Akademik Personel | 28 Temmuz 2017, Cuma

Tübitak Projeleri Akademisyenleri Kalkındırıyor

7 Mayıs 2014
Tübitak Projeleri Akademisyenleri Kalkındırıyor
       

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Yücel Altunbaşak, “TÜBİTAK’ın bir doçente, bir profesöre verdiği, aslında devletin maaş olarak aktarabildiğinden daha fazla” dedi.

 

Altunbaşak, Anadolu Üniversitesi (AÜ) Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “TÜBİTAK Programları ve Teşvikleri” konulu sempozyumda yaptığı konuşmada, TÜBİTAK’ın, öğretim üyelerine yönelik teşviklerini anlattı.

Kurumun, bir çok programının üniversitelerde bilinmediğini dile getiren Altunbaşak, “Eğer bir proje yapıyorsanız, TÜBİTAK tarafından direkt öğretim üyesinin cebine giren proje başına 100 bin liraya kadar ödül var. Türkiye şartlarında iyi para. Proje süresi 3 yıl. İyi bir profesörün, iyi bir araştırmacının alabileceği bir rakam. Bunda proje sınırı yok. 10 proje yaparsanız, alın size 1 milyon lira” diye konuştu.

 

Ödülün, puan sistemine göre verildiğine dikkati çeken Altunbaşak, şunları kaydetti:

“Türkiye’ye katma değer sağlayacak her şeyin bir puanı var. Makale, yetiştirdiğiniz öğrenciler, hepsinin ayrı puanı mevcut. Bizim önem verdiğimiz konulardan biri de firma kurmanız. En fazla puan, firma kurarsanız var. Öğretim üyelerinin kendi araştırmasından firma kurması kadar bizim açımızdan değerli bir şey yok. Patent alması, firma kurması, faydalı ürün ortaya çıkarması en yüksek puanları getiriyor.”

 

Altunbaşak, proje teşvik ikramiyesi de verdiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“TÜBİTAK’ın bir doçente, bir profesöre verdiği, aslında devletin maaş olarak aktarabildiğinden daha fazla. Bu yola doğru gitmenizi istiyoruz. Çünkü gelecek burada. İkinci eğitim veya diğer sistematikler, zaman içinde yok olmaya mahkum. Dünyada böyle şeyler yok. Dünyada üniversiteler, daha çok proje ve girişimcilik üzerine olmaya başladı. Türkiye, bundan kaçamaz. Her üniversite, Türkiye’de bu yola er veya geç girecek. Onun için kapılar bizde açtık. Ayrıca teşviklerde kurum hissesi yüzde 50 oldu. Bunun, Türkiye’ye ciddi maliyeti vardı ama siyasi irade, bunun üniversite sisteminde dinamikleri uzun vadede değiştireceğine inandı. Öğretim üyesi olan arkadaşlara söyleyeyim, 3-5 sene içerisinde projeci arkadaşların değeri çok artacak, en azından vakıf üniversiteleri projeci arkadaşları kapmaya çalışacak.”

Altunbaşak, doktora sonrası burs ve destek programları ile ilk, orta ve üniversite öğrencilerine yönelik programlar hakkında da bilgi verdi.

AÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan da Türkiye ekonomisinin dünyada ilk 10 ekonomi arasına girme hedefinde olduğunu anımsattı.

Ortaya konan ulusal hedeflere ulaşmak için üretimde ileri teknoloji ürünlerinin payının yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Gündoğan, şöyle konuştu:

“Ülkemizde toplam Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payı yükseltilmeli. Bu kapsamda herkese önemli görev düşmekte. Ar-Ge kapasitesinin arttırılması için TÜBİTAK ve diğer kamu kurumlarımız tarafından nitelikli programlar oluşturulmuş ve yürütülmektedir. Ülkemizin çok önemli kaynaklarını, üniversitemiz, şehrimiz, bölgemiz temelinde, yüksek katma değer elde edecek şekilde kullanarak, toplumun hizmetine sunmalıyız. Ulusal hedeflere ulaşmak için araştırma projelerinin sayısını her geçen yıl arttırarak, ilerlemeliyiz. TÜBİTAK projeleri, ulusal hedeflerle paralellik gösterdiği için öncelikli hedeflerimizden biri olmalı.”

Kaynak: AA

       

BENZER HABERLER