reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Yaratıcı Akademisyenlere 7.8 Milyon Avro Destek

24 Mart 2014
Yaratıcı Akademisyenlere 7.8 Milyon Avro Destek
       

Dünya çapındaki en iyi araştırmacıları destekleyen Avrupa Araştırma Konseyi (ERC), Türkiye’den dört bilim insanına en yüksek fonla 7,8 milyon Euro’luk Ar-Ge desteği verecek.

Genç ve başarılı araştırmacılara verilen Nobel ödüllü bilim insanlarının da yararlandığı Avrupa Araştırma Konseyi (ERC) programından, Türkiye’den dört akademisyen de yararlandı. Beş yıl sürecek projeleri için 7.8 milyon Euro Ar- Ge desteği aldılar. Destek alan akademisyenler, Türkiye’de çalışmaktan mutlu olduklarını anlatarak, başarının arkasında yaratıcılığın olduğunu söylediler.
2007 yılında başlatılan ERC fonundan şimdiye kadar yapılan 40 bin başvuru arasından, Türkiye’de çalışmalarını sürdüren altı akademisyen yararlandı. Araştırma desteğinden en fazla yararlanan ülke İngiltere olurken, Türkiye 42 ülke arasından 20’nci sırada yer aldı. Türkiye kökenli 17 araştırmacı da destek aldı ancak çalışmalarını yurtdışında sürdürüyorlar. İngiltere’deki Oxford Üniversitesi ise en çok proje üreten ve fon desteğinden yararlanan yükseköğretim kurumu oldu.
Avrupa Birliği’nin yeni dönem Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı Horizon 2020’nin bünyesinde olan ERC programı ile Türkiye’den ilk kez 2012 yılında Bilkent’den Doç. Dr. Mehmet Bayındır ve Koç Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Kerem Pekkan aldı. Bu yıl ise Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Hakan Ürey 2,5 milyon Euro, aynı alandan Prof. Dr. Özgür Barış Akan 1,8 milyon Euro, Bilkent Üniversitesi Fizik ve Elektrik ile Elektronik Mühendisliği bölümlerinden Doç. Dr. F. Ömer İlday 2 milyon Euro, aynı okulda Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden Yrd. Doç. Dr. Ebru Erbay ise 1,5 milyon Euro’luk destek aldı.
Böylece dört proje için toplam 7,8 milyon Euro’luk bütçe Türkiye’ye aktarılacak. Projeleri hakkında bilgi veren öğretim üyeleri süreci şöyle anlattı:

Başarının sırrı çalışmakta

Prof. Dr. Özgür Barış Akan (Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü):1994’de Ankara Fen Lisesi’nin ardından Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü’nden 1999’da mezun oldum. ODTÜ’de aynı alanda yüksek lisans yaptım. 2002’de ABD Georgia Institute of Technology’de Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği dalında doktora eğitimi aldım. 2004’te Türkiye’ye döndüm ODTÜ’nün ardından 2010’da Koç Üniversitesi’ne geçtim. ABD’de NASA’nın projelerinde derin uzay interneti yani haberleşme (Uzay haberleşmesinde gezenler arasında internet ve ya haberleşme) alanında çalıştım. Orada iyi okullarda kalma ihtimalim olsa da Türkiye’ye ait olma hissi nedeniyle geldim. Aynı çalışmaları burada yapabileceğimi düşündüm. Bu desteği almak için iyi bir akademik geçmiş, yaratıcı, ilerici ve riskli bir çalışma sunulması gerekiyordu. Fonu almamda makale, projelerin katkısı oldu. Jüriye beş dakikalık sunumla çalışmamı anlattım. Bu fonu alanların Nobel ödüllü bilim insanları olması da beni etkiledi. Bu benim için Şampiyonlar Ligi gibi bir durum. Aynı başarısı Beşiktaş takımı içinde istiyorum. Genç araştırmacılara yenilikler üretmelerini öneririm. Pes etmesinler.

Doktora öğrencileri ve araştırmacıları arıyorum

Prof. Dr. Hakan Ürey (Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği): İzmir Fen Lisesi’nin ardından ODTÜ Elektrik Elektronik Bölümü’nden 1992’de mezun oldum. Ardından ABD’de Georgia Institute of Technology’de doktora yaptım. Orada özel bir şirkette çalıştım ve Türkiye’ye 2001’de döndüm. Koç Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştım. Dönme isteğim hep vardı hep istek var. Doktora yapılması ardından 12 yıl süre geçenler ileri düzey araştırma için başvurabiliyordu. Türkiye’de projeye devam eden bu alanda bu desteği alan tek araştırmacıyım. Fon alınmasında fikrin bilimsel anlamda çığır açması ve dünyada bu kişinin uzman olmasına bakılıyordu. Başka ülkelere taşınabilir bir proje olmasına karşın bulunduğum kurumda çalışmalarıma devam edeceğim. Adaylara önerim reddedilen durumda tekrar başvurulmalı. Ayrıca laboratuvarlarımızda doktora öğrencisi ve araştırmacıları istihdam olanağı vereceğiz. İlgilenenleri bekliyoruz.

Çekingen olmayın, başvurun

Doç. Dr. F. Ömer İlday (Bilkent Üniversitesi Fizik ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü):Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden 1998 yılında birincilikle mezun oldum. 2004 yılında uygulamalı fizik ve elektrik mühendisliği alanlarında doktoramı ABD’deki Cornell Üniversitesi’nde tamamladım. Ardından ABD’deki Massachusetts Institute of Technolog (MIT) Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimi Bölümü’nde, araştırmacı olarak çalıştım. 2006 yılında Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü’ne katıldım. Türkiye’de bilimsel araştırma olanaklarının daha fazla olması nedeniyle dönüş kararını aldım. Başvurum ardından “Grand” alanında bu desteği aldım ve bu sonucu bekliyordum. Kendimi iyi ifade ettiğimi düşündüm. Çalışma konum mühendislik ile temel bilimler arasında yer aldığı için panel seçiminde iyi araştırma yaptım. Araştırmacıların geçmişte yaptıkları projeler, fikrin çılgın olması gibi etkenler değerlendirme aşamasında ele alındı. Adaylara mutlaka kendilerine güvenmelerini ve hedeflerini iyi anlatmalarını öneriyorum. Çekingen davranmasınlar. Yaratıcı projeleri varsa mutlaka bu desteğe başvurmalılar.

Türk öğrencilerde merak duygusu az

Yrd. Doç. Dr. Ebru Erbay (Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü): Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1998’de mezun oldum. ABD’de de University of Illinois,Urbana-Champaign’da moleküler biyoloji ve genetik alanında doktora yaptım. Harvard Üniversitesi’nde genetik ve kompleks hastalıklar bölümünde 2004-2010 yılları arasında uzman olarak çalıştım. Aile özlemi nedeniyle 2010’da Türkiye’ye döndüm. Bilkent Üniversitesi çalışmaya başladım ve 2012’de bu fona başvurdum. Akademik geçmişimiz incelendi. Jüri değerlendirdi. AB ülkelerinde bana teklif gelmesine rağmen Türkiye’de devam etme kararı aldım. Burada hayal gücü ve teknik imkanları zorlayabilecek nitelikte çalışma olması arandı. Yaratıcı ancak çılgınca olmayan. Jüriyi ikna kabiliyeti de önemli oldu. Panelden çıktığımda sonucu olumsuz olacağını düşünmüştüm ama savunma nedeniyle olumlu değerlendirildiğini öğrendim. Türkiye’den tek kadın araştırmacı olarak destek aldım. İleride çok iyi akademisyenler yetiştirmek istiyorum. Yaratıcılık konusunda daha girişimci olmalıyız. Türkiye’de öğrencilerde “merak” duygusu daha az. Araştırmacılar ve Ar-Ge desteğine aday olanlar Türkiye’de “Kesinlikle bu olmaz” diye bakmasınlar.

***

3D uygulamalarında yeni teknolojiler üretilecek

Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakan Ürey, Wear3D isimli projesi gerçeklik ve 3 boyutlu uygulamalar için yeni görüntüleme ve izleme teknolojilerinin geliştirilmesini hedefliyor. Gözlük ve benzeri cama yeni bir boyut kazandırarak ileride akıllı mobil cihazlar ile büyük ekran tecrübesini birleştirecek. Bunlar sayesinde ileri derece göz kusurları olan hastaların daha rahat görmeleri sağlanabilecek. Çalışma kapsamında yetiştirilecek insan gücü ile Türkiye’de bu alanda endüstrinin ileri araştırma yeteneği kazanmasına katkı sağlanacak. 1 Ocak 2014’te başlayan çalışma Aralık 2018’de bitecek.

Nanoağlar, sinir sistemi tedavilerinde kullanılacak

Koç Üniversitesi’nden Prof. Dr. Özgür Barış Akan’ın “Minerva” isimli çalışması, biyolojik kökenli nanoağlar ve bilişim esinli nörolojik tedavi için sinir sisteminin haberleşme temellerinin incelenmesi hedefleniyor. İnsan vücudundaki sinir sisteminin altyapısının haberleşme ve ağ kuramları ile anlaşılabilmesi projenin çıkış noktasını oluşturuyor. Bu sayede, nano haberleşme teknolojileri tasarlanacak ve tedavisi mümkün olmayan nörolojik sorunlara bilişim tabanlı çözüm yaklaşımları geliştirilecek. Ayrıca, omurilik felci gibi sinir sistemi hastalıkları için de çalışmalar yapılacak. Proje 1 Mart 2014 ile Şubat 2019’da arasında uygulanacak.

Küçük ama ileri düzey 3D yazıcıları üretilecek

Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. F. Ömer İlday, “Doğrusal Olmayan Lazer Litografisi (NLL)” isimli  çalışmasıyla ultra hızlı lazer atımları kullanarak malzemelerin 3 boyuta oluşması hedefleniyor. Proje sayesinde nanoelektronikte getirileri olabilecek bir teknik Türkiye’de geliştirilecek. Bu da yüksek teknoloji camlar gibi alanlarda uygulamaya aktarılabilecek. Ayrıca 3 boyutlu yazıcı teknoloji desteklenecek. Çalışma 1 Haziran 2014’te başlayacak ve Mayıs 2019’da tamamlanacak.

Kalp ve damar hastalıklarına yeni ilaç

Bilkent Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ebru Erbay ise, “Metarnaflammation” çalışması Türkiye’den yaşam bilimleri alanında kabul alan ilk proje oldu. Erbay, damar sertliği ve kalp krizinin tedavisi için moleküler biyolojiye dayalı yeni ilaç hedeflerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Proje diyabet, kanser, damar sertliği gibi birçok kompleks hastalığın moleküler yapısının aydınlatılmasında faydalı olacak. Yürütülecek olan projede Türkiye’de kalp ve damar hastalıkları için ilaç geliştirilmesine öncülük edilecek. 1 Ocak 2014’te başlayan proje Aralık 2018’de bitecek.

***

Avrupa Araştırma Konseyi’ne (ERC) nasıl başvuruluyor?

2007 yılında AB 7. Çerçeve Programı ile birlikte kurulan ERC, dünyanın sayılı prestijli araştırma programları arasında. Genç ve kıdemli araştırmacıların yüksek riskli ve kazançlı, yer sarsıcı nitelikteki projeleri  2014-2020 arasında 13.1 milyar Euro ile destekleniyor. ERC Türkiye’de TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi tarafından koordine ediliyor. Projenin sahibi olan baş araştırmacının kariyer seviyesine göre 3 farklı ERC fonu var. Doktorasını 2-7 yıl önce almış araştırmacılar Starting Grant, doktorasını 7-12 yıl önce almışlar için Consolidator Grant, son 10 yıl içerisinde ileri düzey araştırma yapanlar da Advanced Grant’tan faydalanabilir. Her araştırma alanından ve dünyanın her yerinden başvuru alınıyor.Ancak araştırmaya en sahipliği yapacak olan kurumun 28 AB üye  veya Türkiye gibi programa katkı payı veren ülkeler arasında olması gerekiyor. Detaylı bilgi ve başvuru için http://erc.europa.eu

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz