reklam

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1 - Toplam 4 123 ... SonSon
Bulunan 1 den 10 - Toplam 36

Cari Alım mülakatı

Atama Sorunları Forumunda Cari Alım mülakatı Konusunu İncelemektesiniz

Arkadaşlar herkese merhaba, Bu site içerisinde ne kadar çok insan canı gönülden akademinin ve bilim ...


  1. #1
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    20

    Cari Alım mülakatı

    Arkadaşlar herkese merhaba,

    Bu site içerisinde ne kadar çok insan canı gönülden akademinin ve bilim dünyasının içinde olmak istiyor çok iyi biliyorum. Başımdan geçen cari alım mülakatı hikayesini anlatarak bu işi canı gönülden isteyen insanlarla tecrübemi ve şu an bu ülkede olan durumu biraz da olsun özetlemek istiyorum.

    Üniversite ismi ve alınan kişinin ismini vermeyişim, herhangi bir korku yüzünden değildir. Üniversite ve alınan kişinin ismini kullanmak istemiyorum çünkü bu durum hem kendi etik anlayışıma aykırı hem de alınan arkadaşın durumu kişiselleştirmesini istemiyorum. Bu durum bu ülkede her üniversitede az çok benzer şekillerde yaşanan bir durumdur.

    Şimdi olaya gelirsek; efenim X üniversitesinin Y bölümünde yüksek lisans yapıyor olmak şartı ile açılan bir ilanına gayet özenerek belgelerimi toplayıp gönderdim. (Ki bu güne kadar 22 tane araştırma görevlisi kadrosuna başvurdum düzen ve belge hazırlama konusunda profesyonelimdir ) Belgeler üniversiteye ulaştı, heyecanla ön değerlendirme sonucunun açıklanacağı tarihe geldik bekledim ve hayatımda ilk defa belki de şans eseri bir mülakat için ilan edilen ilk 10 kişi içerisinde ismimi gördüm. Bilen bilir çok heyecan verici bir durumdur. Özellikle bu sitede okuduğumuz usulsüzlükleri de göz önünde bulundurarak ilk 10 dakika içerisinde heyecanım geçti "nasılsa alınacak kişi bellidir yaa" dedim. Tabi bu esnada acaba gitsem mi diye de düşünüyorum. Kız arkadaşımın da teşviki ile "nasılsa almazlar ama git bir tecrübe olur" demesi üzerine gidip tecrübe edinmek istedim.( O kadar benimsemiş ki referans adı altında torpili hiç yadırgamadan bu tarz muhabbetler yapıyor olmamız bile hastalıklı bir duruma işaret ediyor) Uçak bileti alındı (Bu işsizlik ve yoklukta).

    Uçağa binmek için yaşadığım şehirden başka bir şehre gece 3 de uyanarak gittim. sabah 6.30 uçağına bindim. Sınavı indiğim şehirde sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Uçak ile geldiğim şehirden de 3.5 saat uzaklıkta olan ve sınava gireceğim şehre zorlu bir otobüs yolculuğundan sonra ulaştım. Sınav 14te ben şehre vardığımda sınava bir saat vardı. İlk bulduğum yere girip yemek yedim. (Yemek gayet güzeldi ve ucuzdu "iyi ya bu şehirde yaşanır" dedim )

    Okulu, fakülteyi bulduktan sonra içeri girdim ve dekanlık katına çıktım. Sınav için gelmiş 15-16 kişi ile toplantı salonu diye isimlendirilen bir yerde beklemeye başladık. Başka bir bölüm içinde aynı gün sınav olacağı için iki bölümü birbirinden ayırıp karşılıklı oturttular. Bu esnada gür sesli memur olduğunu tahmin ettiğim ( umarım hoca falan değildir diye dua ettim başta) birisi içeri girip yeni gelenlerin isimlerini elindeki listede işaretliyordu. Masanın üzerine çıkarttığım not defterimin yanında duran kalemimi hiç bir izin istemeksizin eline aldı işlemleri yaptı ve kalemi de aldı gitti. (Kalemimi alan uzun gür sesli adam kalemin ucu bitmek üzereydi zaten izin istemene hiç gerek yoktu ne gerek var kibarlık, nezaket falan)

    Sınava aynı ana bilim dalından gireceğim 6 kişi ile beraber otururken sınava 10 dakika kala bir kadın arkadaş ( hiç bir şekilde ötekileştirme yapabilecek bir yapım yoktur, bu arkadaş başı örtülüydü. Bu detayı belirtmem kesinlikle inançsal bir ayrımcılık yapmak için değil, aksine ayrım yapılan bir ülkede pozitif olarak desteklenen kesimin simgesel bir ifadesi olması bağlamında belirtmek istiyorum. ) Bu arkadaş ile beraber gayet kendine güvenen takım elbiseli bir kişide içeri girdi. Sınava girecek olan kadın arkadaşın babası olduğunu anladığım kişi kızının nereye oturması gerektiği gibi çok basit detayları bile kızını yönlendirmek adına bizim yanımızda yaptı. Baba olan kişi bu esnada kapının önünde duran ve bölüm hocaları olduğunu bildiğim kişilerle çok samimi bir şekilde tokalaştı. Bölüm başkanı olan hoca ile baba arasında samimi olduğu uzaktan dahi anlaşılacak şekilde konuşmalar geçti. Gür sesli memur arkadaş da gelip selam verdi. Bu durumlar yaşandıktan sonra baba olan kişi ortadan kayboldu.

    Saat 14 oldu ve dekan beyin adaylar ile tanışmak istediği haberi geldi. Dekan bey diğer bölüm için sınava gelen kişiler de dahil hepimiz ile tek tek odasında 2-3 dakika süren görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler de nereden geliyorsun, hangi üniversite/bölüm, nerelisin, Üniversitenin olduğu şehri beğendin mi gibi sorular üzerinden bir sohbet gelişti. Görüşmeler bitti ve alt katta 2 saat sürecek olan bir yazılı sınav olacağımız söylendi. Alt kata indik ve soru kağıtları dağıtıldı. Ben baba ile gelen kadın arkadaşı gördükten sonra gereğinden fazla olan rahatlığımın daha da arttığını fark etmiştim. Sonuçta buraya bir tecrübe edinmek için geldim, sınav sorularını yapabilmek bana öz güven verecektir diye düşünerek sınava konsantre oldum.

    Bölüm hocalarından olan 3 kişinin her birine ait 2'şer soru sorduğu ve bizden her hocanın bir sorusu ve ekstra bir tane daha soru seçip yazmamız istendi. Sorulara ilk baktığım da gülümsedim çünkü 1 soru hariç üzerine okuma yaptığım konulardı. Hatta bölüm başkanının sorduğu soru hali hazırda yazdığım tez için okuma yaptığım konu olan "siyasal toplumsallaşma" üzerineydi. Soruları büyük bir keyif ile cevapladım. 5 sayfa tutan cevap kağıdımı 2. saatin sonunda salon görevlisine teslim ettim. Bu arada sınav esnasında çay ikramı yapıldı. ( Gidip, gelmemin tek maddi karşılığı olduğu için belirtiyorum )

    Sınav bitti koştur koştur küçük şehrimizden kalkacak son otobüse yetişmeye çalıştım son anda yetiştim ve 3.5 saat dönüş yolu için yolculuğa başladık. Yolda kar bastırdı ve yolda kalmamak için şoför arkadaş zincir takacağını söyledi. kar muhteşem yağıyordu ve akşam vakti bir dağ da olmak çok hoşuma gitmişti. Şoföre yardım ederek zinciri taktık yolumuza devam ettik. Bu dayanışma hali otobüste samimi bir ortamın oluşmasına neden oldu yolculuk süresi uzadı ama ön koltuktakiler, şoför ve ben koyu bir sohbet ile uçağa bineceğim şehre ulaşmış olduk. (Şoför abim seni unutmayacağım ) Uçağa 3 saat vardı yine yemek yedim ( bu sefer yemek iyi değildi ) havalimanına gidip bekledim uçak kalktı ve gece 2'de indim. Tabi baştan okuyanlar bilir benim evim uçak ile geldiğim şehirde değil. Evimin olduğu şehre gece vakti gitmek hayli zor olacağı için sabah 6'da işe başlayacak olan arkadaşımı uyandırdım ve beni havalimanından almasını rica ettim sağolsun geldi ve onunla beraber onun evine gittik uykusuzluktan ölecek bir şekilde yattım 3 saat uyuyup arkadaşım ile beraber çıktık o işe gitti ve evimin olduğu şehre dönmek için otogara gittim. otobüse bindim evimin olduğu şehre ulaştım. Eve gidip uyumayı bende çok isterdim ama halletmen gereken işlere koşturdum ve uykusuzluğun zirvesinde eve anca gece gidebildim, yattım.

    Bu kadar uzun ne diye anlatıyorsun, sonuna gel diyenler var evet geldim. Neden bu kadar uzun bir hikaye anlattım biliyor musunuz, aslında hepiniz aynı zorluklar ile bu sınavlara gidip aynı sonu yaşıyorsunuz. Sonuç ne mi oldu? 4-5 gün bekledikten sonra açıklanan sonuçlarda 5 sayfa tüm soruların cevaplarından emin olduğum sınavıma 44 vermişler. Tahmininiz doğru babası ile gelen arkadaşta 85 almıştı. onun dışında ondan ALES ve YDS olarak yüksek olan herkes, 40 civarı puanlar almıştı. evet sonuç bu babası ile gelen arkadaş şu an atanma belgeleri ile uğraşıyor. ben ise bile bile gittiğim mülakat sınavının uçak biletinin kredi kartı borçları ile uğraşıyorum. Babası ile geldiğinde anladığım da kendimi zor tuttum " ulan bari yol paralarını verin buraya gelen insanların"

    Cari alımda torpil mi? alın size "babası"...

    Tüm bunlara rağmen ben çalışmaya, bilime hizmet etmeye, okumaya ve yazmaya devam ediyorum. Elbet bir gün diyelim. Hakkı ile bekleyen gerçekten bilim için can atan tüm arkadaşlarıma sabır ve çalışma azmi diliyorum.
    Son düzenleyen Jiyan0, 14-01-2016 saat 17:34.

  2. #2
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    09-2014
    Mesaj
    20
    ya gerçekten insan idealist olmaktan soğuyor.
    kaolinn ve Jiyan0 bunu beğendiler.

  3. #3
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    07-2015
    Mesaj
    41
    Sevgili Jiyan0,
    yazdıklarınızı okuyunca yüreğim acıdı.Torpil yaptıran insan müsvetteleri, birde bunu inanıyorum diyerek yapanlar size diyecek bir şey bulamıyorum.Allah büyüktür ve adaleti sonsuzdur.Hepiniz yaptığınız bu zulmü hem bu dünyada hemde ahirette fazlasıyla verin.Aynı durum benimde başıma geldi, bir kurum mülakatında.Bu ülküde adalet ancak kadın ismi olarak varlığını sürdürüyor.Yazık çok yazık.Siz kimsiniz de insanların rızıklarını paylaştırıyorsunuz!Bu adam kayırma ve torpil bitmedikçe hiç bir zaman kalkınıp gelişemeyeceğiz.Çünkü Allah'ın adaletine razı gelmiyorsunuz ve karşı çıkıyorsunuz!! Kardeşim, Allah yolunu açık etsin.İnşallah daha güzel mertebeleri hak edersiniz dualarım sizinle...
    Hilmi hoca, Dyt93 ve Jiyan0 bunu beğendiler.

  4. #4
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Nerden
    trabzon
    Mesaj
    9
    şuan gerçekten moralim bozuldu
    Jiyan0 bunu beğendi.

  5. #5
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    01-2014
    Mesaj
    80
    Çok üzüldüm hocam. Bende birçok yere belge gönderdim henüz ilk 10 a girebilmiş değilim. Umut işte.
    Jiyan0 bunu beğendi.

  6. #6
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    05-2012
    Mesaj
    33
    Alıntı Jiyan0 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Arkadaşlar herkese merhaba,

    Bu site içerisinde ne kadar çok insan canı gönülden akademinin ve bilim dünyasının içinde olmak istiyor çok iyi biliyorum. Başımdan geçen cari alım mülakatı hikayesini anlatarak bu işi canı gönülden isteyen insanlarla tecrübemi ve şu an bu ülkede olan durumu biraz da olsun özetlemek istiyorum.

    Üniversite ismi ve alınan kişinin ismini vermeyişim, herhangi bir korku yüzünden değildir. Üniversite ve alınan kişinin ismini kullanmak istemiyorum çünkü bu durum hem kendi etik anlayışıma aykırı hem de alınan arkadaşın durumu kişiselleştirmesini istemiyorum. Bu durum bu ülkede her üniversitede az çok benzer şekillerde yaşanan bir durumdur.

    Şimdi olaya gelirsek; efenim X üniversitesinin Y bölümünde yüksek lisans yapıyor olmak şartı ile açılan bir ilanına gayet özenerek belgelerimi toplayıp gönderdim. (Ki bu güne kadar 22 tane araştırma görevlisi kadrosuna başvurdum düzen ve belge hazırlama konusunda profesyonelimdir ) Belgeler üniversiteye ulaştı, heyecanla ön değerlendirme sonucunun açıklanacağı tarihe geldik bekledim ve hayatımda ilk defa belki de şans eseri bir mülakat için ilan edilen ilk 10 kişi içerisinde ismimi gördüm. Bilen bilir çok heyecan verici bir durumdur. Özellikle bu sitede okuduğumuz usulsüzlükleri de göz önünde bulundurarak ilk 10 dakika içerisinde heyecanım geçti "nasılsa alınacak kişi bellidir yaa" dedim. Tabi bu esnada acaba gitsem mi diye de düşünüyorum. Kız arkadaşımın da teşviki ile "nasılsa almazlar ama git bir tecrübe olur" demesi üzerine gidip tecrübe edinmek istedim.( O kadar benimsemiş ki referans adı altında torpili hiç yadırgamadan bu tarz muhabbetler yapıyor olmamız bile hastalıklı bir duruma işaret ediyor) Uçak bileti alındı (Bu işsizlik ve yoklukta).

    Uçağa binmek için yaşadığım şehirden başka bir şehre gece 3 de uyanarak gittim. sabah 6.30 uçağına bindim. Sınavı indiğim şehirde sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Uçak ile geldiğim şehirden de 3.5 saat uzaklıkta olan ve sınava gireceğim şehre zorlu bir otobüs yolculuğundan sonra ulaştım. Sınav 14te ben şehre vardığımda sınava bir saat vardı. İlk bulduğum yere girip yemek yedim. (Yemek gayet güzeldi ve ucuzdu "iyi ya bu şehirde yaşanır" dedim )

    Okulu, fakülteyi bulduktan sonra içeri girdim ve dekanlık katına çıktım. Sınav için gelmiş 15-16 kişi ile toplantı salonu diye isimlendirilen bir yerde beklemeye başladık. Başka bir bölüm içinde aynı gün sınav olacağı için iki bölümü birbirinden ayırıp karşılıklı oturttular. Bu esnada gür sesli memur olduğunu tahmin ettiğim ( umarım hoca falan değildir diye dua ettim başta) birisi içeri girip yeni gelenlerin isimlerini elindeki listede işaretliyordu. Masanın üzerine çıkarttığım not defterimin yanında duran kalemimi hiç bir izin istemeksizin eline aldı işlemleri yaptı ve kalemi de aldı gitti. (Kalemimi alan uzun gür sesli adam kalemin ucu bitmek üzereydi zaten izin istemene hiç gerek yoktu ne gerek var kibarlık, nezaket falan)

    Sınava aynı ana bilim dalından gireceğim 6 kişi ile beraber otururken sınava 10 dakika kala bir kadın arkadaş ( hiç bir şekilde ötekileştirme yapabilecek bir yapım yoktur, bu arkadaş başı örtülüydü. Bu detayı belirtmem kesinlikle inançsal bir ayrımcılık yapmak için değil, aksine ayrım yapılan bir ülkede pozitif olarak desteklenen kesimin simgesel bir ifadesi olması bağlamında belirtmek istiyorum. ) Bu arkadaş ile beraber gayet kendine güvenen takım elbiseli bir kişide içeri girdi. Sınava girecek olan kadın arkadaşın babası olduğunu anladığım kişi kızının nereye oturması gerektiği gibi çok basit detayları bile kızını yönlendirmek adına bizim yanımızda yaptı. Baba olan kişi bu esnada kapının önünde duran ve bölüm hocaları olduğunu bildiğim kişilerle çok samimi bir şekilde tokalaştı. Bölüm başkanı olan hoca ile baba arasında samimi olduğu uzaktan dahi anlaşılacak şekilde konuşmalar geçti. Gür sesli memur arkadaş da gelip selam verdi. Bu durumlar yaşandıktan sonra baba olan kişi ortadan kayboldu.

    Saat 14 oldu ve dekan beyin adaylar ile tanışmak istediği haberi geldi. Dekan bey diğer bölüm için sınava gelen kişiler de dahil hepimiz ile tek tek odasında 2-3 dakika süren görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler de nereden geliyorsun, hangi üniversite/bölüm, nerelisin, Üniversitenin olduğu şehri beğendin mi gibi sorular üzerinden bir sohbet gelişti. Görüşmeler bitti ve alt katta 2 saat sürecek olan bir yazılı sınav olacağımız söylendi. Alt kata indik ve soru kağıtları dağıtıldı. Ben baba ile gelen kadın arkadaşı gördükten sonra gereğinden fazla olan rahatlığımın daha da arttığını fark etmiştim. Sonuçta buraya bir tecrübe edinmek için geldim, sınav sorularını yapabilmek bana öz güven verecektir diye düşünerek sınava konsantre oldum.

    Bölüm hocalarından olan 3 kişinin her birine ait 2'şer soru sorduğu ve bizden her hocanın bir sorusu ve ekstra bir tane daha soru seçip yazmamız istendi. Sorulara ilk baktığım da gülümsedim çünkü 1 soru hariç üzerine okuma yaptığım konulardı. Hatta bölüm başkanının sorduğu soru hali hazırda yazdığım tez için okuma yaptığım konu olan "siyasal toplumsallaşma" üzerineydi. Soruları büyük bir keyif ile cevapladım. 5 sayfa tutan cevap kağıdımı 2. saatin sonunda salon görevlisine teslim ettim. Bu arada sınav esnasında çay ikramı yapıldı. ( Gidip, gelmemin tek maddi karşılığı olduğu için belirtiyorum )

    Sınav bitti koştur koştur küçük şehrimizden kalkacak son otobüse yetişmeye çalıştım son anda yetiştim ve 3.5 saat dönüş yolu için yolculuğa başladık. Yolda kar bastırdı ve yolda kalmamak için şoför arkadaş zincir takacağını söyledi. kar muhteşem yağıyordu ve akşam vakti bir dağ da olmak çok hoşuma gitmişti. Şoföre yardım ederek zinciri taktık yolumuza devam ettik. Bu dayanışma hali otobüste samimi bir ortamın oluşmasına neden oldu yolculuk süresi uzadı ama ön koltuktakiler, şoför ve ben koyu bir sohbet ile uçağa bineceğim şehre ulaşmış olduk. (Şoför abim seni unutmayacağım ) Uçağa 3 saat vardı yine yemek yedim ( bu sefer yemek iyi değildi ) havalimanına gidip bekledim uçak kalktı ve gece 2'de indim. Tabi baştan okuyanlar bilir benim evim uçak ile geldiğim şehirde değil. Evimin olduğu şehre gece vakti gitmek hayli zor olacağı için sabah 6'da işe başlayacak olan arkadaşımı uyandırdım ve beni havalimanından almasını rica ettim sağolsun geldi ve onunla beraber onun evine gittik uykusuzluktan ölecek bir şekilde yattım 3 saat uyuyup arkadaşım ile beraber çıktık o işe gitti ve evimin olduğu şehre dönmek için otogara gittim. otobüse bindim evimin olduğu şehre ulaştım. Eve gidip uyumayı bende çok isterdim ama halletmen gereken işlere koşturdum ve uykusuzluğun zirvesinde eve anca gece gidebildim, yattım.

    Bu kadar uzun ne diye anlatıyorsun, sonuna gel diyenler var evet geldim. Neden bu kadar uzun bir hikaye anlattım biliyor musunuz, aslında hepiniz aynı zorluklar ile bu sınavlara gidip aynı sonu yaşıyorsunuz. Sonuç ne mi oldu? 4-5 gün bekledikten sonra açıklanan sonuçlarda 5 sayfa tüm soruların cevaplarından emin olduğum sınavıma 44 vermişler. Tahmininiz doğru babası ile gelen arkadaşta 85 almıştı. onun dışında ondan ALES ve YDS olarak yüksek olan herkes, 40 civarı puanlar almıştı. evet sonuç bu babası ile gelen arkadaş şu an atanma belgeleri ile uğraşıyor. ben ise bile bile gittiğim mülakat sınavının uçak biletinin kredi kartı borçları ile uğraşıyorum. Babası ile geldiğinde anladığım da kendimi zor tuttum " ulan bari yol paralarını verin buraya gelen insanların"

    Cari alımda torpil mi? alın size "babası"...

    Tüm bunlara rağmen ben çalışmaya, bilime hizmet etmeye, okumaya ve yazmaya devam ediyorum. Elbet bir gün diyelim. Hakkı ile bekleyen gerçekten bilim için can atan tüm arkadaşlarıma sabır ve çalışma azmi diliyorum.
    hikaye güzelmiş bir cok kez bu ve benzeri durumlarla karşılasmıs bırı olarak sizi cok iyi anliyorum. insan harcadigi emek e uzuluyor yazık diyorum. Tırnak içinde kapalı bayan arkadaş dinimizin hak yemekle ilgili kısımlarını kendine göre uyarlamış. Umarım bir gün bir yerlerde ha kettğiğniz sonuca ulaşırsınız.
    Jiyan0 bunu beğendi.

  7. #7
    Yüksek Lisans
    Üyelik Tarihi
    12-2015
    Mesaj
    61
    Alıntı Jiyan0 Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Arkadaşlar herkese merhaba,

    Bu site içerisinde ne kadar çok insan canı gönülden akademinin ve bilim dünyasının içinde olmak istiyor çok iyi biliyorum. Başımdan geçen cari alım mülakatı hikayesini anlatarak bu işi canı gönülden isteyen insanlarla tecrübemi ve şu an bu ülkede olan durumu biraz da olsun özetlemek istiyorum.

    Üniversite ismi ve alınan kişinin ismini vermeyişim, herhangi bir korku yüzünden değildir. Üniversite ve alınan kişinin ismini kullanmak istemiyorum çünkü bu durum hem kendi etik anlayışıma aykırı hem de alınan arkadaşın durumu kişiselleştirmesini istemiyorum. Bu durum bu ülkede her üniversitede az çok benzer şekillerde yaşanan bir durumdur.

    Şimdi olaya gelirsek; efenim X üniversitesinin Y bölümünde yüksek lisans yapıyor olmak şartı ile açılan bir ilanına gayet özenerek belgelerimi toplayıp gönderdim. (Ki bu güne kadar 22 tane araştırma görevlisi kadrosuna başvurdum düzen ve belge hazırlama konusunda profesyonelimdir ) Belgeler üniversiteye ulaştı, heyecanla ön değerlendirme sonucunun açıklanacağı tarihe geldik bekledim ve hayatımda ilk defa belki de şans eseri bir mülakat için ilan edilen ilk 10 kişi içerisinde ismimi gördüm. Bilen bilir çok heyecan verici bir durumdur. Özellikle bu sitede okuduğumuz usulsüzlükleri de göz önünde bulundurarak ilk 10 dakika içerisinde heyecanım geçti "nasılsa alınacak kişi bellidir yaa" dedim. Tabi bu esnada acaba gitsem mi diye de düşünüyorum. Kız arkadaşımın da teşviki ile "nasılsa almazlar ama git bir tecrübe olur" demesi üzerine gidip tecrübe edinmek istedim.( O kadar benimsemiş ki referans adı altında torpili hiç yadırgamadan bu tarz muhabbetler yapıyor olmamız bile hastalıklı bir duruma işaret ediyor) Uçak bileti alındı (Bu işsizlik ve yoklukta).

    Uçağa binmek için yaşadığım şehirden başka bir şehre gece 3 de uyanarak gittim. sabah 6.30 uçağına bindim. Sınavı indiğim şehirde sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Uçak ile geldiğim şehirden de 3.5 saat uzaklıkta olan ve sınava gireceğim şehre zorlu bir otobüs yolculuğundan sonra ulaştım. Sınav 14te ben şehre vardığımda sınava bir saat vardı. İlk bulduğum yere girip yemek yedim. (Yemek gayet güzeldi ve ucuzdu "iyi ya bu şehirde yaşanır" dedim )

    Okulu, fakülteyi bulduktan sonra içeri girdim ve dekanlık katına çıktım. Sınav için gelmiş 15-16 kişi ile toplantı salonu diye isimlendirilen bir yerde beklemeye başladık. Başka bir bölüm içinde aynı gün sınav olacağı için iki bölümü birbirinden ayırıp karşılıklı oturttular. Bu esnada gür sesli memur olduğunu tahmin ettiğim ( umarım hoca falan değildir diye dua ettim başta) birisi içeri girip yeni gelenlerin isimlerini elindeki listede işaretliyordu. Masanın üzerine çıkarttığım not defterimin yanında duran kalemimi hiç bir izin istemeksizin eline aldı işlemleri yaptı ve kalemi de aldı gitti. (Kalemimi alan uzun gür sesli adam kalemin ucu bitmek üzereydi zaten izin istemene hiç gerek yoktu ne gerek var kibarlık, nezaket falan)

    Sınava aynı ana bilim dalından gireceğim 6 kişi ile beraber otururken sınava 10 dakika kala bir kadın arkadaş ( hiç bir şekilde ötekileştirme yapabilecek bir yapım yoktur, bu arkadaş başı örtülüydü. Bu detayı belirtmem kesinlikle inançsal bir ayrımcılık yapmak için değil, aksine ayrım yapılan bir ülkede pozitif olarak desteklenen kesimin simgesel bir ifadesi olması bağlamında belirtmek istiyorum. ) Bu arkadaş ile beraber gayet kendine güvenen takım elbiseli bir kişide içeri girdi. Sınava girecek olan kadın arkadaşın babası olduğunu anladığım kişi kızının nereye oturması gerektiği gibi çok basit detayları bile kızını yönlendirmek adına bizim yanımızda yaptı. Baba olan kişi bu esnada kapının önünde duran ve bölüm hocaları olduğunu bildiğim kişilerle çok samimi bir şekilde tokalaştı. Bölüm başkanı olan hoca ile baba arasında samimi olduğu uzaktan dahi anlaşılacak şekilde konuşmalar geçti. Gür sesli memur arkadaş da gelip selam verdi. Bu durumlar yaşandıktan sonra baba olan kişi ortadan kayboldu.

    Saat 14 oldu ve dekan beyin adaylar ile tanışmak istediği haberi geldi. Dekan bey diğer bölüm için sınava gelen kişiler de dahil hepimiz ile tek tek odasında 2-3 dakika süren görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler de nereden geliyorsun, hangi üniversite/bölüm, nerelisin, Üniversitenin olduğu şehri beğendin mi gibi sorular üzerinden bir sohbet gelişti. Görüşmeler bitti ve alt katta 2 saat sürecek olan bir yazılı sınav olacağımız söylendi. Alt kata indik ve soru kağıtları dağıtıldı. Ben baba ile gelen kadın arkadaşı gördükten sonra gereğinden fazla olan rahatlığımın daha da arttığını fark etmiştim. Sonuçta buraya bir tecrübe edinmek için geldim, sınav sorularını yapabilmek bana öz güven verecektir diye düşünerek sınava konsantre oldum.

    Bölüm hocalarından olan 3 kişinin her birine ait 2'şer soru sorduğu ve bizden her hocanın bir sorusu ve ekstra bir tane daha soru seçip yazmamız istendi. Sorulara ilk baktığım da gülümsedim çünkü 1 soru hariç üzerine okuma yaptığım konulardı. Hatta bölüm başkanının sorduğu soru hali hazırda yazdığım tez için okuma yaptığım konu olan "siyasal toplumsallaşma" üzerineydi. Soruları büyük bir keyif ile cevapladım. 5 sayfa tutan cevap kağıdımı 2. saatin sonunda salon görevlisine teslim ettim. Bu arada sınav esnasında çay ikramı yapıldı. ( Gidip, gelmemin tek maddi karşılığı olduğu için belirtiyorum )

    Sınav bitti koştur koştur küçük şehrimizden kalkacak son otobüse yetişmeye çalıştım son anda yetiştim ve 3.5 saat dönüş yolu için yolculuğa başladık. Yolda kar bastırdı ve yolda kalmamak için şoför arkadaş zincir takacağını söyledi. kar muhteşem yağıyordu ve akşam vakti bir dağ da olmak çok hoşuma gitmişti. Şoföre yardım ederek zinciri taktık yolumuza devam ettik. Bu dayanışma hali otobüste samimi bir ortamın oluşmasına neden oldu yolculuk süresi uzadı ama ön koltuktakiler, şoför ve ben koyu bir sohbet ile uçağa bineceğim şehre ulaşmış olduk. (Şoför abim seni unutmayacağım ) Uçağa 3 saat vardı yine yemek yedim ( bu sefer yemek iyi değildi ) havalimanına gidip bekledim uçak kalktı ve gece 2'de indim. Tabi baştan okuyanlar bilir benim evim uçak ile geldiğim şehirde değil. Evimin olduğu şehre gece vakti gitmek hayli zor olacağı için sabah 6'da işe başlayacak olan arkadaşımı uyandırdım ve beni havalimanından almasını rica ettim sağolsun geldi ve onunla beraber onun evine gittik uykusuzluktan ölecek bir şekilde yattım 3 saat uyuyup arkadaşım ile beraber çıktık o işe gitti ve evimin olduğu şehre dönmek için otogara gittim. otobüse bindim evimin olduğu şehre ulaştım. Eve gidip uyumayı bende çok isterdim ama halletmen gereken işlere koşturdum ve uykusuzluğun zirvesinde eve anca gece gidebildim, yattım.

    Bu kadar uzun ne diye anlatıyorsun, sonuna gel diyenler var evet geldim. Neden bu kadar uzun bir hikaye anlattım biliyor musunuz, aslında hepiniz aynı zorluklar ile bu sınavlara gidip aynı sonu yaşıyorsunuz. Sonuç ne mi oldu? 4-5 gün bekledikten sonra açıklanan sonuçlarda 5 sayfa tüm soruların cevaplarından emin olduğum sınavıma 44 vermişler. Tahmininiz doğru babası ile gelen arkadaşta 85 almıştı. onun dışında ondan ALES ve YDS olarak yüksek olan herkes, 40 civarı puanlar almıştı. evet sonuç bu babası ile gelen arkadaş şu an atanma belgeleri ile uğraşıyor. ben ise bile bile gittiğim mülakat sınavının uçak biletinin kredi kartı borçları ile uğraşıyorum. Babası ile geldiğinde anladığım da kendimi zor tuttum " ulan bari yol paralarını verin buraya gelen insanların"

    Cari alımda torpil mi? alın size "babası"...

    Tüm bunlara rağmen ben çalışmaya, bilime hizmet etmeye, okumaya ve yazmaya devam ediyorum. Elbet bir gün diyelim. Hakkı ile bekleyen gerçekten bilim için can atan tüm arkadaşlarıma sabır ve çalışma azmi diliyorum.
    Hocam sizi çok iyi anlıyorum. Benim başımdan böyle bir olay geçmedi şahsen ama geçebilir. Hepimiz torpil mağduru adayıyız.
    Bir akademik kadroya başvurdum, henüz ön değerlendirme sonucu açıklanmadı ama açıklanırsa ve sıralamaya girebilirsem bunu bende yaşayabilirim. Belki benden çok daha düşük puanlı adam girecek kadroya bilemiyorum. Ülkeyi torpil götürüyor ya resmen.
    Bunu herkes yapabilir bu işin kolay yolu. Bende yaparım zira başvurduğum üniversitede içeriden insanları tanıyorum (bölüm başkanı) ailem dolayısıyla, hani eğer böyle olaylar dönüyorsa belki benim yerimde başkası olsa işini hallettirebilir. Ama böyle bir şeyin vebalini üzerimde taşımaktansa o kadroya seçilememeyi tercih ederim. Nasıl bunun altında ezilmeden o kadroya girebiliyorlar, nasıl gönül rahatlığıyla o işi yapıyorlar aklım almıyor ya.
    Her onurlu insanın hakkıyla bir yerlere gelmesi taraftarıyım. Siz ve sizin gibi torpil mağduru başarılı bireylerin bir gün hakettikleri yerlere ulaşması en büyük temennim.
    enginefek ve Jiyan0 bunu beğendiler.

  8. #8
    Yeni Üye
    Üyelik Tarihi
    01-2016
    Mesaj
    20
    Alıntı Neslihan Keleş Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    şuan gerçekten moralim bozuldu
    Hocam moral bozmak doğru değil. Siz çalışmaya, okumaya ve yazmaya devam edin. Akademisyen olmak illa da bir üniversitede olmak demek değildir. Üniversite belki de kazanç sağlayabileceğimiz bir yer ama bence akademisyenlik bilime adanmışlık ile mümkün olur. Bilim yolundaki çalışmalarınızı torpil ile engellenip giremediğiniz üniversiteler değil, kendi kişisel gelişiminiz belirleyecektir.

    - - - Güncellendi - - -

    Alıntı kelebenkk Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    hikaye güzelmiş bir cok kez bu ve benzeri durumlarla karşılasmıs bırı olarak sizi cok iyi anliyorum. insan harcadigi emek e uzuluyor yazık diyorum. Tırnak içinde kapalı bayan arkadaş dinimizin hak yemekle ilgili kısımlarını kendine göre uyarlamış. Umarım bir gün bir yerlerde ha kettğiğniz sonuca ulaşırsınız.
    Hocam bu işler dine göre yapılmıyor. Dini inançlarından önce ekonomik durumunu düşünüyor insanlar. Aslında sakat olan kısım insanları belki de bu duruma zorlayan sistemin ta kendisidir. Akademisyenliği canı gönülden isteyip emek veren insanlar değil de referanslarla üniversitelere girmiş kişiler bence sadece para kazanacaklar onun dışındaki her şeyi kaybedecekler yani öyle olmasını umuyorum

    - - - Güncellendi - - -

    Alıntı lovestoned Demiş ki: Mesajı Görüntüle
    Hocam sizi çok iyi anlıyorum. Benim başımdan böyle bir olay geçmedi şahsen ama geçebilir. Hepimiz torpil mağduru adayıyız.
    Bir akademik kadroya başvurdum, henüz ön değerlendirme sonucu açıklanmadı ama açıklanırsa ve sıralamaya girebilirsem bunu bende yaşayabilirim. Belki benden çok daha düşük puanlı adam girecek kadroya bilemiyorum. Ülkeyi torpil götürüyor ya resmen.
    Bunu herkes yapabilir bu işin kolay yolu. Bende yaparım zira başvurduğum üniversitede içeriden insanları tanıyorum (bölüm başkanı) ailem dolayısıyla, hani eğer böyle olaylar dönüyorsa belki benim yerimde başkası olsa işini hallettirebilir. Ama böyle bir şeyin vebalini üzerimde taşımaktansa o kadroya seçilememeyi tercih ederim. Nasıl bunun altında ezilmeden o kadroya girebiliyorlar, nasıl gönül rahatlığıyla o işi yapıyorlar aklım almıyor ya.
    Her onurlu insanın hakkıyla bir yerlere gelmesi taraftarıyım. Siz ve sizin gibi torpil mağduru başarılı bireylerin bir gün hakettikleri yerlere ulaşması en büyük temennim.
    Hocam umarım beklediğiniz sonuç olumlu olur ve mülakatta hakkaniyet ve liyakata dayalı bir sınav olursunuz.

  9. #9
    Editör
    Üyelik Tarihi
    10-2014
    Mesaj
    588
    Hocam bilmiyorum takip ediyor musunuz humans of new york diye bir grup var facebook'ta da aktifler. O grupta anlatılan sıkıntılı hikayaler tadında bir hikaye olmuş, öncelikle yazım gücünüz için kutlarım

    Konuya gelince, maalesef şaşırmadım. Bir söz vardır "köpek adamı ısırırsa haber olmaz, adam köpeği ısırırsa bu haber olur." Eğer hikayenin sonunda ben alındım deseniz çok şaşırırdım fakat torpil maalesef bir TR gerçeği.
    burakaltunsoy ve Jiyan0 bunu beğendiler.
    Research Assistant, PhD Candidate (2019)
    Chapter Author @ Springer Publishing Co.

  10. #10
    Yardımcı Doçent Doktor
    Üyelik Tarihi
    08-2012
    Mesaj
    1.379
    Dejavu yaşadım başımdan çok geçti ama ben ne yazık ki siz kadar güçlü değilim yükseklisans akademi her şeyi bıraktım asgari ücretle çalışıyorum bilim bizim neyimize 90 ales yds+ ielts puanları derece ile lisans bitirme felan hikaye güvendiğim bir öyp vardı oda 2 yıldır 0 kadro ki artık onuda kaldırdılar, en kötüsüde insanların aldığımız eğitimle dalga geçmesi lise mezunu kişilerle çalışıyorsun ve artık bende lise mezunuyum, TR'de hayat böyle kimsen yoksa
    Jiyan0 bunu beğendi.
    Konu hayaller olunca insan bocalayabilir ama başarısız olmanın tek yolu hayallerinden vazgeçmektir.





Hızlı Cevap Hızlı Cevap

Benzer Konular

  1. Cari alım ve oyp ile ilgili
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan muhendisffurkn
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 05-08-2015, 16:14
  2. Cari Alım-65 Barajı
    Akademik Personel Atama Kriterleri ve Yönetmelikleri forum içinde, yazan darkknight
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 30-06-2015, 19:58
  3. Öyp veya Cari alım
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan Marat
    Cevap: 1
    Son Mesaj: 11-09-2014, 00:10
  4. Cari Alım 33-A mı ÖYP mi?
    Araştırma Görevlisi forum içinde, yazan ata49
    Cevap: 31
    Son Mesaj: 24-12-2013, 00:26
  5. ÖSYM Uzman Alım Sınavı Mülakatı
    Güncel Eğitim Haberleri forum içinde, yazan akademikkkmath
    Cevap: 0
    Son Mesaj: 08-09-2013, 22:24

Bu Konu için Etiketler

Mesaj Yetkileriniz

  • Yeni konu açmaya yetkiniz yok
  • Cevap yazmaya yetkiniz var
  • Eklenti yüklemeye yetkiniz yok
  • Mesajınızı düzeltmeye yetkiniz yok
  •  
Yukarı Git