reklam
reklam
Akademik Personel | 07 Aralık 2016, Çarşamba

TÜBİTAK Başkanı: Para Sıkıntımız Yok, Nereye Koyacağımızı Şaşırıyoruz

17 Kasım 2014
TÜBİTAK Başkanı: Para Sıkıntımız Yok, Nereye Koyacağımızı Şaşırıyoruz
       

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, Ankara Üniversitesi’ni ziyaret ederek öğretim üyelerine TÜBİTAK’ın destek programlarını anlattı. Bilimsel projeler için para sıkıntıları olmadığını belirten Altunbaşak, “Potansiyeli hayata geçirmek için para lazım diyorsanız para var. Gerçekten fazlasıyla var. Sıkıntımız yok. Biraz abartmış olacağım ama nereye koyacağımızı şaşırıyoruz” diye konuştu.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, geçtiğimiz günlerde AnkaraÜniversitesi’ni ziyaret etti. Altunbaşak, ziyaret kapsamında Ankara Üniversitesi öğretim üyelerine TÜBİTAK’ın destek programlarını anlattı. Rektörlük 100. Yıl Salonu’nda gerçekleşen buluşmaya başta Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş olmak üzere üniversite yönetimi, Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi (BAP) ve akademisyenler katıldı. Birkaç yıl içinde Ankara Üniversitesi’ni dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında görmek istediklerini belirten Altunbaşak, “O potansiyele sahipsiniz, onu da biliyorum. O potansiyeli hayata geçirmek için para lazım diyorsanız para var. Gerçekten fazlasıyla var. Sıkıntımız yok. Biraz abartmış olacağım ama nereye koyacağımızı şaşırıyoruz” ifadesini kullandı.

‘ÖĞRETİM ÜYESİ EKMEK PARASI DERDİNDE OLMAMALI’

Türkiye’nin eğer belli bir noktaya gelecekse öğretim üyelerinin önemli bir kısmının araştırmanın içerisinde olması ve TÜBİTAK’ın da onun arkasında bulunması gerektiğini dile getiren Altunbaşak, “1001 projesi yaptığınız zaman Proje Teşvik İkramiyesi (PTİ) denilen bir ikramiye var. Her ay 1500 lira veya altı ayda bir 9 bin lira alıyorsunuz. Öğretim üyesi eğer araştırmaya eğilmek istiyorsa belirli bir hayat seviyesini yakalamalı. Ekmek parası derdinde olmamalı. Çünkü onunla bilim aynı anda çok zor yapılır. Belirli bir hayat kalitesini yakalayacak bir noktaya getirmemiz lazım. Her projenin sonunda projenin çıktılarına bakıyoruz. Bir projeden makale ve kitap yazmasını, bildiri sunmasını beklersiniz. Ödül alınabilir. Master ve doktora öğrencisi yetiştirilebilir. Patent yazılabilir. Benim en çok favori alanım şirket kurmanız. Şirket kurunca direkt 100 alıyorsunuz” şeklinde konuştu.

Araştırma patikasına giren kişinin önünün açık olduğunu hatırlatan Altunbaşak, “Günlük 4-5 saatini araştırmaya ayıran bir arkadaş rahatlıkla aylık ücretini 10 bin liraya çıkarabiliyor TÜBİTAK’tan aldığı teşviklerle. 10 proje yaparsa, 10’undan da 100 bin lira alırsa 1 milyon lira helal olsun diyoruz. Kendi uçağımızı, trenimizi, gemimizi yapabilmemiz için büyük projeler üretmemiz lazım. Bizim, artık departmanların beraber çalıştığı, sanayiyle ve kamuyla beraber çalıştığımız büyük takım projelerine ihtiyacımız var. Onun için 1003 projelerini çıkarttık. Burada limit, 1001’lerin aşağı yukarı on katı. 2,5 milyon liraya kadar bunun limiti var.” diye konuştu.

Rektör Erkan İbiş ise TÜBİTAK’ın, bilim kültürünün topluma yaygınlaştırılması, çocuklara ve gençlere aşılanması konusunda çok etkin çalışmaları olduğunu söyledi. Son yıllarda ülkemizde Ar-Ge’ye, projeye, bilimsel araştırmalara ve bilim insanı yetiştirmeye ayrılan kaynakların katlanarak arttığını belirten Rektör Erkan İbiş, “15-20 yıl öncesiyle kıyaslandığı zaman, yıllık bazda bugün 15-20 kata kadar ulaşan bir artış olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.” dedi.

BAP Koordinatörü Prof. Dr. Ali Sınağ da TTO hakkında bilgi verdi. Sınağ, Ankara Üniversitesi TTO’da diğer TTO’lardan farklı olarak, özel sektörün yönetime aktif katılımını hedeflediklerini belirtti.

Kaynak: Hürriyet

 

       

Yorumlar

  1. bu da bir proje konusu diyor ki:

    bence burada akademisyenlerin de TUBİTAK yöneticilerinin de çıkarması gereken dersler var. mesela,1001 programında proje başvurularından %20 sinin kabul edilmesi anlaşılır gibi değil. büyük emekler harcanarak, yayınlar, patent alınan bir konuda iyi de hazırlanmış bir projeyi reddetmek izah edilebilir bir durum değil. değerlendirmelerin daha çok bu projeyi nasıl reddedebilirim bakış açısıyla yapıldığını görüyoruz. panelistlerin kişisel, subjektif bakış açıları da proje başvuru sahipleri açısından bilimsel olmayan bir değerlendirmeye yol açıyor. panelist sisteminde ciddi sıkıntılar olduğu ortada. buna bir çözüm bulunması gerek. panelist sayısının artırılması, başarısız bulunan proje başvurularının ret gerekçeleri açıklayıcı bir şekilde mutlaka verilmelidir. bu o kadar önemli ki, mesela şuan işleyen süreçte projeniz özgün değerden kalmıştır şeklinde bir cümle ile yıllarca emek verdiğiniz bir proje tarihe gömülebiliyor. oysa burada projeyi hazırlayanların büyük bir emeği var ve siz bunu bir kalemde, doğru dürüst bir açıklama dahi yapmadan çiziyorsunuz. reddedilen projelerin ret gerekçeleri bilimsel bir dille ve tatmin edici bir şekilde mutlaka verilmelidir. ayrıca tahkim kurulu mutlaka kurulmalı ve panelistlerin hatalı kararları tahkim kurulunca iptal edilebilmelidir. günümüzde projeye hakim olmayan panelistler tarafından ciddi bir proje katli gerçekleştirilmektedir. şimdi bu problemler ortadayken TUBİTAK Başkanının bu açıklamayı yapmadan önce yapması gereken başka şeyler yok mu sizce de. sonuç olarak ortada bir hata, başarısızlık ve problem varsa TUBİTAK olarak sizin de bunda başlıca rolünüz vardır. Bu üzücü durumda üniversiteleri gezip bunu anons etmek yerine bu problemleri çözmek gerekirdi düşüncesindeyim.

  2. turan turkoglu diyor ki:

    birkaç ayını harcıyarak iki tane sıradışı proje yazmış bir akademisyen olarak sayın yöneticinin bu tarzını ve tavrını gülerek okuyorum. öncelikle ifadeler akademik bir kimliğe yakışmayacak tarzdan. ayrıca gerçekleri görmezden gelip böylesine töhmet altında bırakıcı ifadeler kullanmak anlamsız. bir proje için 2 ay çalıştım ve yaklaşık 90 sayfalık bir döküman hazırladım. sonuç. sonuç şu. ülkemizin önde gelen vakıf üniversiteleri başta olmak üzere kalburüstü diğer kamu üniversiteleri dışında hiçbir üniversiteye destek yok. kurum içinde hangi üniversitelerin nasıl karar verici konumunda olduğunu seçilen projelerden kolaylıkla görüyoruz. ayrıca sosyal bilimlere olan genel tavrınız da ortada. yenilikçi olmayan, bilimselliği ve bilimsel çıktıları tartışmaya açık projeler görmekten sıkıldık. artık hiçbir inandırıcılığınız kalmadı. yazmıyoruz yazamıyoruz. sebep ise siz ve sizin zihniyetinizde olan, statükocu zihniyetler. hizmet ettiğiniz kesimi farklılaştırma zamanı gelmedi mi artık?

  3. TÜBİTAK Nereye diyor ki:

    TÜBİTAk biraz da parlarını bu ülkenin gençliği için doğru yönde harcasa. Örnek mi:
    http://www.radikal.com.tr/turkiye/tubitak_o_yapmamistir_deyip_reddetti_almanlar_burs_verip_ogretmen_yapti-1169910
    http://www.haberturk.com/yasam/haber/997776-bu-turk-kizi-nobele-yuruyor
    Bu ülkede bilim yapmak için resmi bilim kurumlarından destek bir yana uzak durmak gerekiyor. Çözüm bilimle uğraşan eğitimli ve sivil gruplar. Çünkü bürokrasi bilimin her zaman düşmanı olmuştur.

  4. şakadır şaka diyor ki:

    şener şenle, kemal sunal arasındaki o ünlü replik aklıma geldi: “ağam bizimle eğlenir”

  5. doçent doktor diyor ki:

    sayın başkana öncelikle şunu söylemek gerek. bu açıklamaların hiç gereği yok. algı operasyonu yaparak akademisyenleri töhmet altında bırakmaya, kurumunuzun ve başkanlığınızın sorumluluklarını akademisyenlere yıkmaya çalışıyorsunuz. tubitak proje değerlendirmeleri tam bir kepazelik. bilim adına objektiflik adına elle tutulur bir şey yok. desteklenen proje neden desteklenmiş, desteklenmeyen nedne desteklenmemiş, projeler nasıl reddediliyor, reddedilen projelere gerekçe bulunamayınca panellerde nasıl kavga çıkıyor. reddedilecek kararı çıktıktan sonra ret gerekçesini yazacak biri bulunamayınca proje nasıl kabul ediliyor. bize peri masalları anlatmayın sayın başkan rezalet durumdaki panelist toplantılarında yaşanan gerçekleri anlatın. yok efendim bu projeyi bunlar yapamaz, yok efendim bu konuyu en iyi ben bilirim. yok efendim bu konudan bir şey olmaz. panelistler bile birbirini yiyor. siz önce bu sistemi bir düzeltin. yapacak çok proje, para bekleyen çok iş var ancak siz kafanızı kuma gömmüş panellerde olan bitenleri görmüyorsunuz.

    1. misafir111 diyor ki:

      Hocam, klavyene sağlık 🙂

  6. Adanalı diyor ki:

    Doktora ve yüksek lisansta bursları adil şekilde dağıtmaları da lazım TÜBİTAK’takilerin. Her anabilim dalındakilerin ilk bilmem kaçına burs sağlanmalı. Yoksa ÖYP için yüksek ales alan fen bilimleri bölüm mezunları ile matematikçilere gidiyor burslar. Onlar da teori üretiyorlar sıkça. Teori de lazım ama müendislik gibi üretime yönelik alanların daha çok desteklenmesi gerek. Saygılar…

  7. Adanalı diyor ki:

    Türkiye’nin önemli bir metal hammadde kaynağı yaratma çabasıyla bir arkadaşımla ayrı ayrı proje hazırlayıp sunduk.İlk müracaatımız reddedildi. Red sebebinde böyle bir şey yapılamaz yazıyordu. Evet yanlış duymadınız yapılamaz! diyordu. Ben yüksek lisansımda yaptım gerçekleştirdim bunu ama. Diğer arkadaşım da gerçekleştirdi. Daha sonra ön deneylerle destekleyerek tekrar müracaat ettik. Yine reddedildi. Danışman hocam emekli olacak 3 seneye. O’nun bu ülke hakkındaki inancı bitti. Benimki de bitti. Tübitak defteri kapandı bizim için. Kolay yoldan 3-5 yayın yapıp kıytırık yayınlarla doçentlik kriterini sağlamaya bakacağım önümdeki 5-6 sene boyunca. Bu ülke adına acıyorum ama gerçek bu. Bu arada kabul edilen projelere de bakıyorum. Nötron, proton çarpıştıranlar, elektron kütlesi hesaplayıp bilmem ne yapanlar. Neler neler. Sanırsınız CERN Türkiye’de anasını satayım. Bu kafayla cidden bu ülkeden bir şey olmaz. Üzgünüm ama sonuç bu arkadaşlar. Herkese iyi günler diliyorum.

  8. ihsan diyor ki:

    O yüzden mi destek için başvurulan(1001 nolu idi sanırım) projelerin sadece % 15 ini destekliyorsunuz…

Yorum Yaz