Akademik Personel | 13 Aralık 2017, Çarşamba

YÖK’ün Kararı İlahiyatçıları Kızdırdı

YÖK’ün Kararı İlahiyatçıları Kızdırdı
       

Kelam ve Tasavvuf gibi dersleri Temel İslam Bilimleri’nden saymayan YÖK’ün ilahiyat fakülteleri için yaptığı son müfredat değişikliği, ilahiyatçıların tepkisine neden oldu.

YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu Başkanlığı (YÖK), 2015-2016 eğitim-öğretim yılının başından itibaren uygulanmak üzere ilahiyat fakülteleri için müfredat değişikliği yaptı. Söz konusu düzenlemede, “Arap dili ve belagati, tefsir, hadis ve fıkıh derslerinin en az altı yarıyıla yayılarak okutulmasına. Kur’an-ı Kerim okuma ve tecvit derslerinin hâlihazırda olduğu üzere her yarıyıla (8 yarıyıl) yayılarak okutulmasına karar verilmiştir” denildi.

TASAVVUF VE KELAM İLMİNİN OLMADIĞI

Birçok akademisyen bu değişikliğe farklı sebeplerle tepki gösterirdi.

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir ise YÖK’ün bu şekilde müfredat değişikliğine gitmesini doğru bulmadığını belirterek, “YÖK’ün bu tasarrufuyla Kelam, Tasavvuf ve İslam Mezhepleri Tarihi derslerini Temel İslam Bilimleri’nden saymadıkları görülüyor.

YÖK tarafından uygulamaya konan, tasavvuf ve kelam ilminin olmadığı bir Temel İslam Bilimleri eğitimi, İlahiyatları Suud merkezli Selefi din eğitim modeline döndürmek anlamına gelir. Çünkü Vehhabilikle birlikte ortaya çıkan Selefilik, kelam ve tasavvuf gibi ilimleri kökten reddeden mezhep karşıtı bir tecdid ve ihya hareketi inşa etmiştir. Dinin lafızcı ve rivayet eksenli bir yorumunu esas alır. Bu yüzden IŞİD ve el Kaide gibi örgütlerin ana ideolojisini de Selefilik oluşturur” diye konuştu.

hilmi-demir.jpg

IŞİD İLE MÜCADELENİN ESASI

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın basınla paylaştığı IŞİD ile ilgili raporda, IŞİD’in dayandığı ideolojinin anlatıldığını hatırlatan Demir, “Raporda bahsedilen IŞİD ideolojisi göz önüne alındığında, IŞİD ile mücadelenin esasını Sünni gelenekte özellikle Hanefi-Matüridi ve Şafii-Eş’ari geleneğin temsil ettiği Ehl-i Rey ile rivayet geleneğini harmanlamış bir din yorumunu gündeme getirmekten geçiyor. Bu konuya yine Diyanet İşleri Başkanı son konuşmasında işaret ediyor.

Aslında bu gelenek bizim Osmanlı din eğitim sisteminin de ana damarını oluşturuyor. Osmanlı eğitim sisteminde kelam ve felsefe önemli bir yekûn tutuyordu çünkü.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın kurdurduğu Sahn-ı Seman medreselerinin ilk rektörü Ali Kuşçu hem bir matematikçi hem bir kelamcıdır mesela. Kelam, felsefe ve matematik gibi ilimlerin din ilimleriyle birlikte ele alınması da Fatih Sultan Mehmet Han’ın kurduğu Sahn-ı Seman’ın bir geleneğidir” diye konuştu.

yok.jpg

‘KARAR SELEFi ZiHNiYETi TEMSiL ETMEKTEDiR’ 

PROF. Demir, “Türkiye’deki ilahiyat fakülteleri de kuruluşundan itibaren bu geleneğe bağlı olarak yalnız rivayete bağlı ilimleri, tefsir ve hadis gibi değil aynı zamanda kelam, felsefe gibi dirayeti konu edinen ilimleri de müfredatına almıştır. Buna karşılık Selefi ideolojinin hem siyasi hem de ekonomik destekçisi ve organizatörü Suudi Arabistan’da bulunan Ummu’l-Kurrâ ile El Medine Üniversiteleri ise Kelam’ı ve Tasavvufu yasaklayarak Selefi zihniyeti temsil etmektedir” dedi.

Kaynak: gazetevahdet.com

       

BENZER HABERLER