Akademik Personel | 17 Ekim 2017, Salı

Yüksek Lisans ve Doktora Yapmamak İçin On Neden

11 Temmuz 2014
Yüksek Lisans ve Doktora Yapmamak İçin On Neden
       

Peki Acaba Gerçekten Adaylar Yüksek Lisans ve Doktoranın Ne Anlama Geldiğini Biliyorlar mı?

 

Yüksek lisans, doktora yapmanın ve sonrasında akademik hayatta kalmanın elbette çoğu işte olduğu gibi bir takım maliyetleri bulunmakta.

 

İşte akademisyenliği düşünenlerin hazırlıklı olması gereken on neden:

1. Bitmeme İhtimali

Hiç kimse master ve doktoraya eğitime bırakmak için başlamasa da, ne yazık ki bitirebilme oranları pek de yüksek değildir. Amerika’daki bir araştırmaya göre doktoraya son on sene içinde başlayanların sadece %49’u mezun olabilmiştir.

2. Elle Tutulur Bir Mükafatının Her Zaman Olmaması

Evinizin duvarlarını boyadığınızda, yemek veya temizlik yaptığınızda şöyle bir geriye çekilip eserinizi inceleyip “Heytt be amma iyi iş çıkardım” diyebilirsiniz. Ayrıca, özel sektörde çalışıyor olsanız, yaptığınız başarıların karşılığını maaşınızda artan ücret veya terfi olarak görebilirsiniz. Ancak akademik hayatta maddi kazanımlar kısa vadede çok düşüktür. Önce, zorlu eğitim sürecinden geçerek belkide yıllarca sabretmeniz ve öğretim üyesi olmayı beklemeniz gerekir.

3. Üniversitelerin Eski Üniversiteler Gibi Olmaması

Ülkemizde eğitime olan yatırımlar ile üniversitelerimizin sayısı bir hayli çoğaldı. Bunun bir sonucu olarak, iş hayatında üniversite mezunlarına olan talep de arttı. Bu durum daha da fazla üniversitenin açılmasına sebep oldu. Ancak elbette öğretim üyesi ve akademisyen sayısı plansız büyümeden dolayı çok da yeterli değildi. Doğal olarak da yetkin, yetkin olmayan çoğu üniversitede yüksek lisans ve doktora programları açıldı. Tabi ki bu durum da yüksek öğretimdeki kaliteyi düşürdü.

 

 

4. Biyolojik Sonuçlar

Çoluk çocuğa karışmak ve yuva kurmak yaratıcının bir takdiri olsa da lisansüstü eğitime devam edenler bu konuda biraz dezavantajlı. Akademik kariyer yapmak kişinin bazen özel hayatının bile ikinci planda kalmasına sebep olabiliyor. Bunun yanı sıra ilerleyen yaşlarda çocuk açısından üretkenlikte giderek azalıyor.

5. İş Seçeneklerinin Azalması

Daha fazla eğitim alarak, daha iyi iş fırsatları yakalar daha iyi paralar kazanırım inancı aslında pek de geçerli değil. Özellikle, doktora eğitiminin uzun sürmesi ve spesifik bir alanda kendini yetiştirmek; iş piyasasının beklentilerini çok da karşılamamakta. Yani, 25 yaşında bir üniversite mezunu, 35 yaşındaki doktora mezununa göre iş bulma konusunda daha şanslı.

6. Çok Uzun Sürmesi

Yüksek lisansın 2-3 sene, doktoranın ise 4-6 sene arasında sürdüğü düşünüldüğünde, akademik kariyere giden yol ortalama 7-8 sene sürmekte. Siz az bir maaşla uzunca yıllar mütevazi bir hayat yaşarken arkadaşlarınızın yeni ev aldığını, araba aldığını, çoluk çocuğa karıştığını görürsünüz.

 

7. Niye Yaptığınızı Anlamadığınız Ödevlerin Olması

Yüksek lisans ve doktorada aldığınız ödevlerin genelde ne işe yaradığını anlayamazsınız. Hatta doğrusunu söylemek gerekirse verilen ödevleri çok da nitelikli bulmayabilirsiniz. Örn: İngilizce makalelerin, kitapların Türkçeye çevrilmesi ve benzeri.

8. Hocaların Huyuna Suyuna Gitmenin Zorluğu

Üniversite öğrencilik yıllarınızda hocalarla mesafeli olma şansını kullansanız da yüksek lisans ve doktora eğitimi böyle değildir. Hocalarla yakın olmalı ve hatta iyi geçinmelisiniz. Özellikle, sınıfta az kişi olması hatta bazen derslerin hocaların odasında çay içerek yapılması işleri oldukça zorlaştırmakta. Derslere her gün hazır gelmeli, hocalara karşı her zaman düzgün bir imaj çizmelisiniz.

9. Aslında Sizin Ne Yaptığınızı Kimsenin Umursamıyor Olması

Yüksek lisans ve doktora sırasında kendinizi sürekli yalnız hissedersiniz çünkü aslında gerçekten de yalnızsınızdır. Kimsenin gerçekten ilgisini çekmeyen ve belki de sadece kendinizin anladığı bir araştırmanın, tezin peşinde koşturur durursunuz. Bir de buna danışman hocanızın da ilgisizliği eklenirse ciddi motivasyon kayıpları yaşarsınız.

 

 

10. Gençlik Yıllarının Geçip Gitmesi

Gençlik yıllarınızı en iyi yıllarınız olarak tarif etmeseniz de bir gerçek vardır. O da hayatınızdaki en sağlıklı, enerjik, coşkulu yıllarınızın gençlik yıllarınız olmasıdır. Yüksek lisans ve doktora eğitimine gençlik enerjiniz yetse de en önemli soru işareti “gençliğinizin bu statik yapı içinde heba olup gitmesinin” ne kadar mantıklı olduğudur.

Hazırlayan: Akademikpersonel.org

Not: Akademikpersonel.org Yüksek Lisans ve Doktora Eğitimini Tavsiye Etmektedir. Bu Yazının Amacı Akademik Kariyer Düşünen Adayları Bilinçlendirmek ve Beyin Fırtınası Yapmaktır.

       

BENZER HABERLER