reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

YÖK 32 Yılı Geride Bırakırken, Yeni Kanun Bekleniyor

9 Kasım 2013
YÖK 32 Yılı Geride Bırakırken, Yeni Kanun Bekleniyor
       

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kuruluşunun 32 yılını geride bırakıyor. 175 üniversite, 4,5 milyon öğrenci ve 130 bin öğretim elemanıyla YÖK, yeni Yükseköğretim Kanunu’nu bekliyor.

YÖK, 6 Kasım 1981’de çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile kuruldu. Bu kanunla Türkiye’deki tüm yükseköğretim kurumları, YÖK çatısı altında toplandı. 32 yıldır tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş olan YÖK’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1982 Anayasası ile belirlenen yükseköğretim sisteminin temel esaslarına göre oluşturulan ve Anayasal bir kuruluş olma özelliği bulunuyor.

YÖK’e, sırasıyla Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Prof. Dr. Kemal Gürüz, Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlık etti. Kurula halen 11 Aralık 2012 tarihinde atanan Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya başkanlık yapıyor.

Okullaşma oranı arttı

Kurul, 104’ü devlet, 71’i vakıf olmak üzere toplam 175 üniversite, yaklaşık 4,5 milyon öğrenci ve 130 bin öğretim elemanıyla oldukça geniş bir kesim için çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Sürekli büyüme eğilimi gösteren yükseköğretimde okullaşma oranı, 1980’li yıllarda yaklaşık yüzde 6 iken, günümüzde yüzde 70’leri aştı.

Gerek mevcut yapısı, gerek aldığı önemli kararlarla farklı dönemlerde tartışmalara konu olan YÖK, yeniden yapılandırılması için ihtiyaç duyulan yeni Yükseköğretim Kanunu’nu bekliyor.

YÖK’ün hazırladığı kanun taslağı, çeşitlilik, kurumsal özerklik ve hesap verebilirlik, performans değerlendirmesi ve bilimsel rekabet, mali esneklik ve çok kaynaklı gelir yapısı ile kalite güvencesi gibi ilke ve amaçlar çerçevesinde oluşturuldu.

Yasa için geniş katılımlı çalışma

YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya başkanlığında bazı çalışmalar da yapıldı.Yeni “Yükseköğretim Yasa Taslak” önerisinin hazırlandı. YÖK, taslak önerisini 5 Kasım 2012’de kamuoyunun görüş ve önerilerine açtı ve gelen görüşleri de web sitesi üzerinden yayınladı. Geniş katılımla hazırlanması hedeflenen taslak için üniversitelerden, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından değerlendirme alındı. Son hali kamuoyuyla paylaşılan taslak, Milli Eğitim Bakanlığı’na iletildi.

Harçlar kaldırıldı

Ayrıca bu dönemde harçlar kaldırıldı. Yaz okulu ücretlerinde birinci ve ikinci öğretim farkı uygulamasına da son verildi.

Bu dönemde YÖK bünyesindeki Toplumsal Faaliyetler Birimi; tezsiz yüksek lisansta ALES şartı da kaldırıldı.

Yükseköğretim Strateji Belgesi kapsamında çalışmalar da yapan YÖK’ün, önümüzdeki aylarda bu belgeyi açıklaması bekleniyor.

Yeni öğrenci disiplin yönetmeliğini de hazırlayan YÖK, 1985 yılında hazırlanan Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’ni yeniden düzenledi.

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı’nın (ÖYP) esasları yeniden belirlenirken, Türk yükseköğretimin uluslararasılaşması hedefi kapsamında pek çok ülkeyle ikili anlaşmalar yapıldı.

Tüm üniversitelere bütünleme getirilmesi kararını da alan YÖK, teknik öğretmenlere mühendislik tamamlama hakkı da verdi.

“Çözüm süreci” için üniversitelere ziyaret

Başkan Çetinsaya, yükseköğretim alanındaki temel eksiklikler ve yapılması gereken düzenlemeleri görüştü, üniversiteleri yerinde inceledi. 7 bölgede gerçekleştirilen toplantıların yanı sıra, ‘Çözüm Süreci’ kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki üniversiteleri tek tek ziyaret ederek, bu sürecin üniversitelere katkısını ve üniversitelerin sürece katkısını öğrenciler, öğretim elemanları, idari personel ve illerdeki kanaat önderleri ile değerlendirdi.

İletişim Merkezi kuruldu

Yurtiçinde eğitim veren yükseköğretim kurumlarıyla yurt dışında eğitim veren yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Mevlana Değişim Programı hayata geçti.

Yükseköğretim Bilgi Paylaşım Forumu açıldı ve forumdan üyelerle ‘Başkanla Yüz Yüze’ toplantıları gerçekleştirilerek, gelen talepler doğrultusunda düzenlemeler yapıldı. YÖK İletişim Merkezi kurularak, kurula ulaşım kanalları rahatlatıldı, ilgililere cevap verilmesi sağlandı.

Elektronik Belge Yönetim Sistemine (EBYS) geçilerek, evrak akışının düzenli ve hızlı bir şekilde yürütülmesi sağlandı. İleriki aşamalarda üniversitelerin de sisteme entegre edilerek iş süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı

       

Yorumlar

  1. öğretim üyesi diyor ki:

    YÖK yasa taslağının hazırlanması aşaması oldukça demokratik ve geniş katılımla gerçekleştiği doğrudur. FAKAT taslağın şekli bu tartışmalardan çıkan sonuçlarla, akademisyenlerle yapılan çalıştaylarda alınan kararlarla, üniversitelerin önerileriyle, sendikaların hazırladıkları önerilerle uzaktan-yakından hiçbir şekilde örtüşmemektedir. önerilerin büyük çoğunluğu dikkate alınmamıştır. örneğin akademik atanma ve yükselme kriterleri mevcut darbe ürünü yasayla aynıdır, değiştirilmemiştir. örneğin, doçentlik ünvanı halen daha geri kalmış bir ülke uygulaması şeklinde mülakat ile verilmeye devam edilmiştir. açın bakın YÖK teki toplantıları, yardımcı doçentler ve doçentler çalıştayını (videosunu), açın sendikaların ve üniversitelerin “akademik atanma ve yükselme kriterleriyle” ilgili önerilerini hepsinde ortak görüş doçentlikte mülakat kaldırılsın şeklindeydi. ne oldu da taslağa konmadı. bu kafayla bu ülke bir arpa yol alamaz. tecrübelerim bana bunu öğretti. koca adamlar, koca profesörler halen daha neleri savunuyorlar yazık valla. bunların amerikadan, avrupadan, dünyanın gelişmiş ülkelerindeki uygulamalardan haberi yok sanırsın. yazık. halen daha gerici, torpilci, sübjektif, kendilerine bağımlı kılan bir uygulamayı bu ülkede, üniversitelerde dayatıyorlar. bunları anlamak mümkün değil. bu ülkede terör de bu tür yaklaşımlarla adaletsiz ve baskı ile ülkeyi yönetenlerin yüzünden çıktı sanırım. söylencek söz çok da sanırım hesap ahirete kalacak. çünkü ülkeyi yöneten zihniyet değişmiyor. hep aynı kafa.

Yorum Yaz