Akademik Personel | 13 Aralık 2017, Çarşamba

Yurtdışı Doktoralı Aday Memurlarımız!

18 Eylül 2015
Yurtdışı Doktoralı Aday Memurlarımız!
       
Abbas Güçlü

Hemen her şeye çok iyi başlıyor, çok kötü bitiriyoruz.
Bu konuda onlarca, hatta yüzlerce örnek sıralayabiliriz ama biri var ki insanın bindiği dalı kesmesi diye buna denir.
Bilimde yol kat etmeden uluslararası arenada birinci lige yükselmemiz ve refah toplumu olmamız mümkün değil.
Güzel bir başlangıç yaptık, ülkemizin dört bir yanını üniversitelerle donattık.
Onunla da yetinmedik, mastır ve doktora için yurtdışına 5 bin gencimizi gönderdik.
Peki sonuç?
Tam bize göre!

Liyakati takan yok!
“ ‘Beş yılda beş bin hayal kırıklığı!’ yazınız biz MEB bursluları arasında büyük yankı uyandırdı.
Çok sıkıntımız var ama en önemli sıkıntılardan biri de şu:
Geçirilen onca stresli yıldan sonra Türkiye’ye dönmeye başladık.
Yani dağları, okyanusları aşıp, o zor yıllar bitti derken, aştığımız o dağlar, gerçekten de hiçbir şeymiş.
Mastır ve doktoramı yurtdışında yapıp ülkeme isteyerek döndüm.
Uluslararası birçok makale yayımladım, konferanslara katıldım.
Kendimce iyi işler yaptım. Türkiye’ye döndüm ve üniversiteme akademisyen olarak atanabilmek için MEB’den görev talep ettim.
Fakat 3 ay boyunca beni üniversiteme yerleştiremediler.
3 ayın bitimine bir hafta kala yani tazminat ödememin düşmesine 1 hafta kala, beni MEB’e düz memur olarak bile değil, ‘aday memur’ olarak atadılar.
Mühendislik alanında mastır ve doktora yaptım. 3-4 ay önce dünyayı değiştireceğime inanırken, kendimi aday memur olarak buldum. 3 aydan fazladır da aday memur olarak MEB’de çalışıyorum.
Bu arada akademik olarak hiçbir şey yapamıyorum tabii ki.
Aday memurun aldığı ücret 2 bin 79 TL. Bizi yerleştirmeleri gereken pozisyonda alınan maaş ise 3 bin 900 TL ve ek ders ücretiyle beraber 5 bin TL’yi bulur.
Tabii proje çalışmalarında bulunursak maaşım 6 bin 500 TL’yi aşar.
‘Devletimiz bizi aday memur çalıştıracak kadar zengin’ ise ne mutlu ona!
Devlet bizi yetiştirmek için kişi başına yaklaşık 300 bin dolar ya da yaklaşık 1 milyon TL harcadı. Ve şimdi bizi aday memur olarak çalıştırıyor.
‘Bize acıyorlar!’
Yaşadığımız duruma bakıp bize acıyan, gülüp alay eden iş arkadaşlarımız var. Aday memur olarak çalışmamız zorunlu. Zira ben üniversiteden kadro gelene kadar bekleyeceğim diyemiyorsunuz çünkü tazminata düşüyorsunuz.
Yurtdışında, yabancı ülkelerden gelen arkadaşlarımız vardı. Beraber doktoramızı bitirdik. Onlar da başka ülkelerin bursuyla geldiler, eğitimlerini tamamlayıp döndüler. Bir hafta sonra da kendi işlerine başladılar.
Bizim o ülkelerden neyimiz eksik ki dönen genç beyinler hemen yerlerine atanmıyor?
Bu genç beyinlerin yurtdışı doktoralarını ne zaman bitirecekleri çok önceden biliniyor. YÖK ve MEB bunun ön çalışmasını neden yapmaz ve gelir gelmez kim nereye atanacaksa atamaz?
Bizim aday memur olarak fotokopi çekmemiz normal gibi görünebilir ama bizim yapacağımız işi ‘liseden mezun’ hatta bazı durumlarda ‘ortaokuldan mezun’ memurluk bekleyen yüz binlerce insan pek tabii yapabilir. Biz ne sıkıntılar çekerek üniversite okuduk, MEB bursunu kazandık, dil öğrendik, mastır ve doktora yaptık senelerce ailelerimizden ayrı bayramlar geçirdik. Onlarca uluslararası makaleler, konferanslar, sempozyumlar, vs…
Sonuç: ADAY MEMURSUN!”
Özetin özeti: Enerjimizi keşke çok daha iyi değerlendirebilsek!..
Kaynak: Milliyet
       

BENZER HABERLER