reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

YÖK, 50/d Araştırma Görevlilerinin Sorunları İçin Toplandı

31 Mart 2015
YÖK, 50/d Araştırma Görevlilerinin Sorunları İçin Toplandı
       

YÖK Başkanı Yekta Saraç, yükseköğretimdeki değişikliklerde toplumda geniş bir mutabakat aranması gerektiğini belirtti.

Saraç, ‘Sorun Üreten Değil Sorun Çözen YÖK’ projesi kapsamında gerçekleştirilen, Yükseköğretim Kanunu’nun 50/d maddesi kapsamında istihdam edilen araştırma görevlilerinin sorunlarının ele alındığı toplantıya katıldı.

Yükseköğretimin sorunlarını çözmek için çalıştıklarını, bu süreçte bilgi ve tecrübe kadar dirayet, cesaret ve kararlılığa da ihtiyaçlarının bulunduğunu belirten Saraç, sorunların çözümü için paydaşların fikirlerine de başvurduklarını dile getirdi. Saraç, “Yükseköğretimdeki değişikliklerin bir YÖK başkanının veya ekibinin önerisi ile olmaması, diğer süreçlerin yanı sıra özellikle paydaşlarla birlikte toplumda geniş bir mutabakat aranması gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu. Yükseköğretim sisteminin sorunları bulunduğunu, bunun aynı zamanda gelişmenin bir dinamiği olduğunu söyleyen Saraç, sorunları kısa ve orta vadede çözülecek olanlar diye tasnif ettiklerini ve programlı şekilde çözmeye çalıştıklarını dile getirdi.

YÖK sorun üreten değil sorun çözen bir kurum haline gelecek

Yükseköğretimin yönetiminde sorumluluk yüklenmiş kişiler olarak, sorunlardan şikayet etme değil sorunları çözme konumunda bulunduklarını vurgulayan Saraç, “YÖK bundan sonra sorun üreten değil sorun çözen bir kurum haline gelecek” dedi. Bu kapsamda “Sorun Üreten Değil, Sorun Çözen YÖK” projesini başlattıklarını, sorunları, yükseköğretim kurumlarının temsilcileri ve diğer paydaşlarla ele alacaklarını bildiren Saraç, toplantıların ilkinin, 50/d’lilerin sorunlarına ilişkin yapılmasının, konuya verdikleri önemin göstergesi olduğunu belirtti. Araştırma görevlilerinin tabi oldukları maddelere göre 33/a, 50/d ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) olmak üzere 3 gruba ayrıldığını bildiren Saraç, bu çeşitliliğin diğer eğitim kadrolarında görülmediğini, diğer kadrolardakilerin aralarında özlük hakları bakımından bir farklılık bulunmadığını söyledi. Saraç, 50/d maddesine bağlı çalışanların dezavantajlı olduğunu belirterek, 50/d’li araştırma görevlilerinin sadece tezleri bittikten sonra kadroya geçememe sıkıntısıyla karşı karşıya kalmadıklarını aynı zamanda bazı desteklerden de faydalanamadıklarını söyledi.

Popülizme düşmeden rasyonel zeminde önerileri değerlendireceğiz

Araştırma görevlilerinin fedakarlıkla çalıştıklarını bildiğini dile getiren Saraç, şöyle konuştu:
“Türkiye’de akademisyenliğe giden yönde adımını atan bir genç, maalesef belli zaman dahilinde, elbette bütün akademik camia için söylemiyorum ama yürüyen merdivenin ilk basamağına adımını atan birisi gibi fazla bir gayret göstermeden sonunda yukarı çıkıp profesör olabilmektedir. Bugün burada meselenin bu iki ucu arasında bir denge kurarak konuyu ele almak, popülizme düşmeden rasyonel bir zeminde önerileri değerlendirmek, üniversitelerimizin kendi karar alma süreçlerini yok saymadan varsa sizleri bilim hayatımıza dahil etmenin yollarını aramak istiyoruz. Bu sebeple sizleri buraya davet etmiş bulunmaktayız. Sizlerden gelen önerilerle 50/d maddesi ile ilgili sorunları tartışmak istiyoruz.”

Araştırma görevlisi konusunu sırf bir statü meselesi olarak görmediklerini vurgulayan Saraç, “Bu konuyu, yükseköğretimin sıhhatli bir şekilde yürütülmesinin, yani üniversitelerimizin geleceğinin, yani bilim hayatımızın, yani ülkemizin istikbalinin inşasında önemli bir unsur olarak görüyoruz. Bugün 50/d, çok yakında da ÖYP. Bunlarla ilgili sorunları gidermek istiyoruz, bunu da inşallah tahakkuk ettireceğiz” diye konuştu. Saraç, 16 üniversiteden akademisyenlerle bazı sendikalardan temsilciler katıldığı toplantıda, akademisyenlerin sorunlarını dinleyerek, çözüm önerilerini aldı.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. Araştırma Görevlisi diyor ki:

    Araştırma Görevliği, öğretim yardımcılığı kadrolarından birisi olup 33/a ile belirtilmektedir. Ne yazık ki atama şartları başka maddelerle belirtildiği için farklı gerekliliklerle aynı statüye atama yapılıyor. Emekli Sandığı bu açıdan önemli bir kriter ki tüm araştırma görevliği gibi 50/d maddesi de emekli sandığına tabi özlük hak ve yükümlülüklerini sahiptir. Maalesef ki araştırma görevliğini YÖK başkanı bile 3 farklı başlık altında değerlendirdiğine ve “Yükseköğretimdeki değişikliklerin bir YÖK başkanının veya ekibinin önerisi ile olmaması, diğer süreçlerin yanı sıra özellikle paydaşlarla birlikte toplumda geniş bir mutabakat aranması gerektiğine inanıyoruz” dendiğine göre pek sağlıklı bir sonuç çıkmayacağı kanısındayım.

Yorum Yaz