Akademik Personel | 24 Temmuz 2017, Pazartesi

YÖK Müzik Üniversitesi için İlk Adımı Attı

7 Nisan 2017
YÖK Müzik Üniversitesi için İlk Adımı Attı
       

YÖK resmi sitesinde düzenlediği “Müzik Üniversitesi Arama Konferansı” nın detaylarını yayımladı. Detaylar şu şekilde:

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde kurulacak olan “Müzik Üniversitesi” için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından ilk adım atılarak Müzik Üniversitesinin kurulmasına ilişkin bir arama konferansı düzenlendi.

 

YÖK Konferans Salonu’nda düzenlenen “Müzik Üniversitesi Arama Konferansı”na Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Kalın’ın yanı sıra birçok üst düzey bürokrat ve üniversitelerimizin müzik ve sahne sanatları fakülteleri ve eğitim fakültelerinde görev yapan müzik ve müzik eğitimi bölüm başkanları, akademisyenler, konservatuvarlarda alanında çalışma yapan sanatçı ve öğretim elemanları ve Türk din musikisi ile ilgili bölümlerin öğretim elemanları katıldı.

 

Müzik alanındaki bütün paydaşların geniş bir perspektif ve zengin birikimleriyle Müzik Üniversitesini tüm yönleriyle tartıştığı konferansta YÖK Başkanvekili Prof. Dr. M. İ. Safa Kapıcıoğlu bir selamlama konuşması yaptı.

Prof. Dr. Kapıcıoğlu konuşmasına Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada süreci başlatan talimatlarından sonra çalışmalarına başladıkları Müzik Üniversitesi ile ilgili bugün yapılacak arama konferansının başarılı olmasını dileyerek başladı.

 

“Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması”, “Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması” “Kalite Kurulu çalışmaları” “Alan Öncelikli Araştırma Görevlisi Kadroları” ve “100/2000 YÖK Doktora Bursları” gibi çalışmalardan bahseden YÖK Başkanvekili, genç nesillerin fikir dünyasını geliştirmek, değişik medeniyetler ve devletlere ev sahipliği yapmış bu toprakların değerini onlara derin perspektiflerle sunmak adına değişik üniversitelerde YÖK Kültür Sanat Söyleşileri düzenlediklerini sözlerine ekledi.

100 yıl önce Osmanlı Devleti ‘nin ilk resmi müzik okulu olarak İstanbul’da 1917-1927 arasında faaliyet göstermek üzere dört yıllık bir eğitim kurumu olarak kurulan Dârülelhan’ın (Türkçe: Nağmelerin Evi), günümüzde İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı olarak faaliyet gösterdiğini belirten Kapıcıoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

“Halen ülkemizde mesleki müzik eğitimi veren üç farklı kurum bulunmaktadır. Konservatuvarlar, güzel sanatlar fakültesi bünyesinde bulunan müzik bölümleri, eğitim fakültesi bünyesinde bulunan müzik eğitimi bölümleri. Ayrıca müzik sanatıyla ilgili yükseköğretim kurumlarına hazırlık işlevini yürüten Milli Eğitim Bakanlığına bağlı güzel sanatlar liselerinin müzik bölümleri de müzik eğitimi vermektedir.

 

Bugünkü tarih itibariyle Yükseköğretim Kurulu bünyesinde konservatuvar sayımız 34, güzel sanatlar fakültelerindeki bölüm sayımız 32, müzik öğretmeni yetiştiren eğitim fakültelerindeki müzik eğitimi bölüm sayımız ise 24’tür”

 

Kurulacak Müzik üniversitesi ile bu alanda yeni yeteneklerin yetiştirilmesi, yeni eserlerin bestelenmesi, yapılmış eserlerin tüm varlığıyla günümüzde ifade bulması ve kaliteli yorumcularla bir araya gelmesinin sağlanacağını bildiren YÖK Başkanvekili Kapıcıoğlu, konuşmasını tamamladı.

 

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Kalın konferansta gerçekleştirdiği konuşmasına Suriye’nin İdlib bölgesinde yaşanan kimyasal saldırıyla ilgili bu insanlık ve savaş suçunu bir kez daha kınadıklarını bildirerek başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda bulunanlara selamlarını ilettiğini belirten Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı, kendisinin konuya olan ilgi, alaka ve heyecanının en üst düzeyde devam ettiğini sözlerine ekledi.

 

Türkiye’de Darülelhan’ın kuruluşunun üzerinden yaklaşık 100 yıl geçtiğini ifade eden Kalın, ancak müzik geleneğinin devam etirilmesinin çeşitli safhalarına bakıldığında Müzik Üniversitesi ile birlikte yepyeni bir sayfanın açılacağına canı gönülden inandığını söyledi.

Müzik tarihimizde çok önemli bir dönüm noktasının eşiğinde oldukları yorumunu yapan Kalın, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

“Türkiye’de şu anda 34 konservatuvar var şu anda. 35. konservatuvarı kurma çabası değil. Hedefimiz asla bu olmamalı. Bunun çok daha ötesinde, adeta Türkiye’de müzik eğitimi ile ilgili yeni bir paradigmanın başlangıcı olarak görmeliyiz. Bunu yapabilecek imkan ve kabiliyetlere sahip olduğumuza inanıyorum.

 

Müziğimiz, sanatımız, türkümüz, horanımız, zeybeğimiz gibi düşündüğümüzde bunların çok yerel, milli şeyler olduğunu, ama başka kültürlerin ürettiği sanat formlarının evrensel olduğu gibi bir garip dikotomiler dünyası izerisinde bazen yaşayabiliyoruz. Halbuki ben Vivaldi’yi, Bach’ı da çok severim, çok keyif alarak dinlerim. Bethoven’ı Mozart’ı da çok severek dinlerim. Ama onlar da son tahlilde, kendi toplumlarının, kendi tarihi tecrübelerinin, kendi zamanlarının ürünü olarak ortaya çıkmış sanat ürünleridir. Onlara ilave bir evrensellik atfetmek öncelikle bir kere sanat tarihini, kültür üretim biçimlerini doğru okumamaktadır.

 

Bizim kendi müziğimiz de ister Dedeefendi, ister Itri, ister Neşet Ertaş olsun, ister Aşık Veysel olsun bu coğrafyanın toprağı ile teneffüs edilmiş, bu insanın mahşeri vicdanı ile ortaya konmuş, kalbi ile aklı ile ortaya konmuş bir sanat eseri olarak onun da aynı anda hem yerel ve milli hem de evrensel bir yönünün olduğunu mutlaka dikkate almak durumundayız. O yüzden bizim müziğimizin bir tınısını ya da sanatımızın, bu hattır, ebrudur, başka bir sanat dalıdır, bir tınısını duyduğu zaman, bir esintisini aldığı zaman, insanlar dünyanın neresinde olursa olsun bir şeyler hissedebiliyorsa orada zaten bir evrensellik boyutunu yakalamışız demektir.”

 

Arama Konferansı’ndaki tüm görüşlerin çok önemli olacağının altını çizen Kalın, bu toplantının sonuçları ile ilgili güzel haberler vermeyi kısa zamanda arzu ettiğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.

 

Açılış konuşmaların ardından Arama Konferansı’na geçildi ve ilk olarak programın moderatörü YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman bir konuşma gerçekleştirdi.

 

Bugün burada, kurulması düşünülen Müzik Üniversitesiyle ilgili bir fikir jimnastiği ve beyin fırtınası yapmak için toplandıklarını bildirerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Mehmet Şişman, dünyamızın çok bilen insanlara kıyasla, iyi karakter sahibi, insani ve ahlaki değerlerle donatılmış, erdemli insanlara ihtiyacı olduğunu belirtti.

 

Bunu sağlamanın araçlarından birinin de hiç şüphesiz sanat ve müzik olduğunun altını çizen YÖK Üyesi Mehmet Şişman konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 

“Bu konferansta, ‘barika-i hakikat, müsademeyi efkardan çıkar’ prensibinden hareketle, müzik alanında ulusal ve uluslararası düzeyde yakından tanıdığımız altı konuşmacımız, yeni kurulacak bu üniversitenin akademik ve idari yönlerden nasıl yapılanması gerektiği, eğitim-öğretim süreçleri ve yöntemleriyle ilgili bilgilerini ve önerilerini bizimle paylaşacaklardır. Elbette bu alanda ülkemizde fikir ve söz sahibi birçok hocamız ve sanatçımız vardır. Bundan sonraki süreçlerde, Mayıs ve Temmuz aylarında yapmayı düşündüğümüz çalışmalarda ise konu üzerindeki müzakereler, daha geniş kapsamlı iki çalıştayla devam edecektir.”

 

YÖK Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman’ın konuşmasının ardından konuşmacılardan sırasıyla:

 

· İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sayın Erol Parlak,

· Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sayın Gülçin Yahya Kaçar,

· İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Sayın Gönül Paçacı Tunçay,

· Ülkemizin saygıdeğer piyano sanatçısı ve dünya müzik elçimiz Sayın Süher Pekinel,

· Okan Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sayın Süleyman Ergüner ve

· Bilkent Üniversitesi öğretim görevlisi Sayın Yiğit Aydın

birer konuşma gerçekleştirdi.

 

Katılımcıların yapmış olduğu konuşmalar sonrası konferansın soru-cevap kısmına geçildi.

Prof. Dr. Mehmet Şişman moderatörlüğünde Prof. Dr. Erol Parlak, Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Gönül Paçacı Tunçay, Süher Pekinel, Doç. Dr. Süleyman Ergüner ve Yiğit Aydın’dan oluşan konuşmacılar, katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

Kaynak

       

BENZER HABERLER