reklam
reklam
Akademik Personel | 11 Aralık 2016, Pazar

Üniversitede Siyaset Olur mu?

22 Nisan 2014
Üniversitede Siyaset Olur mu?
       

“Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez” ilanı tartışma yarattı

Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. sahibi Mustafa Aydın’ın, “Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez” şeklindeki ilanı tartışma yarattı. İlanda, “Üniversitelerin siyasi görüşü olamaz” ara başlığı altında da, “Üniversiteler siyasalaştırılmadan arındırılmalıdır. Bir üniversite kurumsal yapı ve kimliği ile bir siyasi görüşü benimseyemez ve destekleyemez. Öğrencisini o yönde kanalize edemez. Üniversiteler akademik takvimde değişiklik yapamaz. Bu ne akademik özgürlük ne de özerklik kavramları ile aslam bağdaştırılamaz” görüşlerine yer verildi. Akademisyenler, Aydın’ın sözlerini değerlendirdi. Görüşler şöyle:

Talihsiz bir açıklama, bunu rektörün yapması lazım 

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman 
Eğer bir üniversite açıklama yapacaksa, kamuoyuyla paylaşacaksa bu açıklamayı rektörün yapması gerekir. Bu üniversite özerkliği ile ilgili bir durum. Yapılan açıklamada sokak eylemi dendiği zaman esasında biz de Türkiye’de sokak eylemi midir yoksa bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan insanların bir protesto hakkı ya da örgütlenme hakkı mıdır diye tartışıyoruz. Sokak eylemi olduğu zaman direkt olarak söylenmese de şiddet terörle ima ediliyor. Burada da taraf alması üniversite bağlamında talihsiz bir açıklama. Gezi eylemlerinden bu güne her ne kadar farklı kesimler katılsa da ağırlıklı olarak gençlerimizi ve öğrencilerimizi gördük. O yüzden üniversitelerin kendi öğrencilerinin haklarını, sağlıklarını korumaları daha önce gelir. Bence bu bağlamda da üniversite özerkliğine, üniversitenin kendi öğrencilerine sorumluluklarıyla ters düşen bir açıklama. Tabii ki sokak eylemlerinin şiddete başvurması, sokak eylemlerinin çevredeki insanları, iş sahiplerini rahatsız etmesi istenilen şey değil ama bence burada zamanla olarak da, Gezi protestolarının birinci yıldönümüne girerken bunun yapılması, gazeteye ilan olarak da rektör değil de üniversite başkanı olarak verilmesi kabul edilir görünmüyor. Üniversiteler bu konularda daha dikkatli olmalılar. İlk önce kendi kurumsal özgürlük, özeklik ve işleyiş şartlarının demokratik normlara uygun olmasını ön plana çıkarmalılar.

Üniversiteler bir görüşü değil, tüm görüşlerin özgürce tartışılmasını savunur

Fatih Üniversitesi Öğretim Üyesi, Siyaset Bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil

Üniversitelerin bir kurum olarak bir siyasi görüşü olmayabilir, üniversitelilerin olur, öğrencilerin olur. Bir kurum olarak üniversite her türlü görüşe açıktır. Üniversitenin görevi bu özgürlük ortamını sağlamaktır. Yani ben mesele daha önce benzer bir argümanla karşılaşmıştım. “Biz her türlü –izm-e karşıyız. Biz Türk milliyetçiliğini destekliyoruz.” Milliyetçilik nasyonalizmdir zaten. Biz her türlü izme karşıyız deyip bir nasyonalizmi desteklemek çelişkidir ama onun farkında değiller. Burada üniversitelerin sahipleri olması da bir sorun. Üniversitenin sahibi devlet olduğu zaman kendi görüşünün dışında görüşlere izin vermiyor. Orada bir fikir sınırlılığı vardır. Ya sansür, ya otosansür vardır. Genellikle ikisi birden vardır. Bu özel üniversitelerde de vardır. İstanbul’da bir özel üniversiteden örnek vereyim. Amerika’da doktora yapmış genç bir akademisyen dersinde şunu söylüyor: ‘Bugün dünyada en fazla tanınan Türk şu anda Orhan Pamuk’tur diyor. Sınıf “Atatürk” tür diyor. Öğrenci bunu, “Atatürk karşıtıdır” diye üniversite yönetimine şikayet ediyor ve genç akademisyen yeterince Atatürkçü bulunmadığı için işten çıkartılıyor. Bazı yerlerde de bunun tam tersi. Üniversite bir görüşü değil bütün görüşlerin özgürce tartışılıp öğretileceği kurumlar olmalı. Şu veya bu görüşe karşıyız diye başka bir görüşü temsil etmemeli.

Olmaz olsun böyle üniversite

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Baskın Oran 

Olmaz olsun böyle üniversite. Üniversite böyle olacaksa hiç açılmasın. Bunu söyleyen, söylenmesi gereken şeyin tam tersini söylemiş. Onun için arkasından okursanız doğruyu anlarsınız.

“Üniversiteler bir siyasal görüşe sahip olmamalı”

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ 

Üniversiteler, Anayasa’nın çizdiği çerçeve ile evrensel demokrasi ve insan hakları normları içerisinde kalmalı ve bence de kesinlikle bir siyasal görüşe sahip olmamalıdır. Ancak üniversite özellikle öğrencilerinin siyasal görüşleri olmasından da rahatsızlık duymamalıdır. Öğrencilerin bu görüşlerini ifade edebilmelerine ortam hazırlamalı, aynı görüşte olmayan öğrencilere ise farklı görüşleri duyabilme ve saygı gösterme bilinci aşılamalıdır. Öte yandan “sokak eylemi” çok geniş ve her anlama çekilebilecek bir ifadedir. Eğer burada kastedilen cam çerçeve indirmek, güvenlik güçlerine saldırmaksa, çok açıktır ki şiddet içeren hiç bir hareket üniversite tarafından benimsenemez ve desteklenemez. Ancak barışcıl protestonun üniversite kavramının temel ilkelerinden biri olduğu da unutulmamalı, bir posteriyle, bir sloganıyla tasvip etmediği bir uygulamayı protesto eden öğrenci cam çerçeve kıranla karıştırılmamalıdır.

“Üniversiteler sokak eylemlerini desteklemez ama özgürdür”

Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi Ege Cansen

Üniversite kurum olarak sokak eylemlerini destekleyemez ama üniversiteler özgür bir ortamdır. Üniversitenin öğrencileri, öğretmenleri – ‘sokak gösterisi’ biraz aşağılayıcı bir ifade buna ifade özgürlüğü diyelim – ifade özgürlüğü vardır. Bu yürüyüş de olabilir, bir miting şeklinde de olabilir. Ama kurum olarak üniversiteler – kural olarak olarak söylüyorum- , ‘Ben bu siyaseti destekliyorum, bunu desteklemiyorum’ diye çok fazla günlük siyasete girmez. Dünyada aslında özellikle Avrupa’da komünist diye bilinen üniversiteler vardır. Her üniversitenin bir temayülü vardır aslında. Aydın’ın “Üniversiteler sokak eylemlerini destekleyemez” cümlesini böyle alırsak ben de bu düşünceye katılırım. Sokak eylemlerini destekleyemez ama kurum mu, üniversitenin öğrenci ve öğretim üyesi falan mı? Kişilerin ifade özgürlüğü vardır. Ayrıca da üniversitelerin genel bir havası vardır. Örneğin ODTÜ kurum olarak böyle yukarıdan aşağıya hiyerarşik düzen içinde ‘siyasi bir tavır alıp sokak eylemlerine gidiyoruz’; olmaz öyle bir şey. Ama üniversiteler hayatın içindedir, öyle olmalıdır. Bunların da fikirleri vardır. Üniversitede fikir olmayacak da kimde fikir olacak? ‘Yasal çerçeve içinde’ diye de bir parantez açabiliriz. Gitsin orayı burayı taşlasın, molotof kokteyl atsın anlamına gelmez bu. İfade özgürlüğü vardır. O da kendince durumdan vazife çıkarmış, ona da hoşgörü gösterelim, çok görmeyelim…

Kaynak: HaberTürk

 

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz