reklam
reklam
Akademik Personel | 03 Aralık 2016, Cumartesi

Tez Danışmanları Gerçekten Etik Davranıyor mu?

1 Nisan 2014
Tez Danışmanları Gerçekten Etik Davranıyor mu?
       

Ülkemizde tez öğrencileri tezden yararlanarak yaptığı yayınlarda tez danışmanını da yazarlar arasında göstermek zorunda kalmakta.

Bilindiği gibi yüksek lisans, doktora ya da tıpta uzmanlık gibi lisans sonrası eğitimlerde öğrenci bir tez hazırlayarak bulunduğu alanın “uzman” ya da “doktoru” olmaktadır. Tezler, bir araştırmacının gurur kaynağı olup, öğrencinin ilerideki akademik yöneliminin aynası gibidir. Tezin bu önemi düşünülünce, tez öğrencisinin, tezden yararlanarak yaptığı yayınlarda tez danışmanını da yazarlar arasında göstermek zorunda kalması acaba ne kadar doğru?

Ülkemizde, teze konu edinilen araştırma, bulgu ve değerlendirmelerin bilim dünyasına aktarılması sırasında, danışman ismine yazar olarak yer vermek olağan bir beklenti haline gelmiştir. Öğrenci, tezinden yararlanarak ortaya koyduğu yayınlarda danışmanının ismini de koymak zorunda kalmaktadır. Bu zorunluluk, akademik gelecek için bir korkudan kaynaklanabileceği gibi böyle olması gerektiği yönündeki yerleşik genel inançtan da kaynaklanıyor olabilir. Kuşkusuz her danışman böyle bir ortaklığı hoş görüyor değildir. Ama bu şekildeki genel zihniyet ve uygulamanın bulunduğu da bir gerçekliktir. Oysa danışmanın, bir teze yaptığı genel “danışmanlık” katkılarını bir makaleye yazar olmayı hak kazandıracak bir katkı değildir.

Çünkü, tez içeriğinin çok isimli yayınlara dönüştürülmesi tez sahibinin, kendi eserini sahiplenmesini güçleştirmektedir. Bir tez, sahibinin ürünüdür ve her zaman onun ismiyle anılacaktır. Tez doğru ya da yanlış argümanlar taşıyor olabilir. Bu yanlış ve doğrular sahibi tarafından ileride tekrar değerlendirilecek ve tartışılacaktır. Bir çok teze danışmanlık yapan bir öğretim üyesinin tüm bu tez bulgu ve sonuçlarına ortak olmak istemesini bilimsel kimlik açısından anlamak mümkün değildir. Her bilim insanının kendine ait bir kimliği ve çizgisi olmak durumundadır. Ancak o takdirde saygın ve etkili bir bilim insanı olur. Bir öğretim üyesinin, danışmanlık yaptığı gerekçesiyle öğrencilerinin yayınlarında isminin yer almasına “tenezzül” etmesi çok üzücü ve etik yönden doğru bir yaklaşım değildir.

Prof.Dr.Erdem AYDIN’ın makalesinden derlenmiştir.

Derleyen: Akademikpersonel

       

Yorumlar

  1. Mahmut diyor ki:

    Etik problemin en yaygın olduğu yerlerden biri üniversiteler. Kimse denetlemiyor üniversiteleri, böyle olunca da musluğun başını tutanlar kafasına göre hareket ediyor. Mobbing sıradan bir şey zaten.

  2. Zeynep diyor ki:

    Merhaba,

    Çok merak ediyorum: Tezden çıkan makalede tez hocasının adı yazılmak zorunda diye nerede bir kural ya da kanun var?

    Ben A1 dergide tezimden yayın yaparken bu yayın tezdendir dedim makalenin ve emeği geçmeyen tez danışmanımın adını teze eklemedim.

    Gerçekten emek veren hocalarımız varsa öğrenciler yazmalı. Ben de yazardım fakat kendi emeğimle ürettiğim bir akademik çalışmada hiç yardımı olmayan sadece kendine çalışan hocaların adlarının yazılmasını uygun bulmuyorum.

    Boyun eğmeyelim…

  3. killa diyor ki:

    Ayrica tezin icerigiyle hic ilgilenmeyip sadece tesekkur kismini okuyanlar, kendi egosunu tatmin etmek icin tezi üç yila uzatanlar da cabasi

  4. pelin diyor ki:

    bu konuya ilave olarak, senin tezinde yayın çıkarmak için seni zorlayan, tezin daha kapsamlı olsun diye art niyetli şekilde uğraşan ve bu nedenle tezini uzatan, proje desteği alalım bıdı bıdı yapanları da var.

    ve kahretsin ki, boyun eğiyoruz.

Yorum Yaz