reklam
Akademik Personel | 21 Ocak 2017, Cumartesi

Yargıtay: Asistan Değil İşçi

18 Nisan 2014
Yargıtay: Asistan Değil İşçi
       

Yerel mahkemenin doktora öğrencilerini ‘işçi’ sayan kararını Yargıtay da onadı. Karar, üniversitelerde sigortasız çalıştırılan asistanlar için emsal niteliğinde.

 

Yargıtay sigortasız çalıştırılan araştırma görevlileri için emsal olacak kararı onadı. Doktora öğrencisi Elçin Kurbanoğlu, Bilkent Üniversitesi’nde yaptığı asistanlık görevinin ‘işçi’ kapsamına alınması için dava açtı. Ankara 5. İş Mahkemesi Kurbanoğlu’nu haklı bularak, haklarının iade edilmesine hükmetti. Üniversite kararı temyiz etti. Yargıtay yerel mahkemenin kararını oybirliği ile onayarak doktora öğrencilerinin haklarını almasının önünü açtı.

Elçin Kurbanoğlu, doktora öğrenimi gördüğü Bilkent Üniversitesi’nde burs karşılığı asistanlık, araştırma görevliliği ve gözetmenlik yaptı. Araştırma görevliliği yaptığı dönemde Kurbanoğlu, asistanlığını yaptığını hocalar için kütüphaneden veri toplamak, öğrencilerin araştırmalarında destek olarak yol göstermek, yapacağı yayınlarda kullanacağı bilgileri düzenlemek, fotokopi çekmek, öğrencilerin sınav notlarını düzenlemek ve üniversitenin verdiği idari işler gibi görevleri yerine getirdi. Düşük ücretle ve sigortasız çalıştırılan Elçin Kurbanoğlu, ‘iş tespit’ davası açtı. Kurbanoğlu’nun ‘iş tespit’ davasını kabul eden mahkeme, bilirkişi görevlendirdi. Ancak bilirkişi raporunda, Kurbanoğlu’nun, doktora yaptığı dönemde kısmi zamanlı çalışan bir öğrenci olduğunu ve işçi sayılamayacağını ifade etti. Bu raporu, iş kanunlarında yapılan değişiklikleri bilirkişinin dikkate almadığı gerekçesiyle değerlendirmeyen mahkeme, kısmi zamanlı öğrencilerin işçi sayılabileceği kararını verdi.

Kararın gerekçesinde ise mahkeme, kısmi zamanlı çalışan öğrencilerin ‘işçi’ sayılabilmesi gerektiğine ayrıntılı bir şekilde yer verdi. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nden de örnekler veren Ankara 5. İş Mahkemesi Hâkimi Gülsüm Mısır, verdiği kararda, “Sosyal güvenlik hakkı temel bir insan hakkı olup, devletin yanında tüm kurumların bireylerin sosyal güvenlik hakkına saygı duyulması gerektiğine mahkememiz dikkat çeker” ifadesini kullandı. Hâkim Mısır, verdiği kararda ‘sosyal devlet’ tanımından örnekler vererek, şu ifadelere yer verdi:

“Anayasanın 2. maddesinde ‘devletin sosyal ve bir hukuk devleti olduğu hükme bağlanmıştır. Yine devletin amaç ve görevlerini tanımlayan 5. maddesinde ise ‘devlet, kişilerin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak suretle sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamakla görevli kılınmış 60. maddesinde ‘herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, devletin bu güvenliği sağlayacak tedbirleri alıp, gerekli teşkilatı kuracağı tekrar vurgulanmış ve öngörülmüştür. Anayasanın 90’ıncı maddesi uyarınca temel haklar söz konusu olduğundan mevzuat ile uluslararası sözleşmenin çatışması halinde uluslararası sözleşme uygulanacaktır.’’

Karar emsal niteliğinde

Mahkeme verdiği kararda ise “Somut olayda davacının doktora yaparken araştırma görevlisi olarak çalıştırıldığı, doktora öğrencileri tarafından yerine getirilemeyecek gözetmenlik, sınav kâğıdı okuma gibi görevlerin yaptırıldığı anlaşılmıştır” diyerek, Elçin Kurbanoğlu’nun araştırma görevlisi olarak çalıştığının tespitine karar verdi. Yerel mahkemenin kararı ise Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından incelendi. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, geçen günlerde Kurbanoğlu ile aynı durumda olan binlerce araştırma görevlisi için emsal teşkil edecek olan davada yerel mahkemenin kararını oybirliği ile onadı.

Kaynak: Radikal

       

Yorumlar

  1. fizikci_88 dedi ki:

    Merhaba Arkadaşlar,

    Ben de Anadolu Üniversitesinde “Kısmı Zamanlı Öğrenci İşci”yim. Biz de araştırma görevlilerinin yaptığı işi yapmaktayız. Fizik laboratuvarında deneylerde asistanlık yapıp, daha sonra sınavlarda gözetmen olarak görevlendiriliyoruz. Sigortamız yatmıyor! Sadece “hayat ve iş sağlığı sigortası” yatıyor onunda hiç bir işe yaradığını görmedim, duymadım! Bu sigortada eğer ben görev sırasında ölürsem falan aileme tazminat hakkı doğuyormuş falan filan…. Buna rağmen hala aylık 42.5 TL GSS pirimi ödüyorum. Ben de dava açsam işci statüsünde sigortamın yatırılmasını sağlayabilir miyim? Bilgisi olan cevap verebilirse çok sevinirim. (Bu arada 3 yıldır kısmi zamanlı öğrenci işci olarak çalışıyorum)

  2. mark dedi ki:

    E o zaman ben de araştırma görevlisi değil işçiyim. Bütün bu sil süpür temizle, getir/götür, kağıt okuma, gözetmenlik, eşya taşıma/kaldırma, depo temizliği falan işlerini ben de yapıyorum. Kendimi araştırma görevlisi sanıyordum. E araştırma görevlisi ne yapar? (!) 50-D ye bunları yaptığı için işçi deniyor, 33-A farklı bir şey yapmıyor ki. O da işçi o zaman.

    1. X dedi ki:

      Arkadaş kadrosu yokken, bi asistanı yaptığı her işi yaptığı için hakkını aramış. Neden? Çünkü aldığı burs cuzi bir rakamdır ve seneler boyunca harcadığı zaman sigortası yatmadığı için gelecekte işe yaramayacak. Çok doğru bir başvuru. Kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Yorum Yaz