reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Yoksulluk Sınırı 4.038 Lira, Akademisyen Maaşı Kaç Lira?

11 Ağustos 2014
Yoksulluk Sınırı 4.038 Lira, Akademisyen Maaşı Kaç Lira?
       

Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-Sen’in Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu araştırmaya göre; 2014 yılı Temmuz ayı sonu itibarıyla dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi (yoksulluk sınırı) 4.038,18 Lira olarak belirlendi. Ancak buna karşılık bugün ¼’deki en kıdemli profesör 4950 lira, ¼’deki en kıdemli doçent 3500 lira, ¼’deki en kıdemli yardımcı doçent 2895 lira, ¼’deki en kıdemli öğretim görevlisi ve okutman 2518 lira ve doktorasını bitirmiş 4/9’daki en kıdemli araştırma görevlisi de 2454 lira maaş almaktadır.

Üniversitelerdeki idari personelden 3/1’indeki şef 2234 lira, 8/1’indeki memur 1917 lira,  3/2’sindeki bilgisayar işletmeni 2186 lira, 5/4’deki şoför 2003 lira, 11/1’deki teknisyen 2392 lira, 10 yıllık uzman 2293 lira maaşla sürüm sürüm süründürülmektedir.

On iki yıldan beri üniversite çalışanları, öğretmenler ve bütün memurlar ölüm-kalım mücadelesi vermektedir. Mağduriyet edebiyatı ile iktidar olanlar on iki yıldan beri mağdur etmedikleri ve hakkını yemedikleri nerde ise hiç kimse kalmamıştır. Nitekim hak gaspları, haksız ve kanunsuz olarak görevden almalar, sürgünler ve mobing uygulamaları tavan yapmıştır. Bu büyük kitle içerisinde en fazla mağdur edilen kesimlerin başında, hiç kuşkusuz, maaşı dışında başka bir geliri bulunmayan eğitim çalışanları ve onların içerisinde de Türkiye’nin geleceğinin mimarlarının, düşünen beyinlerinin yetiştirildiği ve Türk biliminin üretildiği “Üniversite” gelmektedir.

Bu iktidar on iki yıldan beri Üniversite’nin en temel alanları olan “Ücret Sorunu”, “Özlük Hakları” ve “Bilimsel Çalışma Ortamları ve İmkânları”  konusunda hiçbir olumlu icraat ortaya koymamış, aksine özlük haklarını budamış, akademisyenleri sefalete mahkûm etmiş, hak edenlerin kadrolarını vermeyerek büyük bir mağdurlar ordusu meydana getirmiştir. Mobingi kaldırma yerine, mobing uygulamalarını müesseseleştirmek için akla hayale gelmeyen her türlü fırıldağı çevirmiştir.

Eskiden müsteşar ve profesörlerin maaşı aynı iken bugün üçte bir oranında profesörler aleyhinde gerilemesi, kıdemli profesörlerin bile milletvekili danışmanlarından ve sekreterlerinden daha az maaş almaları, Kamu’da çalışan kıdemli bir işçinin çok altında bir ücrete mahkûm edilmeleri ve %80’inin yeni mezun ettikleri öğrencilerinden daha az bir ücrete layık görülmeleri kabul edilebilir bir uygulama değildir.

İki yıldan beri Başbakan, Maliye Bakanı, Bilim-Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve birçok bakan konunun Bakanlar Kurulunun gündeminde olduğunu belirtmelerine ve hatta bazı milletvekillerinin iyileştirme düzenlemesinin Başbakan’ın onayına sunulduğunu beyan etmelerine rağmen bugüne kadar bu konuda bir düzenlemenin yapılmaması ve son olarak TBMM Genel Kurulunda görüşülüp kabul edilen Torba Yasa’da yer almaması Hükümetin samimi olmadığını göstermektedir. MHP ve CHP milletvekillerinin Başbakan’ın cevaplaması için soru önergeleri vermelerine ve bu konuda kanun teklifi TBMM’sine sunmalarına karşılık AKP’nin suspus olması anlaşılır gibi değildir.

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya 45 bin akademisyene ihtiyaç olduğunu,  ancak “Türkiye’deki öğretim üyelerinin maaşları son derece dezavantajlı bir konumda. Bu konumla nitelikli beyinleri ve gençleri akademide kalmaya ikna etmemiz çok zor” olduğunu belirtmesi, durumun vahametini açıkça ortaya koymaktadır.

Toplu sözleşmeyi fırıldağa çeviren sarı sendika hangi kuytudasın? Toplu Sözleşme masasında üniversite çalışanlarının hiçbir sorununu çözmeyen,  bütün memurları 123 liraya mahkûm eden ve memurların kazanılmış hakkı olan enflasyon farkını kaptıran sarı sendikadan hesap sorma zamanıdır.

Devlet memurları içerisinde ek ödeme verilmeyen ve maaşları konumlarına uygun düzeltilmeyen yegâne kesim üniversite hocalarıdır. Dört kişilik bir ailenin Asgari Geçim Endeksinin 4.038,18 Lira dayandığı günümüzde Üniversite Hocalarının yaklaşık % 95’i bu sınırın altında, yaklaşık %78’inin de 2900 TL’nin altında bir maaşa mahkûm edilmesi ülkemiz için yüzkarasıdır.

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı

       

Yorumlar

  1. aynur diyor ki:

    Üslubunu bozmak istemiyorum fakat kus beyinli insanlar anlamıyorlar. Muhendis yetistiriyorum ve yetiştirdiğin öğrencim benden yuksek maaş aliyor. Adalet nerde… İdealist davranmak suc bilim adina calismak suç o zaman. bu ülkede gördünüzbubütün meslek sahipleri bu begenmediginiz akademisyenlerin öğrencileri. Ayiptir kardeşim azcik akilli olun.

  2. deniz diyor ki:

    Ülkede yüksek öğrenimli işsizlik oranı %30 iken,zaten yüksek olan maaşlara daha da zam istenmemelidir.Bu para zam olarak harcanacağına yeni istihdam kapıları açılmalıdır ki ortada kalmış birçok çaresiz gençler var.
    Zaten üniversitelerin başarısı ortada.Mesele başarıyı ödüllendirmek ise hani başarı nerede???

  3. sevim diyor ki:

    akademisyen maaşları oldukça yüksek bence.Ülkenin durumu zaten çok iyi değil.Çok yüksek uçuk rakamlar beklenmemeli.Ülkenim imkanlarıyla yetinilmeli.Daha hala 21.yüzyılda Çöpten ekmek arayan kardeşlerimiz vatandaşlarımız var

  4. canbey diyor ki:

    Iscinin alni terlerken kisin yettmezmis gibi yazin da yatarlar yurt dislarinda
    bu fakir milletin parasiyla gezerek turkiyede hava atarlar bircokkez ondan sonra da bu maas bana az derler.bu milletin yarisindan fazlasi asgari ucrete talim ederken su azginlara bak. Ne verdinizki bu memlekete yillardir.tek yaptiginiz birbirinizle cekisip dedikodu yapmak yorulunca da yine yatma

  5. problemliler yazmasın diyor ki:

    öncelikle şunları belirtmek gerek. çok arzuladığı halde dil problemi, ve diğer şartları taşımayıp akademisyen olamayan, üniversitelerden y.lisans, doktora yapamadan atılan , hocasından zılgıt yiyen vs. nedenlerle burada akademisyenlere laf atıp kendini rahatlatmaya çalışanlar trajikomik bir hale düşüyorlar. aşağılık kompleksinden kurtulamamışlar. gelelim asıl meseleye. akademisyen maları aşları AKP döneminde düşürülmüştür, memur maaş oranları bakımından dünyanın en düşük oranı türkiyedeki akademisyen/memur maaş ortalamasıdır. dünyada hiçbir ülke eğitim alanında gelişmedikçe ve gelişmeye devam etmedikçe gelişmiş bir ülke olamamıştır. eğitimin, akademisyenlerin problemlerini çözmedikçe türkiyede gelişemeyecektir. akademide, akademisyen niteliğinde bir problem varsa bu durumda akademiyi çöpe atarak bu problemden kurtulamayız, ülkemizin gelişimini akademisiz sağlayamayız. o halde yapılması gereken akademiye saldırmak değil problemlerini çözmek ve özellikle akademisyenlerin gelirleriyle birlikte yök kanununda köklü bir iyileşmeye, değişikliğe gitmektir. bir not daha. akp den önce dünya sıralamasında ilk 500 deki türk üniversitelerinin sayısı 12 yıllık akp döneminde artmadığı gibi görüntü itibariyle de giderek düşmüştür. haliyle buradan da çıkarılacak çok dersler var.

  6. canAN diyor ki:

    devlet akademisyen alım koşullarını gözden geçirsin, faso fiso bunlar.Sanayi daha önde üniversitelerdeki akademisyenlerden.Kalite ayağa düşmüş artık,orta asya üniversiteleri gibi nerdeyse

  7. nata diyor ki:

    Bu para çok bile sözüm ona akademisyenlere

  8. hitsss diyor ki:

    açıklama siyasi ama gerçek bu maaşlar gerçekten rezillik aza kanaat falan hikaye neden hep akademisyen aza kanaat ediyor insanlar yetiştirdikleri öğrencinin kazanacağı paranın çok daha azına çalışıyor siyasiler her kesime bir seçim vaadinde bulunurken akademik çevrenin adını bile anmıyor

  9. Furkan diyor ki:

    Açıklama siyasi de, maaşlar da düşük. Akademisyenliğin daha cazip bir hale getirilmesi gerekiyor. Parlak bir kariyere sahip olma ihtimali olan hiç kimse, ilkesel ya da özel bir sebebi yoksa, akademisyen olmayı düşünmüyor. Maaşları artırılsa da akademisyenler, daha yüksek maaşlar için büyük ders yükü altına girip, araştırma yapacakları ve faydalı bir şeyler üretecekleri zamanı heba etmeseler..

  10. abdullah diyor ki:

    saçmalamayın yaaa!!

  11. sema diyor ki:

    bu maaşla akademisyenlik olmaz. Yakinda bende istifa edeceğim zaten.Hic bir sayginlik birakmadilar bizlerde.

  12. jale erenturk diyor ki:

    siyasi bir açıklamadan başka birşey değil.

  13. zülfkar diyor ki:

    5 milyarı versen; yeterli bulmaz insanımız.hiç kimse çuvaldızı kendine batırmıyor. en lükse telefonlar, son model tv ler, bindiğimiz şahsi araçlarımız, giyilen kıyafetler…. daha neler neler. hiç kimse ne aldığına, ne giydiğine, ne kullandığına bakmıyor, sonra da geçinemiyorum, bilmem şunu yapamıyorum. her zaman daha iyisi, her zaman daha lüksü, daha yenisi.. bu duruma hangi hükümet karşı koyabilir? nasıl tatmin edebilir insanları? bence haklılık paylarından öte; şahsi tatminsizlik, hırslarımız, egolarımızın kurbanı olmuşuz. ve hep şikayet hep şikayet. adaleti ile nam salmış hz.ömer in idaresi olsa, yine itiraz edecek bu insanlar, bundan eminim.

    1. problemliler yazmasın diyor ki:

      meseleyi anlayamamışsınız. yazıyı önce iyice bir okuyun sonra yorum yazın. ülkede bilimi, ve teknolojiyi geliştirecek olanlar bilim insanlarıdır. bir imama 2700 tl, bir polis memuruna 3300 tl, kurumda yeni göreve başlayan bir ziraat mühendisine 3400 tl verip, bilim insanı olacak çalışmalar yapan bir arş.görevlisine 2500 tl veriyorsanız burada bir akıl tutulması yaşandığını söylemek durumundasınız. onun telefonu bunun liks düşkünlüğü meselesi değil bu. dünyanın gelişmiş ülkelerinin başında ABD geliyor. internetiniz var. girin bakın abd de bir polis memuru eyaletine göre değişmekle birlikte yıllık ortalama 18 bin$ alırken üniversitedeki bir asistan 36-54 bin$ bandında gelire sahiptir. bilip bilmeden yazmamak gerek.

Yorum Yaz