reklam
reklam
Akademik Personel | 08 Aralık 2016, Perşembe

TÜSİAD Başkanı: Fen ve Matematikte Gerideyiz

3 Kasım 2014
TÜSİAD Başkanı: Fen ve Matematikte Gerideyiz
       

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, “Uluslararası karşılaştırmalara baktığımızda, öğrencilerimizin fen ve matematik becerilerinin geride kaldığını görüyoruz. Ülke olarak, inovasyon ve rekabetçilik endekslerinde de iyi bir konumda sayılmayız. Hem eğitimin niteliğinin yükseltilmesi hem de teknoloji ve inovasyon kabiliyetinin gelişmesi için enerjimizi, kaynaklarımızı STEM alanına odaklamanın çok doğru bir tercih olacağına inanıyoruz” dedi.

“Science, Technology, Engineering, Mathematics (STEM) / Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik” zirvesinde konuşan TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, teknolojik gelişmelerin ekonomik kalkınmaya etkilerini, eğitimin kalkınmadaki rolünü ve yapılması gerekenleri anlattı.  Haluk Dinçer, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, teknolojinin gelişmesi ve ekonomide bilginin ağırlığının artmasının, hem mikro planda bireylerin hayatını hem de makro planda ülkelerin ekonomik performansını çok yakından etkilediğini söyledi. İnsana yatırım yapan, bilim ve teknoloji üreten ülkelerin ekonomik büyümelerini de sürdürülebilir hale getirmeyi başardığına işaret eden Dinçer, ekonomik gelişmişlik ve kalkınma seviyesi ile inovasyon ve teknoloji yaratma kapasitesi arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu vurguladı. Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için en büyük itici gücünün insan gücü olduğuna dikkati çeken Dinçer,  2041 yılında Türkiye’de çalışma çağındaki nüfusun 65 milyona ulaşmasının beklendiğini hatırlatarak, bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun için yapılması gerekenlerin çok açık ve net olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Eğitimin, kalkınmanın en temel taşıyıcı unsuru olduğunun altını her zaman kuvvetle çiziyoruz. Bugün ise özel olarak, fen, teknoloji, mühendislik, matematik, yani İngilizce kısaltmasıyla ‘STEM’ konusunda eğitimin ve iş gücünün önemini vurgulamak istiyoruz. Çünkü STEM eğitimi ve iş gücü, bilgi ekonomisinin olmazsa olmazı.

Uluslararası karşılaştırmalara baktığımızda, öğrencilerimizin fen ve matematik becerilerinin geride kaldığını görüyoruz. Ülke olarak, inovasyon ve rekabetçilik endekslerinde de iyi bir konumda sayılmayız. Hem eğitimin niteliğinin yükseltilmesi hem de teknoloji ve inovasyon kabiliyetinin gelişmesi için enerjimizi, kaynaklarımızı STEM alanına odaklamanın çok doğru bir tercih olacağına inanıyoruz. Fen, matematik, mühendislik ve teknoloji alanlarının birbirinden tamamen bağımsız ele alınması eksik bir yaklaşım olack. Bu alanların her biri, diğeri ile çok yakından bağlantılı Bir alan bir diğerinde kullanılır ve onu geliştirir. Eğitim sistemimizde STEM konusunu, birbirinden kopuk değil, disiplinlerarası bir yaklaşımla birbirleriyle içe içe geçecek şekilde sunabilmenin, öğrencilerimizi hayata en iyi şekilde hazırlayacağını düşünüyoruz.”

Dinçer, STEM’in hayatla doğrudan ilişkisini öğrencilerin zihinlerinde canlandırabilmek için sadece eğitimcilere değil, iş dünyasına da önemli görevler düştüğüne dikkati çekerek, bu konuda yapılan çalışmalara değindi. Yapılanlarla yetinmenin mümkün olmadığını aktaran Dinçer, “Mevcut iyi örneklerin hem sayısını hem de kapsayıcılığını arttırmamız gerekiyor. STEM bilgisinin iş hayatında ne şekilde karşılık bulduğunu uygulamalı biçimde gösterebilirsek öğrencilerin STEM’e ilgilerini de artırabiliriz. Özel sektör-eğitim kurumları-kamu kesimi arasındaki işbirliği fırsatlarının geliştirilmesi STEM alanında görev yapan eğitimcilerimizin de güncel bilgiye erişimini kolaylaştırarak eğitimin kalitesine olumlu yansıyacaktır” diye konuştu.

Dinçer, STEM eğitiminin, Türkiye’nin geleceğine yapılan en kıymetli yatırım, STEM iş gücünün ise Türkiye’yi teknoloji ve inovasyonda ilerletecek en önemli güç olduğunu belirterek, “Bu anlayışla STEM’in önemi konusunda farkındalığı yükseltmeli, eğitimde enerjimizi gençlere sağlam bir STEM altyapısı kazandırmaya odaklamalıyız” çağrısında da bulundu.

Zirve TÜSİAD, Samsung ana sponsorluğunda, Kibar Holding, Koç Holding ve Siemens sponsorlukları, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası ve Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası’nın destekleriyle, eğitiminin önemini ve bu alanda iş gücüne duyulan ihtiyacı vurgulamak amacıyla zirve düzenlendi.

Kaynak: Hürriyet

       

Yorumlar

  1. üzerinize düşeni yapın diyor ki:

    ülkenin sanayicileri ve iş adamları olarak eleştirmekten ve tespitlerde bulunmaktan daha fazlasını yapabilecek durumda ve kapasitede olduğunuzu düşünüyorum. son dönemlerde 70’e yakın üniversite açıldı. özellikle mühendislik fakültelerinde bırakın ileri düzey mesleki laboratuvarları standart bilgisayar laboratuvarları bile yok. haliyle TUSİAD üyeleri olarak bir araya gelerek ülkemizdeki şu üniversitelere destek olalım, ne de olsa buralardan yetişen gençler fabrikalarımızda çalışacak, ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, teknolojisine katkıda bulunacak demeniz gerekmez mi? ithalat yapıp ülkede vatandaşın parasını çekerek zengin olduğunuz daha yetmedi mi? taşın altına elinizi ne zaman koyacaksınız? bundan 50 yıl önce kendi üniversitelerinizi kursaydınız, öğrencilerin tamamını burslu alsaydınız, şu ülkede eğitime adam akıllı bir destek olsaydınız şimdi böyle konuşmak yerine gerçek manada ülkenize hizmet etmiş olurdunuz. yazıklar olsun ki bu ülkede TUSİAD denilen kurum ülkesine yabancıların penceresinden bakmaktan kurtulamamıştır.

  2. osman diyor ki:

    Ülkenin en vasat öğrencileri Fizik Kimya Biyoloji ve az iyi öğrencileri de mühendisliğe gider,tüm kaliteli beyinleri de Tıp/diş hekimliği ve Eczacılk vs ye gönderirseniz olacağı budur…
    Elbette buraya da iyi öğrenci lazım ama Anadoludaki bir Üniversitenin FKBM bölümlerine kaliteli öğrenci gidilmesini teşvik etmezseniz sonuç hüsran olur.

Yorum Yaz