reklam
reklam
Akademik Personel | 10 Aralık 2016, Cumartesi

YÖK’ten Değişen Doçentlik Yönetmeliği Açıklaması

11 Şubat 2015
YÖK’ten Değişen Doçentlik Yönetmeliği Açıklaması
       

DOÇENTLİK SINAVI BAŞVURULARI ELEKTRONİK ORTAMDAN ALINACAK

YÖK tarafından kabul edilen yeni yönetmelikle -gerekli altyapı oluşturulduktan sonra- bütün adaylar doçentlik sınav başvurularını eserlerle birlikte elektronik ortamdan yapacak.

Adaylar eserlerini başvuru sırasında elektronik ortamda sisteme yükleyecek, eserler jüri üyelerine elektronik ortamda gönderilecek, elektronik imzası olan öğretim üyeleri jüri raporlarını elektronik imza ile onaylayacaklardır. Böylece eser değerlendirme süreçlerinde hızlılık sağlanacak, postalama işlemleri ve maliyetleri ortadan kalkacaktır.

Oluşturulan jürinin asıl ve yedek üyelerine, mensubu bulundukları üniversite rektörlüğü aracılığı ile bildirim yapılarak, tüm jüri üyelerinin raporları Üniversitelerarası Kurula ulaşıncaya kadar üyelerin isimleri ve raporları adaya bildirilmeyecek.

DOÇENTLİK SINAVINDA “ELEKTRONİK JÜRİ BELİRLEME SİSTEMİ

Doçentlik sınavı jürileri alt komisyonlar tarafından, jüri üyesi olma kriterlerini taşıyan ilgili bilim alanlarındaki profesörler arasından manuel olarak seçilmekte idi.

Kabul edilen yeni Doçentlik sınavı yönetmeliği ile jüri heyetini belirleyen alt komisyonlar kaldırılmış, “Elektronik Jüri Belirleme Sistemi” getirilerek doçent adaylarının sınavı için bilgisayar programıyla jüri belirlenmesi uygulamasına kısa süre içerisinde geçilecektir.

Geliştirilen bilgisayar programı sayesinde başvurusunun eksiksiz olduğu ve gerekli şekil şartları taşıdığı tespit edilen adayların her biri için, YÖKSİS veri tabanında bulunan profesörler arasında ilgili bilim alanda, jüri üyesi olma kriterlerini taşıyan 5 asıl 2 yedek üyeden oluşan jüri heyetini bilgisayar otomatik seçecektir.

Doçentlik sınav jürisini oluşturan asıl ve yedek üyeler, adayın akademik çalışmalarının her birini değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula elektronik imzayla gönderecek.

JÜRİ SEÇİMİNDE “OBJEKTİFLİK” SAĞLANDI

Adaylar tarafından sürekli dile getirilen sınavlarda yanlı jüri oluşturulma şikayeti kökten çözülmüş olacaktır. Artık jüri üyeleri tamamen bilgisayar programı yoluyla ve rassal olarak belirlenecektir.

Elektronik Jüri Belirleme Sistemi kimsenin müdahale edemeyeceği, tamamen dijital bir sistem olduğundan jüri heyeti seçiminde objektifliğin esas olmasını sağlayacaktır.

RAPORLAR TAMAMLANMADAN BİLGİ ALINAMAYACAK

Şikayet konusu olan adayların jüri üyelerini önceden bilip onlarla iletişime geçmelerinin yarattığı sorunlar da bundan sonra söz konusu olmayacaktır.

Başvurular elektronik ortamda yapılacağından, adayların jüri üyelerine eserlerini posta yoluyla göndermeleri söz konusu olmayacak, jüri raporları gelinceye kadar adaylar jüri üyelerinin kimler olduğunu bilmeyeceklerdir. Böylece değerlendirme daha güvenli ve gizli olarak yapılacaktır.

Adaylar daha önceden jüri üyeleri raporlarının tamamı gelmeden, Üniversitelerarası Kurula gönderilen mevcut raporların sonuçlarını öğrenebilmekte , bu ise suistimal şikayetlerine konu olmakta idi.

Yeni getirilen sistemle son rapor gelmeden raporların açılması ve adaylara bildirilmesi yasaklanmış olup, son rapor gelip, tümü açıldıktan sonra adaylar raporlar hakkında bilgi sahibi olabilecek Dolayısıyla, olası jürileri etkilemeye yönelik çabaların olduğu iddialarının önüne geçilmeye çalışılmıştır.

ESER İNCELEMESİ VEYA SÖZLÜ SINAVDA BAŞARISIZ OLAN ADAYLAR İÇİN YENİ DÜZENLEME GETİRİLDİ

Doçentlik sınavı için başvuran adaylardan sözlü sınavda başarısız olan adaylar tekrar hemen sınava başvurabiliyorlardı.

Yayımlanan yeni yönetmelikte ise;

Eser incelemesinde başarılı olmasına rağmen birinci, ikinci veya üçüncü sözlü sınavda başarısız olan veya başarısız sayılan aday, hemen bir sonraki döneme başvuramayacak, her defasında en erken izleyen ikinci dönemde sözlü sınav için yeniden başvurabilecek.

ETİK İHLALLERE KARŞI YENİ ÖNLEMLER ALINDI

Doçentlik sınavı sürecinde ortaya çıkan intihal ve diğer etik ihlallerle ilgili olarak sürecin işletilmesinde bugüne kadar yaşanan sorunları ortadan kaldıracak yeni mekanizmalar getirilecek.

Önceden etik ihlallerle ilgili süreçler çok uzun sürmekte idi. Etik ihlallerle ilgili süreç hızlandırılarak daha objektif ve belirli süreler içerisinde sonuçlandırılmasıyla ilgili düzenlemeler getirilmiştir.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı bünyesinde yapılacak incelemede, etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik sınavı başvurusunda başarısız sayılacak. Bu adaylar, ihlalin ağırlığına göre 1 (bir) yıldan 5 (beş) yıla kadar doçentlik başvurusunda bulunamayacak.

Adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı kalacak. Etik ihlalde bulunduğuna karar verilen adayın, bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna veya bağlı bulunduğu diğer kamu kurumuna aday hakkında gerekli disiplin işlemlerinin ve diğer idari işlemlerin başlatılması amacıyla da bilgi verilecek.

Doçentlik Sınav Yönetmeliği

http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home

Kaynak: YÖK

       

Yorumlar

  1. Akın Akın diyor ki:

    Herkes takmış kafayı bir maddeye kimse hem derse giren hem kimseden destek almaksızın uluslararası yayın yapabilen kriterleri fazlasıyla aşan öğretim görevlisi ve okutmanları düşünmüyor. Doktora öncesi yüzlerce puandan sadece 10 puandan faydalanacak. Bakıyorum bazı sitelerdeki saçmalıklara yok iyi olmuş şöyle böyle gibi yorum yapanlara. Bu arkadaşların derdini anlayamadım. Şunu unutmasınlar ki bir akademisyenin temel görev üretmektir, eğer üretenler varsa, onların hak ettiklerini de yapay kurallarla hiç kimse engellememeli ve engelleyemez çünkü insan haklarına aykırıdır.

  2. Milletimiz çok zeki diyor ki:

    Etrafta o kadar doçent, Prof varki hepimiz çok zeki akıllı bilim insanıyız (sözüm meclisten dışarı). ne güzel. aklımız ancak haksız mantık dışı (jüri, sınav vs) gibi kısa yoldan nasıl ünvan alırız buna çalışıyor. ne kötü….

  3. kendi başına...... diyor ki:

    Akademik personel kendi başına uluslararası indekse giren dergilerde makalesi yoksa yani hocasının arkasına sığındı ise…. bilim ve yabancı dil bakımından gelişmemiştir. Doktora başvuru kriterlerinde buna dikkat edilirse, ne etik ihlal nede çağ dışı uygulama olan YDS sınavı ve sözlü sınavın önemi kalır.

  4. Asistan diyor ki:

    Bilgisayar kullanmayı zor beceren akademisyenlerin olduğu bir ülkede hocalar bu yayınları nasıl inceleyecek, update olacak o ayrı konu bence. Yeni nesil Prof. hocaları değil daha eski hocaları kastediyorum ve dosyalar ağırlıkla bu hocalara gidiyor. Artık asistanları çağırıp dosya indirme rapor yükleme işlemleri asistanların ellerinden öper. Sistem yapılmışken belli bir süre verilmeli ki onaylayan hocalar belli süre içinde işlemleri halletmeli. Yeni doçentlik şartlarını da yakında yayınlarlar.

    1. doç.dr. diyor ki:

      Sadece dosya indirip rapor yüklemek mi asistanların ellerinden öper dosyalar da zaten asistanların elinden geçiyor

  5. Yrd.Doç.Dr. A.M. diyor ki:

    .. bilim adamı uluslar arası makaleler yayınlamış + çeşitli bilimsel projeleri tamamlamış + ….. bu sözlü sınav da neyin nesi… tamamen şike tabanlı bir sistem… siz bilim adamının sözlü nesini ölçeceksiniz… zaten adam uluslar arası kendini kanıtlamış…….

  6. öğretim üyesi diyor ki:

    sayın yök başkanından doktora yeterlilik sınavlarını TUS benzeri bir merkezi sınava dönüştürmesini de bekliyorum. ha zor mudur? zordur. hatta epey zordur. her alanla ilgili böylesi bir sınav hazırlamak çok zordur. ancak doktorada niteliği artırmak, üniversiteler arası dengeyi yakalamak, geleceğin başarılı öğretim üyelerini yetiştirmek istiyorsak böylesi bir uygulama kısa ve orta vadede nitelik problemine mutlaka ciddi bir çözüm olacaktır. yüksek öğretimde böylesi radikal kararları cesaretle alabilmek gerek. bunun yanında üniversitelerin öğretim üyesi eksikliklerinden kaynaklanan ve lisansüstü eğitimde kalite problemine yol açan çözümü zor bir problem daha var. bunun için de mutlaka çözüm üretilmesi gerek. fikirlerimiz var elbet ancak bu ülkede fikirleri olan değil ilişkileri olanlar yök üyesi ve bürokraside yer buldukları için onların lütuflarıyla ve ufuklarıyla idare edeceğiz artık.

  7. öğretim üyesi diyor ki:

    hayırlı olsun. yeni yök başkanını tebrik ediyorum. hakikaten geldikten sonra doğru işlere imza atıyor. hem de bunları kısa sürede hayata geçiriyor. demekki lafa değil icraata bakmak gerek. sayın çetinsaya çok yenilikçi gibi görünüyordu ancak her defasında bunları yapmak için anayasa değişikliğine ihtiyaç var vs. onca zamanı geçirdi. mutlaka iyi işler de yapmıştır ancak yök yasası yapacağım deyip aylarca akademisyenlerden bilgi akışı sağladıktan sonra içi fos çıkan görüşleri dikkate almayan bir taslak yayınlamıştı. hepsini bir kenara bırakalım Allah aşkına söyleyin şu doçentlik düznlemesini zamanında yapamazmıydı. elektronik ortama geçilmesi, jurilerin bilgisayarla belirlenmesi bir karar alma olayıydı sadece. o yüzden söylüyorum bürokratların kafasında sadece ülkeye hizmet etmek olmalı.

Yorum Yaz