reklam
reklam
Akademik Personel | 05 Aralık 2016, Pazartesi

Yabancı Akademisyen Türkiye’ye Gelmiyor

21 Mayıs 2014
Yabancı Akademisyen Türkiye’ye Gelmiyor
       

YÖK, Yükseköğretim yol haritasında stratejik unsurlardan birisinin uluslararasılaşma olduğunu söylüyor. Oysa ülkemizde görevli yabancı uyruklu öğretim elemanı istatistikleri incelendiğinde daha gidilecek çok yol olduğunu anlaşılıyor. 

BURAK KILANÇ
burak.kilanc@aksam.com.tr

Geçen hafta ülkemizdeki üniversitelerde öğrenim görmekte olan yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili detayları paylaşmıştık. Bugünse, YÖK’ün YBYS (Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi) verilerine göre yabancı öğretim elemanlarına odaklanıyoruz.
YÖK Başkanı Prof.Dr. Gökhan Çetinsaya’nın açıkladığı, ‘Büyüme, Kalite, Uluslararasılaşma: Türkiye Yükseköğretimi İçin Bir Yol Haritası’ Raporu’nda bahsi geçen üç temel stratejik alandan birisi uluslararasılaşma olsa da ülkemizde görevli yabancı uyruklu öğretim elemanı istatistikleri incelendiğinde daha katedilecek çok mesafe olduğu ortaya çıkıyor.

ÇOĞUNU VAKIFLAR KAPTI

Yükseköğretim istatistiklerine göre ülkemizdeki üniversitelerde 2308 yabancı uyruklu öğretim elemanı görev yapıyor. Bunların yarıdan fazlasının (%58) vakıf üniversitelerinde görev alıyor olması oldukça ilginç bir ayrıntı olarak göze çarpıyor.

PROFESÖR SAYISI ÇOK AZ

Öğretim elemanlarının unvanlarına göre dağılımı incelendiğinde, hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde yardımcı doçent ve (öğretim üyesi dışı)diğer kadrolarda çalışanların (öğretim görevlisi, okutman, araştırma görevlisi), profesör ve doçentlerden fazla olması dikkat çekiyor.
Öğretim elemanlarının geldikleri ülkeler dikkate alındığında listenin başında Amerika, İngiltere, Azerbaycan ve Suriye yer alıyor. ABD ve İngiltere’den gelen öğretim elemanlarının daha çok vakıf, Azerbaycan ve Suriye’den gelenlerin ise devlet üniversitelerinde görev aldıkları anlaşılıyor. Vakıf üniversitelerinde, öğretim dili İngilizce olan pek çok program olduğu düşünüldüğünde, Amerika ve İngiltere’den ülkemize gelen öğretim elemanlarının neden vakıf üniversitelerinde yoğunlaştığı anlaşılıyor.

23 ÜNİVERSİTE SIFIR ÇEKTİ

YÖK’ün YBYS verilerine göre, kadrosunda en çok yabancı uyruklu öğretim elemanı bulunan devlet üniversitesi Boğaziçi Üniversitesi (70). Öğretim dili İngilizce olan Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin 42 yabancı öğretim elemanı ile listenin altlarında yer alması dikkat çekiyor.  23 devlet üniversitemizin kadrosunda ise tek bir yabancı uyruklu öğretim elemanı yok.

BURAK KILANÇ’IN NOTU:

Üniversitelerle ilgili verilere resmi olarak ulaşılabilecek tek ve en güvenilir kaynak, YÖK’ün YBYS verileridir. Bu verilerde, gerçeği yansıtmadığı düşünülen bir durum dikkatinizi çeker ise, bunun nedeni üniversitelerin YBYS’ye girdikleri bilgilerin eksikliği ya da yanlışlığıdır.

 

Kaynak: AKŞAM

       

Yorumlar

  1. burcu asıl diyor ki:

    YURT İÇİNDE NE İTİBARLARI VAR Kİ,YURT DIŞINDA İTİBARLARI OLSUN.AKSAM 1 SAAT ERKEN MESAİ BİTİR,SABAH 1 BUÇUK SAAT GEÇ GEL..EE Bİ DE ÖĞLE ARASI VAR, ORDA DA 1 SAAT FAZLADAN ÖĞLE TATİLİ YAP.. GÜNLÜK MAAŞ 200TL ARTI SGK .ATILMA TEHLİKESİ YOK,PERFORMANS SORGUSU YOK, VERİM BASKISI YOK,GÜNCELLENME BASKISI YOK.2 DONUM BOSTAN YANGEL YAT OSMAN.SONRA SORSAN ,PARA YETMİYO,HAKKIMIZI ALAMIYORUZ,ÇOK YORULUYORUZ ZIRVALIKLARI.bol bol siyaset yapsınlar beyefendiler bol bol…

  2. dr.arif diyor ki:

    Neden acaba? çok ilginç. oysaki ülkemizde akademisyenlere verilen değer dünyanın gelişmiş ülkelerinde bile yok. hele maaşlar Amerika yanında halt etmiş. özlük hakları ise dünya ile kıyaslanamaz bile. ülkemizde bütün projeler objektif kriterlerle desteklenir. öyle torpil, adam kayırma vs. kesinlikle olmaz. hal böyleyken bu yabancı akademisyenler ne diye gelmezler. Allah Allah.

  3. ercan diyor ki:

    Bence ales 70 barajı az geliyor.90 ya da 95 yapılmalı ki ,avrupalılar olsun diğerleri olsun ülkemizi, gelmeye değer bulsun.Başarı yok çünkü.Adamlar minimum ales 75-80 ve yabancı dil 60 ile atanıyorlar yine de başarı yok.yabancılar gelmeye tenezzül etmiyorlar daha da kötüsü düşünce dünyalarında Türkiye yok.ALES VE YABANCI DİL BARAJI daha da yükseltilmelidir.Daha da çok Türkçe ve matematik çözen adamlar seçilmeli ki Dünyada gündem yaratacak projeler ve buluşlar gerçekleşsin bu ülkede.Böyle kısa zamanda full türkçe matematik çözebilen kimyager,biyolog ve fizikçilere,mühendislere ihtiyaç var bu ülkede..(.ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ,ANLAMAYANA .. BİLE AZ !!!)

    1. nirvana diyor ki:

      Yürü beaa! “ALES yüksek not=iyi akademisyen”; Aynen katılıyorum. Misal Chomsky ya da Foucault girse ya da daha ekstrem bir örnek olsun Lacan girsin ALES’e kesin yüksek not alır. Büyük adamlar sınavlardan büyük puanlar alırlar diğerleri Türkiye’deki gibi niceliksel olarak çok ama niteliksel olarak düşük yayınlar yaparlar. Koyacaksın ALES’i Fransıza da, Almana da. Geçemeyen akademisyeni almayacaksın babaaaa! Öyle laga luga işler değildir bu akademisyenlik işleri. Kapitalizmle kol kola girmeli, sadece fen alanında projeler üretenlere bilim insanı denilmelidir. Heidegger’in teknik ve teknoloji kavramlarını ayırması, kavramsallaştırması ise tam bir saçmalık. Bak adam özetlemiş “anlayana sivri sinek saz, anlamayana Deli Kadir az” Yürü beaa!

Yorum Yaz