reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

Üniversitede Parmak İzi Kaldırılsın Dedi, İşinden Oldu!

31 Mart 2014
Üniversitede Parmak İzi Kaldırılsın Dedi, İşinden Oldu!
       

Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Profesörü Zafer Üskül’ün görevine rektörlük tarafından okul girişindeki parmak izi uygulamasını Meclis’e taşıdığı için son verildi.

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu eski Başkanı ve Doğuş Üniversitesi Anayasa Hukuku Profesörü olan Zafer Üskül büyük şok yaşadı. Okulda uygulanan parmak izi uygulamasının insan haklarına aykırı olduğunu belirttiği için işine rektörlük tarafından son verildi. Bu karar ardından Üskül üniversiteyi mahkemeye verdi.

Zafer Üskül bir süredir üniversitedeki parmak iziyle turnikeli giriş-çıkış uygulamasıyla “düşünme, düşünceyi açıklama, bilgi edinme hakkı, kişisel verilerin korunması, bilim ve

eğitim-öğrenim özgürlüklerinin” ihlal edildiğini iddia ediyordu.

Zafer Üskül’in görevden alınması Doğuş Üniversitesi öğrencileri tarafından okul içinde protesto edildi.

Fotoğraf Barikat Haberden alınmıştır.

Peki olay işten çıkartılmaya kadar nasıl gitti?

Üskül, aynı zamanda Anayasa Hukuku Ana Bilimdalı Başkanı olduğu Doğuş Üniversitesi’nde 2 Ocak’ta başlayan uygulamayı Meclis’e taşıdı. Turnike ve parmak izi uygulamasının kaldırılmasını isteyen Üskül, 14 sayfalık dilekçesinde şu görüşleri kaydetmişti.

Çantada tabancayla üniversiteye girilebilir

“Artık üniversite mekanına giriş ve çıkışta ya kart ya da parmak okutmak gerekmektedir. Bu uygulamanın gerekçesi olarak, güvenlik ihtiyacı gösterilmiştir. Kart ya da parmak okutmak, güvenlik denetimi ihtiyacını karşılamaya elverişli değildir. Kartını okutan kişinin, örneğin çantasındaki tabancayla üniversite mekanına girmesi bu sistemle engellenememektedir. Bu haliyle uygulama birçok hakkın ihlali sonucunu doğurmaktadır.

Bu uygulama akademi ile çelişir

Turnike uygulaması ‘Akademi’nin özü ile çelişir ve akademik hak ve hürriyetlerin özlerine dokunarak onları ihlal eder. Akademi, tarihi ve evrensel tanımı çerçevesinde araştırmacıların araştırma sonuçlarını paylaştıkları ve bu paylaşım da isteyen herkes tarafından izlenebildiği, tartışmaya dayanan bir bilim sahasıdır. Akademik hak ve özgürlüklerin kullanılabilmeleri akademik bir ortamın mevcudiyetine bağlıdır. Bu uygulamayla içinde bulunulan ortamın giderek ‘akademi’ olmaktan çıkması mümkündür.

Böyle gerekçe olmaz

Rektör Prof. Dr. Ahmet Ceranoğlu imzası ile gönderilen e-postada, parmak izi uygulamasının kimlik kartını unutan kişilerin giriş yapabilmeleri ve yemekhane hizmetinden yararlanabilmeleri amacını taşımakta olduğu ifade edilmekte. Hukuki bağlayıcılığı şüpheli ve ciddiyetsizliği şüphesiz olan ‘taahhütname’de ise sistemin polis merkezlerinde kullanılandan farklı olduğu, parmak izindeki kıvrımların veya izlerin 48 farklı yerden işaretlenerek matematiksel kodlanmalarına dayandığı açıklanmaktadır.

Kanunsuz bir emir

Hiyerarşik üstten gelen yazılı rica, emir mahiyeti taşır. Dolayısıyla Rektör’ün ricası bütün üniversite personelini parmak izlerini vermeye zorlamaktadır. Parmak izinin matematiksel kodunun alınması Anayasa’da öngörülen kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlalidir. Anne kızlık soyadından kimlik numarasına, saç telinden parmak izine kadar ayırt ediciliği sağlayan bütün veriler kişiler veri kapsamına dahildir. Emir mahiyetinde olmakla Rektör’ün ‘ricası’ Anayasa’nın 137’nci maddesi anlamında bir kanunsuz emirdir.

Akademisyenler manevi baskı altında

Sürekli olarak belli saatler içinde, belli bir yerde bulunma hususunda manevi de olsa bir baskı hisseden akademisyenden akademik katkı sağlamasını beklemek gerçekçi değildir. Turnike olarak adlandırılan araç kişilerin tehlikeliliklerini ölçmek için herhangi bir veri sağlama kapasitesine sahip değildir. Ciddi ve objektif endişeler yaratmaktadır. Üniversiteden çıkarken kart ya da parmak okutarak turnikeden geçme zorunluluğu ile her halde ‘dışarıdakiler’in güvenliği sağlanmak istenmiştir. Bilimsel özerklik zedelenirse mesleki güvencelerin zarar göreceği ve bu halde de akademik faaliyetlerin aksayacağı muhakkaktır.”

Mehmet Zafer Üskül Kimdir?

Mehmet Zafer Üskül, 30 Ağustos 1944’de Mersin Silifke’de doğdu. Babasının adı Riza, annesinin adı Fatma Fikriye’dir.

Öğretim Üyesi; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Doktorasını Fransa’da Grenoble Üniversitesi’nde siyasal bilimler dalında tamamladı. Eskişehir İTİA’da Öğretim Üyesi olarak görev yaptı.

1974’te doçent, 1979’da profesör oldu. Birçok üniversitede öğretim üyeliği görevinde bulunarak lisans ve yüksek lisans dersleri verdi.

Mersin Üniversitesi İİBF Anayasa Hukuku Öğretim Üyeliği ve Rektör Yardımcılığı görevini yaptı. İnsan Hakları Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Birçok sivil toplum kuruluşunun kurucusu, yöneticisi oldu. Anayasa hukuku, kamu yönetimi, kooperatifçilik ve yerel yönetimler alanlarında çalışmalar yaptı.

14 telif ve tercüme kitabının yanında yüzü aşkın makale yayınladı. 1990’da Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı.

23. Dönem’de Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı oldu. Çok iyi düzeyde Fransızca bilen Üskül, evli ve 2 çocuk babasıdır. 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde AKP’den Mersin milletvekili seçilmiştir.

Kaynak: Mynet

       

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz