reklam
reklam
Akademik Personel | 02 Aralık 2016, Cuma

Üniversitede Küfür Krizi Yaşandı

2 Ekim 2014
Üniversitede Küfür Krizi Yaşandı
       

Toros Üniversitesi öğretim üyesi Nevra Akdemir, dekan Prof. Dr. Türkel’in kadın bir öğretim üyesine küfür ettiğini duyurunca işinden oldu. Dekan, ‘İspat edilirse mesleği bırakırım’ dedi.

Mersin Toros Üniversitesi’nde 25 Haziran’da 10 öğretim görevlisiyle birlikte işten atılan Yrd. Doç. Rana Gürbüz, işten çıkarılmasının ardından İİBF Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Türkel’in yanına gitti. Gürbüz, bu görüşmede Türkel’in kendisine “Onursuz o..u defol” dediğini iddia etti.

Olayın ardından Şehircilik ve Planlama Bölümü öğretim üyesi Nevra Akdemir, dekanın tavrına dikkat çekmek amacıyla çeşitli yerlere durumu anlatan bir e-mail gönderdi ve kişilerden mütevelli heyetine konu hakkında mail atmalarını istedi. Olayı öğrenen üniversite yönetimi ise üniversitenin ‘itibarsızlaştırıldığı’ gerekçesiyle henüz sözleşmesi olmayan Nevra Akdemir’in işine son verdi.

‘Dayanışma cezası’

Öğrencilerine karşı sorumluluk duyduğu için konu hakkında harekete geçtiğini belirten Akdemir, üniversitede yerel seçimde belediye değişimiyle birlikte genel bir tutum değişikliği olduğunu vurgulayarak, “Biz mayısta burada Soma etkinliği düzenlemiştik, bugün ise cinsiyetçi, ırkçı söylemleri konuşuyoruz. Aynı dekan daha önce yardımcısına da ‘Buraya bu kadar çok kadın alma, doğururlar’ demişti. Eğitimin özelleştirilmesinin getirdiği sonuçları yaşıyoruz. Ben arkadaşlarımızla dayanıştığım için okuldan atıldım” diye konuştu.

Kurulmasına öncülük ettiği “Şehir ve Bölge Planlama” bölümünde ‘bölüm başkanı’ olarak ders vermeye hazırlandığını kaydeden Akdemir, “Bölümün kurulmasında da en büyük görev bana ait. Bu kadar emeğimin heba edildiğini düşünüyorum” dedi.

‘Kürt arkadaşlarım var’

Dekan Türkel ise kendisine iftira atıldığını, küfretmediğini belirtti. Türkel, “Gürbüz, çıkış belgesini almak için geldiğini söyledi. Ben de belgeyi rektörlükten alması gerektiğini belirttim. Kapımın önünde bağırmaya başladı. Öğrenciler var diye odama çağırdım. Akademik hayata dair nasihatlar verirken, bana ‘Sen haysiyetsizsin, seni dinlemek istemiyorum’ dedi. Odamdan çıkmasını istedim, odadan çıkınca da kapının önünde ‘Bana böyle böyle küfür etti, duydunuz mu’ diye bağırdı. Ben kendisinden şikayetçi olacağım” dedi. Türkel, kendisi hakkındaki iddialara karşılık şunları söyledi: “Ben 40 yıllık öğretim görevlisiyim. Bütün iş arkadaşlarıma sorun, benim kimseye kötü laf söylemem mükün değil. Bu inanışıma, düşünceme ters. Benim için Alevilere düşman dediler; benim en yakın arkadaşlarım Alevidir. Kadın düşmanı dediler, kadınlara düşman olup da en ufak olumsuz bir şey ispat ediyorlarsa mesleği bırakmaya hazırım. Irkçı dediler. Benim çok fazla Kürt asıllı arkadaşım da var. Ayrıca kadın düşmanı, Kürt düşmanı adamı dekan yapacak kadar akıllarını peynir ekmekle yemediler herhalde. Ben de tüm delillerimi topladım, suç duyurusunda bulunacağım.”

Kaynak: Milliyet

       

Yorumlar

  1. Cemile diyor ki:

    Üniversitelerde kahrolası, İŞİD’i aratmayan bir erkek egemenliği ve baskısı var. Bazı üniversiteler tükürmeye bile değmiyor. Kadınların her davranışını sorgulayan, bunlardan akıl hastası yorumlar üreten insanlar varken hükümetin oy için yaptığı zam yatırımı bile üniversitelerde kaliteyi arttıramayacak.

  2. Cemile diyor ki:

    Bu yazının yazılmasına neden olanlar: Japonya örneğini görün ve kendinizden, Türklüğünüzden, Atatürkçülüğünüzden utanın: http://www.akademikpersonel.org/anasayfa/cocuk-da-yaparim-bilim-de.html

  3. Cemile diyor ki:

    Atılanlar kadın olunca dekana inanamıyorum. Bunda sonra kadınların önündeki (tek) seçenek erkek çocuk doğurmamak. Son teknoloji telefon hayranı bayanların artık teknolojiyi çocuk doğurma alanında da kullanıp patronun kim olduğunu gösterme vakti geldi. Haydi Kibeleler, Tarının ilk cinsiyetine dönme vakti geldi.

Yorum Yaz