Akademik Personel | 13 Aralık 2017, Çarşamba

Yerinde Saymak mı!?

13 Ağustos 2015
Yerinde Saymak mı!?
       

Birisi bana bilmediğim bir bilgiye nasıl ulaştığımı sorarsa bunun teknik kısmını değil de ruhsal sürecini anlatmakla işe başlarım. Bundan 2 yıl önce büyük bir hevesle başladığım öğrenme sürecimde yaşadığım psikolojik olaylar şimdiki durumuma gelmemi sağladı. Zaman su gibi akıp giderken ben işin psikolojik boyutundaki problemlerle boğuştum. Dışardan hiçbir şey yapmadığım, yerimde saydığım olarak görülen bu zaman zarfı beni aslında gelecekteki sıkıntılarla nasıl mücadele edeceğimi gösterdi. Zor bir sürecin içinde olduğumu en başından biliyordum. Ancak bilgiye bizzat ulaşmam, bilmediğim bir tekniği kendi kendime deneme yanılma yoluyla öğreneceğim ilk zamanlar öğretilmedi bana. Önce izleyerek, susarak, oturmuş bir tekniğin basamaklarını takip etmem istendi. Başlangıçta hiçbir şey bilmezken bir anda kendimi deneyin veya tekniğin içinde bulmam ilk zamanlar sarstı ve gözümü korkuttu. Neydi bu işin başlangıç noktası? Sorular aklımı kemirirken her aklıma gelen soruyu soramıyordum. Tereddütlerim artmaya başladıkça hevesimin ve cesaretimin yerini endişe, korku, panik ve özgüven yitimi almaya başlamıştı. Ne yapabilirdim? Kimden yardım isteyebilirdim? Durumumu bana izah eden biri yoktu etrafımda. Ne yaptım ne ettim bir şekilde kıyıdan köşeden işlerin ana hattını öğrenmeye koyuldum. Zaman aleyhime işliyordu işlemesine. Her şeyin farkında olmama rağmen bazı olayları olduğu gibi değil de olması gerektiği gibi anlatmam isteniyordu. Kimse sizin ruh dünyanızın izlerini görmek istemiyordu. Mühim olan ortaya konacak iş, performans, size verilen görev ve sizden beklenenlere göstereceğiniz çalışma temposuydu. İnsan önceden programlanmış bir robot değildi. İnsan aklıyla duygularını belirli ölçülerde farklı filtrelerden geçirebilen, kendine özgü haklı veya haksız çıkarımlar yapabilen düşünebilen bir varlıkken nasıl olur da bazı kimseler karşı taraftan olmasını istediği kişiyi göremeyince bir tepki mekanizması oluşturuyordu? Bunun neresi etikti? Sizden başkası gibi çalışmanız istense, kendiniz olma fırsatı elinizden alınsa nasıl bir ruh haliyle hayallerinize giden yolda ilerleyebilirdiniz? Belki yaşanılan bu durum bazı kaynaklarda geçen psikolojik yıldırma veya bezdirme anlamına gelen mobbing’e birebir örnek teşkil ediyordu. Vazgeçirtme, yıldırma, heves ve özgüveni kırma, cesaretine ket vurma, insan yerine koymama, yapamazsın, edemezsin, sana göre değil havası yaratma gibi tüm psikolojik buhrana sokma girişimlerini yaşayan milyarca insandan biri olarak sizlere var olan durumu anlatmak istedim.

Nerde kalmıştık, yerinde saydığım söylenirken bir kulağıma, diğer kulağımdan kendi kendime verdiğim mücadelenin zafer çığlıkları yükseliyordu gökyüzüne. Kimse öfkenizin, yükselen ses tonunuzun, sıkıntılarınızın ardında yatan esas meseleyle ilgilenmiyordu. En yakınlarınız bile sizi anlamaya emek harcamazken sizin kendinizi anlamanız ve teselli etmeniz gerekiyordu. İş hayatınızda yaşadığınız ruhsal etkileri ne derece yansıttığınız sizin yapınızla alakalı bir durum. Kimisi profesyoneldir ileri derece politik tavırlar sergiler ve hiçbir şey yansıtmaz. Kimisi ise algıları olabildiğince açıktır ve hislerinde asla yanılmaz ve var olan durumu tüm gerçekliğiyle yaşamayı tercih eder. Aslolan huzur,  çalışma ortamındaki rahatlık, destek, motivasyon ve başarıya inanma kuvvetidir. Tüm söylediğim şartları kendi içimde oluşturma, hayata geçirme aşamalarını yaşayarak, gözlemleyerek, analiz ederek ve bulunulan konuma göre uyarlayarak çıkarımlarda bulunmayı öğrendim. Kimse gelip de rehberlik etmenin adımlarından bahsetmedi. İlk olarak danıştığınız kişi zekanız ve kendinize olan inancınızdır gerçekte. Gerisi size sunulan pastanın dilimlerinde bulduğunuz ipuçlarını kullanarak hedef ve hayallerinize ulaşma serüveninizdir. Zihninizi yoran her türlü olumsuzluklardan olabildiğince uzak durmaya çalışın. Yerinde saymak, başarıya giden basamakların en çetrefilli silahıdır.

Zamanınızı verimli kullanmanız dileğiyle…

       

BENZER HABERLER