reklam
Akademik Personel | 24 Ocak 2017, Salı

YÖK, ‘Yabancı Dil Yeterlikleri’ Askıya Çıkardı

10 Aralık 2015
YÖK, ‘Yabancı Dil Yeterlikleri’ Askıya Çıkardı
       

Yükseköğretim Kurulu, eğitim-öğretimin niteliğini yükseltecek faaliyetler çerçevesinde “yabancı dil yeterlikleri”ne ilişkin bir çalışma başlattı. Bu kapsamda yapılması düşünülen proje, akademik camianın fikrinin alınması için YÖK’ün sitesinde yayınlandı. İlgilenenler, 21 Aralık’a kadar görüş bildirebilecek.

YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, yabancı dil yeterlikleri ilişkin karar alırken başta yükseköğretim kurumlarının yetkili kurulları ile tüm akademik camia olmak üzere diğer paydaşların görüş ve önerilerinin alınmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Kurul tarafından yapılacak çalışmalarda dikkate alınmak üzere yükseköğretim kurumlarında yabancı dilde verilecek derslerde görev alacak öğretim elemanlarında aranacak asgari yeterlikler ile yabancı dille eğitim sürecinde aranması gereken kriterlere ilişkin görüş ve önerilerin 21 Aralık’a kadar iletilmesi istendi.

YÖK’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Başta İngilizce olmak üzere yabancı dille eğitimin sürdürüldüğü programların niteliğine dair Kurulumuza intikal eden şikâyetler üzerine yükseköğretim kurumlarında yabancı dilde eğitim verilmesine ilişkin öğretim üyelerinin sağlaması gereken asgari yeterlikler ile eğitim-öğretim süreçlerinin (yabancı dil hazırlık okulu ve takibindeki ilgili programlarda yabancı dil ile yapılan eğitim-öğretim) izlenmesine ve denetlenmesine ilişkin kriterlerin yeniden belirlenmesine yönelik çalışmalar başlatıldı. Yakın zamanda, British Council tarafından “Türkiye’de Yükseköğretim Kurumlarında İngilizce – Bir Durum Analizi” başlıklı bir çalışma yapılmış olup bu rapordaki bulgular da konuya ilişkin başlatılan çalışmalarımızı doğrular içerik ve nitelikte.

Raporu indirmek için tıklayın
(Rapor, British Council web sitesinden İngilizce ve Türkçe olarak indirilebilir)

YABANCI DİL EĞİTİM PROGRAMLARINDA SORUNLAR VAR

Bu raporda İngilizce programlarda, İngilizce’nin bu haliyle uygulamada bilimin önünde bir bariyer olduğu, durumun hemen düzeltilmesi gerektiği şeklinde tespite de yer verilmiş olması durumun vahametini gösteriyor. Bu çalışma 15 ilde 38 üniversitede 400 öğretim üyesi/öğretim görevlisi ve okutmanlar ile 4 bin 300 öğrenciyle görüşülerek oluşturuldu.

Üniversitelerde İngilizce öğretimi hakkında bugüne dek gerçekleştirilmiş en kapsamlı çalışma olan bu rapor, yükseköğretimde “İngilizce” kalitesinin iyileştirilmesi ihtiyacının bulunduğunu ortaya çıkardı. Her ne kadar söz konusu rapor İngilizce öğretimi ile ilgili de olsa, diğer yabancı dillerdeki eğitim öğretim programlarında da aynı sorunların olduğu aşikâr. Ayrıca, yabancı öğrencilerin yükseköğretim kurumlarımızdaki yabancı dildeki eğitim programlarının niteliğine ilişkin şikâyetlerini kurulumuza ve ilgili resmi makamlara ilettiği de yabancı dil eğitiminde yaşanan sıkıntılar arasında.

MEZUN YETERLİLİK DEĞERLENDİRİLMESİ ÖNCELİKLERİMİZDEN

Yükseköğretimdeki üniversite ve öğrenci sayısına bakıldığında ülkemiz Avrupa yükseköğretim alanındaki en yüksek öğrenci sayısına sahip ülke konumuna geldi. Yükseköğretim sistemimizdeki bu istikametteki büyüme sürecinin bundan sonraki aşaması keyfiyet itibariyle, nitelik ve kalite bakımından da büyümesi. Yükseköğretim Kurulu olarak nitelik ve kalite odaklı büyüme politikasının önceliklerinin arasında tamamen ve/veya kısmen yabancı dil olarak eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunan üniversitelerimizin ve bu üniversitelerimizin ilgili programlarında özellikle lisans eğitiminde bulunan öğrencilerimizin almış oldukları eğitimin, ilgili programın sonunda kazanılması gereken mezun yeterlilikleri açısından değerlendirilmesi de yer alıyor.

ÇALIŞMA 21 ARALIK’A KADAR GÖRÜŞ VE ÖNERİYE AÇIK

Yabancı dilde eğitim-öğretim faaliyetinde bulunulan programlar, mezunlarının küresel istihdam ortamının gereksinimi olan dil yetkinlikleri açısından istenilen yetkinliklerin kazandırılmasına katkıda bulunurken, kendi alanının gerektirdiği mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerin kazandırılması konusunun değerlendirilmesinin çok daha önemli olduğu düşünülüyor. Bu düşünceler ve gerekçeler dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından bu programların başlangıç kriterleri, süreç ve çıktılarının yeniden değerlendirilmesine yönelik yapılacak düzenlemeler için paydaşların görüşüne ihtiyaç duyuldu. Mevcut mevzuatta Yükseköğretim Kurumları’nda Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 7’inci maddesi uyarınca bir öğretim elemanının yabancı dilde ders verebilmesi için; ‘Türkçe dışındaki öğretim dilinin, öğretim elemanının ana dili olması, öğretim elemanının lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimini bu dilin anadili olarak konuşulduğu ülkede ya da Türkiye’deki bir üniversitede derslerin sadece bu dille verildiği bir programda tamamlamış olması, bu dilin anadili olarak konuşulduğu ülkelerde yabancıların yükseköğrenim görebilmeleri için aranan asgari yabancı dil seviyesinin tespiti amacına yönelik olarak yapılan (TOEFL: “Test of English as a Foreign Language”, DALF: “Diplôme Approfondi deLangue Française”, PNDS: “Prüfung für die Nachweis Deutscher Sprache” gibi) sınavlardan veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından yukarıda sayılan sınavlarla eşdeğerliliği kabul edilen yabancı dil sınavlarında yüz tam puan üzerinden asgari seksen puanla başarılı olması’ gerekmekte olup geçerlilik süresi sınırlaması bulunuyor.

Kurulumuz tarafından yapılacak çalışmalarda dikkate alınmak üzere yükseköğretim kurumlarında yabancı dilde verilecek derslerde görev alacak öğretim elemanlarında aranacak asgari yeterlikler ile yabancı dille eğitim sürecinde aranması gereken kriterlere ilişkin görüş ve önerilerinizi 21 Aralık 2015 Pazartesi gününe kadar iletilmesini rica ederiz.”

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. dilbilimci dedi ki:

    Bilim dili anadil olmalıdır. Bir insan anadiliyle birlikte çoklu dil öğrenimini çocukluktan itibaren öğrenmemişse zorlamanızın bir anlamı olmaz bu yanlızca sınavı bir engel olarak görmekten öteye gitmez ve ezberci bir tutum getirir beraberinde. Ancak uzmanlarca dil öğrenimi gerektiren bölümlerdeki akademisyenlere uzmanlık dilli eğitimi verilmelidir. Bir insanın başarısını yanlızca dil ile ölçemez veya onu yeterli veya değil olarak değerlendiremezsiniz. Bir yazara sormuşlar çok dil biliyorsunuz neden anadilinizde yazıyorsunuz yanlızca kitaplarınızı diye, o da eğer benim eserim başarılı ise istemesemde tüm dillere çevirilir ancak başarısız ise çevrilmesine gerek duyulmaz diyerek cevap verir.

    1. gungor dedi ki:

      Bir dil okulunda yöneticilik yapmış biriyim.Katılıyorum…dil tamamen çocuklukta halledilmeli ya da bir dil bölümünü 4 yıl okumakla maalesef dili konuşmak arasında dağlar var.Bu neden memlekette ters orantılı bilemiyorum konuşabilenin gramerden haberi yok gramere boğulan nice öğretmenlerimz konuşamıyor ve dil değil gramer öğretmeye çalıştıkları için bu döngü böyle devam ediyor.Hele ki yds dediğimiz sınav tam bir komedi.Matematik formülleri gibi artık soru çözme tamamen tekniğe dökülmüş durumda çalışıp 90lar alan çok ama alın mülakata çoğu konuşamaz.Öypli bir öğrenci bu sınava gunde 12 saat çalışıp geçtiğini ama turistin birinin adres sorsa söyleyemeyeceğini söylemişti.Maalesef durum budur.

    2. ayşe dedi ki:

      YGS Türkçe sınavında Türkiye ortalaması geçen yıl 15 doğru iken (anadilinde insanlar 40 sorudan 15 doğru ) akademik ilerlemede yabancı dil kota olarak kullanılıyor. Gerçekte bir İngilizin bile alamayacağı notu istemek haksızlık insanlık dışı

  2. Nurettin dedi ki:

    Yönetici kademenin kaliteyi niteliği artırmaktan anladığı tek şey kriterleri ve sınavları tavana çekmek. Mevcut ekipmanı ve elemanı donatmak, motive etmek ve daha nitelikli hale getirme endişesi yok. Dahası ÖSYMnin yaptığı dil sınavları dil yeterliğini ölçme amacı değil, soru cambazlığını teşvik eden cinsten. Bu kafayla maalesef hiç bir yere varılamaz. Bunun sorumluluğu da bu şekilde omuzlardan inmez.

  3. Kml dedi ki:

    Dikkatli Okuyunuz ! Yabancı dilde eğitim-öğretim faaliyetinde bulunulan programlar,

    Türkçe dışındaki öğretim dilinin, öğretim elemanının ana dili olması, öğretim elemanının lisans, yüksek lisans veya doktora öğrenimini bu dilin anadili olarak konuşulduğu ülkede ya da Türkiye’deki bir üniversitede derslerin sadece bu dille verildiği bir programda tamamlamış olması, bu dilin anadili olarak konuşulduğu ülkelerde yabancıların yükseköğrenim görebilmeleri için aranan asgari yabancı dil seviyesinin tespiti amacına yönelik olarak yapılan (TOEFL: “Test of English as a Foreign Language”, DALF: “Diplôme Approfondi deLangue Française”, PNDS: “Prüfung für die Nachweis Deutscher Sprache” gibi) sınavlardan veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından yukarıda sayılan sınavlarla eşdeğerliliği kabul edilen yabancı dil sınavlarında yüz tam puan üzerinden asgari seksen puanla başarılı olması’ gerekmekte olup geçerlilik süresi sınırlaması bulunuyor.

  4. gzm dedi ki:

    Yabancı dil sınavlarından 80 puan şartı mı? Yav arkadaş sizin amacınız ne? Bir İngiliz bile bu soruları görünce zorlanıyor ki 80 ı onlar da almaz. Sizin sorularınızın mükemmelliğinden Değil ama bu durum. Şaçmalığından…

    1. bee dedi ki:

      Ben yurtdışında yaşamış gayet de rahat ingilizce konuşan biriyim inatla bir kursa gitmiyorum ve bu sınava girip kendimi denediğimde alabildiğim puan 45-50 arası maalesef soruların uzunluğundan 25-30 tanesine zaten bakamıyorum.Nasıl bir yabancı dili seviyesi ölçme sınavıdır anlamış değilim

  5. Efendi dedi ki:

    Bu durum ÖYP alımlarındaki 65 dil puanı barajını etkilemez herhalde değil mi?

Yorum Yaz