Öğrenciler kendi üniversitelerinde açtıkları şirketlerle yurtlarda çamaşırhane hizmetinden hediyelik eşya ve tekstik ürünleri satışına, kampüs içindeki reklam panolarının hazırlanmasından oyun salonu, kafe, gıda ve içecek otomatlarının işletmesine kadar bütün ihtiyaçları karşılıyorlar.

Liseden sonra üniversiteye başlayan öğrenciler sadece kampüse değil, iş hayatına da adım atmış oldu. Özyeğin Üniversitesi’nde eğitim alan girişimci gençler, daha ilk yıldan itibaren kurdukları şirketlerle kampüs içinde arkadaşlarının tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye başladı. Zamanla yurtiçinde ve dışında firmalarla anlaşma yaparak işi büyüten gençler, bu deneyimlerini ileride kuracakları büyük şirketler için “antrenman” olarak görüyor. Üniversiteden sonraki iş yaşamına hazırlık yapıyorlar. Öğrenciler kendi üniversitelerinde açtıkları şirketlerle yurtlarda çamaşırhane hizmetinden, hediyelik eşya ve tekstik ürünleri satışına, kampüs içindeki reklam panolarının hazırlanmasına, oyun salonu, kafe, gıda ve içecek otomatlarının işletmesine kadar bütün ihtiyaçları karşılıyorlar.
Girişimci üniversitelilere, iş hayatına atılma hikayelerini sorduk...

İki kampüste mağazalarla devam ediyor

Fethi Sercan Aydın (FSA Tekstil Hediyelik Eşya ve Sportif Organizasyonlar): İşletme 4’üncü sınıf öğrencisiyim. OzU Store, Özyeğin Üniversitesi’ndeki ilk öğrenci girişimlerinden biri. Üniversitenin ilk yılından itibaren başlayan süreç şu an iki kampusumuzdaki mağazalarla devam ediyor. OzU Store, üniversitede yaşanan farkındalığı ve aidiyet duygusunu da paylaşmayı amaçlıyor. Sadece kâr amacı gütmüyor, satışlardan elde ettiği kârla burs fonuna katkı sağlıyor. İlk yılımda üniversite ürünlerini nereden elde edeceğimi sormamla başlayan süreç, üniversitenin ilk girişimcilik hikayelerinden biri haline geldi. Genel sekreterimizin ve girişimcilik merkezinin yönlendirmeleriyle iş planı hazırladım ve logolu ürünler fikrimi hayata geçirdim. İlk birkaç yıl hem kalite hem de çeşitlilik anlamında ürünlerimizi geliştirdim. Çekmeköy Kampüsü’ne taşınmamız ile beraber OzU Store üniversite mağazacılığının en güzel örneği haline geldi ve aynı zamanda burs fonuna katkı sağlamaya başladı. Logolu Ürünler projesinin yanında üniversitenin ikinci yılında girişimcilik haftasında düzenlenen ilk iş planı yarışmasına Özyeğin Üniversitesi Spor Okulları – Basketbol Okulu fikri ile katıldım ve kazandım. Yaklaşık 14 senedir sporun çeşitli branşlarında bulundum ve 12 senedir basketbol oynuyorum. Aynı zamanda son 5 senedir lisanslı basketbol antrenörlüğü yapıyorum. Geçen akademik yılda en büyük hayalim olan Spor Okulu ve Kulübü’nü üniversitem adına hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Sporun çocuk/genç ve birey gelişiminde ne kadar büyük ve önemli bir yeri olduğunun farkındayım. Bu farkındalığı ve tecrübemi çocuklar ve gençlerle paylaşmanın keyfini 5 senedir yaşıyorum. Tüm bu girişimleri üniversite çatısı altında yapıyor olmak paha biçilemez.

Kendimizi burada yetiştiriyoruz

Abdulkadir Hazan: 3’üncü sınıf işletme öğrencisiyim. Ortağım Ebubekir Aslantepe ile okulun açmış olduğu yarışmaya katılarak işletmemizi açtık. Bizim dışımızda iki eleman daha çalıştırıyoruz. Derslerden kalan zamanımızın büyük bölümünü kafe için ayırıyoruz, çünkü sabah 8.00 akşam 24.00 arası hizmet veriyoruz. Daha sonrası için kendimizi daha büyük bir işletme açmak için burada yetiştiriyoruz diyebiliriz.

Sektöre farklılık katmayı hedefliyoruz

Ebubekir Aslantepe: Gastronomi bölümü birinci sınıf öğrencisiyim. Günün her anı çalışanlarımız ve tedarikçilerimizle irtibat halinde geçiyor ve özellikle akşam saatlerinde fiziksel olarak destek veriyoruz. Öğrenci yurdumuzun ihtiyacından doğan bu şansı işletme ve gastronomi öğrencileri olarak ortak bir çalışma ile hayata geçirdik. Gelecekte bu sektörde belli bir saygınlık ve kaliteye ulaşmak, bununla birlikte yiyecek sektörüne farklılıklar kazandırmayı hedefliyoruz.

2 yılda 14 firmayla çalıştık

Ahmet Özkan: şletme, 4’üncü sınıf öğrencisiyim. Kendimi bildim bileli reklam izlemeyi çok seviyorum. Çocukluğumda bu sektörün içinde olacağımı hayal ederdim. Yengem uluslararası bir reklam ajansında genel müdür yardımcılığı yapıyordu. Fikri onunla paylaştığımda beğenmemişti. Daha farklı bir mecra bulmamı istiyordu. Haklıydı belki ama birden en yukarı sıçrayamazdım. Denemeler yapmam gerekiyordu. Bu iş benim için iyi bir antrenman olacaktı. Şirketim geçtiğimiz ay ikinci yaşını doldurdu ve bu süre zarfında Türkiye’de iyi tanınan 14 firma ile ortak çalışmalar yaptık.
İş fikrimi hayata geçirmeden önce akademik hayatımın yanında iş hayatımı da idare ederim şeklinde düşünüyordum. İşlerim büyüyüp, sorumluluklarım artınca iş hayatımın yanına akademik hayatımı idare eder oldum.
Mevcut işlerimin yanına bir e-ticaret sitesi açmak istiyorum. Bu alanda çok büyük fırsatlar var. Bir yıl içinde e-ticaretin içinde olmam lazım.

“Ne olsa iyi olur?” diye düşündüm

Çağatay Şahin: Elektrik-Elektronik Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyim. Öğrencilerin kampüste eğlenceli zaman geçirmelerini nasıl sağlayabileceğim konusunda kendim için, “Ne olsa iyi olur?” diye düşündüğümde oyun alanı açmaya karar verdim. Aynı zamanda da okul dışında faaliyet gösteren bir çağrı merkezim de var. Derslerim çok yoğun bir şekilde devam ediyor, ancak planlı olarak yaşamaya özen gösterdiğim için birlikte götürebiliyorum. Gelecekteki planlarım kısa vadede, bu kurduğum oyun alanının diğer üniversitelerde de etkin halde genişlemesini sağlamak ve çağrı merkezi sektöründe, Umut Çağrı Merkezi’ni ülke çapında adından söz ettiren bir şirket haline getirmek.

Önce ek gelir diye başladım...

Semih Arkohen: İşletme son sınıf öğrencisiyim. Üniversite birinci sınıftayken geceleri yiyecek ve içecek temini konusunda sıkıntı çekiyorduk. Bu durumun diğer öğrenciler için de sorun olduğunu fark ettim. Bu sorunun otomatlar vasıtasıyla çözüleceğini düşündüm. İlk etapta, birinci sınıftayken 3 makine kiralayarak işe başladım. İlk işe başladığımda otomatlar çok yoğun kullanılmadığından, Özyeğin Üniversitesi’nde okuyan başka bir öğrenciyle birlikte işi yürütüyorduk. Fakat öğrencinin yoğunlaşmasıyla üniversite dışından bir personel vasıtasıyla işe devam etme kararı aldım. Gün içinde derslere girdikten sonra akşamları ve hafta sonları işle ilgileniyorum.
Önceleri öğrenciyken ek gelir olacağını düşünerek bu işe girmiş olsam da şu anda üniversite dışında çeşitli firmalara otomat hizmeti veriyorum. İleride de yeniliklerle bu işe devam edeceğim. Yaklaşık 6 ay önce Türkiye’de ilk defa “Tadımlık Otomat” projesi adı altında yurtdışından yeni bir otomat konsepti getirerek faaliyetlerimize devam ediyoruz. İleride de bu tarz yeni projeleri Türkiye’ye getirmeyi planlıyorum.

Yurtiçinde ve dışında birçok kuruma hizmet veriyoruz

Efe Kethuda: İşletme 3’üncü sınıf öğrencisiyim. Lise dönemini çalışarak geçirdim, içimde hep kendi işimi kurmak, özgün çalışmalar yapmak isteği vardı. Bunun için önce gönüllü olarak bazı yerlerde çalıştım, kendimi biraz geliştirmek için. Daha sonra üniversiteye başladığımda kulüp başkanlıkları yaptım. Bu güzel tecrübelerle ilk yılımda şirketimi kurdum. Bir yıl çok keyifle çalıştıktan sonra onu devredip asıl ilerlemek istediğim şirketim olan KTH Event Agency’yi kurdum. İlk günkü heyecanımızla da çalışmalarımıza ekip arkadaşlarımla devam ediyoruz. Gerçeği söylemek gerekirse, şirketin ilk zamanlarında daha gelişme sürecinde olduğumuz için derse girdiğimiz vakitler dışında kalan tüm zamanlarda yapılanma ve projeler üzerinde çalışıyorduk. Geçen dört yıl içinde artık işlerimiz daha farklı boyuta geldiği için derslere çok sınırlı vakit ayırabiliyor, zamanımızın neredeyse tamamını işlerimizle geçiriyoruz. Her Start-up bunu yaşar çünkü biz sadece üniversite içinde faaliyet göstermiyoruz. Hem Türkiye hem de yurt dışında birçok yer ve kuruma hizmet veriyoruz. Ekip arkadaşlarımla birlikte şu an devam etmekte olan iki şirketimizi hedeflediğimiz boyutlarda büyütmek istiyoruz. Zamanla gerek kendi projelerimize gerekse ekibin de uygun gördüğü dışarıdaki projelere yatırımlar yaparak, güçlü bir grup şirketi olmak en ciddi hedefimiz.

Arkadaşları çamaşır ve ütü derdinden kurtardık

Ahmet Keşoğlu: Üniversitemizdeki çamaşırhaneyi yaklaşık iki senedir işletiyorum. Yurtta kalan 4 bayan arkadaşımız 2 yıldır part-time olarak bizimle çalışıyor. Bir sene yurtta kaldıktan ve birçok kez kazaklarımı küçülttükten sonra, yurt hayatının en zor yanlarından birinin çamaşır yıkamak ve ütü yapmak olduğunu anladım. Yurtta kalan arkadaşlarımızı hem ütü yapma zahmetinden kurtarmış olduk hem de çamaşırlarının küçülme çekme-esneme ihtimalini ortadan kaldırdık.

Kimler, nasıl başvurabiliyor?

Girişimci öğrenciler, hazırlık sınıfından itibaren iş fikri ve projelerini üniversite ile paylaşıp hayata geçirebiliyorlar. Üniversitenin girişimci öğrenci prosedürüne uygun şekilde yılda 3 kez yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun proje ve iş fikriyle başvuran öğrenci, seçim komitesine sunum yaparak iş planını anlatıyor ve komite tarafından değerlendirilip faaliyete başlayıp başlamama kararı veriliyor. Kazançları, yapılan işin niteliğine göre değişiyor. Öğrenci işletmeleri genellikle 2-3 ortakla kuruluyor. İşin başında ortaklardan biri mutlaka bulunuyor. Ders programlarının yoğun olduğu dönemler için eleman çalıştırıyorlar.

Kaynak: Hürriyet