Akademik Personel | 14 Aralık 2017, Perşembe

Üniversite Sınavında YGS ve LYS Ayrımı Kalkıyor

26 Eylül 2017
Üniversite Sınavında YGS ve LYS Ayrımı Kalkıyor
       

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK)  yapılan bilgilendirmeye göre, çalışmaların tamamlanması halinde üniversite sınavında yapılacak değişiklikle YGS ve LYS ayrımı kalkacak.

 

Öğrenciler, yükseköğretim programlarına sayısal, sözel, eşit ağırlık ve dil puanları ile girecek. Toplam 4 puan türü olacak ve baraj puan uygulaması yine devam edecek. Belli alanlarda, uygulanan başarı sıralaması şartı da aranacak.

4 puan türü olacak

Diğer önemli değişiklik ise puan türlerinde gerçekleşecek. Halen uygulanan 18 puan türünde azaltmaya gidilecek. Bunlar, çok az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında, temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacak fakat her bir puan türünde temel Türkçe ve temel matematiğin katkısı bulunacak. Yeni sistemde Türkçe ve matematik, bu sınavın merkezinde olacak.

Öte yandan, üniversite sınavında sorular, önceden olduğu gibi Milli Eğitim müfredatından oluşacak.

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, üniversite giriş sistemiyle ilgili, “Yeni düzenleme ile sınavı bir hafta sonunda başlayıp bitirmeyi planlamaktayız.” dedi.

 

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni”ndeki konuşmasında, üniversitelerin yeni eğitim yılına başladığı bugün üniversite giriş sınavlarına da kısaca temas etmek istediğini dile getirdi.

Yükseköğretimin dünyanın her yerinde dinamik ve canlı olduğuna işaret eden Saraç, bunun özellikle son 10 yılda Türkiye’de de sürekli genişleyen ve büyüyen bir yapıda olduğunu vurguladı.

Saraç, şöyle konuştu:

“Dolayısıyla bu durum, belli zaman aralıklarında birtakım değişiklikleri tabii olarak gündeme getirmektedir. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlarda bugün için sosyal adalet ve fırsat eşitliği bakımından üniversiteye sınavsız geçiş mümkün olmamakla birlikte giriş sisteminde aksayan tarafları giderecek, sınav stresini azaltacak, karmaşıklıktan uzak, daha yalın ve sade bir sistem için gerekli düzenlemenin Türkiye’ye kazandırılmasının kaçınılmaz olduğu da bir gerçektir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın defaatle söylediği gibi, eğitim öğretimin bütün kademelerinde öğrenciler üzerinde sınav stresini azaltmanın gerekliliğini dile getiren Saraç, “Zira bunun eğitim öğretimin niteliği üzerinde olumsuz tesirlerini görüyoruz.” dedi.

’18 puan türünü azaltmaya gidiyoruz’

Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şu an uygulanmakta olan giriş sistemi iki aşamalı olarak gerçekleştirilmekte. Sınavların ilki mart, diğeri haziran ayında ve toplam 5 gün sürmektedir. Neredeyse 4 aya yayılan bu durum lise eğitimini olumsuz etkilemektedir. Yeni düzenleme ile sınavı bir hafta sonunda başlayıp bitirmeyi planlamaktayız.

Diğer önemli değişiklik ise puan türlerinde gerçekleşecek. Şu an var olan 18 puan türü aslında programların aradığı yeterlilikleri sağlamak açısından önemli bir işlev görmekte ise de bu kadar puan türü, yönetilmesi gereken süreci zorlaştırmakta. Ayrıca bazı programlar için aday havuzunu daraltmakta, buna ilaveten bazı puan türleri arasında da akademik farklılık, zaten çok az olarak ortaya çıkmakta. Bundan dolayı bu 18 puan türünü de azaltmaya gidiyoruz. Bunlar, çok az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacak fakat her bir puan türünde temel Türkçe ve temel matematiğin katkısı bulunacak. Yeni sistemde önemli bir değişiklik de şu olacak, Türkçe ve matematik, bu sınavın merkezinde olacak.”

Saraç, “Üniversite eğitimine, bütün branşlardaki eksikliklerin olumsuz etkileri olmakla birlikte özellikle bu iki daldaki eksiklik, sonraki yıllarda telafisi en güç olanlarıdır. Bu, diğer müfredatın sorulmayacağı anlamına da asla gelmemelidir. Milli eğitim müfredatı daha önce olduğu gibi yine sınavda sorgulanmaya devam edecek.” vurgusu yaptı.

‘Ailelerimiz ve öğrencilerimiz, asla tedirgin olmasınlar’

Üniversite sınavlarının milyonlarca kişiyi etkilediğine işaret eden Saraç, şöyle konuştu:

“Milyonlarca öğrenciye ve ailelerine belirtmek isterim ki, ailelerimiz ve öğrencilerimiz, asla tedirgin olmasınlar, endişeye kapılmasınlar. Sorular, aynen eskisi gibi milli eğitim müfredatından sorulacak. Öğrencilerimiz, çalışma yöntemlerini değiştirmesinler, sadece sıkı sıkıya derslerine sarılsınlar. Yeni düzenleme ile sınavı öğrencilerimiz, aileleri, rehber hocaları ve bu sistemi yöneten bizler için daha yalın, daha sade ve daha sistemli, yönetilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Yapmak istediğimiz aynen budur.”

Yekta Saraç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, tüm projelerde ve hedeflere yürüdükleri yolda desteğinden güç aldıklarını ifade ederek, açılış töreninin Külliye’de gerçekleştirme imkanından onur duyduklarını dile getirdi.

Temel bilimlere üstün başarı sınıfı

Saraç, üniversiteye girişte bu yıl temel bilimlerin yüzde yüz başarıya ulaştığını belirterek, “Bu yıl temel bilimlere has üstün başarı sınıfları oluşturduk. Özel bir müfredatla farklı müfredatla farklı üniversitelerin hocalarından ders alacak bu sınıfın öğrencileri.” dedi.

“Araştırma üniversiteleri”

2017-2018 akademik yılı içinde öne çıkan başlığın, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemini vurguladığı “Araştırma üniversiteleri” olduğunu dile getiren Saraç, “Araştırma üniversiteleri, akademinin, genç kuşakları, ülke kalkınmasına kazandırması sürecinde, Cumhuriyet tarihimizde gerçekleşen kazanımların daha ileriye taşınması hedefimizin temel fazıdır.” şeklinde konuştu.

Saraç, şunları kaydetti:

“Bilim ve teknoloji alanında yönlendirici olan, bilim ve teknoloji ithal eden değil, bilim ve teknoloji merkezleri iken cazibe alanı haline gelen üniversiteler için sistemli ve kararlı adımlar atıyoruz. Bu üniversiteler ülkemizin dünyada bağımsız duruşunun, mazlumu koruma azminin ve dünyayı daha iyi bir yer kılma arzusunun mihenk taşı olacaktır. Bugün ilan edilecek, 10 araştırma üniversitesi ve motivasyon kaynağı olacak 5 aday araştırma üniversitesi, ülkemizin geleceği için önem taşıyan projenin ilk büyük adımdır.”

Saraç, “araştırma üniversitesi” kavramına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Araştırma üniversitesi, misyonunu ve stratejik yol haritasını belirlemiş ve üniversitenin çalışma disiplinini bu plana uygun biçimde yürütebilen bir kurumdur. Bu süreçte üniversite, yalnızca araştırma başlığında mükemmeliyeti amaçlamaz, eğitim ve bilginin üretimi, aktarımı ve paylaşımında da en iyiyi hedefler. Üniversite öğretim üyesi ders dışında da araştırma faaliyetlerine öğrenci dahil ederek eğitimin kapsamını ve katkısını artırır.”

Doktora eğitiminin önemine de vurgu yapan Saraç, “Daha iyiyi hedefliyorsak, dünya bilim tarihinde bir iddiayı sürdürüyorsak iyi bir doktora eğitimini, bu eğitimde çeşitliliği ve bilim üretiminde etkin üniversitelerin standartlarını uygulamak zorundayız.” dedi.

Öğrenci ve hoca birlikte ödüllendirilecek

YÖK olarak bu ödüllerde de bir yeniliğe gittiklerini kaydeden Saraç, hoca-talebe ilişkisine dikkat çekmek, bu konuya ehemmiyet verildiğini göstermek için, doktora öğrencisinin ve danışman hocasının birlikte ödüllendirilmesinin kararlaştırıldığını vurguladı.

Saraç, kurumsal alanda ise “Topluma Hizmet”, “Uluslararası İş birliği”, “Üniversite-Sanayi İş birliği” ile “Yerel Kalkınmaya Katkı” olmak üzere dört kategoride ödül verileceğini belirtti.

Saraç, tüm ödüllerin diğer çalışmaları ve iş birliklerini teşvik etmesini diledi.

“Akademimiz hızla değişen dünyanın yaşadığı zorlukların aşılmasında, ülkemizin kalkınma yolundaki ciddi gayretlerine destek olma konusunda kararlıdır. Bu konuda da devletimizin tüm kurumlarına desteğe hazırız.” ifadesini kullanan Saraç, sanayi ile iş birliğini geliştirme, insanlığın sorunlarına çözüm üretme, bilim ve teknolojinin sayılı merkezleri olma iddiasındaki üniversitelerin çoğaldığını görme temennisinde bulundu.

anadolu ajansı

       

BENZER HABERLER