AB Bakanı Bağış, mezun olduğu Baruch College’in ABD’nin en iyi ve tanınan devlet okullarından olduğunu söyledi. Bakan Bağış, bazen derslerin kampüs ortamı dışında yapıldığını ve iş dünyasına lider hazırladığını belirtti.

Avrupa Birliği Bakanı (AB) ve Başmüzakereci Egemen Bağış, mezun olduğu ABD’nin Baruch College’de görev yapan akademisyenlere, Bakanlığının Ortaköy’deki çalışma ofisinde verdiği resepsiyonda, okul ve öğrencilik yılları hakkında açıklamalarda bulundu. Baruch College’in ABD’nin en iyi ve tanınan devlet okullarından olduğunu belirten Bağış, New York Belediyesi’nin okula maddi destek verdiğini söyledi. Bağış, Baruch College’in kurucusunun, bankacı Bernard Mannes Baruch olduğunu ve okulun faaliyetlerine, Baruch’un bıraktığı fonun gelirleriyle devam ettiğini dile getirdi. Bağış ayrıca, İngiltere’nin eski başbakanlarından Winston Churchill’in de her sıkıştığında Baruch’tan borç istediği ifade etti. Baruch’un mirasının büyük bir kısmını bu okulu kurmak amacıyla bıraktığını aktaran Bağış, “Ona olan saygıdan dolayı da okula ismi verildi. Okul, New York’taki 18 ayrı üniversitenin bağlı olduğu bir sistemin parçasıdır. Burası ayrıca birçok Türk öğrencinin de mezun olduğu bir okuldur” diye konuştu.

Evde ders

Burada geçirdiği yıllarda çok tecrübe edindiğini vurgulayan Bağış, “Çok farklı bir okuldu. Bir bakardınız dersimiz, 23. sokaktaki bir evin 16. katında, bir başkası da 3 sokak ileride, başka bir evde olurdu. Yani ABD’nin bilinen o kampüs hassasiyetleri olmayan ama iş dünyasına lider hazırlayan bir okuldu. Oradan mezun olan birçok Türk’ün, bugün farklı noktalarda ülkemizin gelişmesine katkı sunması da gerçekten çok anlamlı” ifadelerini kullandı.
Baruch College’in, tam gün çalışırken, tam gün okunabilecek ender okullardan birisi olduğunu dile getiren Bağış, şöyle devam etti:
“Eşimle aynı okuldan mezun olduk. İkimiz de okurken çalışmak durumundaydık. Sabah iş başı yapar, 5’de paydos ederdik. Akşam da 6’da derse girer, gece 10,5 gibi dersten çıkardık. Bireysel özgürlüklere çok değer veren bir okuldur. Okulun koridorunda namaz kılanı da görürsün, hocaları öğrencisiyle tartışırken de. Öğrencilik yıllarımla ilgili enteresan anılarım vardır. Bir istatistik profesörüm vardı. New York’taki bir camiye gittiğimde, hemen yanımda saf tuttuğunu gördüm. Ben kendisini Amerikalı, Müslüman olmayan biri zannediyordum. Sonra öğrendim ki bu camide Müslüman olmuş ve Gül Baba adını almış. Ardından da caminin yöneticilerinden birisi olmuştu.”
Bağış, söz konusu hocasının emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleştiğini, İstanbul’da yaşamaya devam ettiğini, nadiren de olsa kendisiyle haberleştiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Hürriyet