reklam
reklam
Akademik Personel | 10 Aralık 2016, Cumartesi

TÜBİTAK’ta Dijital Analiz Yapacak Eleman Kalmadı

9 Mart 2015
TÜBİTAK’ta Dijital Analiz Yapacak Eleman Kalmadı
       

TÜBİTAK’a bağlı Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’nde (BİLGEM), çok önemli soruşturmalarda delil teşkil edebilecek haddisk ve diğer dijital verileri analiz edebilecek eleman kalmadığı ortaya çıktı.

İsmail SAYMAZ

Adana’da açılan bir yasadışı örgüt davası özel yetkili mahkemelerin Şubat 2014’te kaldırılmasından sonra bu suçun işlendiği yer olan Gaziantep’e gönderildi.

DAVA DELİLLERİ

Gaziantep 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi de delil olarak dosyada bulunan 4 harddisk’i dijital analiz incelemesi için BİLGEM’e gönderdi. BİLGEM Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin tarafından verilen yanıt, geçen cuma günü mahkemeye ulaştı. Yazıda, gönderilen harddisklerin incelenerek rapor hazırlanmasının istendiği ancak bu incelemelerin yapılabilmesi için harddisklerin ele geçirildiği tarih ve saatin kolluk görevlilerince yazılı olarak bildirmesi gerektiği vurgulandı. Yazıda ayrıca, son 6 ayda yaşanan personel değişiklikleri nedeniyle kurumda dijital analiz yapabilecek eleman kalmadığı vurgulanarak, bu talep geri çevrildi.

YOĞUN DEĞİŞİMDEN

TÜBİTAK’ın cevabında, “Kurumumuz dijital analiz incelemesi yapabilecek personel ekibinde son 6 ay içerisinde yaşanan yoğun değişim sebebiyle söz konusu talebinize yönelik uygun ve ehliyetli personel bulunmadığından üzülerek talebinize olumlu cevap verememekteyiz” denildi.

Kaynak: Hürriyet

 

       

Yorumlar

  1. Zülfikar diyor ki:

    “masumuz” demekle masum olunmadığını; ömrü hayatımdaki; bazılarının konuşmalarına şahit olmam sebebi ile ve de geçmişte bulunmuş olduğum ortam itibari ile ispat eder. bilmeyenleri inandırıyorsunuz da, ya bizler ne olacağız, oralardan geçmişler olarak. yazık size. dürüstlük bu kadar aşağı alınır mı? herşeyler bu yalanları söyleyebilmek için miydi? ilkeden taviz vermek, eksenden sapmak; ancak bu şekilde olabilirdi. diyeceğim başka bir söz yok.

  2. Hüseyin diyor ki:

    Ya yok siyasete bulaşmış falan. çatır çatır işten atıldılar. ilkesel doğruluk falan lafları edip de burda gelip insanlara laf atmak ne kadar hoş. Madem ilkesel doğruluk üzerine yetiştin, işinden gücünden olan insanlara casus derken casuslukları ile alakalı nasıl bir delil ve hangi soruşturma ve ya mahkeme hükmü ortaya koyuyorsun. Siyasete bulaşmak demek nedir? İnsanların siyasi görüşü olamaz mı? Bunu iddia ederek mi uzaya çıkacaksın? İnsanların siyasi görüşü olmak zorundadır olur. Bu insna hakkıdır engelleyemezsin. Kişi işini düzgün yaptığı sürece o işin başında durmalıdır. Sen o insanların görevlerini kötüye kullandıklarını söyleyebilmen için bu işle görevli bir mercinin verdiği hükme dayanman lazım. Aksi takdirde gelip burada gelişmişlik lafları edip de tarafsız görünmeye çalışman bir işe yaamayacaktır.

    1. kral çıplak diyor ki:

      yani beleşten girdiler yine beleşten bişeye çıkarıldılar..beleşten girince bir yere demek istediğim çıkarılması çok kolay oluyor,onu koruyan bir hüküm olmuyor yani…yani denmek istenen ilkesel doğruluk üzerine işe yerleştirilmediler,kul hakkı yiyerek girdiler ,sonları da böyle oldu..tübitakta çalışan akrabam var nasıl girdiğini, kimlerin soktuğunu ve şimdi çıkarıldığının sebebini biliyorum da onun için söylüyorum..ama anlaşılmıyor galiba bazı şeyler,,illa leblebi diyeceğiz ki anlaşılsın..leb demeden leblebiyi anlayanlarla muhatab olmak vardı..keşke

  3. Kral Çıplak diyor ki:

    Adam olaydılar da,siyasete bulaşmasalardı,sadece kendi işlerini yapsalardı.Hem cemaat referansıyla girdiler hem de siyasete bulaştılar.Zaten kim olursa olsun,tüm torpil kullananlar illaki içeride birilerinin,bir kesimin,bir siyasi kesimin tasmalı adamıdır.Torpili niçin bitiremiyorlar veya bitirmek istemiyorlar işte bunun için…içeriye adamlarını sokabilmel için,ajan koyabilmek için.Bugün veya yarın iktidar sağdan ya da soldan olsun,fırsat-güç kimin eline geçerse, o adamlarını tübitak olsun veya başka bir kamu kurumu olsun oraya sokacaktır mutlaka.Bu engellenemez çünkü bizim yetişme tarzımız,kültürümüz buna musait değil,yani İLKESEL DOĞRULUK üzerine yetişmedik ve çocuklarımız da yetişmiyor bugün.Zaten bunun için hala yıl olmuş 2015,el uzaya gitmiş artık dönüyor, biz bu hallerdeyiz,ülkenin kaderi hala değişmiyor-(Ekonomik bulanımlar ve siyasi krizler,iç çatışmalar vesaire)

Yorum Yaz