reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Yüksek Lisanslı Çiftçi

24 Ağustos 2014
Yüksek Lisanslı Çiftçi
       

Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yapan 30 yaşındaki Ertan Erdoğmuş, üniversitede uygun çalışma ortamı sağlanmadığı gerekçesiyle köyüne dönerek çiftçilik yapmaya başladı.

 

Ertan Erdoğmuş, 4 yıl Biyoloji Bölümü’nde okuduktan sonra 3.5 yıl da Fizyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yaptı. Bu sırada Tıp Fakültesi’nde fizyoloji asistanlığı yapan, davranış ve sinir bilimleri üzerine akademik çalışmaların yanında fakültenin 1 ve 2’nci sınıf öğrencilerinin fizyolojk pratik ders uygulamalarında öğretici olarak görev alan Erdoğmuş, üniversitede uygun çalışma ortamı bulamayınca lisans diplomasını alarak köyüne döndü.

İşçi gibi çalışıyor

Erdoğmuş, Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’ne bağlı Ballıcı Köyü’nde babasına ait 40 dönümlük arazide fındık, karpuz, elma, armut, çilek, böğürtlen, ahududu, domates, biber, patlıcan gibi ürünleri yetiştirmeye başladı. Yaklaşık 4.5 yıldır köyde kendini tarıma veren Erdoğmuş, tarlalarda işçilerle birlikte çalışıyor. Kimi zaman çapa yapan, kimi zaman dalından fındık, böğürtlen toplayan Erdoğmuş, ürün çuvallarını da sırtında taşıyor.

Fakültelerin kendi içinde hiyerarşik bir düzeni olduğunu, çarklara adaptasyonun güç olduğunu vurgulayan Erdoğmuş, özgürlüğüne tutkun yapıda biri olarak üniversitede uygun verimli bir çalışma ortamı bulamadığını, bu yüzden köyüne döndüğünü söyledi. Babasının yıllardır yaptığı işi 4.5 yıldır kendisinin üstlendiğini ve ürün çeşidini geliştirip, yetiştirme metodunu tamamen değiştirdiğini belirten Erdoğmuş, şöyle konuştu:

“Doğal metotları baz alıyorum”

“Üzümsü meyveler grubuna giren çilek, böğürtlen, ahududu, üzüm çeşitleri, fındık, sebze grubunun neredeyse tamamını üretiyorum. Bunların fidan satışını gerçekleştiriyorum. Diğer üreticilerden farklı olarak doğal metotları baz alıyorum. Sulamayı içme suyundan yapıyorum. İlaçlamayı da sarımsak ve soğansuyu karışımından yapıyorum. Sadece günlük ürünleri satışa, pazara sunuyorum. Stokta asla mal bulundurmuyorum. Ürünlerimin tamamını kullanıcının ayağına götürüyorum. İşe başladığım gün satış yaptığım kişilere hala satış yapıyorum. Siz lezzet ve kokuda kaliteyi tutturduğunuzda bu kulaktan kulağa yayılıyor. Sizin dışınızda gelişen ticari bir ağ oluyor.”

“Aslında kendi işimi yapıyorum”

Yaklaşık 110 türde ürün yetiştirdiğini ifade eden Erdoğmuş, yılda ortalama 6 ton çilek, 6 ton fındık, 4.5 ton böğürtlen, 5 ton karpuz ürettiğini belirtti. Dünyada mezun olup kendi mesleğini yapmama oranının yüzde 70’lere çıktığını vurgulayan Erdoğmuş, şöyle dedi:

“Yani her 100 kişiden 70’i kendi işini yapmıyor. Ancak ben biyolog ve uzman fizyoloğum. Aslında ben kendi işimi yapıyorum. Biyoloji bitkiler üzerine olan bir eğitim. Fizyoloji de mekanizma inceler. Ama bu eğitimleri alan insanlar genelde laboratuvar ortamında çalışıyor. Ben ise olmam gereken yer olan arazideyim. Köylüler ilk zamanlar o kadar yıl okuduktan sonra tarlada beni görünce şaşırdı. Ancak aradan geçen sürede hem kalite hem de tonaj anlamında ciddi rakamlara ulaşınca düşünceler pozitife dönmeye başladı. Çok şaşırdılar. Önümüzdeki 2 yılda kendi laboratuvarımı kurup doku kültürü üzerine çalışmalar yapacağım. Hastalıkların tamamından arınmış en kaliteli fidanı en ucuza mal etmek istiyorum.”

Kaynak: Yenişafak

       

Yorumlar

  1. ideolog diyor ki:

    helal olsun.

    ülkemizin böyle insanlara ihtiyacı var.

  2. ahmet diyor ki:

    Üniverisitede çalışssa daha az kazanırdı. Tek sebep bu bence

Yorum Yaz