazdığını okumayı öğren bak ne yazmışsın:
    Bu ülkede her türlü hırsızlığı, yolsuzluğu yapanlar maalesef en dindar geçinenler

    Bu ülkede dinciler gerçekten dindar olsa, kemalistler Atatürk'ün izinden gitse, Ateistler humanizmin presiplerini takip etse burası daha güzel bir ülke olurdu. Kusura bakma bu ülkede her kesim birbirini suçlar ama herkes aynı şeyin lacivertidir. Sadece işinize gelen kesimlere yönlendirmeniz mesajınızdaki doğru tespitleri ve doğru ifadeleri gölgede bırakmış.

    Ancak paragrafın geri kalanına aşağı yukarı katılıyorum. Tespitleriniz aşağı yukarı doğru.





Benzer Konular

  1. ÖYP Sonrası Kadrom Verilmedi....Yönetmeliğe Uygun mu?
    ÖYP Yönetmelikleri forum içinde, yazan akademikt
    Cevap: 4
    Son Mesaj: 07-04-2014, 14:40
  2. ALES Kitaplarımı Çok Uygun Fiyata Veriyorum
    Kiralık-Takaslık forum içinde, yazan vooblier
    Cevap: 7
    Son Mesaj: 28-11-2013, 21:05
  3. Üniversitede En Uygun Bölümü Seçtiren Program
    Genel Güncel Olaylar forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 09-07-2013, 12:12
  4. Nabi Avcı: YÖK Taslağı Uygun Değil
    Anasayfa Haberleri forum içinde, yazan love_freedom
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 13-02-2013, 20:33
  5. Nabi Avcı: YÖK Taslağı Uygun Değil
    ÖYP 2011- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan love_freedom
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 12-02-2013, 12:06

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git