reklam
reklam
Akademik Personel | 07 Aralık 2016, Çarşamba

Usta fotoğrafçı Ara Güler’e Boğaziçi’den Fahri Doktora

2 Temmuz 2014
Usta fotoğrafçı Ara Güler’e Boğaziçi’den Fahri Doktora
       

Fotoğrafın usta ismi Ara Güler’e, Boğaziçi Üniversitesi tarafından Fahri Doktora unvanı verildi. Güler törende yaptığı konuşmada, “Hoşuma gitti. Bu tip şeyler birtakım dürtüler yapıyor. Sizin için dünyaya daha iyi bakacağım başka şeyler ilave edeceğim” dedi. Törene katılan Orhan Pamuk ise, Güler’in 700 binin üzerinde eseri barındıran arşivinin korunması gerektiğini söyledi.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’e teknik ve sanatsal niteliği yüksek başarılı çalışmaları,  Türkiye’nin tarihini ve gündelik yaşamını tüm dünyaya tanıtmış olması nedeniyle Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından Fahri Doktora unvanı verildi.
Ara Güler, törende yaptığı konuşmada “3’üncü  doktoram  oldu. Hoşuma gitti. Bu tip şeyler birtakım dürtüler yapıyor. Sizin için dünyaya daha iyi bakacağım başka şeyler ilave edeceğim” diye konuştu.

Ara Güler İstanbul denildiğinde ilk akla gelen isim

Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen törende konuşan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu, şunları söyledi:
“Ara Güler kendini fotoğraf sanatçısı olmaktan özellikle kaçınan, ancak çok az sayıda kişiye verilen ‘Master of Leica’ unvanına sahip olan, dünya vatandaşı olduğunu söylemesine rağmen İstanbul denildiğinde ilk akla gelen isim. Picasso’dan  Churchill’e, Aphrodisias’dan Nemrut Dağı’na , çalışan insanların gizeminden, inananların sığındıkları dünyaya uzanan geniş bir coğrafya Ara Güler’in kaydettiği… Kaydetmek yazmaktır, ancak fotoğraf ışıkla yazılan metindir.”
Rektör Barbarosoğlu, üniversitelerinin 150 yıldır yarattığı entelektüel ortamla birçok sanat ve kültür insanını yetiştirmesine katkıda bulunduğunu belirterek, Boğaziçi Üniversitesi’nin 1985 yılında kurucu Rektör Abdullah Kuran tarafından yazılan “ Mimar Sinan”  kitabı için  Osmanlı döneminin eserlerlerinin fotoğraflandığını ve Ara Güler’in de bunda katkısı olduğunu söyledi.
Onat Kutlar’ın “Hem İstanbul hem Türkiye  hem de yeryüzüdür Ara Güler” sözlerine atıfta bulunan Barbarosoğlu, üniversitelerinin tanımlanan değerleriyle Ara Güler arasında örtüşmeye dikkat çekmek, ortak kaygı ve amaçların altının çizilmesi ve  tarihe not düşülmesi açısından Fahri Doktora unvanın önemine de değindi. “Daha uzun yıllar boyunca  kendisinin temel işi olarak gördüğü insanlık tarihinin bugününün görsel kaydını tutmaya ve dünyaya başkaları adına görmeye devam etmesini diliyorum” diye konuştu.

Ara Güler’in arşivi korunmalı

2000’li yıllardan sonra Ara Güler’in arşivinde çalıştığını anlatan Nobel Ödüllü Yazar Orhan Pamuk, onunla birlikte çalışma yaptığı için çok mutlu olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“ Ara Güler’in arşivi benim için bir ummandır, İstanbul’un görselidir. Bugün Ara Güler’i onurlandırıyoruz. Karşılığını veremeyeceğimiz ödüllerle, şereflerle, en seçkin üniversite fahri doktorası ile onu onurlandırmak çok yerinde bir karar. Ama önümüzde asıl vazife, asıl zor iş Ara Güler’in büyük arşivini değerlendirmek. Bunu önce korumak sonra dijitale geçirmek sonra onu sınıflandırmak, bir vakfa bağlamak. Böyle bir kentin görsel hafızasını koruyan, çeken ve kendi kendisinin arşivciliğini yaparak 50’den fazla yıl titizlikle onları koruyan, saklayan  bunu düşünen bir büyük fotoğrafçının arşivini korumak gerekiyor. Ara Güler’in arşivi Türkiye’nin ve İstanbul’un görsel hafızasıdır. Hepimiz biliriz hafıza, arşivin herkesin birbirini boğazladığı kimlik denilen şey için ne kadar önemli olduğunu.”
Ara Güler’in 750 binden fazla fotoğrafı olduğunu ve  kendisinin de bunların 50 binine yakınını gördüğünü anlatan Pamuk,  Güler’in arşivinde çalışmanın keyifli olduğunu söyledi. Arşivin İstanbul’un 1950 ile 2000 arasında olan her anını yansıttığını hatırlatarak “Ara Güler’in İstanbul’u benim İstanbul’umdur” dedi.
Herkese düşen görevin arşivi korumak olduğunu dile getiren Pamuk, İstanbul adlı romanı için  Güler’in fotoğraflarından faydalandığını hatırlattı. Modernliğin, gelenekselliğin, düzensizliğin, doğallığın fotoğraflara yansıdığını söyleyen Pamuk, “İstanbul’un bana verdiği temel duygularını ortaya çıkardığı için mi yoksa İstanbul’a nasıl bakılacağımı ondan öğrendiğim için mi onu çok seviyorum. Bu güzel şüpheyi duyuyorum” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz