Doktor Cem Cemal İşyapar, 6 yıllık hukuk mücadelesinin ardından Danıştay kararıyla MSGSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden birincilikle mezun olduğunu kanıtladı. İşyapar, “Hukuksuzluğu göstermek istedim” dedi.

CEM Cemal İşyapar, 1988’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrencilik hayatı boyunca üniversitede bulunan resim atölyesinde, ressam Fethi Arda ile çalışma imkanı bulan İşyapar, okul bittikten sonra hekimlikle beraber resim yapmaya da devam etti. 2002’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’ne giren İşyapar, 4 yıl boyunca acil servislerde nöbet sistemiyle çalışarak devam zorunluluğu olan bölümden 2006’da mezun oldu. Şu anda Nişantaşı Aile Sağlığı Merkezi’nde Aile Hekimi olan İşyapar, kendisiyle birlikte kayıt yaptıran öğrenciler arasında 2006’da mezun olan tek kişi oldu. İşyapar, 85.5 not ortalamasıyla da bölüm birinciliği elde etti. Aynı zamanda Hacı Ömer Sabancı Vakfı’nın bölümde dereceye giren öğrencilere verdiği ödülü de alacağını düşünüyordu. Ancak öyle olmadı ve üniversite aynı bölümden 5 yılda mezun olan, üstelik not ortalaması daha düşük olan Desen Halıçınarlı’yı birinci olarak kabul etti. Vakfın bölüm birincilerine verdiği 40 cumhuriyet altınını da Desen Halıçınarlı aldı. Üniversiteden bölüm birincilerinin listesini isteyen vakfa gönderilen listede Desen Halıçınarlı birinci, Cem İşyapar ikinci gösterildi. Bunu öğrenen Cem İşyapar, üniversiteye dava açtı. Yaklaşık 6 yıl süren dava Mayıs 2012’de sonuçlandı. Danıştay, Cem İşyapar’ın birinci olduğunu kabul ederek, vakıf tarafından verilen ödülün de sahibi olduğunu açıkladı. Davayı kazanan İşyapar, üniversiteye maddi manevi tazminat davası açtı.
İşyapar yaşadığı süreci şöyle anlattı: “İdare Mahkemesi 2008’de sonuçlandı ve beni haklı buldu. Ardından Danıştay süreci başladı. Mayısta Danıştay süreci sonuçlandı ve birinciliğim tescillenmiş oldu. Bu süreç içinde ise üniversitenin hukuk müşavirliği beni sürekli aradı. Not ortalaması bakımından birinciliğimi kabul ettiklerini söylediler. Avukatıma ‘birinciliğini kabul edelim, buna dair bir belge verelim ama davadan vazgeçsin’ teklifini de yaptılar.” Dava açma nedeninin vakfın verdiği 40 altın ödülü
olmadığının altını çizen İşyapar, “Belki göğüslenecek bir zaman dilimi değil ama bu bir hak mücadelesiydi. Bir hukuksuzluğu göstermek istedim” dedi.

Kriterler farklı

Prof. Dr. Zeki Alpan (MSGSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı) Cem İşyapar, genel not ortalaması ile bölüm birincisi oldu. Sabancı ödüllerinin değerlendirme kriterleri başından beri ve 2006 yılı da dahil olmak üzere MSGSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin ödüllendirilmeleri ile Burs Verilmesi ve Mezuniyette Başarı Seviyelerinin Tespiti’ne göre yapıldı. Sabancı ödülleri değerlendirmesine göre Cem İşyapar resim bölümü mezunları arasında ikinci sıradadır. Bu ödüller heykel ve geleneksel Türk sanatları bölümleri mezunlarına da veriliyor. Burada da bölüm birincileri ile Sabancı ödülleri birincisi aynı kişi olmayabiliyor. Cem İşyapar’ın ağırlıklı not ortalamasına göre resim bölümü birincisi olduğu ilan edilip, kendisine bildirilmiştir. Bu durum değişmemiştir ve değiştirilmemiştir. Aynı zamanda Sabancı ödülleri ikincisi olduğu da kendisine bildirilmiştir. Mahkeme İşyapar’ın, ağırlıklı not ortalamasına göre bölüm birincisi olduğuna ve Sabancı ödülünü alması gerektiğine karar verdi. Oysa Sabancı ödüllerinde sanat dersleri notları dikkate alınır ve Desen Halıçınarlı, sanat derslerinde daha başarılı olmuştur. Fakat bu süreçte ortaya attığı iddialardan dolayı Cem İşyapar’ı kınıyorum. Ben kendisiyle görüşmek istedim, hukuk müşavirliğimizle görüştü ancak benimle görüşmedi. Kendisine Sabancı ödül kriterlerini anlatmak isterdim.

AJANDA

ÖĞRENCİLER TARTIŞACAK

11. Uluslararası TOK (Theory of Konwledge-Bilgi Kuramı) Konferansı 3-4-5 Kasım’da İstanbul’da yapılacak. Eyüboğlu Eğitim Kurumları’nın düzenlediği konferansa Türkiye’nin yanı sıra İtalya, Norveç, İsveç, Polonya ve Uluslararası Bakalorya Diploma Programı’nı uygulayan okullardan 300 öğrenci katılacak. Etkinlikte kültürlerarası çatışma, medyadaki sansür uygulamaları, ölümün bireysel ve sosyal etkileri gibi birçok konu öğrenciler tarafından ele alınacak.

ÜÇ YENİ PROGRAM

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde üç yeni sertifika programı başlıyor. ‘Yurttaş Gazeteciliği Yeni Dönem’ adlı program 3 Kasım’da, ‘Tarih Okulu: Toplumsal Hafıza ve Geçmişimizle Yüzleşme’ ile ‘Felsefe Okulu: Akıl, Erdem, Özgürlük’ programlarının ilk eğitimleri ise 10 Kasım’da verilecek. Her bir program sekiz hafta sürecek. Eğitimler cumartesi günleri 13.00-16.00 saatleri arasında yapılacak.

Kaynak: Hürriyet