21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Türk Konseyi'nden Diaspora Adımı



Giriş

Türk Dünyası için önemli bir eksiklik, Bağımsız Türk Cumhuriyetleri’nin ve diğer Türk
topluluklarının uluslararası camiada sesi olabilecek, birlikte hareket etmeyi sağlayacak ve
sistemleştirilmiş bir birliktelik yapısı ile sürekliliğin sağlanabileceği bir yapının olmayışıdır. Bu eksik
yapı için, “Türk Dünyasının diplomatik yaptırım gücünün etkin kullanılamamasının ve uluslararası
politikada önemli bir denge olamayışının temel sebebidir” ifadesi abartılı olmayacaktır. Bu bağlamda
söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi
– TDİK)’nin 2013 başında “Türk diasporalarının ortak hareket etmesi” düşüncesi çerçevesinde atılan
adımlar dikkate alınmalıdır. Bu incelemenin temel konusu Türk Konseyi çalışmaları kapsamında
gerçekleştirilen Türk diasporalarının birlikte hareket etme çalışmalarıdır.
Türk Konseyi (Keneşi)
Türk Konseyi - TDİK, Türk dili konuşan ülkeler arasında kapsamlı işbirliğini teşvik etmek amacıyla
kurucu üyeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye olan 2009’da kurulmuş bir
uluslararası örgüttür.[1] Bu örgüt siyasi teşkilatlanmaları, ekonomik yapıları, idari sorunları, kültürel
dokuları ve demografik özellikleri ile birçok ortak payda da buluşan devletlerin birlikte hareket etme
arzusu olarak, doğal bir sonuç ve jeopolitik bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır.[2]
Türk Dünyası’nın çok boyutlu ilişkilerinin geliştirilmesi ve süreklilik arz etmesi için büyük önem
taşıyan bu örgüt faaliyet alanına üye ülkelerin diasporalarının birlikte hareket etme düşüncesi
neticesinde yeni bir boyut eklemiştir. Bu bağlamda Türk Diasporaları temsilcilerinin toplantıları,
Diaspora temsilcilerinin izleyeceği yolun ortaya konulması açısından önem arz etmektedir.
Türk Diasporaları Toplantıları
Türk Konseyi üye devletleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’de diaspora konularını
yetkisinde bulunduran resmi kurum ve kuruluşların üst düzey katılımıyla başlatılan Türk
diasporalarının ortak hareket etme çalışmalarının ilki 24 Ocak 2013’te Bakü’de düzenlenen toplantı
ile gerçekleştirilmiştir. 24 Ocak’ta gerçekleştirilen toplantıya Azerbaycan Cumhuriyeti Diaspora
İşlerinden Sorumlu Devlet Komitesi Başkanı Nazim İbrahimov, Kazakistan Cumhuriyeti Dünya
Kazakları Birliği Birinci Başkan Yardımcısı Talgat Mamashev, Kırgız Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
Dış Göç Dairesi Başkanı Kushtar Aitmatov ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar Başkanlığı Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez’in katılmıştır. Türk Konseyi
diasporalar toplantısının ilkinde Türk Konseyi’nin Nahçıvan Anlaşması’nda ortaya konulan amaç ve
görevleri teyit edilmiş; diasporaların yurtdışında ülkelerinin imajının iyileştirilmesinde ve
kamuoyunu etkilemede oynadığı önemli rolün altı çizilmiş; Türkdildeş ülkeler arasındaki birlik ve
dayanışmayı tamamlamak üzere dünyadaki Türkdildeş diasporalar arasında işbirliğinin artmasına
olan ihtiyaç vurgulanmıştır. Toplantıda ayrıca diasporaların işbirliğinin sağlanması için bu
toplantıların sürekliliğinin kaçınılmaz olduğu ifade edilmiştir.[3]
Türk Konseyi Diaspora İşlerinden Sorumlu Bakanlar ve Kuruluş Başkanlarının 2. Toplantısı 14 Mayıs
2013’te Ankara’da yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Başkanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Türk Keneşi üye devletlerinden
yetkililerinin yanı sıra TÜRKPA Genel Sekreteri Ramil Hasanov ve TÜRKSOY Genel Sekreter
Yardımcısı Fırat Purtaş katılmıştır. Toplantıda Türk Konseyi Türkdildeş Diaspora ‘Ortak Hareket
Stratejisi’ kabul edilmiştir. Stratejiyi Azerbaycan Cumhuriyeti adına Diaspora İşlerinden Sorumlu
Devlet Komitesi Başkanı Nazim İbrahimov, Kazakistan Cumhuriyet’i adına Dünya Kazakları Birliği
Birinci Başkan Yardımcısı Talgat Mamashev, Kırgız Cumhuriyeti adına Kırgızistan’ın Ankara
Büyükelçisi Ermek İbraimov, Türkiye Cumhuriyeti adına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ törenle
imzalamıştır. Strateji, “diasporaların bulundukları ülkelerde haklarını koruyan, bu ülkelerin
sosyo-politik kurumlarında gerektiği şekilde temsil edilen, aynı zamanda anavatanlarıyla
bağlarını güçlendirmiş ve yaşadıkları ülkelerde onun çıkarlarını savunan etkin
mekanizmalar haline gelmesine yönelik ortak adımlar atılmasını öngörmektedir. Üye
ülkelere ve tüm Türk dünyasına yönelik olumsuz faaliyetlere karşı işbirliğinin eşgüdümlü
olarak sürdürülmesi de stratejinin öncelikli konuları arasında yer almaktadır.” [4]
Türk Konseyi çalışmaları kapsamında 21 Haziran 2013’te Bakü’de Türk Keneşi Diaspora Örgütlerinin 1.
Forumu düzenlenmiştir. Foruma başta Türk Keneşi üye devletleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin
diaspora işlerinden sorumlu Bakanlar ve kuruluş başkanları olmak üzere dünyanın 50’ye yakın ülkesinden 600’e yakın
diaspora temsilcisi katılmıştır. Toplantıda yurtdışında yaşayan Türk diasporalarının değişik problemleri ve onların çözüm
yöntemleri, ayrıca diasporaların önündeki fırsatlar ve onları gerçekleştirme yolları tartışılmıştır. Ayrıca katılımcılara
“Türkdildeş Diaspora Ortak Faaliyet Stratejisi” tanıtılmıştır.[5]
Sonuç
Türk Konseyi üye ülkeleri arasında atılan bu adım, Türk Dünyası için büyük önem arz etmektedir.
Türk Konseyi’nin diaspora hamlesi ve “ortak hareket stratejisi” iletişim noksanlığını ortadan
kaldıracak ve birlikte hareket etme gereksinimine cevap verecek bir potansiyeli bünyesinde
barındırmaktadır. Ayrıca bu adım yeni bir ufuk açmıştır diyebiliriz, ufukta Türk Dünyası
meseleleri konusunda ortak dış politikanın ışığı görülmektedir.
Türk diasporasının ortak hareket stratejisinin başarıya ulaşması halinde;
1) Diaspora mensubu vatandaşların ülkeleriyle bağlantıları güçlenecek ve bulundukları ülkede
etkin bir güç haline gelmelerinin önü açılacaktır,
2) Türk Dünyası’nın sorunları dünya kamuoyunda ve uluslararası örgütlerde kolaylıkla gündeme
getirilebilecek ve çözüm için bir kamuoyu oluşturulabilecektir,
3) Dünyanın farklı coğrafyalarındaki Türklerin birbirinden haberdar olması sağlanacak ve
birliktelik şuuru güçlenecektir.
Son olarak, yapılan çalışmaların Türk Konseyi’ni yakından takip eden ancak Türk Konseyi’ne üye
olma konusunda çekimser davranan Türk devletlerinin bu çekimser tavrını ortadan kaldıracağı
inancıyla Türk Dünyası için “ortak hareket etme” konusunda önemli bir başlangıç kabul
edilebileceğini ifade etmek yerinde olacaktır.

Yazar: Ahmet Turan Esen