reklam

Bulunan 1 den 7 - Toplam 7
Ağaç Şeklinde Aç11Beğeni
  • 7 gönderen aDNA
  • 2 gönderen Nazmi
  • 1 gönderen sercan_33
  • 1 gönderen EnesCAN

Araştırma Görevlileri Tam Bir Dert Küpü

Genel Güncel Olaylar Forumunda Araştırma Görevlileri Tam Bir Dert Küpü Konusunu İncelemektesiniz

Araştırma görevlileri, üniversitelerin olmazsa olmaz temel taşlarıdır. Daha doğrusu üniversitelerin bel kemiğidirler. Onlar olmadan, üniversiteden ...


  1. #1
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376

    Araştırma Görevlileri Tam Bir Dert Küpü

    Araştırma görevlileri, üniversitelerin olmazsa olmaz temel taşlarıdır. Daha doğrusu üniversitelerin bel kemiğidirler. Onlar olmadan, üniversiteden ve üniversitelerin geleceğinden bahsetmek mümkün değildir. Durum böyle olmakla beraber; araştırma görevlilerinin kadro garantileri yoktur. Büyük bir maddi sıkıntı içerisindedirler. Görev tanımları belirsizliklerle doludur. Bütün öğretim elemanları gibi onların da fikirlerini açıklama hakları bulunmamaktadır. Üniversitelerin ve YÖK’ün karar mekanizmalarında temsil ve söz hakları yoktur.
    Bu kişiler genel olarak sorgulayan, eleştiren, alternatif fikirler ileri sürebilen, kişiliği gelişmiş, sağlıklı düşünen genç beyinler olarak algılanır. Olması gereken de budur. Ancak, geçim sıkıntısı içinde kıvranan, her gün üniversiteden atılma korkusu yaşayan ve hatta kadrolarından atılan kişilerden nasıl şahsiyetli duruş, ileri düzeyde fikir ve bilimsel araştırma beklenebilir?


    ***


    İlmi araştırmalar; rahat, güvenli ve yarınlardan endişenin olmadığı ortamlarda yapılır. Hala bunu anlamamakta ısrar edip görmezlikten gelmenin anlamı nedir? Benden sonrası tufan anlayışının anlamı ve sonucu ülkemizin bilimsel araştırmalarına ne katkısı olabilir ki? Yaşanılan olumsuzluklardan ders almayacak, bunları ortadan kaldırmayacaksak ne diye bilimsel kurullarda ve öğretim üyesi yetiştirme programlarında yer alıyoruz?
    Ülkemizde 33/a, 50/d ve ÖYP kadrolarında istihdam edilen üç ayrı araştırma görevlisi statüsü bulunmaktadır. Hepsinin kendine özgü sıkıntıları olduğu gibi, ortak sorunları da geçinememe sorunudur. Nitekim bir araştırma görevlisi, 2,100-2,300 TL arasında maaş alabilmektedir. Bunların ek ders ücretleri bulunmamaktadır. Bu maaşla kira verecek, evli ise çoluk çocuğuna bakacak, mutfak masrafını ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak, ayrıca ilmi çalışma için para ayıracak. Bu mümkün mü? Tabii ki hayır!


    ***


    Bugün, 50/d’de bulunan araştırma görevlilerinin işine sorgusuz sualsiz son verilmektedir. Gerekçe olarak da bir YÖK üyesinin bazı üniversitelere göndermiş olduğu görüş yazısı gösterilmektedir. Görüşte; 25 Şubat 2011 tarih ve 6111 sayılı Af Kanununda düzenlenen, azami öğretim sürelerini gerekçe gösterilerek, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin, 3 yılda yüksek lisans ve 6 senede de doktorasını tamamlayamayanların görevine son verilebileceği yorumu yapılmaktadır.
    ÖYP’li araştırma görevlilerinin öne çıkan sorunları da şunlardır: İmzalatılan kefalet ve taahhüt senedi, yabancı dil öğrenme süresi, evli olanların eş durumu, ÖYP Desteklerinin kullanımı ile ilgili bürokratik engeller başta gelmektedir.
    Yeni kurulan ya da gelişmemiş üniversitelere alınan araştırma görevlileri, üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yapma imkânı bulunmadığından 35. maddeyle gelişmiş okullara gönderilmekte, bunlara ağır, ölçüsüz kefalet ve taahhüt senedi imzalatılmaktadır. Onları imzalamayan araştırma görevlileri yüksek lisans ve doktora yapmak için gelişmiş üniversitelere gönderilmemektedir. Oralara gönderilmeyen araştırma görevlileri kendi üniversitelerinde angarya işlerle uğraştırılarak akademik eğitim ve yükselmeleri engellenmektedir. Gönderilenlerse başarısız olduğunda, derhal görevlerine son verilerek yüklü senet ve tazminat borcuyla hayatları karartılmaktadır.
    Üniversitelerde araştırma görevlilerine imzalatılan taahhüt-kefalet senetleri araştırma görevlilerinin huzur içinde yüksek lisans ve doktora yapmalarına mani olmakta ve onları büyük bir endişe ve bunalıma sürükleyerek başarılı olmalarını olumsuz şekilde etkilemektedir. Araştırma görevlilerine dayatılan hukuksuz mecburi hizmetten kaynaklanan tazminat yükümlülüğü kaldırılarak, gençlerimiz huzursuzluk ve bunalımdan kurtarılmalıdır.


    ***


    Unutmamak gerekir ki, araştırma görevlileri ülkemizin genç beyinleridir. Bu beyinleri sağlıklı ve iyi yetiştiremez, önlerindeki lüzumsuz engelleri kaldırmazsak, sağlıklı ve istenen kalitede olamazlar. Dolayısıyla üniversitelerimiz de sağlıklı ve iyi yetişmiş öğretim üyelerine sahip olamayacaktır. Bunun yegâne sorumluluğu ve vebali bugün yönetici konumunda ve karar alma mekanizmalarında bulunan öğretim üyelerine ait olacaktır.
    Üniversitelerimizin birçok fakülte ve yüksek okulunda hat safhada öğretim üyesi açığı bulunuyorken, bazı rektörlerinin 50/d’deki araştırma görevlilerinin işine son verdirmesi, ilim hayatına ve üniversitelere vurulan en büyük darbedir.


    ***


    YÖK’e ve rektörlere çağrı:
    50/d ve ÖYP kadrosunda bulunan araştırma görevlilerini mağdur etmeyin. Bu genç bilim adamlarını üniversiteden atmak yerine; onların insanca yaşayabilecekleri ve bilimsel araştırma yapabilecekleri ortamlar hazırlanması için harekete geçiniz.

    Kaynak: Yeniçağ
    xkare, RAGİ, bigthunder ve 4 diğerleri bunu beğendiler..

  2. #2
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    10-2011
    Mesaj
    217
    öyp veya 33a'lılarında iş garantisi yok mu hocam yuz kızartıcı suc ıslemedıkce atılma dıye bısey soz konusu olabılır mı oyp'de

  3. #3
    Akademikpersonel.org
    Üyelik Tarihi
    09-2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    17.053
    Alıntı RAGİ Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    öyp veya 33a'lılarında iş garantisi yok mu hocam yuz kızartıcı suc ıslemedıkce atılma dıye bısey soz konusu olabılır mı oyp'de
    Yüz kızartıcı suç işlemedikçe veya dekana küfretmedikçe atılmazsınız. Kamu görevlisiyiz ve 657'nin ceza şartlarına bağlıyız.
    aDNA ve RAGİ bunu beğendiler.
    Özel mesaj Yolu İle Soruları Cevaplandıramıyoruz, Foruma Sorarsanız Daha Hızlı Bilgi Edinebilirsiniz

  4. #4
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    07-2013
    Mesaj
    108
    Alıntı Vahdet Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Araştırma görevlileri, üniversitelerin olmazsa olmaz temel taşlarıdır. Daha doğrusu üniversitelerin bel kemiğidirler. Onlar olmadan, üniversiteden ve üniversitelerin geleceğinden bahsetmek mümkün değildir. Durum böyle olmakla beraber; araştırma görevlilerinin kadro garantileri yoktur. Büyük bir maddi sıkıntı içerisindedirler. Görev tanımları belirsizliklerle doludur. Bütün öğretim elemanları gibi onların da fikirlerini açıklama hakları bulunmamaktadır. Üniversitelerin ve YÖK’ün karar mekanizmalarında temsil ve söz hakları yoktur.
    Bu kişiler genel olarak sorgulayan, eleştiren, alternatif fikirler ileri sürebilen, kişiliği gelişmiş, sağlıklı düşünen genç beyinler olarak algılanır. Olması gereken de budur. Ancak, geçim sıkıntısı içinde kıvranan, her gün üniversiteden atılma korkusu yaşayan ve hatta kadrolarından atılan kişilerden nasıl şahsiyetli duruş, ileri düzeyde fikir ve bilimsel araştırma beklenebilir?


    ***


    İlmi araştırmalar; rahat, güvenli ve yarınlardan endişenin olmadığı ortamlarda yapılır. Hala bunu anlamamakta ısrar edip görmezlikten gelmenin anlamı nedir? Benden sonrası tufan anlayışının anlamı ve sonucu ülkemizin bilimsel araştırmalarına ne katkısı olabilir ki? Yaşanılan olumsuzluklardan ders almayacak, bunları ortadan kaldırmayacaksak ne diye bilimsel kurullarda ve öğretim üyesi yetiştirme programlarında yer alıyoruz?
    Ülkemizde 33/a, 50/d ve ÖYP kadrolarında istihdam edilen üç ayrı araştırma görevlisi statüsü bulunmaktadır. Hepsinin kendine özgü sıkıntıları olduğu gibi, ortak sorunları da geçinememe sorunudur. Nitekim bir araştırma görevlisi, 2,100-2,300 TL arasında maaş alabilmektedir. Bunların ek ders ücretleri bulunmamaktadır. Bu maaşla kira verecek, evli ise çoluk çocuğuna bakacak, mutfak masrafını ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak, ayrıca ilmi çalışma için para ayıracak. Bu mümkün mü? Tabii ki hayır!


    ***


    Bugün, 50/d’de bulunan araştırma görevlilerinin işine sorgusuz sualsiz son verilmektedir. Gerekçe olarak da bir YÖK üyesinin bazı üniversitelere göndermiş olduğu görüş yazısı gösterilmektedir. Görüşte; 25 Şubat 2011 tarih ve 6111 sayılı Af Kanununda düzenlenen, azami öğretim sürelerini gerekçe gösterilerek, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi kapsamında görev yapan araştırma görevlilerinin, 3 yılda yüksek lisans ve 6 senede de doktorasını tamamlayamayanların görevine son verilebileceği yorumu yapılmaktadır.
    ÖYP’li araştırma görevlilerinin öne çıkan sorunları da şunlardır: İmzalatılan kefalet ve taahhüt senedi, yabancı dil öğrenme süresi, evli olanların eş durumu, ÖYP Desteklerinin kullanımı ile ilgili bürokratik engeller başta gelmektedir.
    Yeni kurulan ya da gelişmemiş üniversitelere alınan araştırma görevlileri, üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yapma imkânı bulunmadığından 35. maddeyle gelişmiş okullara gönderilmekte, bunlara ağır, ölçüsüz kefalet ve taahhüt senedi imzalatılmaktadır. Onları imzalamayan araştırma görevlileri yüksek lisans ve doktora yapmak için gelişmiş üniversitelere gönderilmemektedir. Oralara gönderilmeyen araştırma görevlileri kendi üniversitelerinde angarya işlerle uğraştırılarak akademik eğitim ve yükselmeleri engellenmektedir. Gönderilenlerse başarısız olduğunda, derhal görevlerine son verilerek yüklü senet ve tazminat borcuyla hayatları karartılmaktadır.
    Üniversitelerde araştırma görevlilerine imzalatılan taahhüt-kefalet senetleri araştırma görevlilerinin huzur içinde yüksek lisans ve doktora yapmalarına mani olmakta ve onları büyük bir endişe ve bunalıma sürükleyerek başarılı olmalarını olumsuz şekilde etkilemektedir. Araştırma görevlilerine dayatılan hukuksuz mecburi hizmetten kaynaklanan tazminat yükümlülüğü kaldırılarak, gençlerimiz huzursuzluk ve bunalımdan kurtarılmalıdır.


    ***


    Unutmamak gerekir ki, araştırma görevlileri ülkemizin genç beyinleridir. Bu beyinleri sağlıklı ve iyi yetiştiremez, önlerindeki lüzumsuz engelleri kaldırmazsak, sağlıklı ve istenen kalitede olamazlar. Dolayısıyla üniversitelerimiz de sağlıklı ve iyi yetişmiş öğretim üyelerine sahip olamayacaktır. Bunun yegâne sorumluluğu ve vebali bugün yönetici konumunda ve karar alma mekanizmalarında bulunan öğretim üyelerine ait olacaktır.
    Üniversitelerimizin birçok fakülte ve yüksek okulunda hat safhada öğretim üyesi açığı bulunuyorken, bazı rektörlerinin 50/d’deki araştırma görevlilerinin işine son verdirmesi, ilim hayatına ve üniversitelere vurulan en büyük darbedir.


    ***


    YÖK’e ve rektörlere çağrı:
    50/d ve ÖYP kadrosunda bulunan araştırma görevlilerini mağdur etmeyin. Bu genç bilim adamlarını üniversiteden atmak yerine; onların insanca yaşayabilecekleri ve bilimsel araştırma yapabilecekleri ortamlar hazırlanması için harekete geçiniz.

    Kaynak: Yeniçağ
    Vahdet Hocam yazının tamamına katılıyorum.Son günlerde hep zam çağrısı yapıyoruz fakat yapılması gereken sadece zam değil özlük haklarının iyileştirilmesidir.Özellikle biz araştırma görevlilerinin kafası senetlerle geçim derdiyle gördüğü kötü muamelelerle dolu olmamalı,kendimizi derslere araştırmaya, bilim üretmeye verebilmemiz için kafamızın az da olsa rahat olması gerekir diye düşünüyorum.
    aDNA bunu beğendi.

  5. #5
    Ordinaryüs Profesör Doktor
    Üyelik Tarihi
    05-2011
    Nerden
    Ankara, Turkey, Turkey
    Mesaj
    6.376
    Alıntı sercan_33 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Vahdet Hocam yazının tamamına katılıyorum.Son günlerde hep zam çağrısı yapıyoruz fakat yapılması gereken sadece zam değil özlük haklarının iyileştirilmesidir.Özellikle biz araştırma görevlilerinin kafası senetlerle geçim derdiyle gördüğü kötü muamelelerle dolu olmamalı,kendimizi derslere araştırmaya, bilim üretmeye verebilmemiz için kafamızın az da olsa rahat olması gerekir diye düşünüyorum.
    Hocam ÖGEDER'in kuruluş amacı doğrultusunda Maaş iyileştirmesinden sonra atılacak 20 adımlık bir süreç var. Bu süreçte destekleriniz ile hakkımız olanı alacağız inş.

  6. #6
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    11-2013
    Mesaj
    19
    Araştırma görevlisini akademik köle veya ikinci sınıf öğretim eleman yardımcısı olarak bakan zihniyetin bitmesi gereklidir.

    Hakkı olan geçim standartına ulaşması için ve artı olarak yapacağı masraflar için ekstra ödenek verilmesini istemekteyiz.

    İnşaallah bizler zor zamanda görevimizi yerine getirdik ama bizden sonraki arkadaşlar zorluk çekmemeleri için desteklenmelerinin şart olduğunu düşünmekteyim..
    aDNA bunu beğendi.

  7. #7
    Doktora
    Üyelik Tarihi
    11-2013
    Mesaj
    215
    araştırma görevlilerinin derdi bitmek bilmiyor, araştırma görevliliği bittiğinde siz de bitmiş oluyorsunuz gibi gözüküyor.





Benzer Konular

  1. ÖYP Araştırma Görevlileri 657 mi Tabi?
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan karakasmehmet
    Cevap: 10
    Son Mesaj: 12-02-2016, 01:32
  2. 50/ Araştırma görevlileri Öyp'ye başvurabilir mi?
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan enessom
    Cevap: 10
    Son Mesaj: 09-03-2015, 09:49
  3. ÖYP Araştırma Görevlileri İzin Meselesi
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan Anjerdo
    Cevap: 37
    Son Mesaj: 17-08-2014, 11:02
  4. ÖYP Araştırma Görevlileri Derneği Üyelik
    ÖYP Hakkındaki Sorularınız forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 5
    Son Mesaj: 24-07-2013, 16:09
  5. ÖYP Araştırma Görevlileri Toplantıları
    ÖYP 2012- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Bölümü forum içinde, yazan aDNA
    Cevap: 2
    Son Mesaj: 02-08-2012, 18:54

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz yok
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git